Kızderbent'e taş ocağı yapmak ihanettir

Ülkenin dört bir yanında iyiye, güzele ve yaşama dair ne varsa ağır bir saldırı altında...

Adeta bir yağma ve talan var...

Memleketin neresine bakarsanız bakın maden sahalarına dönüşen yemyeşil doğa harikalarının nasıl cehenneme çevrildiğini görebilirsiniz...

Yüzyıllardır el değmemiş doğası ile Kızderbent'de yaşananlar da çok farklı değil... 

Bugüne kadar Köye su getirmeyi hiç düşünmeyen DSİ bugün kalkmış hiç gerek yokken bir cenneti, cehenneme çevirecek.

Köye yaşam getirecek suya hayır ama köyün sonunu getirecek Taş Ocağına "evet".

Anlam vermek çok zor hatta imkansız...

Plansız, programsız ve gereksiz bir yönetim anlayışı ile ülkenin tarım ve hayvancılık alanlarını yok edenler, üretimi bitirenler Kızderbent'in de katline bir ferman hazırladılar...

Köyde zaten su sıkıntısı var...

Cılız akan bir dere ile bahçelerini ve hayvanlarını sulayabiliyorlar.

Taş ocağı bu suyu köylünün elinden alacak ve üretime birde böyle darbe vuracak.

Aynı zamanda hayvancılık ve tarım biteceğinden köylünün iktisadi döngüsü de kırılacak...  

Çevreye vereceği zararları saymakla bitiremeyeceğimiz Taş Ocağı köylünün bu topraklardan göçüne neden olacaktır...

Zaten ülkenin her yanında aynı dram yaşanıyor...

Issızlaşan Anadolu toprakları bu maden ve taş ocakları ile gerçekleşen işgale karşı savunmasız hale getiriliyor...

Vatan toprakları sahipsizleştiriliyor...

Tarım ve hayvancılığın bitirildiği ülkede kırlarda kimse kalır mı?

Bugün ülkenin en çok ihtiyacı olan şey tarımın ve hayvancılığın proğramlı bir şekilde geliştirilmesi iken köylülerin üretim araçlarının ellerinden alınması ne demektir?

Bu şekilde yok edilen pek çok yer mevcut...

Kızderbent aynı kaderi paylaşmasın...

Taş ocağı tamamen gereksiz ve köylü bu konuda bilinçli...

Muhtarından, İmamına kadar...

Çobanından, Bahçıvanına kadar hepsi karşı bu idam fermanına...

Çevrede %10 kapasite ile çalışan 3 tane taş ocağı var zaten...

Bu ocakların kapasiteleri arttırılıp ihtiyaç rahatlıkla karşılanabilir...

Sorun taş çıkarmak değil bu köyü göçe zorlamak...

Taş kıtlığı yok memlekette...

Bu güzelim el değmemiş doğanın yok edilmesi sadece Kızderbent'e değil ülkeye ihanettir...

Ve üzücü olan bir başka şeyde Ziraat Odası Başkanının Taş Ocağını destekler nitelikteki açıklamaları...

Görevi sanki kırlarda üretimi bitirmek ve yok etmek sanki bu beyefendinin...

Bu açıklamalar kabul edilir değil...

Kızderbent Dayanışma ve Kalkındırma derneğini yöneten gençler köylerine sahip çıkmaya çalışıyor...

Biliyorlar ki, bu Taş Ocağı onların ocaklarını söndürecek...

Yüzyıllardır var olan bu köyün sonu olacak çünkü yaşamı bitirecek...

Karamürsel Belediye Başkanı İsmail Yıldırım eğer gerçekten bu toprakları seviyor ise ve halka hizmet için oturuyorsa bu koltukta en başta o savunmalıdır bu toprakları...

En başta o karşı çıkmalıdır bu köyün yok edilmek istenmesine...

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın nasıl seyirci kalacaksın bu köyün yok oluşuna...

Sizlere insanlar yaşamlarımızı bitirin, bizleri açlığa ve yoksulluğa mahkum edin, baba ocaklarımızı söndürün diye mi oy verdi?

Köylerine, doğasına ve yaşamlarına sahip çıkan tüm vatanseverlere selam olsun...

Kızderbent yok olmasın tarihi, kültürü ve üretimi ile hep yaşasın...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bülent Karagöz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.