Cefa Vinç
Cefa Vinç
Gündem Haber Girişi: 02.06.2022 - 13:25, Güncelleme: 04.06.2022 - 13:13

Kandemir'den Bıyıklı'ya "Çık açıkla Abdullah Kaya'ın ofisinde konuştuklarını" tepkisi

 

Kandemir'den Bıyıklı'ya "Çık açıkla Abdullah Kaya'ın ofisinde konuştuklarını" tepkisi

Gazetemiz yazarı Dr.Ersoy Kandemir'den KOTO adayı İbrahim Bıyıklı'ya bir tepki daha geldi. Şantaj iddialarıyla 13 gündür cezaevinde tutuklu bulunan Faruk Bostan ve Abdullah Kaya hakkında ifade verenlerden biri olan İbrahim Bıyıklı'yı açıklama yapmaya davet eden Ersoy Kandemir'den inanılmaz bir açıklama daha geldi.
Kocaeli'de geniş bir kesim tarafından tanınan ve sözüne itibar edilen Ersoy Kandemir açıklamalarına devam ediyor. Kandemir'in  her yaptığı açıklamanın  birçok kesim tarafından takip edildiği de biliniyor. KOTO Başkan adayı İbrahim Bıyıklı'nın daha Faruk Bostan ve Abdullah Kaya 20 Mayıs 2022'de mahkemeye ifadelerini bile vermeden Faruk Bostan'la yaptığı basın açıklamasına Ersoy Kandemir yaptığı açıklamada Bıyıklı'yı kendisi ile nerede tanıştığını ve neler söylediğini açıklamaya davet etmişti. Ersoy Kandemir'in Bostan ve Kaya hakkında şantaj iddialarını yapanların neden hep adlarının  FETÖ ilintili insanların isimlerinin yanında anıldığını sorduğu açıklamada, kendilerine şantaj yapıldığını iddia eden isimleri halkın gözünün önünde yapılacak canlı yayında  tartışmaya davet ettiği görülmüştü. Ersoy Kandemir'in bu davetine taraflardan herhangi bir cevap gelmezken, Kandemir'in Arslan cinayetinin üstüne gidenlere karşı bir operasyon mu var soruları kamuoyunda geniş yankı bulmaya devam ediyor. Kandemir özellikle yerel basından bazı çevrelere servis edilen haber iddialarını gündeme taşırken yazdığı ve yaptığı açıklamalarla kamuoyunun dikkatlerini üzerinde toplamaya devam ediyor. Bugün telefonla gazetemizi arayan Kandemir'in Bıyıklı ile ilgili iddiaları şok etkisi yaratacağa benziyor. Aynı zamanda gazetemizin yazarı da olan Kandemir'e sorduğumuz soruları ve açıklamaları kamuoyuyla paylaşıyoruz. -KHG: Ersoy bey uzun zamandır Kocaeli'de birçok kesim tarafından yaşadığınız haksızlıklar ve Kocaelilerin yaşadığı sorunlarla ciddi manada mücadele ettiğiniz biliniyor. Koto adayı İbrahim Bıyıklı ve bazı kesimleri açıklama yapmaya davet ederken neden sizin sorularınıza cevap vermiyorlar? - E.K. :Öncelikle Kocaeli'de ciddi sorunlar var. Ben kentteki siyasi mekanizmalara uzun zamandır güvenmeyen, FETÖ'nün bu ilde aynı Manisa, Bursa, Erzurum, İstanbul, Balıkesir, Samsun, Ankara, Sakarya gibi ciddi bir yapılanmaya gittiğini gördüm ve bununla mücadele etmeye başladım. Yaptıklarım, söylemlerim, yazdıklarım çoğunlukla bu konularla ilgili. Ancak Kocaeli'de siyasetin bu konuda bırakın desteği kendilerinin ne kadar acziyet içinde olduklarını söylememe gerek yok. Bugüne kadar birçok siyasetçi ile tanışmadım. Gerek dahi görmedim. Bu insanlar dün bu ilde bir gazeteci öldürülmeden önce başına gelenlerde de sessiz kaldılar bana göre, bugün de aynı durumdalar. Ben İzmit Çocuklarına güveniyorum. İbrahim Bıyıklı da dahil bugüne kadar benim sorduğum sorulara cevap vermeyen, karşıma dahi çıkmamak için özen gösteren çok isim gördüm. Sorun değil benim için, ben bu yaşananları artık kamuoyuna sürekli duyurmaya devam ediyorum. Bu mücadelem de kimseye haksızlık yapmıyorum, algı çalışması yapmıyorum birileri gibi, haklarındaki konuları tek tek karşıma çıkarılan her engele rağmen ortaya çıkarıp yazmaya devam ediyorum. -KHG: KOTO adayı İbrahim Bıyıklı ile ilgili bildikleriniz olduğu anlaşılıyor 2 hafta önce yaptığınız açıklamada, kendisine sizinle nerede açıklama yapmaya davet ettiniz, sizinle tanıştığı yerde neler konuştu, neden bunları kamuoyuyla bir seferde paylaşmıyorsunuz da bu şekilde hareket ediyorsunuz? -E.K.: Siz de farkettiyseniz,  yazdığım yazılar, yaptıklarım toplum zaman zaman garipseniyor. Çünkü gördükleri tepkiler, duydukları sözler, alışılagelinen yöntemlerle cevap vermiyorum. Aslında beni bu kentte yaşı 65 ve üzeri olan insanlar daha iyi anlıyorlar. Rahmetli dedem bu kentte uzun yıllar Fethiye Caddesinde esnaflık yaptı, yetişmemde emeği çoktur. Biz İzmit Çocuğuyuz, birçoklarından farklı olduğumuza inanıyorum. Bir seferde açıklama yapabilirim ancak herkesin yoğurt yiyişi farklıdır. Kimsenin emrinde biri değilim. Bu gazeteye gönüllü olarak destek verdim, Faruk ve Abdullah beyle bir buçuk senedir tanışıyorum. Arkadaşlarım olan bu iki şahıs bugün bana göre bir kumpas kurularak cezaevine gönderildiler. Ben hayatım boyunca düşmanlarıma bile namertlik yapmamış biri olarak tanınırım. Düşünün Kocaelilerin sorunlarını gelip anlattığı ve tarafsız bakış açısıyla haber yapılan bir gazetenin sahibi ve arkadaşı şantaj yaptıkları gerekçesiyle suçlanıyor. Ve bu insanların dürüst olmadığı şeklinde kamuoyunda algı çalışması yapanlar, rahatsız olduklarını söyleyenler var. Ne hikmetse hepsi aynı çemberin içinden oyun arkadaşları. Bu ilde başta siyasi mekanizmalar, BARO, sivil toplum örgütleri sessizliğini koruyabilir ama ben bugüne kadar arkadaşlarımı asla zor gününde yalnız bırakmadım, haskızlığa uğrayanlara sırtımı dönmedim, engelli bireye kötü şeyler yapan insanlıktan nasibini almamışları hiç savunmadım. Kocaeli yerel basınının bazı kalemleri gibi toplumun lanet okuduğu isimleri parlatmadım. Kişisel çıkarlarım uğruna toplumun geleceğini düşünmemezlik etmedim, hatta evlilik düşüncemi bile bir tarafa  bıraktım, dursun bu konu milletin geleceğinden önemli değil dedim. BU İLDE BİZ BAZI RANTÖZ YAPILARIN TEKERİNE ÇOMAK SOKTUK, hoşlarına gitmedi tabi, yaptıklarını kapalı kapılar ardından yürütürken şehirde bazıları çıkıp bu kapıları açıp, AHA buradalar, bunları yapmışlar dendiğinde de susanlar vardı bugünde ama bu yaşananlar KOCAELİ'nin GERİYE GİDİŞİNİ değiştirmedi. KOCAELİLER çocuklarına iş bulamazken, kanser, madde bağımlılığı, hastalıklar, trafik kazları artarken, insanlar intihar ederken ne FETÖ'nün beslemeleri gibi para hesabı, ne ülkesine ihanet ederken şerefini haysiyetini satanlara özenmedik. Kamuoyunda gazetemizin yaptıkları haberler geniş yankı bulurken bir takım zırhlara güvenenler gibi olmadık. Bu gazeteye içeriden ve dışarıdan operasyon çekenler gibi, millete çalım atmaya meraklılar gibi de olmadık, hiçbir gazetede kimin, kaç kişinin çalıştığını da, haberleri kimin girdiğinide merak edip sormadık! K.H.G: Ersoy bey sizi anlıyorum, peki İbrahim Bıyıklı ile nerede tanıştınız? E.K.: Ya Aralık ayı sonları ya da Ocak ayı başlarıydı, yağmurlu bir havada kaldırımda ayağım kayıp düştüm, belim ve kolumdan yaralanmıştım. Akşamına da zehirlendiğim ortaya çıktı. O günlerde tam da iyileşememiştim, Abdullah Kaya'yla görüşmeye gittiğim bir akşamdı. Ofise İbrahim Bıyıklı geldi. Kaya tanıştırdı bizi.  Bu şahsın konuşmaları da tavrı da zerre kadar bana güven vermemiş, kendisine de bazı cevaplar verdim. Bu şahıstan hazetmediğimi Abdullah Kaya'ya da söyledim. Geçtiğimiz Cuma günü hakkında detaylı bir basın açıklaması yapmaya hazırlanırken bir resim çıktı karşıma. Resimi araştırdım. İzmit'ten eskilerden tanıdığım, amca dediğim, çok saygı duyduğum rahmete kavuşmuş bir amcamın akrabası olduğunu öğrenince çok şaşırdım, hatta üzüldüm. O sebeple biraz aklım karıştı, acaba  Bıyıklı ile ilgili açıklamalarıma devam edersem bu saygı duyduğum büyüğümün hatırasına hata olur mu diye hemen açıklama yapmak istemedim, konuyu detaylıca araştırdım ve bu sebeple açıklamam geçikti. K.H.G.: Nasıl yani siz KOTO adayı İbrahim Bıyıklı ile Abdullah Kaya'nın ofisinde mi tanıştınız? E.K.: Evet, Abdullah Kaya'nın ofisinde tanıştık. Bu şahsın KOTO'na adaylığı mevzusunu o gün öğrendim. Ne iş yaptığını sordum, pastaneleri olduğunu söyledi. Ben de başka sorular sordum. Binlerce üyesi olan bir ticaret odasına pastanecilik sektöründen gelen biri olarak nasıl bir katkı sunacağını açıkçası merak ettim. Vizyon, proje gibi bazı şeyler söyledi ancak bende güvenilir bir izlenim bırakmadı. Hatta Malatya'lı olduğumu öğrenince, Ahmet Özal ve bir tiyatro sanatçısıyla ilgili de bir konuşma geçti.  K.H.G: İbrahim Bıyıklı ile ilgili şuanda paylaşmadığınız bir bilgi var mı o gün ofiste geçtiğini söylediğiniz konuşma ile ilgili, öyle bir intiba uyandı bende E.K.: Bu konuşmada İbrahim Bıyıklı'nın sözlerini hatırlıyorum. Tüm konuşmayı söylemedim. Bu konuda bıraklım da İbrahim Bıyıklı ne konuştuğunu, sözlerini açıklasın demek isterim. Dedim ya benim yoğurt yiyişim farklıdır. K.H.G. Bu çok önemli bir bilgi, neden şimdi açıklamayıp sözü KOTO adayına bırakıyorsunuz? E.K.: Çünkü kamuoyunda Abdullah Kaya ve Faruk Bostan ile ilgili algı yaratmaya çalıştığına inandığım tüm odakların ve kamuoyunun dikkatlerini çekmek istediğim bir husus var. Bizler Kocaeli'de ve birçok ilde tanınan, ailelerine saygı duyulan insanlarız.Özellikle bazı güç odaklarının yaşadığı zehirlenmeyi, topluma zararlarını, kul hakkını nasıl yediklerini ifşa ederken haberlerimizde istiyoruz ki yaşanan bu kumpasların Türkiye'de ilk olmadığını da, yanlışlara ortak olanlardan çekinerek bu işlerin çözülmeyeceğini de, bu hareketlerin ne milletimize ne memleketimize faydası olmadığını göstermek isterim. Şahsımla ilgili yıllardır Kocaeli'de neler yaşandığını herkes görüyor, bilinmesini isterim ki benim kimseden çekincem yok. Arkadaşlarıma, sevdiklerime zarar verilmesini kabullenemiyorum. Bazı insanların dürüst insanlarmış gibi toplumda caka satması beni sinirlendirmiyor, çünkü herkes kendisine yakışanı yapıyor bu hatta. Lakin suçu günahı olmayanları haksızlıkla yıkamaya çalışanları, kendileri milyonları götütürken karşısındakilere eziyet edebileceğini sanan tipler de bu ülkde hep oldu ve iki şeyi hep unuttular bence. Biri ALLAH diğeri tarih. Tarih tekkerür eder ve tarih tarihçilere bırakılmayacak kadar önemli bir konudur ve de ALLAH büyüktür demek isterim. K.H.G: Sayın Kandemir açıklamalarınız için teşekkür ediyoruz. E.K.: Ben teşekkür ederim. Abdullah Kaya ve Faruk Bostan'ın yakında cezaevinden çıkacaklarına inancım tamdır. Son olarak bilinmesini isterim ki konunun takipçisiyim. Bu konuda şantaj iddiasında bulunan herkesi birkez daha canlı yayında tartışmaya davet ediyorum. 
Gazetemiz yazarı Dr.Ersoy Kandemir'den KOTO adayı İbrahim Bıyıklı'ya bir tepki daha geldi. Şantaj iddialarıyla 13 gündür cezaevinde tutuklu bulunan Faruk Bostan ve Abdullah Kaya hakkında ifade verenlerden biri olan İbrahim Bıyıklı'yı açıklama yapmaya davet eden Ersoy Kandemir'den inanılmaz bir açıklama daha geldi.

Kocaeli'de geniş bir kesim tarafından tanınan ve sözüne itibar edilen Ersoy Kandemir açıklamalarına devam ediyor. Kandemir'in  her yaptığı açıklamanın  birçok kesim tarafından takip edildiği de biliniyor.

KOTO Başkan adayı İbrahim Bıyıklı'nın daha Faruk Bostan ve Abdullah Kaya 20 Mayıs 2022'de mahkemeye ifadelerini bile vermeden Faruk Bostan'la yaptığı basın açıklamasına Ersoy Kandemir yaptığı açıklamada Bıyıklı'yı kendisi ile nerede tanıştığını ve neler söylediğini açıklamaya davet etmişti.

Ersoy Kandemir'in Bostan ve Kaya hakkında şantaj iddialarını yapanların neden hep adlarının  FETÖ ilintili insanların isimlerinin yanında anıldığını sorduğu açıklamada, kendilerine şantaj yapıldığını iddia eden isimleri halkın gözünün önünde yapılacak canlı yayında  tartışmaya davet ettiği görülmüştü.

Ersoy Kandemir'in bu davetine taraflardan herhangi bir cevap gelmezken, Kandemir'in Arslan cinayetinin üstüne gidenlere karşı bir operasyon mu var soruları kamuoyunda geniş yankı bulmaya devam ediyor. Kandemir özellikle yerel basından bazı çevrelere servis edilen haber iddialarını gündeme taşırken yazdığı ve yaptığı açıklamalarla kamuoyunun dikkatlerini üzerinde toplamaya devam ediyor.

Bugün telefonla gazetemizi arayan Kandemir'in Bıyıklı ile ilgili iddiaları şok etkisi yaratacağa benziyor. Aynı zamanda gazetemizin yazarı da olan Kandemir'e sorduğumuz soruları ve açıklamaları kamuoyuyla paylaşıyoruz.

-KHG: Ersoy bey uzun zamandır Kocaeli'de birçok kesim tarafından yaşadığınız haksızlıklar ve Kocaelilerin yaşadığı sorunlarla ciddi manada mücadele ettiğiniz biliniyor. Koto adayı İbrahim Bıyıklı ve bazı kesimleri açıklama yapmaya davet ederken neden sizin sorularınıza cevap vermiyorlar?

- E.K. :Öncelikle Kocaeli'de ciddi sorunlar var. Ben kentteki siyasi mekanizmalara uzun zamandır güvenmeyen, FETÖ'nün bu ilde aynı Manisa, Bursa, Erzurum, İstanbul, Balıkesir, Samsun, Ankara, Sakarya gibi ciddi bir yapılanmaya gittiğini gördüm ve bununla mücadele etmeye başladım. Yaptıklarım, söylemlerim, yazdıklarım çoğunlukla bu konularla ilgili. Ancak Kocaeli'de siyasetin bu konuda bırakın desteği kendilerinin ne kadar acziyet içinde olduklarını söylememe gerek yok. Bugüne kadar birçok siyasetçi ile tanışmadım. Gerek dahi görmedim. Bu insanlar dün bu ilde bir gazeteci öldürülmeden önce başına gelenlerde de sessiz kaldılar bana göre, bugün de aynı durumdalar. Ben İzmit Çocuklarına güveniyorum. İbrahim Bıyıklı da dahil bugüne kadar benim sorduğum sorulara cevap vermeyen, karşıma dahi çıkmamak için özen gösteren çok isim gördüm. Sorun değil benim için, ben bu yaşananları artık kamuoyuna sürekli duyurmaya devam ediyorum. Bu mücadelem de kimseye haksızlık yapmıyorum, algı çalışması yapmıyorum birileri gibi, haklarındaki konuları tek tek karşıma çıkarılan her engele rağmen ortaya çıkarıp yazmaya devam ediyorum.

-KHG: KOTO adayı İbrahim Bıyıklı ile ilgili bildikleriniz olduğu anlaşılıyor 2 hafta önce yaptığınız açıklamada, kendisine sizinle nerede açıklama yapmaya davet ettiniz, sizinle tanıştığı yerde neler konuştu, neden bunları kamuoyuyla bir seferde paylaşmıyorsunuz da bu şekilde hareket ediyorsunuz?

-E.K.: Siz de farkettiyseniz,  yazdığım yazılar, yaptıklarım toplum zaman zaman garipseniyor. Çünkü gördükleri tepkiler, duydukları sözler, alışılagelinen yöntemlerle cevap vermiyorum. Aslında beni bu kentte yaşı 65 ve üzeri olan insanlar daha iyi anlıyorlar. Rahmetli dedem bu kentte uzun yıllar Fethiye Caddesinde esnaflık yaptı, yetişmemde emeği çoktur. Biz İzmit Çocuğuyuz, birçoklarından farklı olduğumuza inanıyorum. Bir seferde açıklama yapabilirim ancak herkesin yoğurt yiyişi farklıdır. Kimsenin emrinde biri değilim. Bu gazeteye gönüllü olarak destek verdim, Faruk ve Abdullah beyle bir buçuk senedir tanışıyorum.

Arkadaşlarım olan bu iki şahıs bugün bana göre bir kumpas kurularak cezaevine gönderildiler. Ben hayatım boyunca düşmanlarıma bile namertlik yapmamış biri olarak tanınırım. Düşünün Kocaelilerin sorunlarını gelip anlattığı ve tarafsız bakış açısıyla haber yapılan bir gazetenin sahibi ve arkadaşı şantaj yaptıkları gerekçesiyle suçlanıyor. Ve bu insanların dürüst olmadığı şeklinde kamuoyunda algı çalışması yapanlar, rahatsız olduklarını söyleyenler var. Ne hikmetse hepsi aynı çemberin içinden oyun arkadaşları.

Bu ilde başta siyasi mekanizmalar, BARO, sivil toplum örgütleri sessizliğini koruyabilir ama ben bugüne kadar arkadaşlarımı asla zor gününde yalnız bırakmadım, haskızlığa uğrayanlara sırtımı dönmedim, engelli bireye kötü şeyler yapan insanlıktan nasibini almamışları hiç savunmadım. Kocaeli yerel basınının bazı kalemleri gibi toplumun lanet okuduğu isimleri parlatmadım. Kişisel çıkarlarım uğruna toplumun geleceğini düşünmemezlik etmedim, hatta evlilik düşüncemi bile bir tarafa  bıraktım, dursun bu konu milletin geleceğinden önemli değil dedim.

BU İLDE BİZ BAZI RANTÖZ YAPILARIN TEKERİNE ÇOMAK SOKTUK, hoşlarına gitmedi tabi, yaptıklarını kapalı kapılar ardından yürütürken şehirde bazıları çıkıp bu kapıları açıp, AHA buradalar, bunları yapmışlar dendiğinde de susanlar vardı bugünde ama bu yaşananlar KOCAELİ'nin GERİYE GİDİŞİNİ değiştirmedi. KOCAELİLER çocuklarına iş bulamazken, kanser, madde bağımlılığı, hastalıklar, trafik kazları artarken, insanlar intihar ederken ne FETÖ'nün beslemeleri gibi para hesabı, ne ülkesine ihanet ederken şerefini haysiyetini satanlara özenmedik.

Kamuoyunda gazetemizin yaptıkları haberler geniş yankı bulurken bir takım zırhlara güvenenler gibi olmadık. Bu gazeteye içeriden ve dışarıdan operasyon çekenler gibi, millete çalım atmaya meraklılar gibi de olmadık, hiçbir gazetede kimin, kaç kişinin çalıştığını da, haberleri kimin girdiğinide merak edip sormadık!

K.H.G: Ersoy bey sizi anlıyorum, peki İbrahim Bıyıklı ile nerede tanıştınız?

E.K.: Ya Aralık ayı sonları ya da Ocak ayı başlarıydı, yağmurlu bir havada kaldırımda ayağım kayıp düştüm, belim ve kolumdan yaralanmıştım. Akşamına da zehirlendiğim ortaya çıktı. O günlerde tam da iyileşememiştim, Abdullah Kaya'yla görüşmeye gittiğim bir akşamdı. Ofise İbrahim Bıyıklı geldi. Kaya tanıştırdı bizi. 

Bu şahsın konuşmaları da tavrı da zerre kadar bana güven vermemiş, kendisine de bazı cevaplar verdim.

Bu şahıstan hazetmediğimi Abdullah Kaya'ya da söyledim. Geçtiğimiz Cuma günü hakkında detaylı bir basın açıklaması yapmaya hazırlanırken bir resim çıktı karşıma. Resimi araştırdım. İzmit'ten eskilerden tanıdığım, amca dediğim, çok saygı duyduğum rahmete kavuşmuş bir amcamın akrabası olduğunu öğrenince çok şaşırdım, hatta üzüldüm.

O sebeple biraz aklım karıştı, acaba  Bıyıklı ile ilgili açıklamalarıma devam edersem bu saygı duyduğum büyüğümün hatırasına hata olur mu diye hemen açıklama yapmak istemedim, konuyu detaylıca araştırdım ve bu sebeple açıklamam geçikti.

K.H.G.: Nasıl yani siz KOTO adayı İbrahim Bıyıklı ile Abdullah Kaya'nın ofisinde mi tanıştınız?

E.K.: Evet, Abdullah Kaya'nın ofisinde tanıştık. Bu şahsın KOTO'na adaylığı mevzusunu o gün öğrendim. Ne iş yaptığını sordum, pastaneleri olduğunu söyledi. Ben de başka sorular sordum. Binlerce üyesi olan bir ticaret odasına pastanecilik sektöründen gelen biri olarak nasıl bir katkı sunacağını açıkçası merak ettim. Vizyon, proje gibi bazı şeyler söyledi ancak bende güvenilir bir izlenim bırakmadı. Hatta Malatya'lı olduğumu öğrenince, Ahmet Özal ve bir tiyatro sanatçısıyla ilgili de bir konuşma geçti. 

K.H.G: İbrahim Bıyıklı ile ilgili şuanda paylaşmadığınız bir bilgi var mı o gün ofiste geçtiğini söylediğiniz konuşma ile ilgili, öyle bir intiba uyandı bende

E.K.: Bu konuşmada İbrahim Bıyıklı'nın sözlerini hatırlıyorum. Tüm konuşmayı söylemedim. Bu konuda bıraklım da İbrahim Bıyıklı ne konuştuğunu, sözlerini açıklasın demek isterim. Dedim ya benim yoğurt yiyişim farklıdır.

K.H.G. Bu çok önemli bir bilgi, neden şimdi açıklamayıp sözü KOTO adayına bırakıyorsunuz?

E.K.: Çünkü kamuoyunda Abdullah Kaya ve Faruk Bostan ile ilgili algı yaratmaya çalıştığına inandığım tüm odakların ve kamuoyunun dikkatlerini çekmek istediğim bir husus var.

Bizler Kocaeli'de ve birçok ilde tanınan, ailelerine saygı duyulan insanlarız.Özellikle bazı güç odaklarının yaşadığı zehirlenmeyi, topluma zararlarını, kul hakkını nasıl yediklerini ifşa ederken haberlerimizde istiyoruz ki yaşanan bu kumpasların Türkiye'de ilk olmadığını da, yanlışlara ortak olanlardan çekinerek bu işlerin çözülmeyeceğini de, bu hareketlerin ne milletimize ne memleketimize faydası olmadığını göstermek isterim.

Şahsımla ilgili yıllardır Kocaeli'de neler yaşandığını herkes görüyor, bilinmesini isterim ki benim kimseden çekincem yok. Arkadaşlarıma, sevdiklerime zarar verilmesini kabullenemiyorum. Bazı insanların dürüst insanlarmış gibi toplumda caka satması beni sinirlendirmiyor, çünkü herkes kendisine yakışanı yapıyor bu hatta. Lakin suçu günahı olmayanları haksızlıkla yıkamaya çalışanları, kendileri milyonları götütürken karşısındakilere eziyet edebileceğini sanan tipler de bu ülkde hep oldu ve iki şeyi hep unuttular bence. Biri ALLAH diğeri tarih.

Tarih tekkerür eder ve tarih tarihçilere bırakılmayacak kadar önemli bir konudur ve de ALLAH büyüktür demek isterim.

K.H.G: Sayın Kandemir açıklamalarınız için teşekkür ediyoruz.

E.K.: Ben teşekkür ederim. Abdullah Kaya ve Faruk Bostan'ın yakında cezaevinden çıkacaklarına inancım tamdır. Son olarak bilinmesini isterim ki konunun takipçisiyim. Bu konuda şantaj iddiasında bulunan herkesi birkez daha canlı yayında tartışmaya davet ediyorum. 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kocaelihalkgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.