Kardeşlik duygusu, AKP belediyeciliği, sağlık bürokrasisi, Atatürk düşmanlığı

Kardeş kelimesinin günlük hayatımızda çokça kullanıldığı gerçeği bir tarafa dursun, toplumumuzda eskiden büyüklerimizden ne kardeşlik hikayeleri dinlerken günümüzde bir çoklarımız dünya kadar sıkıntıyla baş etmeye çalışırken ne mücadeleler verirlerken BU KELİMEYİ hatırlamak hatta unutmamak gerekliliğine inanıyorum.

Kardeş kelimesinin tarifi TDK’da yazmakta, günlük kullanımda çokça yeri var, her ne kadar az duysam da son zamanlarda. Örneğin; kardeş parti, kardeş şehir, kardeş okul, kardeş kardeş geçinmek, kardeşim ne bakıyorsun, kardeş sen nerelisen gibi çokça kullanımı var. Ağız ve lehçe farklılıklarına göre söylemi değişmektedir, gardaş, karındaş, kardaş gibi değişik söylemleri de var, en ilginç söylemi K.K.T.C vatandaşlarının söylediği tarz bence, çok severim Kıbrıs Türkçesini, lakin bu kelime kulağıma çok hoş gelen şivesinde bu kelimenin söylemi biraz sert geliyor. Değerli kardeşim Hüsnü’yü bu vesileyle anıyorum.

Büyüklerimizden öğrendiklerimle ayakta durmalıyız günün değişen şartlarına ayak uyduracağız diye geçmişi unutmadan, ananelerimiz ve geleneklerimizi kaybetmemeye çalışmalıyız. Şimdi nerden çıktı bu KARDEŞLİK duygusu derseniz şuradan çıktı. Toplumlar, halklar zaman zaman zorlu günler geçirir, maddi buhranlar, sağlık sorunları ve daha nice sorular yaşamıştır tarih boyunca, yaşanılan bu olaylarda zaman zaman çöküntüler yaşayan toplumun düşmanı olanlarda çoktan yangına benzin dökmekten geri durmamışlardır. Kimi zaman alenen kimi zaman sinsice!

ATATÜRK’ün Türk Gençliğine hitabesinde bahsettiği “İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların olacaktır” sözü boşa söylenmedi!

Peki toplum olarak bu tip olaylar karşısında nasıl reflekslerimiz olmalı! Tarihte atalarımız kendilerini nasıl korudu, neler yaptı, bunları bugün halkımızın yüzde kaçı biliyor!

Dünyanın hiçbir ülkesinde kurucu liderini, tarihi geçmişinde imparatorluk yapmış, yöneticilik yapmış tarihi şahsiyetleri bizim günümüz toplumunda yaşayan bazı hadsizler kadar eleştiren olmamıştır. Peki bu mesnetsiz, anlamsız eleştirilerin sebebi nedir? Bu insanları karşınıza alsanız canlı yayında 3 dakika konuşsanız halkın gözü önünde sizce cehaletleri paçalarından akar mı? Bence hem akar, hem de buram buram kokar! 

Ee madem öyle yıllardır yaşanan bu kurucu liderlere hakaret dünyanın hiçbir gelişmiş toplumunda yaşanmazken Türkiye’de bu hadsizliği yapanlar kime, neyine, hangi bilgi seviyesine güvenmekte, dediklerinin hiçbir tarihi ve bilimsel yanı yokken gösterdikleri insan ahlakına ve onuruna yakışmayan bu tavır davranışları nasıl yapabilmektedirler! 

Yoksa ülkemizde bu konuda Türk Halkının hassasiyeti anlaşılamamakta mıdır? 

Amaç nedir? Neden yıllardır bu ülkenin kurucu lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ e saldırılmaktadır? Ya da bu haksızlıkları yapanlar hakkında yasal olarak hangi girişimlerde bulunulmaktadır? Türk medyasında sizce ettiği hakaret mi daha fazla yer bulmaktadır, aldıkları cezalar mı? 

Atatürk ve silah arkadaşları, o dönemdeki Kuvvayi Milliyeciler, çocuklarını kundakta bırakıp savaşmaya, cepheye gidenler, 5 yaşındaki çocuklardan 90 yaşındaki nenelerimize, dedelerimize, Anadolu halkına Türk insanın gözünün içine baka baka  o hakaretleri kimsiniz ki siz, kendinizi ne zannedip  TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE ya da dünyanın herhangi bir yerinde edebileceğinizi inanıyorsunuz  diye sürekli sorulması hatta davalar açılıp konunun peşinin bırakılmaması gereklidir! Türk Tarihi sizin gibi hainlere haddini bildiren atalarımızla dolu, nasıl bir kirli zihniyete sahipsiniz ki tarihte olan biteni bilmiyor gibi davranabileceğinize inanırsınız hala. Cehaletiniz paçalardan akarken siz siz olun Türk’ün şerefi ve onuru için yaşayan bir millet olduğunu sakın unutup başka milletlerle karıştırmayın!

Gelelim kardeşlik duygusuna 84 milyonun kardeşlik duygusunun ne denli olduğunu görmek istercesine değil de zarar vermek için hareket edenler, örtülü operasyon dahil her yöntemi  denemekten vazgeçmeyen iç ve dış bedhahlar; İzmir denizinde yüzen Yunanlıları, Atatürk’ün Afrin’deki Trablusgarp’taki Çanakkale’de dahil tüm askeri hayatındaki komutanlığını, Kuşçubaşı Eşref’i, Zenci Musa’yı, Barbaros Hayrettin Paşa’yı, Hüsnü Bingöl’ü, Fatma Seher Hatun’u, Mim mim grubunu, İpsiz Recep’i, Yahyakaptan’ı, Ayşe Binbaşı’yı, Asker Saime’yi, Sütçü İmam’ı, Sultan Alparslan’ı, Seyit Battal Gazi’yi, Seyit Hüseyin Gazi’yi, Fatih Sultan Mehmet’i, Akçakoca Beyi, Cezayirli Hasan Paşa’yı, Nizamül Mülkü, Alaaddin Keykubat’ın, Osman Gazi’yi, Kafkas Kartalı Şeyh Şamil ve daha nice atalarımızı unutup EVANJALİSTLERİN, TARİKATLARIN, CEMAATLERİN PAKRUDUNİLER  dahil birçok grubun, çeşitli dış kökenli istihbarat servislerinin kucağında oturup hala operasyon sevdasıyla iç bedhahların yardımıyla yapıp başarabileceğiniz tek şey tarih boyunca olduğu gibi koskoca bir hüsran olacaktır, unutmayınız TARİH TEKERRÜRDEN ibarettir! Haçlı seferleri ve Kazıklı Vladların izinde devam etmeye madem bu kadar meraklısınız TÜRK’ün cevabını da alırsınız hiç merak etmeyiniz.

KARDEŞLİK duygusu parayla satılacak ya da satın alınabilecek bir şey değildir, bu duygu sayesinde bugünlere gelmiş TÜRK MİLLETİ’ni kimse küçük ve hakir görmeye kalkmamalıdır, Anadolu Halkı tarih boyunca bu duygu sayesinde ayaktadır, asırlarca bu sağlam  temelin harcını atan ecdadımızdan Allah gani gani razı olsun, rahmetle ve minnetle anıyoruz ve onların izinden gidiyor, ışığı takip ediyoruz CEHALETİ değil, AYDINLIĞI takip ediyoruz kararmış zihniyetleri ve bet suratları, namertleri değil!

Geçtiğimiz günlerde Kocaeli Valiliğinin önünde beklerken anam ne göreyim, genç bir anne ve iki çocuğu el ele tutuşmuş yürüyorlar, çocukları görmeliydiniz,  kardeşlik duygusunun tam anlamıyla tasviri, izin almaya fırsatım olmadı resimlerini çektim, dayanamadım çok güzeldi kardeşlerin o görüntüsü, sizlerle de paylaşmak da yarar gördüm, eğer ailesi görürde istemiyoruz derlerse kaldırırım resmi, lütfen mazur görsünler, toplumun kardeşlik duygusunu görmesi için bu resmî izin almaya fırsatım olmadığı için, ancak bu kareyi paylaşmakta toplum adına fayda görürüm.

Üç gün sonra bir de ne göreyim dört tane kaz yavrusu, baktım pıtır pıtır birlikte bir o yana bir bu yana, geldiler yanıma, birbirlerine sokulup ısınmaya çalışmazlar mı? 

Demem o ki kardeşlik duygusu insanlarda, hayvanlarda görülürken, dünyanın gelişmiş toplumlarında bile kurucu liderlerine en ufak bir hakaret duyulmazken maalesef bizde bazılarında koca koca yaşını başını almışlarda belli ki tam anlaşılamamış! Yazık bile demiyorum böylelerine.

KOCAELİ’deki AKP BELEDİYECİLİĞİ

YILLARDIR ilimizde her belediye seçimlerinde tüm ilçelerde  kazanan AKP, son seçimlerde İzmit Belediyesi’ni CHP’li adayın kazanmasıyla tabiri uygunsa tam anlamıyla şok geçirdiler. Ben  ise en baştan beri farklı bir tablo görmeyeceğimi söylemiştim. Karamürsel, Derince’de de zorlandıklarına inanıyorum! Bu tabloyu oluşturan en büyük faktörler Kocaeli’de yaşanan AKP’li Belediyecilik  anlayışı, siyasetçileri ve yakın oldukları bürokratların başarı konusunda halk tarafından 2003’lü yıllara nazaran daha farklı değerlendirilmesi ile alakalıdır!

Kocaeli’de bir önceki dönem Büyükşehir Belediyesinin 6 milyarlık borcu olduğu söylenmekte, Sayıştay raporlarında birçok belediye ile ilgili inanılmaz harcama kalemleri  ortaya konmaktaydı.

2019’da T.B.M.M.’de Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a cevaplaması İçin verdiği soru önergesinde “Kocaeli’nin altyapısı yok, borcu var “diye başlamıştı sözlerine ilimizde yağan yağmurlar sonrası ortaya çıkan caddelerdeki, sokaklardaki havuza dönmüş yollarda vatandaşımızın çektiği sorunları dile getirirken.

2021 yılında Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin alt yapı İçin 470 milyon ayıracağını duyurduğu günümüzde acaba Kocaeli’de yıllardır yağan yağmurlarda yolların çoğunda su birikintileri olurken bunca yıldır bu ilde nasıl bir belediyecilik anlayışı hakimdir diyenlerin ve hakkını helal etmeyenlerin sayısının arttığı gerçeğinin gün geçtikçe belirginleştiği  unutulmamalıdır!

Yıllardır yol konusunda Kocaeli’de kaç milyarlar harcanmış, 2021’de daha yağmurun başladığı 5. dakikada şehrin DRONE ile trafiği görüntülense kim ne açıklama yapar , özellikle ilimizin milletvekilleri, siyasi parti il başkanları ve belediye başkanlarından nasıl açıklamalar gelir acaba.

GELELİM KOCAELİ BÜROKRASİSİNE

Yıllardır iktidar partisine yakın bazılarının bu durumu gizlemediği gerçeği ortada gün yüzü gibi dururken bu ilde çocukluğumdan beri bürokrasinin bir şekilde içinde olmuş, ömrü hayatımda görmediğim manzara ve tutumlarla karşılaşıldığına şahit olmaktayım son yıllarda.

Eskiden de bazı bürokratların siyasi tandansları, eğilimleri bilinirdi ancak kimse kendini açıkça belli etmez ÇÜNKÜ ÖNCE DEVLET MEMURU olunduğu  bilinciyle hareket edilirdi, hiçbir dönemde bu kadar aşikar bir durum görüldü mü? Ya da bu durum ilerde ne gibi sonuçlar doğrurur düşünülür mü? 

Eskiden bürokratların toplumun, halkın kendisine bakış açısına  çok çok daha önem verdiklerini  o kadar iyi hatırlıyorum Kİ ! Eski  bir bayan bakanın bir cenaze ya da bir katılımı yoğun bir olaya çelenk yolladığı, bu çelengin parasının da cebinden çıkmadığı üzerine başına gelenleri düşününce günümüzde olan bitenlere akıl sır erdirmekte zorlanıyoruz.

Kocaeli’de dünya kadar haber yazıyoruz, inanın tek bir tekzip, inkar, dava açılmıyor tarafıma. Şimdi insan haliyle düşünüyor ben bu kadar köşe yazısını sadece okunsun diye değil, halkımızın devletimizin çıkarlarını da korumak adına yazıyorken ilgilerinden tek bir ses çıkmazken ne demeliyim?

Yahu MİLLET sıkıntı çekiyor diyorum, ilgilisi çıkıp yok öyle bir şey demiyor!

Vatandaşın hakkı yeniyor diyorum utanmasalar bazıları yalan söylediğimi iddia edecek onu da demiyorlar, süt dökmüş kedi gibi neyi bekliyorlar anlamak güç.

Bakın Kocaeli’de doğup büyümüş bir İzmit Çocuğu olarak  ben bu kentte yaşayanların haklarını son nefesime kadar savunmaya devam edeceğimde Kocaeli Milletvekillerine ve siyasetçilerine başta iktidar partisiyiz diyenler olmak üzere  sormak isterim, müsilajdan uyuşturucuya, her gün yaşanan trafik kazalarından asayiş olaylarına, inşaatlardan düşmelerden belediyelerde yaşanan torpil olaylarına, telleri evine götürme olaylarına, bu ilde dünya kadar sıkıntı varken Allah aşkına sizce siz halk için bu konularda çoğunlukla  birşeyler yaptığınıza inanır mısınız, katkı sağlayanlar lütfen üzerine alınmasın dediğimi! 

Geçtiğimiz günlerde bizzat benim yazdığım Körfez Devlet Hastanesindeki pandemi sürecinde vatandaşa aylardır, neredeyse 1 yılı aşkındır heyet raporu verilemediğinden bahsettim. 

Vatandaş pandemi sebebiyle heyet kurulu aylardır olmayan Körfez Devlet Hastanesi’nden  rapor alamadığı için başka kamu ve özel hastanelere başvurmak zorunda kalıyor dedim, çıt çıkmıyor!

Şimdi sormak istiyorum ben bu ilin sağlık müdürü Yüksel Pehlevan’a, sağlıktan sorumlu olduğu söylenen Milletvekili hanımefendiye ve AKP İl Yönetimindeki özel hastane sahibi doktor beye bu kadar ciddi bir olaydan bahsediyorum, hayırdır neden kimseden ses çıkmıyor, vatandaşa heyet raporu vermeyen Körfez Devlet Hastanesi’nde  iki nüfuzlu kişiye “SİLAH için SAĞLIK KURULU “raporu verildiğini, bu kişilerin Körfez ilçesinde anlı şanlı tanınan bir inşaat firmasıyla çalışan taşeronlar dedim diye mi ses soluk çıkmıyor! Mevzu siyaseten zarar vermek olsa inanın elimde yeteri kadar bilgi belge var, sizce daha mı açık yazardım, peki ben bunu mu yazdım yoksa VATANDAŞIN ÇEKTİĞİ PERİŞANLIĞI ilgililerine anlayın ve gereğini yapınız mı demeye çalıştım, peki yapılan ne var? 

İsimlerini yazmadığım için mi dikkate alınmaz bu haber, yoksa çok ciddi bir sıkıntı var da görmezden mi geliniyor?

Kocaeli’de vatandaş sıkıntı çekerken bahsettiğim bu konu acaba bir suçun ihbarı sayılmaz mı, görevini kötüye kullanma suçu denebilir mi buna!

Peki bir tıp hekimi olarak, bir İzmit’li olarak ben bu ilde vatandaşlar sağlık sorunları yaşamasın diye bu kadar uğraşırken yazdığım bu haberlere yanlı yorumlar yapılırken bu tutumlar ve yorumlar olayın üstünün örtülme telaşı olabilir mi, halkın gözünde kendilerini haklı çıkarma çabası olabilir mi?

Daha önceden Kocaeli ilinde silah ruhsatları ile ilgili çok ciddi iddiaların varken, bir siyasi parti yöneticisinin ve kurumun adının karıştı böyle bir gerçek varken  bu konuda acaba daha önceden bahse konu hastanede verilen heyet raporları ile ilgili sıkıntılar olma ihtimali var mıdır ki bir önceki hastane yöneticisi hakkında yenilir yutulur iddialar varken ne araştırma yapılmıştır, o dönemde yazılan bir haberde Mürsel Durmaz’ın bu hastane yöneticisi hakkında devam ettirdiği soruşturma ne olmuştur mesela, ya da daha önceden sağlık il müdürü Mürsel Durmaz iken onun emrinde yöneticilik yapan Ahmet Sarıışık hakkında bir soruşturma yapmasının hem etik olarak hem hukuken bana göre çok tartışılacağı yön bulunmaktadır, aynı diğer eleştirdiğim bazı soruşturmalarda olduğu gibi, düşünün iki sağlık müdür yardımcısı, arkadaşlar , yana yana odalarda yıllarca görev yapıyor, Pınar Özkır Sönmez görevinden alınıyor diğeri başkan olarak görevine devam ediyor, Şenol Ergüney tarafından başkan Arzu Aşı soruşturma muhakkiki tayin ediliyor, soruşturulan Dr. Pınar Özkır Sönmez, bu soruşturmaya yazılı olarak  itirazımı valiliğe yapmama rağmen devam ediliyor, sizce sonuç ne çıkmıştır? Hele bir de Vedat Tortumluoğlu adlı sağlık müdür yardımcısının bir ambulans konusundaki soruşturması nasıl yürütüldü, ne sonuç çıktı, kolay değil yüzbinlerce liralık kamu malı ambulans hakkında olduğu iddia edilen bu soruşturmanın sonucunu da elbet bir gün öğrenip yazacağım!

Peki Körfez Devlet Hastanesinin  başhekimi Ömer Dağ, acaba o iki kişiye silah raporları verilirken o rapora imza atan hekim arkadaşlarımız konuyla ilgili nasıl bir sorumlulukları olduğunun zerre kadar farkında mıdırlar?

Kamu hastanelerinden sorumlu başkan olan Ahmet Sarıışık ve başkan yardımcısı Serhat Karatepe bu konuda gazetemize herhangi bir açıklama yapmak isterler mi ya da konuyla ilgili en ufak bir rahatsızlık duyarlar mı?

2 aydan fazla oldu, Kocaeli Sağlık Müdürlüğündeki makam odasına beni çekmek için provoke edip, hakaret ve tehdit ettikten sonra odasına beni çektikten sonra saldırıp hakaret eden Coşkun Güler’in hala o makamda otururken, karakolda o gün verdiği ifadede kapıyı kitlediğini kabul etmesi ama saldırdığından bahsetmemesi! Bu olayın hemen sonrasında Mustafa Güneş’in makamında Şenol Ergüney ile kritik yaptıkları, yanlarında Sağlıksen Başkanı Erdal Yıldırım ve Mali İşlerden Sorumlu Başkan Mustafa Tekin’in bulunduğu iddialarına da en ufak bir yalanlama ya da cevap  gelmemiştir!

Hele bir 112 Başkanı var, Gölcük’te mahkemedeki hali gözlerimin önünden gitmeyen ancak 112 doktorları bir kalemde 10 kişinin 14 Mart günü Güneydoğuya apar topar yollandığı gerçeğine sesi çıkmadığı gibi,bir kalemde 112 AÇM’den 5 hekimin bir anda geçici görevlendirmesine sesi çıkmadığı gibi başka birimlerden geçici görevle 112 AÇM’ye hekim getirdiğini unutmuş, 112’de bu ay iki doktor olarak çalışmasına sesi çıkmayan, yıllardır günlük 3 hekimle 30 Ashi’yi döndüren bu birimi, kendilerinin açıladığı artan ambulans ve istasyon sayısı övünürlerken, artan olaylarda hekimleri danışmanlık arayan ekiplerin bekleyip beklemeyeceğini me düzeyde hesap ettiği ortaya olan bir başkan, başkan yardımcısı ve 112 Başhekimi!

14 Mayıs 2021’de DEAH’a bağlı Alikahya Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesine giden Kocaeli AKP Milletvekili Emine Zeybek ve AKP İl Yöneticilerinden sağlıktan sorumlu Şahin Talus’u karşılayanlar arasında hastanenin başhekimi tabelasında ismi yazan Hüseyin Şaşkın yok, İl sağlık müdürü Yüksel Pehlevan ve eski başkanlardan Onursal Varlıklı var önlüğünü giymiş vaziyette! Görevinden istifa etmiş, hakkındaki iddialardan bahsetmekten hoşlanmadığım istifa etmiş, bu kuruma zerre kadar yararı olduğuna inanmadığım gibi kurumu rezil ettiğine inandığım bu kişi ne sebeple bu karşılamada  yer alıyor?

Şimdi hal böyle olunca İl Başkanı Mehmet Ellibeş ve Kocaeli Milletvekillerine bir soru sormak isterim, yüksek sesle söylenmese de ŞENOL ERGÜNEY’in müdürlükten alınmasına rağmen bu kurumu hala gizli kapılar ardından mı yönetiyor sorusu, lütfen Yüksel bey bu sorumu kendisine hakaret olarak görmesin çünkü Şenol Ergüney’in personel mesaisini bitirip işten çıktıktan sonra kendisi ile görüştüğü ve bunun bir iki kezden fazla olduğu dillendirilirken kendisinden tek bir yalanlama, inkar ya da en ufak birşey duymadım.

Şenol Ergüney gibi biri yönetsin ya da yönetmesin Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğünde yaşanan olayları Hasan Aydınlık döneminden beri başarısız bulan bir tıp hekimiyim. Nitekim dediklerim konusunda Pandemide yaşanan başarısızlıkları, yanlış veri girdik diye açıklayan bir İl sağlık müdürünün ben o gün yüzünün kızardığını görmedim yani utandığına inanmadım, bugün ise bu iddialarıma en ufak bir cevap duymadığım Kocaeli’de yeni il sağlık müdürüne Körfez Devlet Hastanesi yöneticisi Dr. Ömer Dağ’a  eminim en ufak bir ön inceleme bile başlatmamıştır, hatta haberin ertesi günlerinde  il sağlık müdürlüğünde görüldüğü söylenen Dr.Ömer Dağ’a birazda köşemden soru sormak isterim bile demeye lüzum görmüyorum, konunun takipçisi olduğumun bilinmesini isterim dediğimi de hatırlarım!

Kocaeli Valisi sayın Seddar Yavuz bey size desem ki bu il sağlık müdürlüğünde tarafıma yıllarca açılmış inceleme soruşturma varken acaba Körfez Devlet Hastanesinde yaşanan bu skandal olayla ilgili olarak iddia demememe rağmen neden bu ildeki bir tane yetkiliden tek bir VATANDAŞIN HAKKINI SAVUNULDUĞUNU duyduğum bir hareket, söz göremiyorum?

Seddar bey pandemi sürecinde hastanenin heyet kurulu rapor veremediğini Sağlık Bakanlığı’nın  MHRS’den yani internetteki randevu sistemi üzerinden tüm halka duyururkarken, 03 Mayıs 2021 tarihinde 20096 sayı numarası  ile İ.Ö adlı şahıs ile 20097 sayı numarası H.S.S adlı nüfuzlu kişilere verilen rapor ile ilgili olarak sizden herhangi bir girişimde bulunmanızı beklemem, çünkü bizzat savcılığa görevini kötüye kullananlar ile ilgili şikayetçi olacağım.

Hal vaziyet böyle olunca Şenol Ergüney gibi dünün fettullahçısı birine müdürlük yaptığı dönemde bile KOSADER ve LALEDER ilintililerle yol yürümüş bir kişinin yöneticilerinin hala yönetici olması kadar bu ilde pandemide yaşanan başarısızlıklar bana hiç de garip gelmiyor. HAKKIMI HELAL ETMİYORUM bu ilde milletimiz sıkıntılar yaşarken göz yuman, ağzını açmayan, eğriye eğri demeyenlere!

İlgililerine sormakta yarar görürüm ŞENOL ERGÜNEY’in Sağlık Müdürlüğüne HALA ETKİLERİNİNİN devam etmediği düşünülebilir mi? Şahsın bitmek bilmeyen ŞEHİR BÖLGE HASTANESİNE yönetici olma fikri var mıdır dersiniz? Onursal Varlıklı gibi adının geçtiği olayları unutmadığım, bana göre utanç veren bu olaylar DEVLETİMİZİ sıkıntıya sokarken bu ilin milletvekilini karşılayanlar içinde il sağlık müdürünün yanında yer alabiliyorsa yanlış giden birşeyler var diye düşünürüm! Keza ilimizin PANDEMİ sürecince yaşadığı süreç ortadadır, herkes görmektedir.

Değerli okuyucularım bir de sizlerden istirham ediyorum yazınız çok uzun diye belirtmeyin, bu köşede masal yazmıyorum ben, Kocaeli’de hakkın çektiği sıkıntıları dile getiriyorum, mümkünse sıkıntıları yaratanların azalması için dua ediniz ki yazılar kısalsın.

Son olarak Nisan başlarında Başiskele İlçe Sağlık Müdürlüğüne yazdığım dilekçeye halen cevap gelmediğini, bu cevabın mahkemeye delil olarak sunacağımı belirtmeme rağmen yasal cevap süresini aşmaya başta müdüresi Gonca Set ve İlçe Kaymakamı İsmail Gültekin beye bildirmek isterim, sayın kaymakam beyde kusuruma bakmasın,  tweet de attım en yetkili merciye cevap gelmeyince buradan yazmak durumunda kaldım, yoğunluktan sizi arayamadım ama hoşgeldiniz ilimize demek için iki adet çam sakızı çoban armağanı hediye bıraktım umarım beğenmişsinizdir. Hem vali yardımcılığı hem kaymakam olarak görev yapan tek kişisiniz ilimizde takdir ediyorum, memurlara yaklaşımınızdan gururla bahsedilmekte ve bu konuyu takdir ettiğimi de belirtmek isterim. Bu dilekçelerle ilgili şikayetlerim Kocaeli Ohal Valisi olan; Bank Asya şubesini Bank Asya Genel Müdürü ve föteden ihraç Diyarbakır Kayapınar kaymakamıyla açılış kurdelası ile kesen Dursun Balaban adlı kişinin,eski il valisi Hüseyin Aksoy döneminden beri zaman zaman bazı kurumlarda  karşılaşmış  biri olarak daha uzun bir yazımda ele alacağım. Bu yazımda Kocaeli Adliyesinde karşılaştığım ve rahatsızlık duyduğum bir durumu da çok net olarak yazacağım.

Ayrıca ilimize son olarak Eskişehir Valiliği’nden gelen yeni vali yardımcısı Aslan beye de görevinde başarılar diliyorum.  Ayrıca Aslan adının benim için önemini bilahare başka bir yazımda yazacağım.

Geçtiğimiz haftalarda rahatsızlanan Devletimizin Valisi Seddar beyfendiye de geçmiş olsun demek istiyorum.

İzmit Kaymakamlığı başta tüm kaymakamlıklara ve İLÇE HIFZI SIHHA KURULLARINA sosyal mesafenin önemini bir kez daha hatırlatmakta yarar görür, özellikle Halk Sağlığı Başkanlığına bu konunun yani HIFZI SIHHA KURULU kararlarının bir kişinin kontrolüne bırakılmayacak kadar hassas ve önem arz ettiğini vurgulamakta yarar görürüm.

TIP HEKİMİ olarak ilimizde Türk Tabipler Birliğini de SOSYAL MESAFE konusunda halkımıza bilgi vermesini hatta PANDEMİ konusunda daha aktif görmenin sürece olumlu katkısı olacağı konusunda hekimlerimizin görüşlerinide kendilerine aktarmak isterim.

Değerli halkım sizlere UMUTSUZ DURUMLAR yoktur umutsuz insanlar vardır sözünü hatırlatırken KARDEŞLİK DUYGUSUNU, hiç kimsenin halkımızdan daha güçlü olmadığını, ATATÜRK İLKE VE İNKILAPLARINDAN ayrılmadığımız sürece aydınlanmanın devam edeceğini, yolumuza düşen IŞIĞIN önemini belirtmek isterim.

Saygı ve sevgilerimle….

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Dr. Ersoy Kandemir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

15

42 Evlerden Ablan - Ersoy Bey İzmite ışık tutuyorsunuz fakat ışık o kadar güçlü ki gözlerimiz kamaşıyor. Bu da yolumuzu görmemizi engelliyor. Lütfen ışığı azaltarak sunar mısınız ? Biraz soluk alarak lütfen Yılların bürokrasisi bir kalemde düzelemez. Zaten beklenemez Yine yazınız ama vites düşürerek lütfen . Gençlerimizin de yazılarınızı okuduğunu düşününüz karamsarlıklarını pekiştirmeyelim İyi ki varsınız. Lütfen sakin olun

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 04 Haziran 07:45
11

Dost - Hocam tespitlerin yerinde kalemine sağlık yılların gazetecisi gibi yerinde yazı yazıyorsun başarılar

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 02 Haziran 20:58
10

Alesta - Kardeşlikle başladın nefretini ve zehrini akıtarak bitirdin . Hep aynı konuları yazıp yazıp duruyorsun . Millete kardeşliği anlatırken sağda solda millete telefon numaranı yazarak tehditler savurup küfürler ediyorsun . Kendinle çelişki icindesin . Kerameti kendinden menkul hareketler içinde bir şeyler anlatmaya çalışıyorsun . Faruk da seni bir şey zannedip yazı yazdırıyor ya pes yani . Zaman ve mürekkep kaybısın . Data kaybısın yeni versiyonda

Yanıtla . 2Beğen . 4Beğenme 02 Haziran 20:49
14

Alesta - @Alesta 10 nolu yoruma cevabı:

Yüksel pehlivanli

O kadar belliki Ersoy olduğun yazıların kopya derecesinde aynı . Aklınca kendinin sevenlerinin olduğunu lanse etmeye çalışıyorsun

Çocuksun

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 03 Haziran 10:40
13

Sasgölcük - @Alesta 10 nolu yoruma cevabı: Nefret edilecek konulara el pençe divan mı dursun. Durumu bu hale getirenler utansın. Adamına göre muamele iyidir. Dayaktan anlayana dayak

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 03 Haziran 05:57
12

Yüksel Pehlivanlı - @Alesta 10 nolu yoruma cevabı: İki gram onuru olan inşam olsan sürekli olarak üç kuruşluk zekanla itibar suikasti yapmaya çalıştığını anlar başarısız olduğun kadarda tam bir trol zihniyetiyle hareket ettiğini anlardın,sen ne kadar anandan babandan ahlak almışsın belli,iki gram haysiyetin varsa dünya kadar yazara saydığın iddiaların arkasında durur SAVCILIĞA gidip şikayetçi olurdun,sen ise sürekli iftira,hakaret,itibar suikasti,yalan dolanla TAM BİR BADEM zihniyetli cemaatçiler gibi hareket ettiğin o kadar aşikarken hala saydırıryorsun,Ersoy bey senin gibi bir ahlaksızın yorumlarına inan neden müsade ediyor anlamakta güçlük çekiyorum,Ersoy bey senin canını çok yakmış çok incinmişsin anlıyorum ancak senin o lağım ağzınla yaptığın yorumların tek bir kelimesi edemeyeceğine inanırım,aile terbiyesinden yoksun tam bir ahlaksızsın,değerli gazeteciler böyle ahlaksızların yazdıkları düşünce özgürlüğüne mi giriyor şimdi,kaç haftadır Ersoy beye bunları yazan bu ahlaksızın yorumlarına neden yer verirsiniz inanın leş bir zihniyeti var,böyle ahlasızların amacı çok net,başka gazetelerde de Yorum yapan yazarın altında bu ahlaksızın bazı yorumlarını gördüm,hep boş beleş seviyesizce yazılar,tam bir trol tam bir kaypakça zihniyete sahip,Ersoy bey bu ahlaksızın yorumlarına niye yer veriyorsunuz,rica ediyorum artık bu lağım ağızlı ruh hastasına gazete okuma zevkimizin içine etttiğini bildiriniz,bıktırdı gerçekten

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 02 Haziran 23:25
09

Yığılcalı - Seçimler bittiği anda siyaset biter,ülke için çalışmalar başlar benim bildiğim. A parti B parti güdülmeden,ülkemiz ve halkın menfaatine hangi proje faydalıysa birlik olup hakkaniyet içinde hizmetler verilmemelidir. Devletsiz millet,milletsiz devlet olmaz. Din, dil, ırk gözetmeden kardeşce yaşayacağız. Bayraklar inmez, Ezanlar dinmez sonsuza kadar

Ne Mutlu Türk'üm Diyene

Ersoy hocam yüreğinize kaleminize sağlık

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 02 Haziran 20:34
08

Ofli - Offf diyorum offf ?diline gönlüne kurban Ersoy hocam.bizi geçmişe döndürdün.gerçekleri kaybedenler hiç bir şeyi görmez.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 02 Haziran 20:26
06

Sedat - Ersoy Hocamın tespitleri yerinde ve nokta atışı oluyor her zaman...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 02 Haziran 19:54
04

Sedat - Gerçekten çok iyi bir durum tespiti olmuş bence...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 02 Haziran 19:54
03

V For V. - Helal olsun Ersoy bey emeğinize elinize sağlık yönetici pozisyonuna gelseniz düzen değişir halk olarak umudumuz her zaman var sizin gibi ışık yakanlar olduğunu bildiğimiz sürece

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 02 Haziran 15:43
02

Hakkı Teslim Etmek - Helal olsun hakkını vermek gerekir Ersoy beyin, gerçekten bir solukta okunacak yazı, özellikle Sağlık idarecileri ile ilgili bölüm ve iddialar, şimdiye kadar hiç tekzip edilmemiş yazılarına bir yenisini daha eklemiş ve daha da ekleyeceği belli, Dr. Beyi 1 aylığına Sağlık idarecisi yapsalar, bu Sağlık camiası inanın rahat bir nefes alacaktır ve kuruma huzur gelecektir düşüncesindeyim, çalışanlar baskıdan ve korkudan sesini çıkartamıyorlar demek ki yoksa bu buz dağının gözüken kısmı ise daha neler vardır neler. Ama unutulmamalıdır ki "gerçeklerin er veya geç gün yüzüne çıkması gibi çok güzel bir huyu vardır. Teşekkürler Ersoy Bey.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 02 Haziran 12:59
01

Sakin Olalım - Bürokrasi ve ananeler içiçe Sanırım ahlak bu işlerde belirleyici. Ahlaklı bireylerle üstesinden geleceğiz bu durumların. Biz güçlü milletiz

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Haziran 12:49