Tahir Büyükakın'ın gözlerine perde inmiş

Memleketimin vatanseverleri tarafından işletilen NUH Çimento fabrikasının...

Daha çok kazanması için...

Daha fazla alanı yok edebilmesi için...

Daha çok zeytin ağaçlarını katledebilmesi için...

Daha çok insanı kanser edebilmesi için...

Daha çok havayı kirletebilmesi için alanını genişletmesi ve ek işletmeler kurması gerekiyor...

Bunu da yasal bir kılıfa sığdırmak lazım elbette...

Ve ülkemin vatansever İl Çevre Müdürlüğü elemanlarının katıldığı bir ÇED toplantısı düzenlendi...

İşin ilginç yönlerinden birisi şu...

NUH Çimentonun yaratacağı kirlilikten en çok etkilenecek mahallede yapılmadı bu toplantı...

Hem de mevzuata aykırı olarak...

Vatandaşın erişemeyeceği noktaya taşındığı gibi ÇED ilanı da okunmayan bir gazeteye verilerek duyuruldu...

Amaç zaten oldu bittiye getirmek olduğu için alengirli yollar izlendi yani...

Yine de katılan muhalif siyasi parti temsilcileri, çevre dernekleri, muhtarlar, meclis üyeleri ve duyarlı birkaç vatandaş geldi, katıldı ve protesto etti...

Ne yazık ki geleceğini söyleyen Dilovası Belediye Başkanı bu toplantıya gelmedi...

Havadan uçağı ile Kocaeli'yi teftiş eden Büyükşehir Belediye Başkanı gelmedi...

Ve ilginçtir ki Büyükakın'ın uçağı NUH Çimento üzerinden geçerken orada yaşanan tabiat katliamını görmüyor...

Tahir Büyükakın'ın tam da o bölgede gözlerine bir perde iniyor ve bir cennetin nasıl cehenneme dönüştüğünü görmesi engelleniyor...

Yoksa o Çevreci Bilim İnsanı Büyükakın bu kepazeliğe müdahale etmez mi?

Hiç vatansever bir insan halkını kanser eden, toprağını, denizini, suyunu, ağacını ve börtü böceği yok eden bir işletmeye destek olur mu?

Dedim ya perde iniyor Büyükakın'ın gözlerine, efsunlu bir bölge Dilovası... 

Salondakilerin tamamı bu ÇED toplantısında sözüm ona yapılmak istenen bilgilendirmeyi reddetti....

Oylama yapıldı, yine reddedildi...

Ama devletin memuru olan ve görevi bu vatanın her karış toprağını kirletenlerden hesap sormak olan kurumun temsilcisi NUH Çimento'nun bir memuru ve avukatı gibi davranarak...

"ÇED yapılmadı" diye tutması gereken tutanağı "ÇED yapıldı" diye tutarak (yukarıdan verilen emir bu herhalde) adeta toplantıdan kaçtı...

Bu tür davranışları sergileyen vatansever İl Çevre ve Şehircilik memurlarını çok gördük bu ülkede...

Kazdağları'nı katleden altın firmalarının memuru gibi canla başla ormanı yok eden  Orman Muhafaza memurlarını da gördük.

Vatan topraklarını ve doğasını korumaya çalışan çevreci insanların kiralık katiller tarafından katledildiğini de gördük...

Ülkemin doğusundan batısına, güneyinden kuzeyine her yerde bir yağma ve talan yaşanıyor...

Ve ne yazık ki kentleri yönetenler sessiz kaldıkları yetmiyormuş gibi...

Destek de oluyorlar...

Bunun adı da vatanseverlik oluyor iyi mi?

Bakir Kandıra topraklarına bir ölüm fermanı gibi yaklaşıyor, Dilovası'nı yaşanmaz hale getiren kara sanayi...

İzmit Körfezi deseniz kıyılarda halka yer bırakmadılar...

Her tarafı liman, her tarafı sanayi, yetmediği gibi denizi doldurarak, kirlettiği yetmiyormuş gibi denizdeki yaşamı da yok eden işletmeler artık sınırlarını çok aştılar...

Tüpraş ise yeni bir faciaya hazırlanıyor...

Dağlar, taşlar, tarım alanları, zeytinlikler, yerin üstü ve altı talan ediliyor...

Birileri servetlerine servet katarken yoksul halk zehirleniyor, canlılar yok oluyor ve bölgeye sadece ölüm geliyor...

Hem de her gün artarak "yaşamak güzel şey" olmaktan çıkarken...

"Yaşamak bir işkence" halini alıyor...

Akmeşe'de çalıştırılmayan arıtma resmen ölüm saçıyor...

Kızderbent'in el değmemiş doğasına su değil, taş ocağı götürülüyor ve bir katliam başlıyor...

Bunlar birkaç küçük örnek...

Her yerde kasten, cebren ve hile ile vatan topraklarına ve insanlarına kasten bir taarruz var...

İşte bu cehenneme çevirenler, ülkemizin tüm zenginliklerini sermayeye peşkeş çekenler...

Yasalarla kılıf hazırlayarak, olmadı oldu bittiye getirerek peş keş çekenler, vatansever ama bu toprakların işgaline ve yok edilmesine karşı çıkanlar, savunanlar vatan haini...

İşte ülkemde böylesi bir dönem yaşanıyor... 

İlimizin belediye başkanlarının tamamı da sermayenin yanında taraf olarak duruyor...

Aynı zamanda halkın ve doğanın zehirlenmesine seyirci kalıyorlar...

Gözlerine ve akıllarına perde iniyor...

Vatanseverlik deyince mangalda kül bırakmayan bu zatı muhteremler vatan parsel, parsel yok edilirken neredeyse alkış tutacaklar ama onlar vatansever ve bunlara karşı direnen bir avuç cesur insan vatan haini...

İşte o yurdunu, toprağını, havasını ve suyunu korumaya çalışan bir avuç gerçek yurtseverlerin isimleri:

CHP Kocaeli İl Başkan yardımcıları Bilgi Dehmen, Yaprak Fidancı, Mehmet Demirtaş,  Erdoğan Ersin Tetik, CHP Dilovası İlçe Başkanı Kerem Aydemir, HDP İl Eş Başkanı M. Selim Akboğa, İlçe Başkanı Kadir Demir, İyi Parti İlçe Başkanı Emin Yılmaz, Saadet Partisi İlçe Başkanı Erkan Bilikli, Yeniden Refah Partisi İlçe Başkanı Ercan Oğuz, Mimar Sinan Mahallesi Muhtarı Alaattin Durmuş, Köseler Mahalle Muhtarı Selami Toklar, Tavşancıl Mahalle Muhtarı ve muhalefet meclis üyeleri İnci Aydemir Turan Tekgül, Salih Adıgüzel, STK Ekosder Başkanı İsmail Sami ve duyarlı vatandaşlar...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bülent Karagöz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.