Hediye yağmuru!!!

Cezve takımı.

Hijyen ve zeytinyağı seti.

Halı.

Tost makinesi.

Su ısıtıcı.

Valiz.

Mikro dalga fırın.

500 TL hediye çeki.

***

Tüm bunlar ne biliyor musunuz?

İzmitli gazetecilere, 16 Ocak Basın Onur Günü armağanı. Bir çekiliş yapmışlar, 100 kişiye hediye vermişler. Hediyeler ise valilikten, belediyelerden, birkaç firmadan.

Özellikle “İzmitli” diye belirtiyorum 16 Ocak’ın İzmit açısından önemine vurgu yapmak için.

En olmaması gereken yerde, en olmaması gereken günde, böyle saçma bir çekilişi kim neyi düşünerek organize etti anlamak güç.

Ama şaşırmıyorum, bizi bizden başka rezil edecek başka kimse yok memlekette …

***

Benim Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti ile aram hiçbir zaman iyi olmamıştır.

Sıklıkla cemiyet hakkında yazı yazardım eskiden. Gördüğüm yanlışı yazardım, ama arkadaşlarım dostlarım bana düşman olurlardı.

Şu an açıkçası yönetimde kim var kim yok bilmiyorum. Başkanın Cemal Kaplan olduğunu biliyorum.

Yönetimde hala dostluğumu sürdürdüğüm birkaç isim var.

***

Çetin Gürol’un başkan seçildiği ilk dönemi son derece net hatırlıyorum.

Çetin’in karşısına sevgili dostum Cihan Baylan rakip olarak çıkmıştı.

Ben ve birkaç dostum Baylan’ın kazanması için elimizden geleni yaptık.

Ama kongrenin yapılacağı tarihin sanki devlet sırrı gibi herkesten saklanması, üye listelerinin verilmemesi ve benzeri bir çok sebep yüzünden Cihan Baylan seçimi kazanamamıştı.

Hileli bir seçimdi ve zaten sonuçlarını gördük.

Çetin’in cemiyetin imkanlarını kullanarak kendisine ne gibi menfaatler sağladığını mesela kimse bilmiyor. Cemiyetten atıldı ama kimse atılma nedenini bilmiyor.

Çetin’in başkan seçildiği kongre öncesinde, taraftarları o dönem çalıştığım gazeteye ziyaretime gelerek destek istedi Çetin adına.

Ben dilim döndüğünce onlara ne kadar büyük bir hata yaptıklarını anlatmaya çalıştım.

Hatta sevgili kardeşim Gökhan Karabulut resmen bana küstü, tavır aldı. Gönlünü yeniden kazanmak için kırk takla attım.

Geldiğim noktada zaman beni haklı çıkardı ne yazık ki.

Ama benim anlamadığım bir şey var. Cevabını bilen sevgili dostlarım beni aydınlatırsa memnun olurum.

Merkez Bankası’nın karşısında bir büro var. İş hanının adını unuttum.

O büroda Cemal Kaplan, eski başkanlardan Halit Yılmaz ve hala yönetimde olan birkaç arkadaş işlerini yürütüyor.

Son 3-4 seçimdir cemiyetin başkanı o bürodan çıkıyor.

Neden acaba?

Yani memlekette başka bir adam yok mu cemiyeti yönetecek?

İlla ki cemiyet başkanının mesaisini o büroda mı harcaması gerekiyor.

Orada bir takım var ve kendilerini uzun zamandır basın camiasının ekabir takımı olarak görüyorlar.

Ben Cemal ağabeyin bu işi başaramadığını söylemiyorum.

Ama şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Cemal ağabey de, Halit ağabey zamanında oluşmaya başlayan ve tüm basın mensuplarını belediyelere sanki borçlu imiş, mahcup imiş algısı oluşturan çizgiden çıkaramadı. Cemiyet eğer üyelerine hediye verecekse, bütçesini ona göre ayarlayıp küçükte olsa bir jest yapmalı. Cemiyetin kendi bütçesinden üyeleri için özel hazırlattığı küçücük bir rozet bile, belediyelerin dağıttığı o hediyelerden çok çok daha anlamlıdır.

Rozet alacak paraları da mı yok?

Gitsinler Faruk Bostan’a, gitsinler Güngör Arslan’a. Gitsinler Genç ailesine, onlardan destek istesinler ki bu isimler o rozetleri seve seve yaptırırlar, böylesi daha evladır.

Belediyenin imkanlarıyla gidilen ultra lüks tatiller, belediyelere birkaç ajanda yapmak için muhafazakar görünüp de o tatillerde alkolün verdiği etkiyle dağıtan arkadaşları dün gibi hatırlıyoruz. Bu hepimizin utancı.

Körlerle sağırların birbirini ağırladığı bir cemiyetten beklentim, aslında bir sendika gibi çalışması.

Sendika gibi davranmaları için ise patronlara kafa tutmaları lazım. Ama bu dediğim şu an için imkansız görünüyor. Çünkü ben “patron” derken gazete patronlarını değil, belediye başkanlarını, bürokratları, basını besleyerek çıkar sağlayan iş adamı görünümlü çakalları kast ediyorum.

Şuraya bağlayayım. Kocaeli basını diye bir şey kalmadı ama, bir şeylerin hala düzgün işlediği bir yer kalacaksa o kesinlikle Gazeteciler Cemiyeti olmalı.

Tekrar söylüyorum ki, Cemal ağabeye başarısız demiyorum, ona saygısızlık etmek istemem öyle bir niyetim yok o bizim meslek büyüğümüz.

Ama cemiyette köklü bir değişime gidilmesinin de zamanı geldi.

Benim naçizane başkan adayım ise Mevlüt Soysal.

Mevlüt’ün başkanı olduğu bir cemiyetin AKP minvalinden de kısa süre içinde sıyrılacağını düşünüyorum.

Mevlüt’le bir habere gittiğimizde, orada 10 gazeteci varsa, 3 kişi “Ben çay içmeyeceğim” derdi.

İkisi mutlaka Mevlüt’le ben olurduk çünkü.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Tükenmez - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Akp Li - Birbirlerinin arkasından hertürlü aşağılık dedikoduları yaparlar ama 3 krs alabilmek icin bi emirle ayni masada şerefsizce otururlar neresi Yerel Basın bunların bunlar Tahirin BOROZAN'ı olmuş Ahmet Kardeş

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Ocak 11:28
01

Altınay Uçar - Tebrikler, Ahmet Tükenmez Kocaeli halka hoşgeldin

Basın camiasında tanıdığım dürüst çalışkan ender insan erenler cedit kentsel dönüşüm eylemlerinde tanıştık en zor anlarımızda hep yanımızda oldun sağol varol, yolun açık Başarıların daim olsun.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Ocak 01:36