Faruk Bostan'dan okuyucuya mektup


Kocaeli'nin Güzide İnsanları, Sevgili Dostlarım, Kocaeli Halk Gazetesinin Kıymetli Okurları ...

Yaklaşık bir aydır deneme yayını ile Kocaeli Halk Gazetesi olarak Sizlerle birlikteyiz.

Bu ilk deneme yayınlarının ardından sizlere bir Merhaba demek, Size Kendimizden, Gazeteyi niçin kurduğumuzdan ve Yayın Politikamızdan, hedeflerimizden bahsetmek istiyorum.

Ben Faruk Bostan! İzmit Topcular mahallesinde doğdum ve halâ aynı mahallede yaşıyorum. 25 yıldır Esnaflık yapıyorum.

Cefa vinç ve İş Makineleri Kiralama Şirketinin sahibiyim.

Kocaeli Ticaret Odası Meclis Üyesiyim.

Yıllardır kiminiz sürekli olarak, kiminiz ara ara Basında beni takip ettiniz.

Kiminiz belki hakkımda hiçbir şey bilmiyorsunuz. Uzun yıllardır bir mücadele içindeyim.

Türkiye'de insanlar çok büyük umutlarla AK Parti'yi ve lideri Recep Tayyip Erdoğan'la birlikte kadrosunu hem Genelde hem Yerelde İktidara getirdi.

Bu yeni İktidarın Kocaeli'de Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu olurken...

 Izmit'te ise Belediye Başkanı  Nevzat Doğan oldu.

Hepimizin ve Benim büyük umutlar beslediğim AK Parti İktidarı...

Bu isimlerle şahsım için hayal kırıklığı, kabus, ekmeğime, şerefime, canıma dahi kasteden  zorba bir yönetime, zulüm, kin, nefret ve düşmanlığa dönüştü.

İzahı kimse tarafından yapılamayan bir düşmanlık, organize bir saldırı ile karşılaştım.

7 ayrı iş yerim ve evim yıkıldı. Saldırılara uğradım. Çünkü en başından beri bu düşmanlık ve zorbalığa karşı koymayı, bedeli ne olursa olsun mücadele etmeyi seçtim.

Çünkü ben yapı, karakter ve yetişme tarzı olarak zillete boyun eğmemek üzere kişiliği şekillenmiş biriyim.

Karşımdakilerin gücü, makamı, çokluğu hiç umurumda değildi.

Körü körüne Biat benim kültürümde ve hamurumda yoktur... Kişisel menfaatlerim toplumun üzerinde asla olamaz...

İşte yaklaşık olarak 10 yıldır bu mücadeleyi sosyal medya merkezli olarak verdiğim ve sık sık basında da haberlere konu olduğum için az çok bu Şehir ismimi duyar, beni bilir oldu.

Bu süreç öyle bir noktaya geldi ki...

"HAKSIZLIĞA BOYUN EĞMEZ, MENFAATE TESLİM OLMAZ, KÖTÜLÜKTE YARDIMLAŞMAZ, YANLIŞA KARŞI ÇIKAR, DOĞRU BİLDİĞİ YOLDAN DÖNMEZ ..".

Gibi çok güzel, İnsana moral ve heyecan veren kanaatler, şahsım hakkında dillendirilmeye ve bana bu düşmanlığı yapanlar tarafından mağdur, mazlum, sindirilmiş, ezilmiş kişilerin yanıma gelerek kendilerine destek olmamı istemeye başlar oldular.

"Bir kötülüğü önleyemiyorsanız onu insanlara duyurun" buyuran Hz. Ali'nin tavsiyesinin gereği olarak bir çok Gazeteci arkadaşımın Gazete kurması için teşvik edici, destekleyici oldum.

İstedim ki bu Gazeteci Arkadaşlar ile bu Şehirde bizzat yaşadığım için varlığını yakından bildiğim Zalim Yöneticilere ve bunların zulümlerine karşı birlikte mücadele edeyim.

Varlığımız ile bu zulümlere engel olalım. Zulümleri insanlara duyuralım ve böylece engel olmuş olalım.

Başlangıçta bu Gazeteci arkadaşlarla çok güzel işler yaptık.

İbrahim Karaosmanoğlu ve Nevzat Doğan yönetimlerini, Kamuya zarar işlerinde ciddi muhalefetle caydırıcı haberler yaptık.

Ancak belli bir seviyenin üstüne çıkamadık. Mücadele noktasına gelemedik.

Dahası Gazetelerin maliyet ve kazanç kaygıları Kamuoyunun beklentileri karşısında hareket alanımızı kısıtlıyordu.

Her türlü güce sahip zalim Yönetimler, Ekonomik bağımsızlığı olmayan, Siyasi ve İdeolojik kaygılar taşıyan Basının bu zaafiyeti ile burunlarından kıl aldırmıyor, zulümden ve keyfi yönetimden taviz vermiyor, Halka yalan konuşmaktan, Belediyeleri ve Şirketleri zarara sokmaktan çekinmiyordu.

Çünkü Yerel Basın Kamu üzerinde denetim ve etki gücüne sahip değildi. Bu süreçte bunu da acı tecrübelerle bizzat tecrübe ettim.

Ben İş makineleri kiralama işi yapan bir tüccarım.

Basın Yayın zalim ve zulmüyle mücadelede çok önemli bir araçtı ve bunu mesleği basın yayıncılık olanlarla yapmak düşüncesinde idim.

Ekonomik olarak güçlü ve bağımsız olduğum için tam da Basın Yayın işi benim bağımsız olarak yapmam gereken işti.

Çünkü birlikte olduğumuz Gazeteci Dostlarımız  zaman içerisinde maliyet ve kazanç kaygısına kapıldıklarından başlangıçta mücadele edeceklerini söyledikleri bu Zalim Yönetimlerin kapısında İş, Reklam, Tebrik Yayını ister hale geldiler...

Ve böylece bu düzen al gülüm ver gülüm yürürken, Devlet ve Millet....

Keyfi Yönetimlerin, karşılarında Muhalefet görmeyen, dik duruş görmeyen kötü niyetli yada beceriksiz idarelerin elinde perişan ediliyordu.

Faruk Bostan olarak benim kuracağım Gazeteden gelir elde etmek gibi derdim olmayacak çünkü gazeteyi bir geçim aracı olarak kurmuyorum ve görmüyorum.. 

Gazetenin bütün maliyetini karşılamaya gücüm var.

Hiç Reklam almasam, hiçbir Belediye'ye Fatura kesmesem de Basın yayın faaliyetimi yürütür ve haksıza haksız, yanlışa yanlış, doğruya doğru diyeceğim.

Ve bu Şehrin de buna ihtiyacı vardı.

İşte Kocaeli Halk Gazetesini bu Misyon, Düşünce, Duygu ve heyecanla kurdum.

Yıllarca uğradığım Haksızlığı ve Zulmü Halka duyurmak için uğraştım.

Bunun zorluğunu yaşadım. Basının ne denli önemli olduğunu bizzat tecrübe ettim.

Ve şimdi haksızlığa uğrayanlara, kumpasa alınanlara, mağdur edilenlere sahip çıkmak, Kamu Malını ve Milletin hakkını suistimal edenlere, Halka zulmedenlere hiçbir kaygı ve endişe duymadan karşı çıkmak için KOCAELİ HALK GAZETESİ'ni kurdum.

Ülkemin Sanayi ve Ekonomik anlamda kalkınmasına katkı sağlamak için Türkiye Odalar Birliği Genel Sekreteri olan Erbakan Hocamızın burada Demirel hükümeti tarafından önü kesilince parti kurarak siyasete girmesi gibi ben de özellikle Tahir Büyükakın'ın Belediye Başkanı olması ile bu Şehirdeki Basını ekseriyetle Belediye reklam bütçesi içine alıp susturunca Basın işine girmek zorunda kaldım.

Bu nedenle bu Gazeteyi kurarken hep aklıma Erbakan Hocamızın bu yaşadıkları geldi.

Basın bizim sesimizi duyurmaz olunca sesimiz Basın oldu.

Ama size müjde veriyorum ey Okurlarımız, dostlarımız, Hemşehrilerimiz; adından anlayacağınız gibi bu Gazete Halkın Gazetesidir, Sizin sesinizdir.
Hayırlı Uğurlu olur İnşaallah.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Faruk Bostan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Ihbardır Araştırın - madem hakkı savunacaksınız İhbardır Araştırın - Size dört şey için bilgi vereceğim umarım araştırırsınız

1- Kandıra belediyesi geçtiğimiz günlerde izmitten birileri adına şimdilik gizlenen bir şirket kurdu daha dogrusu bu şirketi kandıra belediyesi bünyesine aldı başkan adnan turan buradan maaş alıyor ve bu şirket üzerinden çiftçiden alınan sebze meyve neyse vatandaşa dağıtılıyor.

2- khk ile belediye şirketine geçirilen ve ayın birinden birine maaş alan 160 işçinin maaşi ayın opnbeşinde ödenmeye başladı. iller bankasından para 14 ünde geliyor ayın birine para kalmıyor gerekçesi ile burada ilginç olan ise işçinin 15 günlük maaşinin işçiden kesilecek olması düpedüz 15 günlük maaşlar kesliyor emekli olduğunda alınabilecekmiş.

3- khk ile belediye şirketine geçen işçilerden temizlik işleri fen işleri ve zabıta kısa dönem çalışma yapmamasına gece gündüz çalıştırılmalarına rağmen kısa çalışma yapılmış gibi gösterildi. işçilere geçen ay için 6 gün sigorta gösterildi.ve üç aylık dönemde işçinin 72 günlük sigorta pirimi yatırılmayarak çalınmış oldu sgk ya herkes kısa çalışma yapmış gibi gösterildi. giriş çıkışları olmasına ve çalışmalarına rağmen sgk kandırılarak bordrolar 6 günden yatırıldı.

4- Kocaeli İŞ kur Müdür Yardımcısı Muhammet Açıkgözün oğlu Samet Açıkgöz işkurdan Kandıra Belediyesinde çalışıyor. Başkan Adna Turan tarafından sözleşmeli personel olarak alınmak üzere babası Muhammet Açıgöz e söz verildi fakat sözleşmeli alımı gecikince Samet SAçıkgmöz iki defa işi bırakıp gitti sonra bir şey olmamış gibi geri geldi. Kısa çalışma ödeneğinde belediye işçilerinin çoğunun çalıştırıldığını oğlu vasıtasıyla bilmesine rağmen Muhammet açıkgöz oğlu sözleşmeli yapılacak diye işkur bünyesinde Adnan turan ın bu hukuksuz uygulamasına göz yumuyor oyaski tüm personelin gece gündüz çalıştırıldığı bastığ katrtlardan belli.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Temmuz 16:37
01

Hatice Bilecen - Amin. Rabbim âbad eylesin insallah Faruk kardeşim. Sizin gibi vicdanı yüreği ve imani ile samimi şekilde hakka teslimiyet içinde olan on kişi daha çıksın, bu şehir de ki fetocu seviciler ülkeyi terk eder.

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 17 Temmuz 19:39