Gizli kamera İNTİHARA sürükledi

KOÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde 2012 yılında yaşanan gizli kamera olayının üzerinden 9 yıl geçmesine rağmen mahkûmiyet alan hocalar hala görevlerini yaparken, Rektör Hülagü’de mahkeme kararlarını tanımıyor.

REKTÖR NİYE KOLLUYOR

Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde 2012 yılında ortaya çıkarılan gizli kamera olayı ile ilgili olarak ortaya çıkan yargı kararları uygulanmıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doktoru olan KOÜ Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü, yangın detektörü içine böcek kamera koyulması talimatını verenler hakkında verilen mahkûmiyet kararına rağmen halen mahkum olan isimleri çalıştırmaya devam etmesi de, Anayasa Mahkemesinin verdiği kararları uygulamayan alt derece mahkeme olayını hatırlattı ve mahkemenin verdiği kararları uygulamayan Rektör olarak tarihe geçecek. Mahkemeler tarafından suçlu bulanan Nazım Mutlu, Yunus Taş ve Öznur Gezer’in 1 yıldan fazla ceza almalarına rağmen hastanede görev yapmalarına göz yumulduğu, sanıklardan Yunus Taş’ın geçtiğimiz aylarda korona virüsten vefat ettiği belirtiliyor. KOÜ Rektörü Hülagü’nün neden bu kişiler hakkında işlem yapmadığı merak ediliyor.

NELER YAŞANMIŞTI

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinde 2012 yılında yangın alarm ikaz cihazlarını devre dışı bırakarak içine koyduğu gizli kameralarla personellerini izlemiş ve bunu fark eden sözleşmeli memur Yalçın Gül tarafından tutanak ile durum tespit edilmişti. Konu ardından da yargıya taşınmıştı. Daha önceleri ise ortaya atılan iddialara göre bu kameralar kullanılarak uygunsuz davranışlarda bulunan personeli işten çıkartan Tıp Fakültesi Hastanesi’nin, soruşturma açmak yerine bu görüntüleri kullanarak şantajla personelini istifaya zorladığı iddia edilmişti. Benzer bir olayla karşılaşan ve 4 ay önce işten çıkartılan Celil Baş ise işten atıldıktan sonra fakülte ve rektörlüğü mahkemeye vermişti. İşten çıkartılan Baş, “8 yıllık mesai arkadaşım, kardeşim saydığım bir bayanın omzuna elimi koyduğum için beni işten attılar. Sözde delil saydıkları omuza el koyma hareketini ise çalışanların zaman zaman soyunup giyindikleri odalara yerleştirdikleri gizli kameralarla elde ettiler” diyerek ifade vermişti.

 TUTANAK İLE TESPİT

Hastane çalışanları kameraları bulduktan sonra Türk Sağlık-Sen Sendikası Kocaeli Şubesi Başkanı Ömer Çeker’i de,  yanlarına alarak bir tutanak tuttu. Bu tutanağın ardından hastane çalışanları bilgi edinme yasasından faydalanarak, bu kameraları kimlerin hangi amaçla kurduğunu sordu. Kocaeli Üniversitesi’nden gelen cevap ise hayli ilginç oldu. Cevapta, “Bunu tıp fakültesine sorun” denildi. Gizli kamera görüntülerine sözde uygunsuz yakalandığı iddiasıyla görev yeri değiştirilen bir bayan ise intihara kalkıştı.

HASTANEYE DAVA AÇTI

İşten çıkartılan Cemil Baş, “Bu olay yüzünden ailemle aram açıldı. Mesai arkadaşım intihara kalkıştı. 8 yıldır birlikte çalıştığım arkadaşım ağlıyor diye ona teselli vermek amacıyla elimi omzuna attım diye dünyamı kararttılar. Bununla ilgili olarak dava açtım. Hakkımı sonuna kadar arayacağım. Hastane yönetiminin, başka bir personele tuzak kurmak için yerleştirdiklerini söyledikleri kameralar, yangın anında, alarmın çalışmasını engelliyor. Bu da başka bir tehlike” dedi.

SORUŞTURMA İZNİ VERİLMEDİ

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi yangın alarm detektörlerinin içine konan casus kameralarla ilgili olarak kendilerinin koyduğunu kabul eden hastane yönetimi ile ilgili olarak dava açmak isteyen sözleşmeli memur Yalçın Gül’ün talebi Kocaeli Üniversitesi yönetimi tarafından dava açılmasına izin verilmemesi üzerine Danıştay’a konuyu taşıdı. Danıştay 1. Dairesi de sorumlular hakkında soruşturma izni vermeyen Kocaeli Üniversitesi yönetimin kararını kanuna uygun bulmayarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “ Özel hayatın gizliliği ve korunması” başlığı altındaki 20 maddesine göre soruşturma izne tabi olmadan Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanacak dosyanın mahkemeye sunulmasını ön görmesine 19 Şubat 2014 tarihinde karar verdi. Danıştayın bu kararı sonrasında sanıklar Prof. Dr. Nazım Mutlu, Prof. Dr. Yunus Taş ve Hastane Yöneticisi Öznur Gezer hakkında 3. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldı.

 ÖZEL HAYAT İHLAL EDİLMİŞ

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Uygulama ve Araştırma Hastanesindeki gizli kamera skandalı ile ilgili olarak açılan dava da Hastane Başhekimi Prof. Dr. Nazım Mutlu hakkında özel hayatın gizliliğini ihlalden 365 gün karşılığı adli para cezasına, kamu görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanmaktan 547 gün karşılığı adli para cezası olmak üzere toplam 9100 TL adli cezaya çarptırılmasına, sanık hastane müdürü Öznur Gezer’in özel hayatın gizliliğini ihlalden 365 gün karşılığı adli para cezasına, kamu görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanmaktan 547 gün karşılığı adli para cezası olmak üzere toplam 9100 TL adli cezaya çarptırılmasına, sanık Prof. Dr. Yunus Taş’ın özel hayatın gizliliğini ihlalden 365 gün karşılığı adli para cezasına, kamu görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanmaktan 547 gün karşılığı adli para cezası olmak üzere toplam 9100 TL adli cezaya çarptırılmasına karar verildi.

TAZMİNAT DAVASI AÇTILAR

Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı sonrasında özel hayatın gizliliğini ihlal ve görevli memurun görevini kötüye kullanması suçları ile mahkum edilmesi sonrasında Yalçın Gül ve Celil Baş hem suçlu bulunan sanıklar hakkında hem de KOÜ Tıp Fakültesi Hastanesi hakkında tazminat davası açtılar. Kocaeli 5. İş Mahkemesi’nin 2019/44 Esas numarası ile açılan davanın 26/02/2021 tarihli duruşmasında ise gizli kamera olayı sonrasında yaşanan gelişmelerde verilen ifadeler ise olayın vahametini ortaya koydu. Tanıklardan P.M’nın ifadeleri sonrasında mahkeme heyeti ve dinleyiciler şok geçirdiler. Gizli kamera olayının üstü kapatılması için kendisinin üstüne iftira atıldığını ve bu nedenle intihara kalkıştığını beyan etti.

ŞOK İFADE

Gizli kamera skandalı sonrasında sanıklar ve üniversite aleyhine açılan tazminat davasında tanık olan hastane çalışanı P.M. ifadesinde, “ Ben Kocaeli Eğitim Araştırma Hastanesi'nde 2006 yılından beri ve halen morgda memur olarak çalışmaktayım. Benim davalılara karşı açmış olduğum bir davam yoktur. Davacı 2012 yılında hastanede çalışmaya başlamıştı. Davacı arşivde görevli personeldi. Benim çalışma odamın içerisinde soyunma dolaplarım görecek şekilde kamera koyulduğunu tespit ettik. Yalçın Gül isimli arkadaşımız bana kameranın olduğu yeri gösterdi. Sanırım O da yönetimden bu hususu öğrenmiş. Kamera kayıtlarına ilişkin tutanak tutuldu. Yalçın Gül, hastane yetkililerini dava etti. Davacı öğlen aralarında benim odama gelir giderdi” dedi.

SUÇLARINI ÖRTME ÇABASI

P.M. ifadesinin devamında, “ Davalı Öznur Gezer, bir gün beni odasına çağırdı ve bana davacı ile uygunsuz görüntülerimizin olduğunu söyledi. Bu arada Yalçın Gül davalılara karşı dava açacağını davalılara söylemişti. Bana "dava açma, seni daha bir yere, daha iyi bir görevle gönderelim" dedi. Benim kadrom gassal olduğu için başka bir görevde çalışmam mümkün değildi. Ben davalı Öznur'a "benim Celil Baş ile herhangi bir münasebetim olmadı. Kamera kayıtlarını izlemek istiyorum" diye söyledim. Ancak bana kamera kayıtlarını göstermediler. Bu olaylar nedeniyle intihar girişiminde bulundum. İki gün yoğun bakımda kaldım. Sonraki süreçte de psikolojik destek aldım. Davacının iş akdi bu olay nedeniyle sonlandırıldı. Bana da Öznur Hanım onlar için şahitlik yapmam konusunda talepte bulundu. Bu olaydan sonra hastanede bana karşı "evliler de artık yapıyor, bir gün evime gel" gibi ahlaksız sözler söylendi. Benim odamda Yalçın Gül ve ben çalışmaktaydık"dedi.

İNTİHARA SÜRÜKLEDİLER

P.M. ifadesinin devamında, “ Davalı Öznur bana, "eğer Yalçın Gül ve Celil Baş için tanıklık yaparsan eşine söylerim, aile birliğini bozarım" gibi söylemleri olmuştu. Davacının bana söylediğine göre davacıya da herhangi bir şikayet veya davası olursa eşinin haberdar edileceği ve aile birliğinin bozulacağına yönelik şantaj yapıldığını duydum. Bu olaydan sonra davacının eşi hastaneye gelip "böyle bir şey var mı" diye bana sordu. Ben de kendisine davacının ağabeyim olduğunu ve böyle bir şey olamayacağını söylemiştim. Eşim ile davacı da görüştü ve " ben eşime güveniyorum, böyle bir şey olmaz" demişti. Biz, davacı ile ailecek görüşürdük. Bu olaylar nedeniyle davacı da psikolojik tedavi görmüştür” dedi.

BİLİRKİŞİYİ YANILTMA GİRİŞİMİ

P.M. ifadesinin son bölümünde ise, “ Oda bana tahsis edilmiş bir odaydı. Bu odada çalışma masam ve soyunma dolabım vardı. Bu odada evrakları düzenleyerek cenaze sahiplerine defin ruhsatı veriyordum. Ben süt izin kullandığım süre içerisinde bu oda Yalçın Bey'e geçici bir süre tahsis edilmişti. Aslında Yalçın Bey yan odada bulunurdu, işlem yapılacağı zaman benim odama geçerdi. Ceza davasında bilirkişi incelemeye geleceği zaman hastane yönetimi arşiv dosyalarını benim odama taşıdı. Çünkü burasının benim odam olmadığım, arşiv odası olduğunu ispatlamak istiyorlardı” diyerek son verdi. Gizli kamera olayını örtbas etmek için Kocaeli Üniversitesinde görev yapan sanık yöneticilerin çalışanların üzerinde baskı kurmak için her türlü yolu denedikleri de ifadelerle ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doktoru KOÜ Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü’nün bu ifadeler sonrasında yıllardır sahip çıktığı yöneticileri ile ilgili nasıl bir yol izleyeceği de merak ediliyor.

04 Mar 2021 - 21:27 Kocaeli/ İzmit- Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

07

Bilirkişi - Celil Baş ın abisinede aynı tuzağı kurup tehditlerle işten attılar. Abisi davaları kazanarak geri döndü. Oda gizli kameradan dolayı şikayetçi oldu. Rektörlük soruşturma açılmasına izin vermeyerek örtbas etti. Kendileri hoca olduğu için dokunulmazlıkları var, alt kademe memurlar onlar için kolay lokma. Çamur at izi kalsın misali .. inşallah en ağır cezayı alırlar.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 06 Mart 15:10
06

Kronik - Bu olayların yaşandığı morgda basına çıkan kornea hırsızlığı olayı noldu. Yargı sonuçlandı mı.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 06 Mart 14:01
05

Çalıkuşu - Bir bayana yapılacak şey değil bunlar.Bu REKTÖRÜ esefle kınıyorum

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 06 Mart 13:55
04

Ekran Başına - Yöneticilerin koskoca kurumda yaptıklarına bak. Bu olaylar yaşanırken REKTÖR veya YÖK neden sessiz. Kurumun ne kadar yıpratıldığının farkında değiller mi. Suçluları koruyanlar ve Suçu örtbas edenlerde hukuken sorumludurlar. Bekliyoruz izahı nasıl yapacaklar

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 04 Mart 23:17
03

HASTANE PERSONELİ - BUNLAR YILLARDIR CALIŞANLAR ÜZERİNDE MOBİNK UYGULUYORLAR NE BU OLAYIN ÜSTÜNE GİDEN VAR NEDE BUNLARDA ALLAH KORKUSU AMA GÜN GELECEK DEVRAN DÖNECEK ONLARDA HESAP VERECEK

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 04 Mart 23:10
02

Kara Kutu - Bu olayı duyduk ki bu saygın üniversiteye ve hastaneye hiç yakışmamış.rektör bu olayı neden çözmemiş.bu olay televizyonda ve gazetede çıkıyor.çok yanlış bir uygulama yapıyor rektör..bu olayı incelemesi lazım

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 04 Mart 22:57
01

Ersoy Kandemir - Rektör Hülagü kadar şeref yoksunu biri vardı Şenol diye,dünya kaç bucakmış gördü,sorsun bıyıklarını boyarken Ersoy diye biri var sana sormamı istedi diye,rektörlüğü kaç ay sürecekmiş diye,benim inancım 8 ay sonra Hülagü dünyanın kaç bucaktan oluştuğunu öğrenecek okuyorsa bu sözlerimi Allah 4444 kere belasını versin dediğimi de bilsin kendisine,hatta bir anket neden yapılmaz ilde bu rektör için ben hiç anlamam!Soruları da kendi yazsın kabul ediyorsa teklifimi anketin ücretini ben ödemeyi kabul ediyorum tabii soruları ve sonuçları da HALKIMIZA duyurmak kaydıyla,haydi laa Sadettin efendi HODRİMEYDAN!

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 04 Mart 21:52