Seçilenler tarafından yanlış anlaşılan Belediyecilik!.. (2)

Türkiye’nin birçok il ve ilçesi gibi Kocaeli’mizinde iki yıl önce 1 Nisan sabahına yeni belediye başkanları ile başladığı bugün “Belediyecilik nedir?” alt başlığı altında Belediyeciliğin ne olduğunu anlatmak istiyorum size.

12 Şubat günü “Seçilenler tarafından yanlış anlaşılan Belediyecilik!.. (1)” başlıklı yazımda Belediyeciliğin neden yanlış anlaşıldığını “Belediyecilik ne değildir?” alt başlığı altında örneklerle anlatmaya çalışmıştım. Bu yazıma yazabileceğim birçok örneğim daha var aslında ama onlar bugünün konusu değil.

Belediyecilik nedir?

Önceleri “Sokaktaki çöplerin alınması, park bahçelerin yolların yapılması, su kanalizasyon ve ulaşım hizmetlerinin sorunsuz çalışmasının sağlanması” olarak algılanan belediyecilik hizmetleri, 2004 yılında yayınlanan 5216 numaralı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 2005 yılında yayınlanan 5393 numaralı Belediye Kanunu ve ek olarak o tarihlerden bugüne çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ve Resmi Gazete yayınlarına göre; sınırları içerisinde yaşayan halkın huzur, esenlik, sağlık ve mutluluk içerisinde yaşamasını sağlamak için gerekli tüm faaliyetlerin yapılmasıdır.

İlerleyen zaman, değişen insanoğlu ve ihtiyaçları, gelişen teknoloji, dünyada tükenmez sanılan kaynakların tükenebileceğini görmemiz ve milliyet, statü gözetmeyen eşitlikçi COVID-19 ile geçen bir yıl; belediyeciliğin halkın huzur, esenlik, sağlık ve mutluluk içerisinde yaşamasını sağlamak demenin “Sokaktaki çöplerin alınması, park bahçelerin yolların yapılması, su kanalizasyon ve ulaşım hizmetlerinin sorunsuz çalışmasının sağlanması” demek olmadığını gösterdi bize.

Belediyecilik hizmeti insan odaklı bir hizmet olduğu için seçim öncesi hangi partiden olursanız olun, seçildiğiniz andan itibaren artık hiçbir partiye üye değilsiniz demektir. Çünkü siyasi görüşü ne olursa olsun belediye sınırlarınız içerisinde yaşayan her insana hizmet götürmek zorundasınızdır.

Benim anlayışıma göre Belediyecilik de asıl konu insanı, vatanını sevmek. Siz insanımızı, vatanımızı seviyorsanız hiçbir ayrım gözetmeksizin en iyi şekilde hizmet sunmak için çalışırsınız zaten..

Kocaeli’nin 1. derece deprem bölgesi oluşu, dengesiz sanayi büyümesi, su kaynaklarının sanayi tesisleri tarafından kirletilmesi, kentsel ve kırsal alanların plansız gelişmiş olması, sanayi ve üniversitenin buluşmaması, kentsel yayılma, tarım alanlarına imar baskısı ve yoğun sanayi kullanımlarına bağlı sağlıksız yerleşimler başta olmak üzere temel sorunları bulunmakta. Buna karşılık fırsata çevirebileceği kişi başına düşen gelirin en yüksek olduğu il, ekonomik çeşitliliği fazla, İstanbul ile yoğun etkileşim içinde, yüksek oranda genç nüfusa sahip, göç alıyor, güçlü ulaşım bağlantıları var, doğa turizmi potansiyeli mevcut, canlı ve sosyal bir üniversite yaşamı ve halkında hemşerilik bilinci durumları söz konusu. Bu bilgiler ışığında Belediyelerimiz sınırları içerisinde yaşayan halkın huzur, esenlik, sağlık ve mutluluk içerisinde yaşamasını sağlamak için neler yapabilir:

Öncelikle yeşil politikalar belirlenmeli, sürdürülebilir bir gelecek ve sürdürülebilir kent oluşturmak temel alınmalıdır. İklim değişikliğine hazır olmak için iklim eylem planı, deprem dolayısıyla afet yönetimi ve afet ulaşım yönetim konularında eylem planları hazırlanmalı, planlara uygun projeler üretilmelidir.

04.01.2021 tarihinde “2021’de Kocaeli’yi bekleyen büyük tehlike: “Su Kıtlığı”” başlıklı yazımda da belirttiğim gibi belediyelerimizde “Belediye Meteoroloji Birimi” kurularak yazımın içerisinde detayını belirttiğim uygulamalar yapılabilir. Kocaeli’nin “Su Fakiri” olma yolunda ilerlediği göz önünde bulundurulduğunda bu önerilerin acilen yapılması gerekmektedir.

Belediye binalarında sıfır atık uygulamaları, su ayak izi belgesi alımı ve güneş enerjisinden faydalanmak için güneş panelleri kullanımı yapılarak şehre örnek olunmalıdır. Kamusal alanın ardından halkında bu uygulamalara yönlendirilmesi için bilinçlendirme çalışmaları yapılmalıdır.

Yeşil OSGB’ler yapılarak çevre odaklı sanayi üretimi ile Türkiye’ye örnek olunmalıdır.

Adına Akuaponik denilen; balık yetiştiriciliği ve topraksız sebze üretiminin birleşiminin söz konusu olduğu bir proje yapılabilir. Bu proje ile balıkların (tatlı su çipurası, sazan balığı, yayın balığı, pervane balığı, Japon balığı, lepistes, Tilapia, levrek, alabalık) yaşayıp beslendiği, atık ürettiği bölüm ile sistemle daha önceden çimlendirilmiş sebze (lahana, kabak, salata, marul) ve meyve (çilek, domates) gibi bitkilerin yetiştiği bölümün birleşimi söz konusu. Bu proje ile belediyelerimiz ihracat yaparak ek gelir elde edebileceği gibi, Kocaeli halkına hem istihdam sağlamış hem de organik gıda ve taze balık sağlamak mümkün olur.

Barajlarımıza alabalık tesisleri kurulabilir. Bu tesislerde üretilen balıklarla birlikte ayrıca balığın yan ürünleri denilen havyar ve yavru balık gibi ürün ihracatı da yapılarak belediyelerimiz ek gelir elde edebilir, Kocaeli halkına istihdam sağlanıp, halkın taze balığa ulaşması sağlanabilir.

Temiz ve sürdürülebilir çevre için pazarlardan ve işletmelerden organik atıklar toplanarak tarımda toprak iyileştirici kompost ve solucan gübresi olarak doğaya, ardından sağlıklı gıdalara dönüşüp sofralara dönüştürülebilir. “Sıfır Atık” hedefleri doğrultusunda pazarlardan toplanan sebze-meyve gibi organik atıklar büyük kompost makinelerinde kolayca işlenerek, bahçelerde toprakla buluşturulabilir. Oluşturulan kompost solucanlara mama olarak verilerek elde edilen solucan gübresi meyve sebze yetiştiriciliğinde kullanılabilir.

Tarım ve Hayvancılık (Arıcılık dahil) Seferberliği başlatılabilir. Ülkemizde yetişmesi mümkün olan tarım ürünleri yeterli üretilmediği ve çiftçiye destek verilmediği için buğday, arpa, mısır, nohut, mercimek, fasulye, ayçiçeği, pamuk, tütün gibi birçok ürünü dışarıdan alıyoruz. 7’den 70’e tüm Kocaelililerin ihtiyaçlarını karşılayacağı söylenen, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iş birliği ile 5 milyon metrekare (750 futbol sahası) büyüklüğünde alana yapılacak olan millet bahçesi yerine; bu alanlar tarım ve hayvancılık (Arıcılık dahil) için kullanılabilir. Tarım ve hayvancılıkta (Arıcılık dahil) üretim ve üretici desteklenip; yetiştirme, işleme, depolama, lojistik süreçlerinde ve ekolojik pazarlar kurarak satışta yanlarında olunabilir. Tarım ve Hayvancılık Seferberliği içerisinde: 

  • Topraklarımız iklim, su ve toprak verimi bakımından tarım bölgelerine ayırmak, 
  • Âtıl durumdaki tarım arazilerinin değerlendirilmesini sağlamak,
  • Anadolu’da yıllarca ekilen soyu muhafaza edilmiş GDO’suz yerli cins, tekrar üretilebilir tohumların kullanılmasını, tohum takası yapılmasını sağlamak,
  • Tohumların ithal ve hibrit olmaması için özen göstermek,
  • Çocuklarımızı, çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşan üreticilerimizi ve vatandaşlarımızı eğitmek,
  • Maliyete dayalı destek sistemi oluşturmak,
  • Üretim esnasında ve sonrasında yaşanılan sorunların giderilmesine yönelik çalışmalar yapmak,
  • Satış kanallarıyla ilgili sürecin iyileştirilmesini sağlamak,
  • Hayvancılık ile uğraşan halkımıza yer ve hayvan desteği vermek,
  • Mazot, gübre, tohum ve fide desteği sağlamak,
  • Hayvancılık ile uğraşanların sağlıklı ve organik yeme ulaşması için üretimini ve lojistiğini yapmak,
  • Karma yemde bulunan soya, mısır, ayçiçeği, kepek, küspe gibi ürünlerin hayvancılık ile uğraşan halkımıza temin edilmesi için üretimini ve lojistiğini yapmak,
  • Gıda kayıp ve israflarının azaltılmasını, tarımdan elde edilen gelirin artırılmasını sağlamak,
  • Tarımda su kullanımının verimliliğini artırmak, yağmur suyunun kullanımını sağlamak,
  • Tarlalarda ve hayvancılıkta çalışacak personeli Kocaeli halkından seçerek istihdam sağlamak,
  • Ürünlerin belediyeler tarafından alınarak, işlenerek/işleterek ekolojik pazarlarda vatandaşa satışını sağlamak gibi daha birçok şey yapılabilir.

Örnekleri daha da çoğaltabilirim. Bunlarda yapılabilir mi diyenleriniz olursa belirtmek isterim ki yukarıda yazmış olduğum projelerin hepsinin ülkemizde ve dünyada uygulanmış birçok örneği var.

Belediyelerimiz bunları yapabilmek için kaynağı nereden bulabilir…

AB’nin Yeşil Mutabakat’ına uygun olarak sera gazı emisyonlarının sıfırlanması, Biyoçeşitlilik, Sürdürülebilir tarım, Temiz enerji, Yapı ve renovasyon, Sürdürülebilir ulaşım, Kirliliğin ortadan kaldırılması ve İklim eylemi konularında büyüme stratejisi içeren projeler oluşturulabilir. İstanbul, Çanakkale, Kütahya ve Çorum Belediyelerimizin yapmış olduğu gibi yapılmasına karar verilen projeler için AB Desteği alınabilir. 

Birleşmiş Milletlerin 2030 yılına kadar dünyada yoksulluğun tüm boyutlarıyla ortadan kaldırılması ve insanlığın ortak refahının sağlanması için 17 hedef ve 169 alt başlıktan oluşan “Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri” doğrultusunda Türkiye’deki birçok belediyede olduğu gibi çalışmalar, destek ve hibe ile projeler yapılabilir.

Ayrıca: Belediye Kanunu’nun 60. maddesinde belirtilen belediyelerin mal ve hizmet alımları sonrası oluşan giderleri dışında; ne yazıktır ki Türkiye’de birçok belediyede olduğu görülen çalışmadan maaş alanlar, huzur hakkı adı altında haksız ödeme alanlar, yandaş ihaleciler, para aktarılan dernekler ve/veya tarikatlar, yolsuzluklar ve birçok başka israf gibi giderlerin belediyelerimizde var olup olmadığı konusunda yapılacak bir araştırmanın belediyelerimizin gelir elde etmesi için faydası olacaktır.

Vergiler, harçlar, harcamalar katılma payı vb. gibi belediyelerde mevcut olan özkaynak gelirlerinin dışında gelir elde etmek için: Popülist politikalar yerine daha reel gerçekçi politikaların seçilmesi gerekir, pansuman tedbirler yerine insana doğaya saygılı ek gelir kaynaklar oluşturulmalıdır. Mesela halkımız sanki güllük gülistanlık yaşıyormuş da tek eksiği millet bahçesiymiş gibi 9 adet millet bahçesi yapımından vazgeçilse, harcanacak gider miktarı bu tip projelere gelir olarak kullanılabilir. Temsil ve ağırlama giderleri düşürüldüğünde, yol, peyzaj ve Fen işleri Müdürlüğü sorumluluğundaki alanlarda yapılan çalışmalar büyük ölçüde belediye öz kaynakları ile yapıldığında gelir elde edilebilir.

Belediye Başkanları beş yıl için seçildi. İki yılını geride bıraktık. İki yıl değerlendirme için kısa bir dönem diye düşünenleriniz varsa neredeyse çalışma sürelerinin yarısı olduğu için size katılmadığımı bilmenizi isterim.

Yasa gereği nüfusu 50.000’in üzerinde olan il ve ilçelerin hazırlamakla yükümlü olduğu Stratejik Planlarını görevlerinin başında hazırlayıp hedeflerini belirleyen Büyükşehir Belediyemizin ve 12 ilçe belediyemizin (Her ne kadar nüfusu 50.000’in üzerinde de olsa bazı ilçe belediyelerimizin web sitelerinde stratejik planları yer almasa da); hedeflerine ne ölçüde ulaştığı, hedeflerine yenilerine ekleyip eklemediklerini bilmek Kocaeli halkının hakkı. Geçen yıl Türkiye’nin en borçlu belediyesi seçilen Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin borcunun ne durumda olduğunu ve tabii diğer ilçe belediyelerimizin borçlarının da ne durumda olduğunu bilmek Kocaeli halkının hakkı. Seçimi kazanabilmek için yaptıkları seçim vaatlerinin ne kadarının gerçekleştirilebildiğini bilmek Kocaeli halkının hakkı.

5393 numaralı Belediye Kanunu Madde 13’te “Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır.” yazmaktadır. Bu maddeye istinaden öncelikle bu Kocaeli’nin bir hemşehrisi, sonrasında da Kocaeli’nde doğup büyüyen yaşamını sürdüren bir Kocaeli’li olarak Kocaeli Büyükşehir Belediyemizden ve 12 ilçe belediyemizden geçen bu iki yıllık süreçte neler yaptıklarına dair basın açıklaması yapmalarını talep ediyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Zehra Korucuoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.