Teftiş operasyonu ellerinde patladı!

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin kamulaştırarak yıkmak için uğraştığı Mehmet Ali Paşa Camii'nin mülkiyetine sahip Kocaeli İlme Hizmet Vakfı'nı ele geçirmek için her yola başvuruluyor. Çeşitli saldırılar yapılarak yıldırılmak istenen Vakıf yönetimi son olarak teftiş operasyonu ile görevden alınmak istendi.

Büyütmek için resme tıklayın

Kocaeli Halk Gazetesi 28 Eylül 2021 tarihinde 'Kocaeli İlme Hizmet Vakfı'na teftiş operasyonu' başlığı ile girdiği haberde 'Maliki olduğu Mehmet Ali Paşa Cami'nin kamulaştırma davası devam eden Kocaeli İlme Hizmet Vakfı şimdi de ani gelen teftişle gündemde!' üst başlığı ile Vakfa çökme operasyonuna dikkat çekmişti. Haberimizin "AKP'li Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile geçmiş dönem AKP'li İzmit Belediyelerinin yıkarak yenisini yapacaklarını kamuoyuna açıkladığı ancak asıl amacının Kocaeli İlme Hizmet Vakfı'nı ele geçirmek yada yok etmek olduğunun ortaya çıktığı Mehmet Ali Paşa Cami'nin yıkılması sürecinde bugünün flash gelişmesi Vakfa gönderilen müfettiş oldu" spotunda vurgulanan ve gazetemizin gündeme getirdiği teftiş tamamlandı ve raporu yazıldı. Kocaeli İlme Hizmet Vakfı yönetiminin tertemiz bulunduğu teftiş raporunda bu ani teftişin 10 kişilik bir şikayetçi gurubun şikayeti ile yapıldığı ifade edildi.

edilmiştir."

ŞİKAYETİ YAPANLAR BELEDİYE CAMİ DERNEĞİ BAŞKANI, YÖNETİCİLERİ  VE CUMA YARDIMLARINI ÇALDIKLARI İDDİA EDİLEN KİŞİLER

Rahmetli İlyas Kaya'nın 40 yıllık Vakıf ve Cami hizmetini lekelemek için yoğun çaba gösteren, 40 yıldır hizmet veren ve sağlam durumdaki Camiyi yıkıp kendi kontrollerinde yeni Cami yapmak için kamu yararı olmamasına rağmen uğraşan kişiler ile mevcut Mehmet Ali Paşa Vakıf Cami'nde müftülük adına topladığı yardımlar kayıp olan kişilerin şikayetçi olduğu ortaya çıkarken, şikayetleri Şevki Yılmaz'ın organize ettiği ve amacın Kocaeli İlme Hizmet Vakfı yönetimini azlettirip Vakfı Şevki Yılmaz'a teslim etmek böylece sonuçlanmak üzere olan kamulaştırma ile Vakfa ödenecek onlarca milyon TL’lik bedeli ele geçirmek olduğu iddia edildi.

Müfettiş raporunda devamla "Söz konusu iddiaların şikayetçilerle yüzyüze görüşülerek anlaşılması maksadıyla dilekçelerde yer alan telefon numaralarından ayrı ayrı arandığı ve bu doğrultuda, Bayram Kar, Cemil Kanpara ve Yusuf Karaosmanoğlu'nun kendileri ile yapılan görüşmelerde dilekçelerin kendilerine ait olduğunu ve ekleyecek başkaca bir husus olmadığını ifade ettikleri,

Çetin Türkoğlu ile yapılan telefon görüşmesinde nezaketsiz bir üslup ile dilekçenin kendisine ait olmadığını ifade ettiği,

Diğer şikayetçilerin ise aramalara cevap vermedikleri veya müsait olmamaları sebebiyle görüşme talebini red ettikleri,

Ayrıca şikayetçilerin çoğunun vakfın bitişik parselinde yapımı devam eden yeni Caminin inşaatı için bağış toplayan derneğin üyeleri veya onlarla yakın kimseler oldukları anlaşılmıştır." denildi.

Müfettiş raporunda iddiaların 8.10.2021 tarih ve 128216 sayılı yazı ile Vakıf yönetimine sorulması üzerine Vakıf yönetiminin 25.10.2021 tarih 07 sayılı cevabi yazılarında özetle;"Söz konusu Mehmet Ali Paşa Cami ve Külliyesinin vakfın kuruluş mal varlığı olduğu ve vakıf tarafından yaptırıldığı, 1983 yılında berat alarak faaliyete başlandığı, 2005 yılında ruhsatlandırıldığı ve 2018 yılında yapı kayıt belgesinin alındığı,

Tüm masrafların Vakıf tarafından karşılandığı, 1999 depremi sonrasında Afet İşleri Genel Müdürlüğünce "Az derece hasarlı" olarak tespit edilmesi nedeniyle güçlendirme öngörülmemesine rağmen güçlendirmeye tabi tutulduğu ve bu doğrultuda Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünün yazısında "Binanın statik durumu itibariyle kullanıma uygun olduğu ilgi yazınız ekindeki yetkili proje müşavir firmanın 9.7.2001 tarihli raporundan anlaşılmıştır. Proje müşavir firmanın teknik raporuna istinaden tüm sorumluluğu proje müşavir firmasında olmak kaydıyla caminin ibadete açılmasında müdürlüğümüzce sakınca yoktur" denilerek Caminin yeniden ibadete açılmasına izin verildiği,

Hal böyle iken 2019 yılında Kocaeli İl Müftülüğünün talebi doğrultusunda camilerin depreme dayanıklılığının tespiti amacıyla Kocaeli Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yetkililerince karot (beton numunesi) talep edildiği, talep edilen karotların "alınan karotların kırımının ve testlerinin Vakıfça yetkilendirdiğimiz İnşaat Mühendisi gözetiminde yapılmasını, karot değerlerinin ve laboratuvar sonuçlarının ve işlem nedeniyle düzenlenecek raporun Vakfımıza imzalı bir nüshası verilmesi şartıyla karot alınması şartını onaylıyoruz" içerikli tutanak karşılığında ilgililerine teslim edildiği... zemin etüdü, rölöve ve donatı tespiti için yeniden camiye gelineceğinin ifade edilmesine rağmen bu işlemlerin yapılmaması ve testler sonucu hazırlanan raporun da kendilerine verilmemesi nedeniyle İl Müdürlüğüne dilekçe verdiklerini ancak raporun kendilerine verilmediğini gibi herhangi bir cevap dahi alamadıkları, 2020 yılında meydana gelen Covit 19 pandemisi nedeniyle tüm ibadethanelerin kapatıldığı ve yargı işlemlerinin durduğu, 29 Mayıs 2020'de camiler yeniden ibadete açıldığında Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce düzenlenen teknik rapora istinaden Müftülükçe kadronun çekilerek yan tarafta inşa edilmekte olan camiye verildiğini öğrendikleri, imam ve müezzin kadrosunun yokluğunda camide hazır olan cemaat arasından emekli imam veya ehil bir cami cemaati tarafından namaz kıldırıldığı, 45 yıldır namaz kıldırdılan camiden kadronun çekilmesinin düzensizlik ve cemaat arasında huzursuzluğa sebep olabilecek bir boşluk doğurduğu, bu nedenle kadronun çekilmesine dayanak teşkil eden raporun iptali ve kadronun geri verilmesi istemiyle idari yargıda iki farklı dava açtıkları ancak mahkemece teknik raporun herhangi bir idari işleme (yıkım vs) dayanak olmadığından bahisle red kararı verildiği,

Camide Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce yapılan beton testi sonuçlarının çok sağlam çıkması sonrası rölöve ve donatı testlerinin yapılmadığı... dolayısı ile müftülüğe sunulan teknik raporun usulsüz ve mesnetsiz olduğu, imam ve müezzin kadrosunun da bu rapora dayanılarak kaldırıldığı, bu idari eylemin hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayacağı gibi yersiz sorunlara meydan vereceği...

Vakıf tarafından cami yapısının durumunu ortaya koyan hem rölöve hem de performans analizi için İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bir rapor hazırlatmak üzere yaptırılan çalışmanın kısmen tamamlandığı ve Cami yapısının Deprem Yönetmeliği şartlarına göre hiçbir risk taşımadığının tespit edildiği,...

Ayrıca Müftülüğün kadrosunu aktardığı yan taraftaki Caminin de inşaat halinde olduğundan iskan izninin olmadığı, namazların dışarda kurulu tahta iskelelerin altında can güvenliğinin riske edilerek kılındığı... bu nedenle Vakfın Camisinin cemaatinin de bu inşaat bitene kadar kadronun geri verileceği beklentisi içinde ibadete devam ettiği...ifade ve beyan edilmiş olup,

Müfettişligimizce mahallinde gerçekleştirilen denetim esnasında şikayetçiler, çevre esnafı ve mahallenin her yaş aralığından birçok kişiyle yapılan yüz yüze görüşme neticesinde;

Mehmet Ali Paşa Caminin mülkiyetinin kamulaştırılması sonucu belediyece Vakfa ödenecek paranın aynı ailenin mensubu ve Vakfın müteveffa başkanı İlyas Kaya'nın evlatları olan Vakfın Başkanı Üzeyir Kaya ile başkan yardımcısı Abdullah Kaya'nın şahsi mülkiyetlerine geçeceği yönünde bir algı oluştuğu ve mahalle sakinlerinin çoğunluğunda oluşan bu düşüncenin diğer iddiaların da temelini oluşturduğu,

Oysa devam etmekte olan kamulaştırma işlemi tamamlansa dahi buradan elde edilecek kamulaştırma bedelinin vakfın tüzel kişiliğine ait olacağı, vakfın amaçları doğrultusunda, Vakıf senedinde gösterilen faaliyetlerde mevzuata uygun şekilde harcanması gerekeceğinden burada Vakıf yöneticilerine yönelik şahsi bir menfaatin söz konusu olamayacağı,

Diğer taraftan caminin imam ve müezzin kadrolarının kaldırılarak yan parseldeki yeni cami inşaatına verilmesine dayanak teşkil eden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü raporunun binanın zemin etüdünün, mevcut durumunu gösterir rölöve çiziminin ve donatı tespitinin yapılmaması nedeniyle eksik olduğu, yalnızca binadan alınan karotların basınç testine tabi tutularak yapılan test sonucuna göre karar verildiği, şu halde bu testlerden olumsuz sonuç alınması halinde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce ilgili belediyeden mühürleme talep edilmesi gerektiği ancak söz konusu taşınmaza herhangi bir mühürleme işlemi uygulanmadığı, bu noktada Vakıf yönetiminin deprem analizindeki zemin etüdü, röleve çalışması ve donatı testleri yapılmadığı yönündeki savunmalarının yerinde olduğu,

Bununla birlikte, Vakfın mülkiyetinde bulunan camiinin beratının/kadrolarının yeni camiye verilmesi sonrasında, su aboneliğine ait sayaçların söküldüğü, bu nedenle caminin önceden şadırvan olarak kullanılan bölümde taşıma su vasıtasıyla bidonlardan abdest alındığı, inşaatı devam eden camide daha uygun koşullarda abdest alma imkanı bulunmasına karşın; yeni caminin yapımının devam etmesi, inşaatın tamamını çevreleyen kurulu iskelelerin bulunması yani zemin katı hariç inşaat halinde olması sebebiyle bir kısım cemaat tarafından bu alana girilmekten imtina edildiği, ayrıca cami cemaatinin bir kesiminin İslam Hukukunda Cuma namazı kılınmasının sıhhat şartı olarak öngürülen “Devlet görevlisinin kendisi veya izin verdiği bir  kimse tarafından kıldırılması” şartına istinaden yeni camide kıldığı, bir kesiminin ise yine İslam Hukukunda yer alan “Cami, ancak yerine yenisinin yapılması maksadıyla yıkılabilir” ilkesi uyarınca vakfın camisinde ibadete devam ettiği, bunun yanı sıra bir kısım cemaatin de mevcut pandemi koşullarında sosyal mesafelerini en aza indirmek maksadıyla kendi tercihleri sonucunda her iki camiyi de faal olarak kullandıkları, bu nedenle cuma namazı vakitlerinde her iki caminin de yüksek doluluk oranına ulaştığı, yapılan bu gözlemlerimiz çerçevesinde vakıf yöneticilerinin mahalle cemaatini ibadetlerini vakfın camisinde yapmaya yönlendirecek herhangi bir fiil veya davranışta bulunmadıkları,

Tüm bunlara ek olarak, caminin vakfın merkezi olması nedeniyle burada toplanan paraların bağış kapsamında olduğu, bağışlar tutanakla kayda geçirilerek vakfa gelir kaydedildiği anlaşıldığından.

Vakıf yöneticileri hakkında ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır.” denilmektedir.

Kocaeli İlme Hizmet Vakfı yönetimini bu teftiş ile de azlettiremeyen Şevki Yılmaz ve ekibinin yeni oyunlar peşinde olacağını söyleyen Vakıf Başkanı Üzeyir Kaya 2017 yılındaki teftişten de yönetimimiz yüzü ak çıktıktan sonra hem kendisine hem abisi ve Vakfın Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Kaya’ya silahlı saldırılar ve araçla saldırılarla suikast girişiminde bulunulduğunu, bugün de aynı tehditin devam ettiğini söyledi. Başkan Üzeyir Kaya teftiş başladığında yüzümüz ak çıkacağımızı söylemiştim, Kocaeli İlme Hizmet Vakfı gerçek anlamıyla bir Vakıf olarak yönetilmektedir dedi.

25 Ara 2021 - 10:14 Kocaeli- Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.


Kocaeli Markaları

Kocaeli Halk Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (541) 450 76 90
Reklam bilgi