Dr.Ersoy Kandemir'le ilgili Kocaeli Adliyesi'nde yaşanan ilginç gelişmeler!

Gazeteci Ersoy Kandemir'in hakkında verilen adli tıp kurumuna gönderilmesi kararı ile ilgili ilginç bir süreç ortaya çıkmıştı. Kandemir hakkında Kocaeli Adliyesi'nde görülen bir davada adli tıp uzmanının kararına göre görevli savcının doktor Ersoy Kandemir'i adli tıp kurumana yollanması için gözlem altına alınması kararı ile ilgili ilginç gelişmeler yaşandığı öğrenildi.

ERSOY KANDEMİR'İN AVUKATLARI SAVCIYLA GÖRÜŞMÜŞ, SAVCI H.E. KARARINDAN VAZGEÇMEMİŞTİ!

Doktor Ersoy Kandemir yaşanan süreçte; "2020 yılında yaptığım bir eylemden dolayı hakkımda Kocaeli Adliyesi'nde açılan soruşturmada  İstanbul Adli Tıp kurumunda gözlem altına alınmam ile ilgili kararda avukatlarım savcıyla görüştü. Avukatlarımın bana aktardığı savcı gerekirse polis marifetiyle sizi yollayacak şeklindeki bilgilendirmeleri üzerine kendilerine konunun takibini kendim yapacağımı belirttim. O dönemde hem zehirlenip hem de düşerek yaralandığım için davalarımla çok ilgilenemedim. Kendimi toparlayıp konunun üstüne gittim.

Düşünün avukatlarım savcı H.E.'ye toplumda konumumu, itibarımı dile getiriyor, savcı bey bir kez olsun müvekkilimizi dinleyin demişler, hakkımda daha önceden adli tıp kurumu tarafından verilen raporlara rağmen nedense bu savcı dosyayı M.Ç adlı savcıdan 1 yıl sonra devraldığını, avukatlarımın tüm ısrarlarına rağmen beni bir kez dinlemek yerine Kocaeli Adliyesi'ndeki adli tıp uzmanının raporuna göre ısrarla beni İstanbul Adli Tıp kurumunda gözlem altına alınmamı talep etmişti.

Saraybahçe polis karakolunda görevli polis her hafta arıyor bende rahatsızlandığımdan dolayı heyet raporlarımı sunuyordum".dedi

KANDEMİR AVUKATLARININ VE SAVCININ DOSYADA ATLADIKLARI NEYİ FARKETTİ!

Kandemir sözlerine: " Hem ADD Kocaeli başkan yardımcılığı, hem gazetecilik mesleğini icra ederken davalarımla ilgenecek zaman bulamıyordum. Bir gün dosyayı inceledim. Baktım benim ifadem yok, bir gece Saraybahçe polis nezarethanesinde yattığım, mevcutlu olarak sevkedildiğim Kocaeli Adliyesi'nde de benden bir ifade alınmamış, bu süreçte ne avukatlarım ne savcı H.E. bu durumu fark etmemişti. Bende zehirlendiğim dönemde evde istirahatli yatarken durumu anladım. Avukatlarımla o dönemde  yolumu ayıracaktım ki babamın ısrarı üzerine bu karardan vazgeçtim ancak bu davaya karışmamalarını, artık bu konuyu kendimin ele alacağını gerekirse savcı dahil bazı yetkilileri eski adıyla HSYK yeni ismiyle HSK olan kurum dahil şikayet edeceğimi söyledim. 

Savcı H.E. ısrarla benim adli tıp kurumuna sevk edilmemi elindeki adli rapora göre istiyor, Saraybahçe Karakol polisi habire arıyor, avukatlarım Ersoy yapacak birşey yok dedikçe arkadaşım Faruk Bostan Ersoy hocam bir yerlerde terslik var diyordu. Haklıydı da ! Düşünün her yazdığınız yazıyı binlerce insan okuyor ama Kocaeli Adliyesindeki savcı M.Ç., H.E. ve avukatlarım dosyada yazan karakolda susma hakkını kullandı yazan kısmı, ifademin alınmadığını görmüyordu. Yani halen bu dosyada ben ifade vermiş değilim. Sadece dosya seri muhakeme kanunları gereği eline geçen savcı S.Ş. fark ediyor o da dün!" diyerek devam etti.

'KANUN YARARINA BOZMA' AÇISINDAN KOCAELİ ADLİYESİNE İTİRAZ ETMEYE GİDEN ERSOY KANDEMİR

Kandemir: " Adliyelere gele gide çok şey öğreniyorsunuz. Avukatlarıma itirazı ben yapacağım dediğimde de bir yoruldum ki sormayın. Yok zaman geçmiş, hakkımda karar verilmiş, gitmem gerekliymiş, gitsem ne olacak gibilerinden konuşmalar umurum olmadı çünkü davaya bakan yetkililerin hiçbiri bana güven vermiyordu. İyileşme sürecinde yanılmıyorsam Şubat ayında Kocaeli Adliyesine savcının hakkımda verdiği İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda gözlem altına alınmam ile ilgili karar itiraz etmeye gittim. Savcının kalemine bakan memur beni savcı beye yolladı, önce o görüp imzalayacakmış sonra işleme sokulacakmış itiraz dilekçesi. Neyse çaldım kapıyı girdim, savcı dilekçeye  bir iki göz gezdirdikten sonra demez mi sen neredesin kardeşim diye, ben önce anlamadım, baktım hakkımda kararı veren savcı H.E. karşımda, nasıl sevindim anlatamam. Yaklaşık 15, 20 dakika konuştum, sağ olsun sükunetle dinledi. Sanırım o dakikaya kadar nasıl biri olduğumu fark etmemişti. Kendisine hakkaniyetli bir konuşma yaptım ve dilekçemi imzalatıp çıktım. O dakikadan sonra Saraybahçe polis karakolu aramaz oldu, bu sefer ben aramaya başladım, hakkımda değişen bir karar olup olmadığıyla ilgili. Soruma cevap alana kadar pes etmem, epey bir aradım hala bir cevap çıkmadı. Ara ara arıyordum dün adliyeye gidene kadar" dedi.

KANDEMİR DÜN KOCAELİ ADLİYESİNDE  SERİ MUHAKEME  USÜLÜ SORUŞTURMA BÜROSUNA GİTTİ

Yazarımız Ersoy Kandemir'e yollanan telefon mesajında 6 Nisan'da Kocaeli Adliyesi'nde olması istenmişti. Adliyeye giden Kandemir: " Yeni bir usül çıkmış, kabul etmedim. 6 ay hapis cezası teklif ediyorlar bu usüle göre. Eylemdeki kuru sıkı silahlarla ilgili İstanbul Kriminal Polis Labroratuvarından rapor almışlar. Konuyla ilgili bir memur bilgi verdi, aklıma yatmadı, yargılanmayı talep ettim, teklifi kabul etmedim çıktım. İki saat sonra aynı memur bir daha aradı bu konudan da başka bir zaman bahdeseceğim" diyerek adliyede yaşanan süreci anlattı.

DR ERSOY KANDEMİR BAŞSAVCI HABİP KORKMAZ VE BARO BAŞKANINA SORUYOR?

Kandemir: "Haziran 2020'de yaptığım bir eylemde bana bu dava sürecindeki üç savcı ve avukatların  yaklaşımları güven vermedi. Aylardır, belki bir yıla yakın bu dosyayı elinde tutan savcı M.Ç. ,mevcutlu olarak adliyeye getirilen benden ifade almıyor, karakoldaki polis yorulmasın diye savcılıkta konuşmak istediğimi söylememe rağmen karakol ifadesinde  susma hakkını kullandığım yazılıyor, dosyayı yaklaşık bir yıl elinde tutan savcı iki kuru sıkı tabanca için Eylül 2020'de balistik inceleme şubesinden kriminal inceleme istiyor!

Savcı M.Ç.'den dosya Akyazı'dan tayin olan savcı H.E.'ye geçiyor. Savcı H.E. Kocaeli Adliyesi'ndeki adli tıp uzmanının görüşü doğrultusunda gözlem altına alınmamı istiyor, avukatlarımızın defalarca yazılı ve sözlü itirazına rağmen gözlem altına alınacak demeye devam ediyor ki hakkımda birden çok cezai ehliyetimin tam olduğuna dair alınmış raporlar olduğu söylenmesine rağmen benimle bir kez konuşmak yerine ısrarla gözlem altına alınmamı istiyor, dün başka bir savcı S.Ş'nin eline giden dosya seri muhakeme usulüne karşı ele alınıyor ben teklifi reddediyorum. Şimdi bu savcılara ve başsavcı Habip Korkmaz'a sormak isterim 

Bu dosyada benim neden bir kez bile ifadem alınmadı?

Bu yaptığım eylemde alnına kripto fetöcü yazısı yazdığım resimle ilgili neden soru sorulmadı?

Eylem yaptığım dönemde Kocaeli Valisi olan Hüseyin Aksoy ve yardımcısı Dursun Balaban'ı ifademi almadığı bilinen savcı H.E. neye dayanarak dosyadan tefrik(ayırma)  kararı aldı?

KOCAELİ ADLİYESİNDE YAŞANANLARLA İLGİLİ KANDEMİR BAROYA SESLENDİ?

Değerli Kocaeli Barosu Başkanı sayın Candemir ve avukatlara Kandemir " Değerli arkadaşlar ben bir İzmit Çocuğu, tıp hekimi olarak Kocaeli Adliyesi'nde yaşanan süreçlerle ilgili başsavcı ve bazı isimleri en sert dille eleştirirken sizlerden kendi adıma değil lakin mazlumlar adına yardım bekliyorum. Şahsım cezadan ya da yaptırımlardan çekinen biri değildir. Ancak Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir ferdi olarak belli konularda Kocaeli Adliyesi'nde karşı karşıya kaldığım tutumlar beni adil yargılanma konusunda üzmektedir. Şu kadar net söyeleyebilirim ki yaşadığım süreçlerde aldığım cezalardan ziyade gördüğüm hatalar beni ciddi endişeye sevk etmektedir. Nasıl etmesin, her gün yüzlerce İzmitli'nin, hemşerimin, tanıdığımın girdiği Kocaeli Adliyesi'nde ben bir tıp hekimi olarak bir mücadele verirken sizlerden bu mücadeleye katkılarınızı bekliyorum. Adalet içinde yer alan mekanizmalar kimsenin babasının malı değildir. Ciğeri beş para etmez cemaatçilerin 15 Temmuz'dan önce neler yaptıklarını hep birlikte gördük. Dünde birçok hata yapılırken mücadele edilmesinden yanaydım bugün de. Siz değerli baro üyelerinden ricam halkımızın birçok konuda davalarda daha fazla desteklenmesidir. Bugün bu kentte milletvekili seçilememiş olabilirim, ancak milletvekillerinin adliyelerde yaşanan sıkıntılarda birkez seslerini duymamış olmam yaşanan sıkıntılara bir Kocaelili olarak müdahil olmayacağım anlamını taşımamakla beraber lütfen yardıma ihtiyacı olan özellikle maddi olanaksızlıklar içinde olan bireylere daha fazla destek veriniz." diyerek seslendi.

SERİ MUHAKEME USULÜNÜN UYGULANABİLMESİ 

Kandemir bu usülle ilgili adli çevrelerden aldığı bilgilere göre bir kişiye bu usülün uygulanabilmesi için akli melekeleri yönünden sorun olmaması gerektiğini öğrendi. Yani bu usülün Kandemir'e uygulanması kendisi hakkında İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda gözlem altına alınma kararının kaldırılması anlamını taşıyor. Konuyla ilgili Kandemir'in eline ulaşmış bir tebligat yok ancak dün uygulanan seri muhakeme usülündeki teklifini Kandemir ret etmesi bu anlamı taşıyor. Kandemir " Adalet herkese eşit olmalıdır. Kocaeli adliyesi yoğun çalışan bir adliye, lakin bu adliyede hakkımda bazı verilen kararlara bugüne kadar itiraz etmemiş biri olarak, bundan sonra en sert dille eleştireceğimi, HSK ve barolara şikayet edeceğimi, basın açıklamaları yapacağımı, avukatlarımla da yolumu ayıracağımı belirtmek isterim. Son olarak memuriyete dönmeme kararı aldığımı da açıklamakta yarar görürüm."diyerek sözlerini sonlandırdı.

07 Nis 2022 - 20:50 Kocaeli/ İzmit- Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.


Kocaeli Markaları

Kocaeli Halk Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (541) 450 76 90
Reklam bilgi