Ağır hasarlı diyemediler yol bahanesiyle kamulaştırmak istiyorlar

Kocaeli İlme Hizmet Vakfı mülkiyetindeki camiyi yıkabilmek için önce plan değişiklikleri yapan Büyükşehir Belediyesi bu yıl başında ise kamulaştırma işlemi başlattı. Caminin yıkılmasının hukuki bir gayesi olmadığını düşünen ve Vakıf Camii’nin kıyamete kadar cami olmak üzere hizmet vermesini istediklerini belirten vakıf yetkilileri belediyenin kamulaştırma kararı ve plan değişiklik kararlarının iptali için Kocaeli 1.İdare Mahkemesi’nde dava açtı

+1
Haber albümü için resme tıklayın

Kamulaştırma ile Bağdat Caddesi’nden Mustafa Kemal Bulvarı’na dönüşü kolaylaştırmayı amaçladığını ileri süren belediye bunun için yol planlarında değişiklik yaparak, caminin bulvara bakan köşe kısmından 1 metrelik bir alanı yol sınırında bıraktı. " ..ada kenarlarında, dönüş kurblarının iyileştirilerek trafiğin güvenli ve akıcı hale getirilmesi.." şeklinde gerekçe ile camiyi yıkmaya çalışan Belediyenin bu kararını vakıf mahkemeye taşırken, mahkemede dosyayı bilirkişiye havale etti.

BİLİRKİŞİ ÖNCEKİ RAPORLARIN TAM ZIDDINA RAPOR DÜZENLEDİ

Vakfın daha önce de belediye işlemlerine karşı açtığı davada ‘Bilirkişi Heyeti’ olarak görev yapmış aynı heyet daha önceki raporlarında belediye işlemlerinin şehircilik İlkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğunu tespit etmiş ve vakfa ait caminin yıkılması sonucunu doğuracak belediye işlemlerinin hukuki dayanağı olmadığı yönünde görüş bildirmişti. Belediye'nin alanda yeni bir cami yapmak için yeşil alan kullanım kararlarında değişiklik yaptığına dikkat çeken bilirkişi heyeti, mevcut caminin yıkılarak yanında yeni bir cami yapılması ile ne trafik probleminde bir çözüme ne de şehircilik açısından başka bir faydaya ulaşılamayacağını teknik olarak ortaya koymuştu. Yeni caminin yapıldığı alanın Kamulaştırılması sürecinde de bu sefer Kocaeli 2.İdare Mahkemesi’nde görülen davada başka bir ‘Bilirkişi Heyeti’ belediyenin yaptığı idari işlemleri incelemiş ve Mehmet Ali Paşa Camii’nin yerinin değiştirilmesi amacıyla yapılan plan değişikliğinde kamu yararı olmadığı şeklinde tespitte bulunmuştu.

SON DAVADA BİLİRKİŞİLERDEN ÇARK

Vakfın açtığı kamulaştırma ve plan değişikliklerinin iptali talepli davada vakıf dava dilekçesinde şöyle diyor; "Gerçek şu ki; "trafiğin güvenli ve akıcı hale getirilmesi" olarak gerekçelendirilen işlemde asıl amaç vakfımıza ait caminin yıkılmasını sağlamaktır. Keza mevcut caminin sınırları içerisinden planlanan yol-güzergah kullanım planının trafiği güvenli ve akıcı hale getirmek gibi bir amaca hizmet edebilmesi teknik olarak mümkün değildir. Güzergahın devamı ve şehrin yapısı incelendiğinde bu durum net bir şekilde görülecektir. Keza bu tespit daha önce İdare Mahkemesi tarafından atanan bilirkişilerin sunduğu raporlarda da sabittir. "

ÖNCEKİ BİLİRKİŞİ RAPORLARINDA BAKIN NE DİYOR?

Trafikte ortaya çıkan sorunlara çözüm üretilmesi için gerçekleştirilen bir plan değişikliğinde, yalnızca cami kullanımının kaldırılıyor olmasının, alandaki trafik akışını dramatik bir biçimde rahatlatan olumlu bir katkısı bulunmayacağı gibi, cami kullanımının önerildiği alandan kaynaklı yeni sıkışıklıklara da sebebiyet verecektir. "Özellikle ulaşıma ilişkin plan değişikliğinde ulaşım-arazi kullanım modelleri kullanılarak kaldırılan/yeri değiştirilen kullanımın hem kavşakta hem de etki alanındaki kentsel ulaşım sistemindeki etkilerinin hesaplanması mümkün ve mevzuat gereği bir zorunluluk iken, plan değişikliğinin gerekçesinde yer verilmesi gereken plan açıklama raporu ve meclis kararı gibi belgelerde her hangi bir ihtiyaç/gereklilik/etki analizi yapılmaması plan kararlarının tutarlılığının test edilmesini de imkansız hale getirmektedir. Bu nedenle; parselin bir kısmının yolda kalıyor olması verili durumda dahi neden cami kullanımının yolda kalan kısmından sonraki çekme mesafelerinden itibaren devam ettirilmediği, neden mevcut yerinden daha ileri bir noktada, daha önceki park alanı olarak kamulaştırılan bölgeye kaydırıldığı, plan ve plan kararlarını açıklaması gereken raporlar ile analizler bulunmadığından anlaşılamamaktadır. Ulaşım planlamasına parsel ölçeğinde yaklaşmak yerine daha bütüncül bir planlama ile yaklaşılması durumunda ortaya çıkacak alternatifler ve/veya mühendislik bazlı kavşak çözümleri ile plan değişikliğine gerek kalmaksızın, bölgede ifade edilen trafik sorunlarının çözülmesinin mümkün olduğu... ..değerlendirilmiş ve bu neden ve raporda yer alan diğer nedenler uyarınca plan değişikliklerinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına UYGUN OLMADIĞI görüş ve kanaatine ulaşılmıştır.

AYNI BİLİRKİŞİLER GÖRÜŞ DEĞİŞTİRDİLER

Kamulaştırma kararının hukuka uygun olup olmadığının incelendiği davada aynı konuları inceleyen bilirkişi heyeti bu sefer görüş değiştirdi. Raporda; "Parselde önceki tarihli planlarda park alanı kullanımı öngörülmüş olsa da kamulaştırma kararının tetikleyicisi dini tesis alanından park alanına değişim ve park alanının elde edilmek istenilmesi değil, parselin imar yolunda kalmasından ötürü dini tesis alanının yıkılmak zorunda kalınacak olmasından ötürü parselin kamulaştırılmak zorunda olması ve kamulaştırma işleminin de alttaki kullanım olan imar yolu ve park alanına doğru yapılma mecburiyetindendir. Park alanında meydana gelen bu yer değiştirmenin gerekçesi olarak plan raporunda KBB Ulaşım Planlama Müdürlüğü’nün dava konusu parselin bulunduğu parselin batısında yer alan kavşakta yapmış olduğu projelendirmenin planlara işlenmesine yönelik talebi olduğu görülmektedir. Böylelikle, ülkemizde araç sahipliğinde son yıllarda meydana gelen artışlar, caminin kuzeyinden geçmekte olan tramvay yolu gibi etkenler ile halihazırda yoğun bir trafik sıkışıklığına sahne olan mevcut caminin konumlanmış olduğu kavşak noktasının rahatlatılması amaçlanmıştır. Yerel düzeyde ulaşım ve mobiliteden sorumlu kuruluşun kentsel mekandaki trafik sorunlarına çözüm üretmek için geliştirdiği kavşak çözümünün mekânsal kurguya entegre edilmesi, imar planlarında değişiklik yapılması için yeterli bir gerekçedir. Dava konusu kamulaştırma kararının dayanağı olan 10.09.2020 tarih ve 352 sayılı kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin imar mevzuatına uygun olmasından ötürü bu plana göre alınan kamulaştırma kararının da mevzuata uygun olduğu değerlendirilmektedir."

MEVCUT CAMİNİN YANINA BELEDİYE TARAFINDAN YAPILAN YENİ CAMİ DEĞERLENDİRİLMEDİ

Bilirkişilerin önceki raporlarında mevcut caminin yanına belediye tarafından yeni bir cami yapılmasında kamu yararı olmadığı şeklinde görüş belirtirken bu davada böyle tam zıt bir görüş belirtmeleri bilirkişilere siyasi bir baskı mı var sorusunu gündeme getirdi!

CAMİ ARSASINDAN YOL GEÇİRİLMESİ KÖTÜ NİYETİ TESCİLLİYOR

Belediyenin Vakfa ait Mehmet Ali Paşa Camii’ni yıkmak için yıllardır karar üstüne karar alıp türlü türlü teşebbüslerde bulunduğu biliniyor. En son Caminin tramvay yoluna bakan cephesinde yol genişletme gerekçesi ile işlem yapması kötü niyetin tescili olarak değerlendiriliyor. Bilirkişi raporunda krokisi çizilen yol planında Bağdat Caddesi’nden Bulvara dönüş kısmından itibaren 1 metre genişlikten başlayıp daralan bir yol planlandığı bilirkişi raporundaki çizim ile görülüyor.

YOL BAHANE “KURDUN SUYUMU BULANDIRDIN HİKAYESİ” AMAÇ CAMİYİ YIKMAK

Açtıkları İptal davası dilekçesinde vakıf şöyle itirazda bulunuyor: “Kamulaştırma kararı ile planlanan ASIL AMAÇ gösterildiğinin aksine yol genişleterek kamusal bir fayda elde etmek değildir. Aslı amaç; CAMİ OLARAK VAKFEDİLMİŞ VAKIF YAPISININ VAKIF GAYESİ DOĞRULTUSUNDA KULLANILMASINA ENGEL OLMAK’tır. İdare, vakıf hukukunu yok saymakta, hukuka aykırı bir amaç ile idari işlem gerçekleştirmektedir. Ancak Danıştay'ın Ayasofya Camii Kebiri'nin müze olarak kullanımına son verilerek tekrar cami olması sonucunu doğuran meşhur kararı VAKIF hukukunun bağlamını ortaya koyan şu ifadelere yer vermiştir; "Bir özel hukuk işlemi olan vakıf kurma iradesinin kanunla belirlenen yönteme uygun olarak açıklanması sonrasında, özel hukuk tüzel kişiliği kazanan mal topluluğunun, mülkiyetine geçen mal ve haklar üzerindeki tasarruf yetkisi, kuşkusuz Anayasa’nın mülkiyet hakkına, tüzel kişiliğin varlığını sürdürmesi de örgütlenme hürriyetine ilişkin kurallarının güvencesi altındadır. Dolayısıyla, vakıf özel hukuk tüzel kişiliğine yönelik düzenlemelerin, vakıf kurumunun bu aslî niteliğine uygun olması ve vakıflara yönelik olarak tesis edilecek işlemlerde, vakfı kuranın iradesine, Anayasa’nın mülkiyet hakkı ve örgütlenme hürriyetine ilişkin kurallarında öngörülenler dışında karışılmaması gerekir. Aksi hâlde, vakfedenin vakfı oluştururken ortaya koyduğu kurucu iradeye bağlı kalmaksızın, vakfedenin amacı dışına çıkılması ve vakfın amacının ya da mallarının değiştirilmesi hâlinde, vakfın özel hukuk tüzel kişiliği olarak nitelendirilmesine imkân kalmayacak ve bu durum, Anayasa’nın 2. maddesinde yer verilen hukuk devleti niteliğinin gereği olan hukuk güvenliği ilkesiyle, Anayasa’nın örgütlenme hürriyeti ve mülkiyet hakkına ilişkin 33. ve 35. maddelerindeki kurallarla bağdaşmayacaktır." Danıştay kararında yer verildiği üzere belediyenin vakıf gayesine uygun olarak işleyen yapıdaki dini hizmet ve faaliyetleri sonlandırmak amacıyla yol gerekçesine sığınarak imar düzenlemesi yapmış olması iş bu davanın açılmasını bir zaruret haline getirmiştir. Hiç bir kamusal yarar içermeyen imar düzenlemesinin vakıf senedinde belirtilen gayesine uygun olarak hizmet vermekte olan ‘Vakıf Camii’nin gayesi doğrultusunda kullanımını engellemek amacını taşıdığı, yani vakfımızın Anayasal haklarını ihlal etmekte olduğu açıktır. Yukarıda bilirkişi raporunda ortaya konan teknik durumları daha açık şekilde değerlendirdiğimizde kamulaştırılmak istenilen 1 nolu parselde yer alan caminin kuzeyi Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’na, güneydoğusu Bağdat Caddesi’ne, parsel iki ana yola cephedir. Parselin kuzeyinde kalan tramvay yolu Gazi Mustafa Kemal Bulvarı boyunca devam etmekte ve tek şeritli bir yoldur.

-Yolun cami kısmı ile devamındaki konut ve işyerlerinin yol ve kaldırım mesafeleri aynıdır. Yani cami binasının diğer yapılara göre yola engel farklı bir durumu yoktur.

- Yine caminin Bağdat Caddesi’ne cephe konumunda da cami yapısının yola engel bir durumu yoktur. Bağdat Caddesi’nde trafik gidiş gelişli şekilde çift şerit olarak baştan sona aynı genişlikte devam etmektedir.

- Bağdat Caddesi’nden gelen yol şehir merkezine devam eden tek şeritli Zincirlikuyu Caddesi’ne yada tek şeritli Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’na gidiş imkanı vermektedir. Bu bağlamda cami yapısı yıkılarak açılan alanın bırakın bir kısmını, tamamı yol alanı olarak kullanılacak olsa dahi bu alanın öncesi ve sonrası kısımlar genişlemeyeceği için hiç bir trafik problemine hizmet edilmiş olmayacaktır.

Belediyenin yakın tarihlerde bu yolların genişlemesini engelleyecek şekilde cadde üstlerinde inşaat ruhsatları verip, yeni inşaatlara izin verdiği de değerlendirildiğinde yolu boydan boya genişletme gibi bir projesinin olmadığı da anlaşılacaktır. Dolayısıyla cami yapısı yıkılarak alandan kısmen veya tamamen kullanım ile "trafiğin güvenli ve akıcı hale getirilmesi" şeklinde bir amaç gerçekleştirilmesi mümkün değildir. Bu tamamen vakıf mülkiyetindeki caminin yıkılabilmesi için uydurulmuş ve gerçekte hiç bir kamu yararı amacı bulundurmayan bir gerekçedir. Hukuk düzenimizin böyle "kurt-kuzu suyumu bulandırdın" formatındaki bir idari işlemi kabul etmesi mümkün değildir.

AĞIR HASARLI BAHANESİ TUTMADI YOL BAHANESİ ÜRETTİLER

Kamuoyuna Caminin 1999 depremi sonrasında ‘Ağır Hasarlı’ olduğu ve bu yüzden kamulaştırılarak yıkılacağı şeklinde yıllarca asılsız beyanlarda bulunan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bu algı ile Camiyi yıkacak şartları oluşturamayınca vakfa ait caminin kamulaştırılarak yıkılması için yol genişletme çalışmasını ileri sürdü. Bu durum da konuyu çok daha farklı bir boyuta taşıyor.

04 Ara 2021 - 12:05 Kocaeli/ İzmit- Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Mehmetali Paşa - Verin camii den kalan hurda demirleri üstüne otursunlar belki niyetleri odur.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 04 Aralık 23:11

Kocaeli Markaları

Kocaeli Halk Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (541) 450 76 90
Reklam bilgi


Anket Cumhurbaşkanlığı seçimi olsa kime oy verirsiniz?