Cefa Vinç
Cefa Vinç
Sağlık Haber Girişi: 14.06.2022 - 14:26, Güncelleme: 14.06.2022 - 14:26

HEKİMSEN'den 15 Haziran'da '1 GÜN 100.00 HEKİM EYLEMİ'

 

HEKİMSEN'den 15 Haziran'da '1 GÜN 100.00 HEKİM EYLEMİ'

Son aylarda sağlık çalışanlarının devam eden sıkıntılarını sendikalar yaptıkları eylemlerle duyurmaya devam ediyor. Türkiye'nin dört bir yanından destek alan bu sendikaların en gençlerinden biri olmasına rağmen ciddi ses getirenlerden olduğu düşünülen HEKİMSEN 15 Haziran'da ' 1 GÜN 100.000 HEKİM EYLEMİ' yapacağını kamuoyuna açıkladı.
Geçtiğimiz hafta HEKİMSEN tarafından yapılan bir açıklama sağlık çevrelerinin oldukça dikkatlerini çekmişti. HEKİMSEN tarafından yapılan açıklamada ; 'Değerli Meslektaşlarım; Hekimler olarak bir süredir beklediğimiz ve sözünü aldığımız özlük haklarımızdaki iyileştirmelerle alakalı edindiğimiz bir dizi bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum.  “Haziranda iyileştirmeler olacak” diye bekleyen meslektaşım, “En geç temmuzda hallolur” diye bekleyen meslektaşım, “Sözü aldık, elbet iyileştirmeler olacak” diye bekleyen meslektaşım, “bugün yarın meclise gelir” diye bekleyen meslektaşım, “hazirandaki düzenlemeyi görelim ona göre istifa ederim” diye bekleyen meslektaşım, en çok da sizlerle paylaşmak istiyorum... Edindiğimiz bilgilere ve duyumlarımıza göre; hakettiğimiz ve talep ettiğimiz tüm iyileştirmelerin Sağlık Bakanlığı nezdinde karşılık bulduğunu, farkındalık yarattığını söylemek mümkün. Ancak unutmamalıyız ki beklentilerimizin karşılanması noktasında tek aktör sağlık bakanlığı değil. İşte film burada kopuyor gibi görünüyor. Bir diğer aktörün hangi kurum/kurumlar olduğu ortada. Bizler bir süredir oyalanmaktayız ve maalesef tepki göstermediğimiz takdirde bizleri oyalamaya devam edecekler gibi gözükmekte. Kamuoyunda “sanki her şey hazırmış da bir tek meclise gelmesi eksikmiş” gibi bir algı var fakat ne yazık ki ortada hazır olan hiçbir şey yok. Tek kalemde maaş ve maaşlara seyyanen zam konusunda maliye bakanlığı tarafından ayak diretiliyor. Ek ödemelerle oynanarak yapılacak bir geçici iyileştirmenin ayak seslerini duyuyoruz. Palyatif çözümler sunmakta ısrarcı aktörlerin karşısında birlikte güçlü bir şekilde durmalıyız.   Kısaca sistemin tıkandığını ve geri dönüşümsüz bir şekilde dağılabileceğini görmezden gelen ve bu konuda farkındalığı yerlerde gezen bir aktörle karşı karşıyayız. Ek ödemeler üzerinden yapılacak herhangi bir iyileştirmenin ağzımıza bir parmak bal çalmak olduğunun farkında olmalı ve bu oyuna gelmemeliyiz. Daha önce sözü verilen tarihlerde iyileştirmelerin yapılamamış olması bir yerlerde problem olduğunu açıkça göstermektedir. Bu problemi aşmanın yolu; sistemin gerçekten tıkandığını ve dağılmak üzere olduğunu konunun aktörlerine göstermek ve bu doğrultuda alacağımız sendika kararlarına uymaktır. Bizler bu ülkenin evlatları olarak tıkanmış olan bu sistemin geri dönüşümsüz bir şekilde dağılmasından önce bu tablonun ne ifade ettiğini açıkça göstermeliyiz. Bu bağlamda bizlere büyük bir iş düşüyor; haziran ayında çok güçlü, ses getirecek iş bırakma eylemleri yapmak. Artık vakit dolmak üzere. Köprüden önceki son çıkıştayız. Haziran ayında hiç olmadığımız kadar bir olmalıyız, birlikte hareket etmeliyiz.  Meslek onurumuz için, geleceğimiz için..' denmişti. HEKİMSEN bu açıklamanın ardından bu kez kamuoyuna 15 Haziran'da 100.000 hekimle yapmayı planladıkları eylemi duyurdu. Bu eylemle ilgili olarak sosyal medya hesaplarında duyuruları da bulunan HEKİMSEN ve diğer birçok sendika, STK'nın geçtiğimiz aylarda yaptıkları eylemlerde hastaneler adeta boşalmış, birçok hasta (acil servisler hariç) istediği branş hekimine ulaşamamıştı. Yapılan bu eylemlerin bazı sendikalar 3 gün bazıları 2 gün olarak gerçekleştirmiş, gerek ulusal basın gerek yerel basın haberlerinde geniş yer ayırmışlardı. HEKİMSEN'in yarınki planladığı eylemle ilgili olarak yaptığı paylaşımlar dikkat çekti.   HEKİMSEN yaptığı açıklamada: "Sağlıkta Dönüşüm Programı ile piyasalaşan; hastayı müşteri, hastaneleri işletme, bizleri köle gören Türkiye sağlık sistemi; pandemi ve krizlerin etkisiyle gittikçe tıkanmaktadır. Sağlık sisteminin tıkanmışlığının çözümü için sistemi gözden geçirip değiştirmek yerine; bizlere şiddet, yoksulluk, istifalar, göç, liyakatsizlik, niteliksiz eğitim, performans dayatması, mobbing, baskılar halka ise evlerde oluşan sanal kuyruklar, aylarca sonrasına alınabilen randevular, gittikçe artan kalemlerle cepten ödemeler, kamusal sağlık hizmetlerini tüketen düzenlemelerle özel hastanelere teşvik, sağlıkta eşitsizlik reva görülmektedir. Bizler; şifa vermek için, sağlıklı bir toplum için bu meslekleri seçenler, sürekli sağlıksızlık dayatan ve bununla beslenen bu sistemin içinde görevimizi yapamıyoruz. Koruyan değil hastalık üreten bu sistem daha fazla hasta, daha fazla hastalık ile kar etmeyi hedeflerken, bizlere de mesleki tatminsizlik, daha yoğun geçen çalışma saatleri, daha uzun mesailer, daha büyük duygusal yük olarak yansımaktadır. Bu yılın daha Mayıs ayında hekim göçü 938 sayısına ulaşmış, giderek artan intiharların en son örneği daha dün 9 Eylül Tıp Fakültesinde yaşanmışken ekran başlarında, meclis komisyon odalarında emeğimiz ve mesleklerimiz ile adeta alay edilmektedir. Oyalama taktikler ile mücadelemiz zayıflatılmaya çalışılmaktadır. Ama yılmıyoruz, biz her bir can için inatla tedaviyi sürdüren, ısrarla yaşamı savunanlar, mesleğinin inadını, umudunu koruyanlar, haklarımız için mücadele vermeye devam ediyoruz, edeceğiz. Taleplerimizi süreç boyunca dile getirdik, yollara düştük, memleketin her yanını beyaza boyadık. Ancak aylardır “çıktı çıkacak, müjdemiz var, yeni düzenleme kapıda, bu ay gelecek” sözleri ile oyalama taktikleri devreye konuldu. Komisyondan geçen ve yarın meclise getirilecek, içinde bizlere, taleplerimize, haklarımıza yönelik hiçbir iyileştirme içermeyen bu yasayı kabul etmiyoruz. Bu yasayı geri çekin diyoruz. Yarın haklarımız için görevde olacağız, yarın üretimden gelen gücümüzü kullanacağız, yarın acil vakalar, yoğun bakım ve onkoloji vakaları dışında hizmet üretmeyeceğiz. Birçok kere söyledik bir kere daha bilinsin, bu ne ilk ne de son eylemimizdir. Bu geçirilmeye çalışılan içi boş yasaya olan itirazın eylemidir. Daha uzun süreli görevlerden sakınmayacak bir krizin içinde olduğumuzdan kimsenin şüphesi olmasın. Topluma da çağrımızdır, öncesinde de olduğu gibi yanımızda olun, taleplerimiz hepimiz için, daha iyi bir sağlık sistemi için. Sizler de biliyorsunuz, farkındasınız bu sağlık sistemi yürümüyor. Yarın tüm ülkede omuz omuza yan yana emek bizim söz bizim sağlık hepimizin diyeceğiz."  dedi.          
Son aylarda sağlık çalışanlarının devam eden sıkıntılarını sendikalar yaptıkları eylemlerle duyurmaya devam ediyor. Türkiye'nin dört bir yanından destek alan bu sendikaların en gençlerinden biri olmasına rağmen ciddi ses getirenlerden olduğu düşünülen HEKİMSEN 15 Haziran'da ' 1 GÜN 100.000 HEKİM EYLEMİ' yapacağını kamuoyuna açıkladı.

Geçtiğimiz hafta HEKİMSEN tarafından yapılan bir açıklama sağlık çevrelerinin oldukça dikkatlerini çekmişti. HEKİMSEN tarafından yapılan açıklamada ;

'Değerli Meslektaşlarım;
Hekimler olarak bir süredir beklediğimiz ve sözünü aldığımız özlük haklarımızdaki iyileştirmelerle alakalı edindiğimiz bir dizi bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum. 
“Haziranda iyileştirmeler olacak” diye bekleyen meslektaşım, “En geç temmuzda hallolur” diye bekleyen meslektaşım, “Sözü aldık, elbet iyileştirmeler olacak” diye bekleyen meslektaşım, “bugün yarın meclise gelir” diye bekleyen meslektaşım, “hazirandaki düzenlemeyi görelim ona göre istifa ederim” diye bekleyen meslektaşım, en çok da sizlerle paylaşmak istiyorum...
Edindiğimiz bilgilere ve duyumlarımıza göre; hakettiğimiz ve talep ettiğimiz tüm iyileştirmelerin Sağlık Bakanlığı nezdinde karşılık bulduğunu, farkındalık yarattığını söylemek mümkün. Ancak unutmamalıyız ki beklentilerimizin karşılanması noktasında tek aktör sağlık bakanlığı değil. İşte film burada kopuyor gibi görünüyor. Bir diğer aktörün hangi kurum/kurumlar olduğu ortada. Bizler bir süredir oyalanmaktayız ve maalesef tepki göstermediğimiz takdirde bizleri oyalamaya devam edecekler gibi gözükmekte. Kamuoyunda “sanki her şey hazırmış da bir tek meclise gelmesi eksikmiş” gibi bir algı var fakat ne yazık ki ortada hazır olan hiçbir şey yok. Tek kalemde maaş ve maaşlara seyyanen zam konusunda maliye bakanlığı tarafından ayak diretiliyor. Ek ödemelerle oynanarak yapılacak bir geçici iyileştirmenin ayak seslerini duyuyoruz. Palyatif çözümler sunmakta ısrarcı aktörlerin karşısında birlikte güçlü bir şekilde durmalıyız.  
Kısaca sistemin tıkandığını ve geri dönüşümsüz bir şekilde dağılabileceğini görmezden gelen ve bu konuda farkındalığı yerlerde gezen bir aktörle karşı karşıyayız. Ek ödemeler üzerinden yapılacak herhangi bir iyileştirmenin ağzımıza bir parmak bal çalmak olduğunun farkında olmalı ve bu oyuna gelmemeliyiz. Daha önce sözü verilen tarihlerde iyileştirmelerin yapılamamış olması bir yerlerde problem olduğunu açıkça göstermektedir. Bu problemi aşmanın yolu; sistemin gerçekten tıkandığını ve dağılmak üzere olduğunu konunun aktörlerine göstermek ve bu doğrultuda alacağımız sendika kararlarına uymaktır. Bizler bu ülkenin evlatları olarak tıkanmış olan bu sistemin geri dönüşümsüz bir şekilde dağılmasından önce bu tablonun ne ifade ettiğini açıkça göstermeliyiz. Bu bağlamda bizlere büyük bir iş düşüyor; haziran ayında çok güçlü, ses getirecek iş bırakma eylemleri yapmak. Artık vakit dolmak üzere. Köprüden önceki son çıkıştayız. Haziran ayında hiç olmadığımız kadar bir olmalıyız, birlikte hareket etmeliyiz. 
Meslek onurumuz için, geleceğimiz için..' denmişti.

HEKİMSEN bu açıklamanın ardından bu kez kamuoyuna 15 Haziran'da 100.000 hekimle yapmayı planladıkları eylemi duyurdu. Bu eylemle ilgili olarak sosyal medya hesaplarında duyuruları da bulunan HEKİMSEN ve diğer birçok sendika, STK'nın geçtiğimiz aylarda yaptıkları eylemlerde hastaneler adeta boşalmış, birçok hasta (acil servisler hariç) istediği branş hekimine ulaşamamıştı. Yapılan bu eylemlerin bazı sendikalar 3 gün bazıları 2 gün olarak gerçekleştirmiş, gerek ulusal basın gerek yerel basın haberlerinde geniş yer ayırmışlardı.

HEKİMSEN'in yarınki planladığı eylemle ilgili olarak yaptığı paylaşımlar dikkat çekti.

 

HEKİMSEN yaptığı açıklamada:

"Sağlıkta Dönüşüm Programı ile piyasalaşan; hastayı müşteri, hastaneleri işletme, bizleri köle gören Türkiye sağlık sistemi; pandemi ve krizlerin etkisiyle gittikçe tıkanmaktadır. Sağlık sisteminin tıkanmışlığının çözümü için sistemi gözden geçirip değiştirmek yerine; bizlere şiddet, yoksulluk, istifalar, göç, liyakatsizlik, niteliksiz eğitim, performans dayatması, mobbing, baskılar halka ise evlerde oluşan sanal kuyruklar, aylarca sonrasına alınabilen randevular, gittikçe artan kalemlerle cepten ödemeler, kamusal sağlık hizmetlerini tüketen düzenlemelerle özel hastanelere teşvik, sağlıkta eşitsizlik reva görülmektedir.

Bizler; şifa vermek için, sağlıklı bir toplum için bu meslekleri seçenler, sürekli sağlıksızlık dayatan ve bununla beslenen bu sistemin içinde görevimizi yapamıyoruz. Koruyan değil hastalık üreten bu sistem daha fazla hasta, daha fazla hastalık ile kar etmeyi hedeflerken, bizlere de mesleki tatminsizlik, daha yoğun geçen çalışma saatleri, daha uzun mesailer, daha büyük duygusal yük olarak yansımaktadır. Bu yılın daha Mayıs ayında hekim göçü 938 sayısına ulaşmış, giderek artan intiharların en son örneği daha dün 9 Eylül Tıp Fakültesinde yaşanmışken ekran başlarında, meclis komisyon odalarında emeğimiz ve mesleklerimiz ile adeta alay edilmektedir. Oyalama taktikler ile mücadelemiz zayıflatılmaya çalışılmaktadır. Ama yılmıyoruz, biz her bir can için inatla tedaviyi sürdüren, ısrarla yaşamı savunanlar, mesleğinin inadını, umudunu koruyanlar, haklarımız için mücadele vermeye devam ediyoruz, edeceğiz.

Taleplerimizi süreç boyunca dile getirdik, yollara düştük, memleketin her yanını beyaza boyadık. Ancak aylardır “çıktı çıkacak, müjdemiz var, yeni düzenleme kapıda, bu ay gelecek” sözleri ile oyalama taktikleri devreye konuldu. Komisyondan geçen ve yarın meclise getirilecek, içinde bizlere, taleplerimize, haklarımıza yönelik hiçbir iyileştirme içermeyen bu yasayı kabul etmiyoruz. Bu yasayı geri çekin diyoruz. Yarın haklarımız için görevde olacağız, yarın üretimden gelen gücümüzü kullanacağız, yarın acil vakalar, yoğun bakım ve onkoloji vakaları dışında hizmet üretmeyeceğiz. Birçok kere söyledik bir kere daha bilinsin, bu ne ilk ne de son eylemimizdir. Bu geçirilmeye çalışılan içi boş yasaya olan itirazın eylemidir. Daha uzun süreli görevlerden sakınmayacak bir krizin içinde olduğumuzdan kimsenin şüphesi olmasın. Topluma da çağrımızdır, öncesinde de olduğu gibi yanımızda olun, taleplerimiz hepimiz için, daha iyi bir sağlık sistemi için. Sizler de biliyorsunuz, farkındasınız bu sağlık sistemi yürümüyor. Yarın tüm ülkede omuz omuza yan yana emek bizim söz bizim sağlık hepimizin diyeceğiz."  dedi.

 

 

 

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kocaelihalkgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.