Faruk Bostan ve Kocaeli’nde Gazeteci Olmanın Zorluğu…

Gazeteci kalmayı başaran, tarafsız, ilkeli, dürüst habercilik anlayışıyla görevlerini büyük özveriyle yerine getiren, halkın haber alabilmesi için gece gündüz çalışan gazeteci bulmak Türkiye genelinde olduğu gibi kentimizde de çok zor ne yazık ki..

Kentimizde yıllardır esnaflık yapan, mevcut haber ağını fırsata çevirmeyi başararak Kocaeli Halkının gerçekleri duyması için gazete kuran, kentimizde daha öncesinde hiçbir gazetede yayınlanmamış birçok haberin korkusuzca yapılmasını sağlayan Gazeteci Faruk Bostan’da nadir bulunan gazetecilerden olduğundan ötürü bu günlerde iftiralara maruz kalıyor maalesef.

Kocaeli Halk Gazetesi ve Cefa Vinç’in Sahibi Faruk Bey’e haksız ithamlarda bulunulmasından kaynaklı rahatsızlığım, Kocaeli Halk Gazetesinde editör ve yazar olan Buket Afkan’ın yaşadığını iddia ettiği sıkıntılara beni sosyal medya hesabından şahit olarak göstermesi, Buket Hanımın iddialarında ismini verdiği Eyüp Çiçek’in iddiaların gerçeği yansıtmadığına dair yazılı açıklamasını okumam, Faruk Bey’den Eyüp Çiçek’in iddiaları sebebi ile Buket Hanım hakkında şikayette bulunduğunu öğrenmem, Faruk Bey’den Buket Hanımın hala yasal bir başvuru yapmadığını öğrenmem ve başıma bir şey gelirse kim olduğu belli biçimindeki hedef gösteren son paylaşımından dolayı; tüm bu sıkıntıların bir an önce sona ermesine katkıda bulunabilmek umuduyla bu açıklamayı yapma ihtiyacı duydum.

Danışmanlığını yaptığım bir kurumda bu tip durumlar oluştuğunda müdahil olmayı etik bulmadığımdan konu hakkında açıklama yapmadım. Birkaç gün içerisinde zaten gerçeklerin su yüzüne çıkacağını düşündüm. Nitekim öyle de oldu.

15 yılı yöneticilik ile geçen 24 yıllık çalışma hayatım boyunca edindiğim bilgi birikimim ile Makine, İnşaat, Ulaşım, Otomotiv, Eğitim gibi birçok farklı sektördeki firmaların kurumsallaşması, hedeflerine ulaşması, süreçlerini iyileştirmesi, belgelerini alabilmeleri ve ülkemize katkı sağlaması için, kuruculuğunu yaptığım FZK Danışmanlık Firmasında Yönetim Danışmanı olarak çalışmalarımı devam ettirmekteyim. Mayıs 2020’den itibaren gazetelerde ve 21.12.2020 tarihinden itibaren de Kocaeli Halk Gazetesinde yazar olarak yazı yazıyorum. Faruk Bey ile siyasete ilk başladığım zamanlarda tanıştım. Danışmanlık yaptığım alanı bildiğinden benden danışmanlık talebinde bulundu, 09.01.2021 tarihinden itibaren de Cefa Vinç ve Kocaeli Halk Gazetesinin danışmanlığını yapıyorum.

Danışmanlık yapmamı istemesindeki sebep Kartepe’de engelli bir kıza tecavüz edilmesi haberi yüzünden 26 gün cezaevinde kaldığı sürede evlatlarının Cefa Vinç’i iyi bir biçimde yönetebildiğini gördüğünden, artık Kocaeli Halk Gazetesi için hayallerini gerçekleştirmeye karar vermiş olmasıydı. Bana iki firmasınında kurumsal bir işleyişte çalışmasını istediğini, gazetesinin yerel bir gazete olmaktan çıkıp ulusal bir gazete olması, basılı bir gazete olması isteğini anlattı. Cefa Vinç için yapmayı düşündüğü yatırımlardan bahsetti ve bu yolda stratejisini doğru belirlemenin öneminin farkında olduğunu belirtti.

Cefa Vinç firmasının yetki ve sorumluluğunu bıraktığı oğulları Batuhan ve Ahmet Bostan ile etkili ve verimli çalışmalar ve eğitimler yaptık. Kocaeli Halk Gazetesinde kızı Neslihan Bostan ile amaçlar, sistem ve firmanın çalışma biçimi hakkında çalıştık.

Danışmanlık yaptığım süre içerisinde hepsi birbirinden değerli evlatları Batuhan, Ahmet, Banuhan, Neslihan ve kıymetli eşi Neviye Hanımla tanışma fırsatı buldum. Kızı Banuhan’ın nikahına katıldım, hep birlikte fotoğraf çekildik.

Danışmanlık yaptığım süre içerisinde birlikte çalışma ve hakkında daha çok bilgi, fikir sahibi olma fırsatı bulduğum Faruk Bey; benim nezdimde mert, cesur, korkusuzca doğruları söyleyen, bu kentin insanı için iyi şeyler yapmak isteyen, herkesin gerçekleri bilmesi gerektiğine inanan, kimsenin bir kuruşuna müdânâ ettiğine şahit olmadığım, hatta gizlisi saklısı olmadığına şahitlik ettiğim, ailesine ve çocuklarına çok bağlı, siyasi hayatımda tanıdığım nadir güzel insanlardan biri.

Bu cümleleri gönül rahatlığı ile söyleyebiliyorum çünkü; çalışırken oğulları, Cefa Vinç’deki sigortalı çalışanları ve gönüllü olarak çalışan insanlar ile iletişim biçimini gördüm. Ayrıca bir anne ve kadın olarak eşine ve kızlarına olan davranışlarına şahit oldum.

Gizlisi saklısı olmayan derken anlatmak istediğim; çalışmalarımız esnasında insanların gönüllü olarak haber iletmesi sebebiyle sık sık telefonu çaldığında, telefonun sesini açıp, yanımızdaki arkadaşlar da dahil herkesin duymasını sağlamasıydı.

Gazeteye reklam almadığı, gazetenin bir geliri olmadığı için; gazeteye tuttuğu ofisin masraflarını Cefa Vinçten karşıladığını biliyorum. Hatta vinçlerden biri birdenbire arızalandığında kendisine “Çok masraf çıkarmış olmalı size. Gazete için düşündüklerinizi yapmanızı ertelemeniz gerekebilir belki de” dediğimde “Gazetenin ofisi için yapacağım masrafa mani olacak kadar bir durum yok, merak etmeyin. Cefa Vinç’i bugüne kadar yedi kere yerle bir ettiler ama ben her seferinde yeniden yaptım, ekmeğimi kazandım. Cefa Vinç bugüne kadar beni ve ailemi kimseyi muhtaç etmedi. Gerçekleri duymaya hakkı olan bu kentin insanını da yandaş gazetelere muhtaç bırakmaz.” demişti.

Hayvanları seven insandan kimseye zarar gelmez: Hayvanları bende severim ama Faruk Bey’in hayvan sevgisi bir başka. Bir keresinde; birkaç gün önceden sabah 09:30 da ofiste çalışmak için teyit aldım kendisinden ve ofise geldiğimde yoktu. Biraz bekleyip aradığımda da “Acilen hayvanları ile ilgilenmesi gerektiğini, bir tanesini veterinere götürmek zorunda olduğunu, çalışmaya geç başlamak durumunda kalacağımızı” söyledi ve biz o günkü çalışmaya öğle vaktinde başladık.

Telefonda sıkıntıda olduğunu, paraya ihtiyacı olduğunu söyleyen şu anda ismini hatırlayamadığım birkaç kişiye oğlu Batuhan’ı arayarak hemen ihtiyaçlarını gidermesini istediğini söylediğine şahit oldum.

Faruk Bey ile görüştüm. Kendisine Buket Hanımın iddialarından bahsettim. Birlikte çalıştığımız kısa süreler içerisinde tanıma fırsatı bulduğum Buket Hanımın söylemlerine katiyen inanmadığımı belirttim. Yönetim kadrosu oluşturulması çalışmalarında Buket Hanımın daha öncesinde birbirinden farklı günlerde ve zamansız Faruk Bey’e gazete için attığı serzeniş mesajlarını görüp “Yönetim için bu ismi düşünmemenizi öneririm” önerilerimi de hatırlatarak keşke beni dinleyip Buket Hanımdan destek almayı bıraksaydınız serzenişinde bulundum. Her ne kadar siyaseten ve ailece görüşen iki iyi arkadaşta olsak, uzun zamandır gazetesinde yazı yazamıyor da olsam, firmalarına danışmanlık hizmeti verdiğim için firmanın iç sorunu çözülene kadar çalışmamızın etik olmayacağını düşündüğümden bir süre beklemek istediğimi, bu süre zarfında da çalışmamızı durdurmayı rica ettim. Lakin sorun mahkemeye taşınır ve şahitliğime ihtiyaç duyarsanız elbette destek olurum dedim. İşimin yoğunluğu nedeniyle uzun bir süredir gazetenizde köşe yazısı yazamıyorum, siz bu sıkıntıyı giderene kadar bende elimdeki projelerde kolaylamış olurum, sonrasında danışmanlığa da köşe yazarlığına devam ederim dedim. Etik olmayacağı konusunda hem fikir olduğunu ve hatta geçenlerde gazetede akşam haber giren kişi bir süreliğine haber girişi yapamayınca sistem eğitimlerinde bende bulunup öğrendiğimden Faruk Bey utana sıkıla benden birkaç akşam gazeteye haber girmemi rica ettiğinde yüksünmeden yardımcı olmamdan dolayı niyetimden emin olduğunu bana belirterek bu isteğimi anlayışla karşıladı sağ olsun.

Buket Hanım dün “Faruk Bostan'ın köşe yazıları dahil bütün bu haberleri A.K. yazıyor.” diyerek Abdullah Kaya’yı işaret etmiş. Abdullah Bey ile bir kez İzmit’te karşılaşıp selamlaşmanın dışında bir tanışmışlığım bulunmamaktadır, gazeteye geldiğini hiç görmedim. Gazetenin admin paneline giriş yetkim olduğumdan, Abdullah Kaya’nın admin paneline giriş yetkisi olmadığına (haber ve yazı girişi yapılan, sitenin okuyucular tarafından görünmeyen kısmı), yani yazı ve haber girişi yapamayacağına bizzat şahidim.

İşin aslı cumartesi gecesi Buket Hanımın beni “Allahın vinççisi Faruk Bostan gazeteci oldu başımıza.” ile başlayan çirkin ve haddini aşan paylaşımına etiketlemesinin ardından pazar günü yaptığımız telefon görüşmelerinde de özür dileyerek telefonu kapatmasının ardından olayın bu kadar büyümesine çok şaşırdım.

Çünkü; gazetedeki danışmanlık hizmeti çalışmalarımın hepsinde Buket Hanım yoktu. Yazımda paylaştığım resimde de gördüğünüz gibi Buket Hanım fotoğrafta yok. Ama sistem eğitiminin olduğu gün yapılan çalışmada vardı; eğitimi ve tecrübesi hakkında verdiği bilgi, Kocaeli Halk Gazetesinin ilkelerini anlatma biçiminin güzelliği nedeniyle editörlük ve yazarlık yaptığı bir gazeteye, çıkmaya karar verdiği bir kapıyı bir daha bütün kapıların kendisine kapanacağını sağlayacak biçimde çarparak çıkmasını yaşına, tecrübesine yakıştıramamıştım.

Çünkü; 18.06.2021 cuma günü Buket Hanım, Faruk Bey, Neslihan Bostan ve ben öğle yemeğine hep birlikte çıkmış, ofise bazı mobilyalar bakmış, keyifle yemeğimizi yiyip sohbet etmiştik. Hatta Buket Hanım öğle yemeğine gittiğimiz yerde Körfez Belediye Başkanı Sn. Şener Söğüt’ün olduğunu görünce “Aman bizi görmesin, taş ocağındaki %10 luk payı ile ilgili haber yapmıştık. Ne kızmıştır?” demişti gülümseyerek.

Çünkü; yakın bir zamanda yine bir öğlen yemeğinde Buket Hanım, ben ve Faruk Bey otururken, Faruk Bey gazete için hayallerinden bahsetti. “Çok güzel olacak, büyüyeceğiz. İleride bir gün çalışanları olacak, öyle her gazete gibi 2,3 değil 5 bin alacak gazetemizde çalışanlar. Buket Hanımın desteği çok büyük, hakkı çok fazla.” demişti ve Buket Hanım aksini iddia eden herhangi bir cümle kurmamıştı. Hatta yine o gün Faruk Bey bana bir süredir bahsettiği gel gazeteyi birlikte büyütelim, ortak olalım isteğini Buket Hanımın yanında da dile getirmişti.

Faruk Bey’e çalışma arkadaşlarını seçmekte hassasiyet göstermesi gerektiğini ve danışmanlık tecrübelerime dayanarak Buket Hanım ile çalışmasında sıkıntı yaşayabileceğini belirtmiştim. Gazeteyi büyütmek için personel arayışı içerisinde olduğunu, lakin benim gazetesinde yazmamam ve danışmanlık yapmamam için baskıya maruz kaldığım gibi mevcut destek veren ve aday muhabirlerin, gazetecilerin baskı altında olduğunu bu sebeple bu sürecin biraz zaman alacağını belirtti.

Sonuç olarak bilmenizi isterim ki:

Faruk Bostan’ın ailesiyle görüşme içerisindeyim. Firmalarının, oğullarının yönetimini üstlendiği firmanın danışmanıyım. Tanıdığım, bildiğim ve şahit olduklarım sebebi ile Faruk Bey hakkındaki bu iddiaların gerçeği yansıtmadığına inanıyorum.

Haramda gözü olsaydı Cefa Vinç ve Kocaeli Halk Gazetesi ile ilgili hayallerini şimdiye kadar çoktan gerçekleştirmiş olurdu düşüncesindeyim. Ben siyasetin bana kattığı iyi, cesur, nadir insanlardan olan ve tanımaktan onur duyduğum arkadaşımın, Faruk Bostan’ın kendisinin ve ailesinin boğazından haram lokma sokmayacağına, niyetinin iyilik ve gerçekler olduğuna her zaman inandım ve hep de inanacağım.

Herkes herkese iftira atabiliyor, iddialarda bulunabiliyor ne yazık ki. Buket Hanımın beni şahit göstererek kendini haklı çıkarmaya çalışmasını uygun bulmuyorum. Mahkeme tarafından gerçek olduğunun kanıtlanması söz konusu olana kadar bu iddiaların gerçek olduğuna inanmıyorum, hepsinin birer iftiralara olduğuna inanıyorum.

Biraz detaylı ve uzun bir anlatım oldu farkındayım. Bu şekilde bir açıklamayı değil söylemle dile getirmek, yazmaktan da hoşnut değilim inanın. Lakin yazımın başında da nedenlerini belirttiğim gibi gerçeklerin ortaya çıktığını görmem, Buket Hanımın niyetinin iyi olmadığına kanaat getirmem ve tüm bu sıkıntıların bir an önce sona ermesine katkıda bulunabilmek umuduyla bu açıklamayı yapma ihtiyacı duydum.

Ayrıca belirtmek isterim ki: İnandığım şeylerden biri de bazı mesleklerin yalnızca okulunu okumakla edinilemeyeceği. Gazetecilik de böyle bir meslek. Gazetecilik mesleğinin büyüklerinden olan Merhum Sedat Simavi “Kalemini kır ama sakın satma.” demiştir yıllar önce gazeteci olmak isteyen gençlere. Faruk Bostan’ın bir gazeteci olduğunu bilen, haber bilgi ağının çok geniş olduğuna şahit olan ve kalemini hiç satmadığına inananlardanım bende.

Sabırla okuduğunuz için teşekkür ediyorum. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar F. Zehra Korucuoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

05

Izmitli - Ne Faruk Bostanmış beee...

Koskoca Akp 15 senedir adamın işyerlerini evini barkını yıkıyor Tecavuz ettikleri özürlü kızı ve yaşi küçük kızları yazdığı için hapislere atılıyor hemde bunu milletin gözünün içine baka baka yapıyor .

Şimdi de yanında çalışan zavallı kadına ne vaad ettilerse kadın bir anda önce maaşım sonra yok Faruk bey şantaj yaptı yok tehdit etti

Iyi de Buket hanım bahsettigin haberlerin kimisi 8 ay once kimisi 6 kimisi 3 ay once yapılmış bir gazeteci yayınladığı haberden sonra muhataplarını ne diye santaj edecek ki haberi girmiş is bitmiş. Sigortan yoksa sen safmısın 1 ay 2 ay olmayabilir ama insan ben sigortasız çalışmam der gider sen 10 ay sesin çıkmamış şimdi baska bir yerden daha fazla mama görünce yediğin tekneye pislemişsin.

Senden başka Faruk beyie is yapan çalışan ticaret yapan kimseden 30 yıldır en küçük bir sey duymadık .

Sana inanmıyoruz sen maşa olmuşsun bu sehrin eğilmeyen bükülmeyen herkesin olmak istediği Adama ihanet ediyorsun. Yaziklar olsun

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 25 Haziran 08:08
04

Iyi Adam - Mert kadınmışsın tebrik ederim.

Olayı cok güzel özetlemişsiniz.

Bu Kent de Fatma Zehralar çoğaldıkça ahlaksızlar azalacaktır.

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 24 Haziran 13:45
03

Dr Ersoy Kandemir - Ben sevdiğim insanların tartışmasını seven izleyen biri olmadım hiç!Sevgi ve saygılarımla

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 24 Haziran 09:17
02

Dr Ersoy Kandemir - Zehra hanım çok güzel özetlemiş,ben konu ile ilgili konuşmadım dikkat ederseniz,Faruk bey iyi bir insan,bana yıllardır Kocaeli’de yapılan baskıların ona da yapıldığına inandım ve bu sebeplede kendisine gazetesinde elimden gelen yardımı desteği gönüllü olarak vermeye devam ediyorum.Buket abla iyi bir gazeteci lakin benim kendisinin bazı tutumlarına aylardır ses çıkarmıyor olmam elbette onu tasvip ettiğim anlamına gelmiyor aksine en son bir haber ile ilgili tartıştık,kendisine benim gazetecilik konusunda bir iddiam olmadığını lakin gazete için gönüllü bulunduğumu defalarca söyledim,haklı olduğuna inandığım dediklerine katıldığımda katılmadıklarım da oldu,şuanda içinde bulunulan durumda kendisinin hata yaptığına inanır,varsa bir durum karşılıklı konuşulmasından diyalog yolunun kapatılmamasından yanayım.Hepsini tanıyan biri olarak bu ülkeye zarar verdiğine inandıklarımızla ilgili mücadele ederken bu içinde bulunulan duruma bakınca herkese sükunet içinde birkez daha düşünüp neden böyle olsun ki aylardır demek isterim.Zehra hanım sizinle bir kere konuştum gazetede,ben sözünü esirgeyen biri değilim,dediklerimi inkar eden de değilim,tarzım tavrımda net biri olarak anlaşmazlıklarımız olabilir,isterseniz benim içinde verdiğiniz danışmanlık hizmetinizde Faruk abiye “Ersoy bey uygun biri değil diyin,inanın sıkıntı duymam ancak sizden rica ediyorum gün olurda birgün bu tarz bir cümleyi benim ile ilgili ne kurun,ne yazın isterim affınıza sığınarak,lakin gazetemizde yaşananları bu şekilde şehirdışında okurken yaşadığım rahatsızlığı anlatamam,unutmayın diyorum herkese dün o kadar haber yazarken birlikteydik,Faruk abi daha gazeteyi kuralı bir yıl olmadı,gazete çalışanları olarak hepimiz biliriz ki Kocaeli’de yerel medya çalışanlarına verilen değeri ve bakışları,Faruk bey dediklerinin haricinde birşey yapmıyor,herkesten rica ediyorum bu şekilde yazışmalarla değilde mümkünse biraraya gelinip konuşularak bu sorunlar halledilmeli,sonuçta hepinizi tanıyan biri olarak inanın rahatsızım!

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 24 Haziran 09:11
01

Dürüstlük - Sadece gazetecilikte değil,hangi meslekte olursanız olun dürüstseniz işiniz çok zor hemen iftira karalama dışlanma ve yok etme çalışmalarına maruz kalırsınız.Yanınız da kimseyide bulamazsınız yargıya başvurduğunuz dada adaletin tecelli edip etmemesi veya nezaman tecelli edecek olması oda ayrı bir sorun yani kısacası dürüst adaletli ve işini düzgün yapmaya çalışanların işi çok zor.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 24 Haziran 04:41