ÇOKAN ECZANESİ SAHTE REÇETE YARGILAMASINDAN NASIL KURTULDU?

11 eczacının Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı sahte reçete davasında da kamu vicdanı kanatıldı.

Büyütmek için resme tıklayın

Kocaeli Adliyesi'nde kamu vicdanı kanatılıyor” başlıklı yazı dizilerimiz sonrası vicdan kanatan yargılamalarla ilgili birbirinden çarpıcı yargılama dosyaları ile gazetemize gelen dosyaları  belgeleri ile haberleştirmeye devam ediyoruz

Her yıl 5 Nisan’da kutlanan 5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle gazetelere açıklama yapan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Erinç Sağkan’ın açıklamalarının hedefinde de  “yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile hukukun üstünlüğü konusunda yaşanan sıkıntılar” var. “Türkiye’de yalnızca hukuk siyasileşmiyor, ülke gündeminde yer alan hemen her mesele siyasileşme potansiyeline sahip. Hukuk ve yargı da payına düşeni alıyor. Bu ülkede, trafikte yaşayacağınız sıradan bir sürtüşme veya uyuşmazlık, rahatlıkla siyasi bir mesele haline gelebilir. Bu koşullarda hukukun ve yargının bundan sıyrılmış olmasını bekleyebilir misiniz? Yargı alanına dair atılması gereken adımlar belli. Yürütmenin yargı üzerindeki etkisi kaldırılmalı, ulusal ve uluslararası yargı organlarının kararlarına uyulmalı. Aslında anayasanın 138. maddesi gerçek anlamıyla hayata geçirilmeli” diyerek Adalet mekanizmasının üstünde siyasi ve idari güç kullanılarak terazinin ayarının bozulduğunu vurguluyor. Bu haftaki dosyamız da kamu vicdanını kanatan çarpıcı bir dosya ve siyasi güç-adelet ilişkisi inceleme konumuzu oluşturuyor.

Kocaeli Adliyesinde Sulh Ceza Hakimliklerinde vatandaşların kişilik haklarına saldırı mahiyetinde yapılan yayınlara karşı erişim engeli ve tekzip metni yayınlanması taleplerinin nasıl kişiye göre hukuksuzca reddedildiğini ve fakat iş AKP’li bir siyasetçi yada İl Yöneticisine gelince hukuka uygun  haberlere bile erişim engeli kararı verildiğini önceki sayılarımızda belgeleri ile paylaşmış idik.

Geçtiğimiz hafta AK Parti Kocaeli İl Yöneticilerinden olan Dr.Şahin TALUS hakkında bir yerel haber sitesinde yazılan bir köşe yazısına da Kocaeli 1.Sulh Ceza Hakimliğince, Hakim Muhammet Zafer DEMİR tarafından 2022/2396 D.İş sayılı kararla derhal erişim engeli kararı verildi. AK Parti Kocaeli İl Yönetici Av.Halit ÇOKAN tarafından Dr.Şahin TALUS adına yapılan erişim engeli talebi mahkemece derhal kabul edilmiş. İşte bu noktada “Kişilik haklarına saldırı vardır, mahkeme de erişim engeli kararı vermiştir” diyebilirsiniz ama durum öyle değil. Aynı yerel haber sitesinde aynı yazar tarafından yazılan tamamen iftira içerikli başka yazılar için aynı mahkemece erişim engeli taleplerinin reddine kararlar verildi. Bu kararları yazı dizilerimizde sizlerle paylaşacağız. Böylece aynı mahkemenin taraf AKP’li olunca erişim engeli kararı verdiği, taraf AKP’ye muhalif olunca iftira ve kişilik haklarına saldırı içerikli yazılar için dahi erişim engeli taleplerini reddettiği bir kez daha ortaya çıkmış oldu.

Kocaeli Adliyesi’nden özellikle Sulh Ceza Hakimliklerinden AK Parti İl Yönetim Kurulu Üyesi, 1. dereceden yakınları veya AK Partili troller, küfürbazlar, yardım suistimalcileri ile ilgili hemen her olayda Hukuk Devleti ilkesine ters düşen kararlar verilebildiği, böylece siyasetin yargı üstünde bir vesayet oluşturduğu konusunda yaptığımız yayınlarımız sonrasında, Kocaeli Adliyesinde resmen kapatılmış bir yargılama dosyası, bu hukuksuzluğa şahit olmuş bir avukat tarafından bize ulaştırılmış olup bu hafta bu çarpıcı dosyayı sizlere sunuyoruz.

SGK’NIN NASIL BATTIĞINI GELİN BU DOSYADA GÖRÜN!

İncelediğimiz dosya SGK’nın nasıl batırıldığının da bir göstergesi niteliğinde. Zira devletimiz doktorlar tarafından hastalara yazılan ilaçların parasını ödüyor diye sosyal devlet ilkesinin bir gereği olan bu sistem müthiş bir şekilde sahte reçeteler üzerinden SGK’yı dolandırma sistemi haline getirilmiş. İnternet üzerinden arama yaptığımızda Türkiye’nin hemen her yerinde sahte reçete tanzim ederek SGK’yı zarara uğratan kimi eczacı, kimi doktor bir çok kişi hakkında ceza davaları açıldığı ve ağır cezalar verildiği haberleri ile karşılaşıyoruz. Elimizdeki dosya da bu şekilde. Fakat dava açılmış ama kimse ceza almamış. Peki Neden?

BU İSİMLERİN DOKUNULMAZLIĞI MI VAR!

İncelediğimiz Sahte Reçete davası dosyası içinde Kocaeli AK Parti İdari Kadrolarında her daim önemli görevler alan Dr.Şeref KASIMOĞLU’nun adı geçiyor. Yine halen AK Parti Kocaeli İl Yöneticisi olan Dr.Şahin TALUS’un eşi Dr.Gülşah TALUS’un da adı dosyada yer alıyor. Bir dönem İl Sağlık Müdürlüğü görevine getirilen fakat çok kısa sürede bu görevinden alınan Dr.Şeref KASIMOĞLU’nun İl Sağlık Müdürlüğü görevinden alınmasının bu soruşturma ile bir bağının olup olmadığı bilinmiyor. Ancak 11 Eczane sahibinin sahte reçete düzenlemekten sanık olarak yargılandığı dosyada yargılama bir türlü tamamlanmadığı için iddia olunan sahte reçete suçunun işlenişinde Dr.Şeref KASIMOĞLU, Dr.Gülşah TALUS gibi Kocaeli AK Parti siyasi kadrolarının önemli isimlerinin nasıl bir pozisyonunun olduğu tespit edilemiyor. Bu durum yargılamanın sürüncemede bırakılarak zamanaşımına uğratılması konusundaki soru işaretlerini de derinleştiriyor.

AK PARTİ’Lİ MEŞHUR İSİM AVUKAT HALİT ÇOKAN VE EŞİ DE DOSYADA

Her fırsatta kendini Cumhurbaşkanı ERDOĞAN’ın Avukatı olarak tanıtan, AK Parti’nin Milletvekili Seçimlerinde hemen her dönem aday gösterdiği isimlerden biri olan Av.Halit ÇOKAN’ı da dosyada gördüğümüzde zamanaşımı nedeniyle sonuçlandırılmadan biten dava ile ilgili soru işaretlerimiz daha da derinleşiyor. Avukat Halit ÇOKAN dosyaya Eczacı eşi Sinem ÇOKAN’ın Avukatı sıfatıyla taraf olmuş. Çünkü eşi Sinem ÇOKAN tarafından işletilen ÇOKAN Eczanesinde SGK müfettişlerince yapılan inceleme sonucu “Sahte Reçeteler düzenlenerek SGK’nın zarara uğratıldığı tespit edilmiş”. SGK Müfettişlerince titizlikle yapılan incelemeler sonucu tespit edilmiş olgular savcı tarafından düzenlenen iddianamede "resmi belgede sahtecilik" olarak değerlendirilmiş ve dava her biri belge ve hasta ifadeleriyle sabit olan sahte reçeteler nedeniyle toplam 11 Eczane sahibinin cezalandırılması talebiyle açılmış.

SAVCI: BİRDEN FAZLA SAHTECİLİK YAPARAK SUÇU İŞLEMİŞTİR!

Kocaeli Cumhuriyet Savcısı Metin YARAMIŞ tarafından hazırlanan İddianamenin bir bölümü şöyle:

T.C Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğünce 2004 yılında Kocaeli ili ve ilçelerinde Eczanelerin muhtelif usulsüzlükleri ile kurumu önemli ölçüde zarara uğrattıkları gerekçesi ile müşteki kurum (SGK) tarafından inceleme başlatıldığı, incelemenin 2007 yılında bitirildiği ve 2008 yılında Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu...

... (5) Çokan Eczanesi - Sahibi ve Mesul müdürü... Şüpheli Sinem Çokan'ın olduğu...

... Değişik zamanlarda reçeteler üzerinde birden fazla sahtecilik yaparak müsnet suçu işlediği...

... Şüphelilerin yargılamalarının yapılarak eylemlerine uyan yukarıdaki sevk maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi kamu adına iddia ve talep olunur ...

11 ECZACI’NIN SUÇLANDIĞI SAHTECİLİK SUÇLAMASININ DELİLLERİ ÇOK AĞIR!

Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi iddianame doğrultusunda Eczacı Sinem ÇOKAN ile birlikte toplam 11 eczane sahibi hakkında sahte reçeteler düzenleyerek veya reçeteleri tahrif edip ilaç miktarlarını arttırarak SGK’yı zarara uğratmaları iddiasıyla yargılama başlatmış.  SGK tarafından başlatılıp mahkemeye intikal ettirilen ceza davası dosyası içindeki Bilirkişi Raporunda da sahtecilik suçlaması açıkça delillere dayandırılıyor.

Bilirkişi Raporunun 28.-33. sayfalarından bazı ifadeler şöyle; (7) ÇOKAN ECZANESİ; Sahibi ve mesul müdürü yukarıda açık kimlik bilgileri bulunan şüpheli Sinem Çokan'ın olduğu yapılan teftiş sonucunda;

Birden fazla reçetenin hasta ve hak sahibinin haberi olmaksızın, tedaviye dayanmayan düzenlenmiş kuruma fatura edilmiş sahte reçetenin olduğu, bu cümleden olarak sigortalı hak sahibi Feride Gülpınar ve Ali Mehmet Candemir'in 2003 tarihli 1253-B protokol 333-B, 1256-B protokol nolu reçetelerde bulunan ilaçlan almadıklarını, Reçetedeki rahatsızlıkları geçirmediklerini, Feride Gülpınar'ın eczanenin yerini dahi bilmediğini, Ali Mehmet Candemir'in ise sağlık karnesini Çokan eczanesine bıraktığını, söz konusu reçetedeki ilaçların bilgisi dışında düzenlendiğini ve tedavisine dayanmayan ilaçları içerdiğini, reçetelerdeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiği, Yine 1 adet reçete üzerinde ilaç adedinde tahrifat yapıldığı, tahrifatın Çokan eczanesi tarafından yapıldığı, sahibi bulunan şüphelinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında 2000-31/12/2003 yılları arasında değişik zamanlarda reçeteler üzerinde birden fazla sahtecilik yaparak müspet suçu işlediği,

- Bilirkişi raporunda sigortalı Mehmet Candemir tarafından verilen cevap;

;"... Gösterdiğiniz reçetedeki Efexor kupürü arkasında adı yazan Etem adlı herhangi birini tanımıyorum, bu ismin neden reçeteme ekli kupür arkasında yazılı olduğuna dair hiçbir fikrim yoktur. Göz tansiyonu gibi bir sağlık problemim yoktur ve bu nedenle hiçbir ilaç kullanmadım. Zaten bu ilaçları içeren 15.10.2003 ve 08.12.2003 tarihli reçetelerdeki kabz imzaları bana ait olmayıp, diğer reçetelerdeki kabz imzaları bana aittir. Bir dönem eczane personeli tarafından ihtiyaç duyduğum ilaçların yazdırılması konusunda bana yardımcı olunabileceği söylendiğinden birkaç defa karnemi Çokan Eczanesi'ne bırakmıştım. Bahsettiğiniz 15.10.2003 tarih 333-B protokol nolu ve 08.12.2003 tarih 1256-B protokol nolu reçeteler bilgim dışında düzenlenmiş ve tedavime dayanmayan ilaçlar reçetelerdir. Bu reçetelerde sağlık karnem eczane tarafından kullanılmıştır. Diğer reçeteler ise tedavime dayanan ve bilgim dahilinde düzenlenmiş reçetelerdir. Ben sağlık kurumu olarak genelde Arslanbey Sağlık Ocağı ile merkezdeki sağlık ocaklarını tercih eder, ilaçlarımı da Çokan veya Uygun Eczanelerinden alırım. Az önce bahsettiğim istisnalar dışında karnemi eczanelerde veya başka yerlerde bırakmam." dediği görülmüştür.

Yukarıda yapılan incelemelerden anlaşıldığı üzere düzenlenen reçetelerin sigortalıların bilgileri dahilinde düzenlendiği, sigortalılar reçetelerde yer alan ilaçlarla ilgili hastalıkları geçirmediklerinin anlaşılması üzerine Çokan Eczanesi ve mesul müdürü Sinem Çokan'ın Resmi Evrakta Sahtecilik suçunu işlediği.....

SONUÇ       : Raporumuzun inceleme bölümünde arz ve izah olunduğu üzere;

Güney Ecz. Mesul Müdürü Ayşegül KARTAL, Hayat Ecz. Mesul Müdürü Mehmet BURAK, Nur Ecz. Mesul Müdürü İlknur UMAÇ, Ceren Ecz. Mesul Müdürü Tahsin AYKENT, Çokan Ecz. Mesul Müdürü Sinem ÇOKAN, Umut Ecz. Mesul Müdürü Umut TEPE, 42 Evler Ecz. MESUL Müdürü Tuba KONYALI ve Nazar Ecz. Mesul Müdürü Yeşim TAVACI'nın Resmi Belgede Sahtecilik suçunu işledikleri sonuç ve kanaatine varılmış olmakla;

İşbu rapor Yüce Mahkemenin takdirlerine saygıyla arz olunur. 25/12/2012 SGK MÜFETTİŞLERİ HARIL HARIL ÇALIŞMIŞ AMA!

Dosyayı incelediğimizde onlarca reçetenin didik didik edildiği, hem reçetede adı geçen hastalarla hem reçeteyi yazdığı gözüken doktorlarla ve hem de Reçeteleri SGK’ya fatura eden Eczacılarla ilgili çok teferruatlı bir çalışmanın yapılmış olduğu gözlerden kaçmıyor. Ancak buna rağmen SGK Müfettişliği Soruşturma Evrakı, Bilirkişi Raporları gibi tüm dosyayı birlikte değerlendirdiğimizde Dr.Şahin TALUS’un eşi Dr.Gülşah TALUS ve Dr.Şeref KASIMOĞLU gibi AK Parti iktidarı döneminde hep gözde isimler olan kişilerin yargılama dışı kaldığı görülüyor. Ancak Ak Parti İl Başkan Yardımcısı Av.Halit ÇOKAN eşi olan Eczacı SİNEM ÇOKAN hakkında Ağır Ceza mahkemesinde dava açılmasına engel olamamış.  Eczacı Sinem ÇOKAN hakkında "Resmi Evrakta Sahtecilik suçlaması ile bir "Yargılama" yapılmış ama 12 yıl boyunca süren yargılama zamanaşımı gerekçesiyle Beraat veya Ceza kararı verilmeden rafa kaldırılmış.

SGK MÜFETTİŞLERİ TARAFINDAN İFADELERİ ALINAN HASTALAR VE YAKINLARI SAHTECİLİĞİ AÇIKÇA DİLE GETİRMİŞLER

SGK Müfettişliği tarafından Savcılığa yapılan suç duyurusunun eklerinden EK-487’de bir hasta yakının ifadesi şöyle;” …aslını göstermiş olduğunuz 23.06.2003 tarihli reçete bilgimiz dışında düzenlenmiştir. Reçete meblağının 426 TL olduğu ve 22 kalem ilaç ihtiva ettiğini belirtiyorsunuz. Bugüne kadar annem adına bu kadar yüksek meblağlı ve abartılı reçete düzenlenmedi, biz bu kadar ilacı bir seferde hiç almadık. Reçetedeki imza bana ve anneme ait değildir. Santral sağlık ocağında annemin sağlık karnesine düzenlenen 09.10.2003 tarihli reçete annemin tedavisine dayanmamaktadır. Annem bu reçetedeki ilaçları kesinlikle kullanmadı. Reçetedeki kabz imzası bana ve anneme ait değildir. (Evrak_644356571 -8)

EK-487 noda kayıtlı bu ifadede eczanenin yanında sahte reçetede adı ve imzası bulunan doktorların da şüphe altında kaldığı görülüyor. Bu doktorlardan birinin Dr.Gülşah TALUS olduğu belgede yer alıyor.

Ek 491 – Evrak_644356573 Yargıtay kararına ve SGK Müfettişlerinin tespitlerine rağmen SAHTE REÇETE DAVASI zaman aşımı yoluyla bakın nasıl düşürülmüş !

MÜFETTİŞLER HASTALARLA TEK TEK GÖRÜŞÜP TUTANAK TUTMUŞLAR!

SGK Müfettişleri tarafından adına reçete düzenlenip parası Eczaneler tarafından SGK’dan tahsil edilen reçetede adı geçen hastalarla tek tek yapılan görüşmeler sonucu tutulan tutanaklar şok sahteciliği net bir şekilde ortaya koyuyor.

O SAĞLIK KURULUŞLARINA GİTMEDİM! O İLAÇLARI ALMADIM!

Dosyada yer alan EK-488’de bir hastanın verdiği ifade aynen şöyle; “Yukarıda ayrıntılı dökümünü verdiğiniz sağlık kuruluşlarına (Kocaeli Sağlık Eğitim merkezi, Kocaeli Üniv. Mediko Sosyal Merkezi, Körfez 2 nolu Sağlık Ocağı, Yüzbaşılar Sağlık Ocağı, Kullar 1 nolu sağlık Ocağı, Kullar 2 nolu sağlık Ocağı, Gültepe Sağlık Ocağı, Santral Sağlık Ocağı, Saraybahçe Sağlık Ocağı) bugüne kadar ilaç yazdırmak ve muayene olmak için kesinlikle gitmedim. Bu reçetelerin tamamı benim bilgim dışında düzenlenmiş ve Kurumunuza fatura edilmiştir. Bu ilaçların hiçbirini 42 Evler Eczanesinden almadım. Reçetelerdeki kabz imzalarının hiç birisi bana ve yakın akrabalarıma ait değildir. (Evrak_644356573 -1)

MÜFETTİŞLER DR.ŞEREF KASIMOĞLU’NDAN DA İFADE ALMIŞLAR

EK-488’de yer alan tutanakta “Bugüne kadar ilaç yazdırmak ve muayene olmak için kesinlikle (Dr.Şeref KASIMOĞLU’nun görevli olduğu sağlık kuruluşuna) gitmedim. Bu reçetelerin tamamı benim bilgim dışında düzenlenmiş ve Kurumunuza fatura edilmiştir” diyen hastanın bu ifadeleri Dr.Şeref KASIMOĞLU’na da sorulmuş. O ise “Benim gelen hastaya yasal olarak kimlik tespiti yapmak gibi bir zorunluluğum yoktur” diyerek muhtemel sahtecilik olayı ile ilgili bir sorumluluğu olmadığını ifade etmiş. Ek 506 – evrak_644356576

BAŞKA DOKTORLAR SAHTECİLİĞİ DEŞİFRE ETMİŞLER

Dava dosyası içerisinde yer alan Ek-405 nolu belgede Dr.Oya UĞURBİLEK’in çarpıcı ifadeleri çok dikkat çekici. Reçetenin kendisi tarafından tanzim edildiğini belirten Dr.Uğurbilek ilacın kullanım dozunun 2x1 olması gerekirken 2x2’ye dönüştürülmesinin kendisi tarafından yapılmadığını açıkça ifade ederek Eczanelerde SGK’ya daha fazla ilaç fatura edebilmek için reçeteler üzerinde oynamaların da yapıldığını böylece deşifre etmiş. Belgelerde SGK müfettişlerince çok titiz şekilde bir çalışma yapıldığı, reçete yazan doktorların da tek tek ifadesine başvurularak Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusunun inceleme sonucu ulaşılan çok net sahtecilik tespitleri üzerine yapıldığı da açıkça görülüyor.

Çokan Eczanesi tarafından devlete fatura edilmiş reçetelerden 2 adet reçete ile ilgili ifade veren reçete sahibinin ifadesinde “Göz tansiyonu gibi bir sağlık problemim yoktur ve bu nedenle hiçbir ilaç kullanmadım. Zaten bu ilaçları içeren 15.10.2003 ve 08.12.2003 tarihli reçetelerdeki kabz imzaları bana ait olmayıp, diğer reçetelerdeki kabz imzaları bana aittir. Birkaç defa karnemi Çokan Eczanesine bırakmıştım.  Bahsettiğiniz reçeteler bilgim dışında düzenlenmiş ve tedavime dayanmayan ilaçları içeren reçetelerdir. Bu reçetelerde sağlık karnem eczane tarafından kullanılmıştır” diyerek açık açık Çokan Eczanesinin kendisine ait sağlık karnesi üzerinden resmi belgede sahtecilik yaptığını ifade ettiği görülüyor. Ancak dosya üzerinde yapılan incelemede Kocaeli 1.Ağır Ceza Mahkemesinde  zamanaşımı nedeniyle düşürülen davanın hiçbir safhasında bu konuların araştırılmadığı görülüyor.

2017 YILINDA ZAMAN AŞIMINDAN DÜŞÜRÜLEN DOSYAYA YARGITAY ZAMAN AŞIMI YOK DEMİŞTİ

KOCAELİ 1. AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NİN 21/02/2017 tarihli duruşmasında mahkemece verilen karar şöyle;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: "...Sanıklar ..., Sinem ÇOKAN, ...   haklarında iddianamede açıklanan eylemlerinden dolayı resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmaları için açılan kamu davasının mahkememizce yapılan  yargılaması sonucunda, sanıkların üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu düzenleyen ve ceza miktarı itibariyle sanıkların lehine hüküm ve sonuç doğuran 5237 sayılı TCK 204/1 maddesinin üst sınırının 5 yıl olduğu, TCK 66/1-e hüküm ve 67/4 maddeleri uyarınca söz konusu suçun 8 yıl asli ve 4 yıl ilave zaman aşımına tabi olduğu anlaşılmakla, son suçun işlendiği 2003 tarihinden günümüze kadar 12 yıllık kesintili dava zaman aşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, gerçekleşen zaman aşımı nedeniyle sanıklar hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 maddeleri ve CMK.223/8 maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, ..... "

YARGITAY SAHTE REÇETELERİN SAHİPLERİ DİNLENİLSİN DEMİŞTİ!

11 Eczanın yargılandığı sahte reçete davasında SGK'nın başmüfettislerinin tespit ettiği sahte reçetelerin sahiplerinin dinlenilmediği gerekçesiyle sürüncemede kalıp zaman aşımından düşen dava Yargıtay tarafından zaman aşımı süresi dolmadığı gerekçesiyle bozulmuş olduğu görülüyor. Dosyadaki eksiklerin giderilmesini isteyen Yargıtay’ın talebi doğrultusunda Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tekrar görülmeye başlanan davada reçete sahiplerinin dinlenilmesi yönündeki Yargıtay kararı hiç dikkate alınmamış. Yargıtay’dan bozma ile gelen davada dosyadaki eksiklikler tamamlanmadan yani adlarına sahte reçete düzenlenen kişiler mahkemeye çağırılmadan tekrar zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilerek dosyanın kapatıldığı görülüyor.

# ASAYİŞ İLE İLİŞKİLİ:
# AKP'Lİ BELEDİYELER İLE İLİŞKİLİ:
# TAHİR BÜYÜKAKIN İLE İLİŞKİLİ:

14 Nis 2022 - 12:25 Kocaeli/ Başiskele- Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.


Kocaeli Markaları

Kocaeli Halk Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (541) 450 76 90
Reklam bilgi