ERBAKAN'IN MİLLİ GÖRÜŞ'Ü NERDE ?

Ben Karaoğlan hayranı bir babanın oğluyum. Babamın Karaoğlan yani Rahmetli Bülent Ecevit hayranı olmasının  sebebi Kıbrıs Barış Harekatını Ecevit'in yaptığını biliyordu. Babam sabah 5'te namaz için kalktığında radyoyu açtığı an Ecevit'in "Ayşe tatile çıktı" sözünü duyup Kıbrıs'a harekat yapıldığını duyduğunda hiçbir sol görüşü olmadığı halde o andan itibaren Ecevit hayranı oldu. Ben ise çocukluğumdan itibaren Ülkü Ocakları içinde yetiştim. Uzun yıllar sonra ben Kıbrıs Barış Harekatını asıl yapanın Rahmetli Erbakan olduğunu hem de Kıbrıs'ın efsane Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın ağzından dinledim. Rahmetli Babam  ise 2017 yılında vefat ettiğinde dahi Ecevit'in  bu harekatı yaptığını biliyordu. İnanıyorum ki babam harekatı Erbakan Hocanın yaptığını öğrense idi o dakika Erbakan hayranı olurdu.

Cennet Mekân Prof.Dr. Necmettin Erbakan vefatında uğurlanırken gördüğümüz uluslararası itibarı, milletimizin muhteşem bir kalabalık ile katılımı ve döneminin şahitlerinin hakkındaki muazzam tanıklıkları ile benim ve birçok insanın dikkati o andan itibaren Cennet Mekan Erbakan Hocanın üzerinde oldu.

Birgün burada da paylaşmak istiyorum sayın Erbakan'ın biyografisini okuduğunuzda muazzam bir kariyere sahip olduğunu görüyorsunuz. İsmet İnönü'nün "Bu memleket bir tane insan yetiştirdi, o da dinci çıktı" dediği Erbakan gerçekten biyografisi okunduğunda bu memleketin yetiştirdiği istisna bir kişi olarak karşınızda duruyor. Ve maalesef ben de bir çok insan da sağlığında bu büyük siyaset, ilim, cemiyet ve devlet adamının kıymetini bilemedik.

"Bir çiçekle bahar gelmez ama bahar bir çiçekle başlar" diyerek çıktığı siyasi yolculuğunu tüm engellemelere rağmen Başbakan olarak, Başbakan'lığında ise efsane hizmetler yaparak zirveye taşıyan Erbakan Hocamız geride Milli Görüş Hareketi adını verdiği bir teşkilat ve fikir de bıraktı. Ben sayın Erbakan'ın fikir ve teşkilatları ile vefatından sonra tanıştım ama şimdi Erbakan Hocayı da teşkilatlarını da incelediğimde hayal kırıklığı yaşıyorum.

Kıbrıs'a harekat yapan, Imf'nin kredi verelim, "borçları öteleyelim teklifini reddedip vakti gelince alacağını al git" diyen, Meclis'te kürsüden "Bana ne Amerika'dan" diye haykıran, Türkiye'nin belası ve Pkk'nın hamisi Çekiç Güç'ü bitiren, küresel çeteye karşı D-8 oluşumunu kurup Yeni bir Dünya idealini ortaya koyan, "Amerika çok seviyorsa yahudilere Amerika'dan toprak versin, İsrail orda kurulsun" diyerek Filistin'e sahip çıkan, herkes Erdoğan'ın iktidara gelmesini Erbakan için bir başarı ve kazanım olarak görürken kendi siyasi hayatını bitirme pahasına Erdoğan'a, Gül'e ve diğerlerine İşbirlikçiler ve gavur aşıkları, sandalye sevgisi olan çoluk çocuklar dedikten sonra BUNLARA OY VERİRSENİZ DÖVECEK DİZİNİZ KALMAZ diyen ve bugün seveni, karşısında duranı herkesimin sözlerini tekrar tekrar paylaşan aksiyoner ve enerji dolu Erbakan'ın hareketinde heyecan da dikiliş de aksiyon da yok

Önce yereldeki duruma bakalım. Milli Görüş'ün iki partisi var. Cumhurbaşkanı Erdoğan "Milli Gömleğini çıkardık" dediği için AKP parti olarak Milli Görüş partisi değil. O nedenle Milli Görüş partileri olarak Erbakan Hocanın arkadaşlarının yönetimdeki Saadet Partisi ile oğlu Fatih Erbakan'ın, ailesinin vs diğer arkadaşlarının yönetimindeki Yeniden Refah Partisi'ni kabul ediyoruz. Saadet Partisi Kocaeli'de bir ara İl Başkanı Av. Zafer Mutlu'nun haftalık basın toplantıları ve bu toplantılardaki etkili muhalefeti nedeniyle gündemde idi. Bu basın toplantıları özellikle Tahir Büyükakın'ı zor durumda bırakıyordu. Ne olduysa bu basın açıklamaları da muhalefet de sonlandı. İşin bir başka yönü ise Saadet Partisi Kocaeli ve İzmit yönetimi Chp'li İzmit Belediye Başkanı Av. Fatma Kaplan Hürriyet ile perde arkasından 3-5 kişiyi işe sokmanın çirkin işbirliği içinde oldu. Chp'li belediye yönetimindeki belediye şirketine yönetim kurulu üyesi verdi. Bir nevi "İzmit seçimlerinde Chp ile ittifak yaptık" havasında oldu. Bunun sonucu olarak da 2.5 yıldır Chp'li İzmit Belediye Başkanı Hürriyet'e muhalefet yapamaz durumda. Bugün İzmit'te de il genelinde de Saadet Partisi'nin varlığı hissedilmiyor.

Milli Görüş'ün diğer partisi Yeniden Refah Partisi'nin durumu da bundan farklı değil. Cennet mekan Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın vefatından sonra oğlunun siyasi aksiyon ortaya koyması ilk başlarda toplumda da Milli Görüş tabanında da heyecan ve hareketliliğe sebep oldu. Özellikle Kocaeli'de oğul Fatih Erbakan'a büyük bir teveccüh vardı. Ancak iş teşkilatlanmaya geldiğinde bu heyecan söndü. Parti kurulsa da Erbakan Hoca'nın geçmişte ortaya koyduğu kök söktüren muhalefet ortaya konamadı. Saadet Partisi Tahir Büyükakın ve Fatma Kaplan Hürriyet ile iyi olmaya çalışırken Yeniden Refah Partisi yöneticileri de Kocaeli İl Başkanı Mehmet Aras da Tahir Büyükakın ile iyi olmak için özel çaba sarfetti. Bu nedenle yerelde hem Saadet Partisi'nin hem Yeniden Refah Partisi'nin şehir halkında heyecan uyandıran bir yönü kalmadı.

Genel duruma bakınca da temeldeki durumdan farklı bir tablo karşımıza çıkmıyor. Genelde en önemli konu ise aşı, corona pandemisi ile halkın uğradığı büyük maddi ve psikolojik hasar ve aşı olmayanlara karşı iktidar gücünü arkasına alan kimilerinin haddini aşan sözleri oldu.

Milletimiz endişe içinde. 36 milyon kişi çeşitli ikna, baskı ve zorlama yöntemleri ile ilk doz aşıyı oldu. Ancak şimdi bu kişilerin çoğu ikinci aşıyı olmuyor. 50 milyon kişi ya aşı karşıtı olduğu, ya corona aşılarına güvenmediği yada istisna tutulduğu için aşı olmadı. Ama gündeme getirilen aşı olmayanlara kısıtlama tehditleri bu kitle üzerinde korku, endişe ve huzursuzluk yapıyor. Bu kitlenin gözü Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu ile Yeniden Refah Partisi lideri Fatih Erbakan'ın üzerinde.

Temel Karamollaoğlu ilk demecinde "aşı olmayı düşünüyorum" dedi. Fatih Bey aşı için şüphe ile yaklaşıyorum derken, corona pandemisi için de "Siyonizmin insan sayısını azaltma ve çoğalmasını önleme projesi" olduğunu söyleyerek heyecan verdi ancak bu muhalefetin devamı gelmedi.

Bugün Erbakan Hocamız hayatta olsaydı bu pandemi 1.5 yıl boyunca böyle zayıf bir muhalefetle mi karşılaşırdı? Erbakan Hocamız hayatta olsaydı aşı olmayan kitleye birileri çıkıp en ağır hakaretleri edebilir miydi? Bunca aşı olmuş ve şimdi çok ağır sağlık sıkıntıları yaşayan bunca insan böyle sahipsiz bırakılır mıydı? Fetöcülerin üzerindeki seri numarayı şifre olarak kullandıkları 1 doları yıllar önce canlı yayında gösterip "İşte siyonizmin kimlik kartı" diyen ve küresel çeteye, siyonist sömürü düzenine meydan okuyan Erbakan'ın arkasından corona pandemisi ile ortaya çıkan bu en büyük küresel operasyona karşı arkadaşları ve ailesinden aynı tonda muhalefet var mı?

Ülkemizde muhalefet eksiği var. Ülkemizde Milli Görüş muhalefetine ihtiyaç var ama mevcut Milli Görüş partileri muhalefet yapmakta zorlanıyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI
# İLİŞKİLİ KONULAR

Yazar Faruk Bostan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Burhan Arslan - Ah doğru söze ne diyeyeyim maalesef

Fetret dönemindeyiz rabbim uyanmayı nasip etsin

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 20 Temmuz 00:01
02

Osman Kurt - Millî Görüşcüyüm diyip belediyelere işbaşı yapıyorlar

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Temmuz 20:40
01

Ersoy Kandemir - Amerikan elçisi bir bayan Büyükşehir Başkanı Tahir Büyükakın’ı ziyarete geldiğinde o dünün fettullah severliğiyle nam salmış Hasan Aydınlık’ın ağzı kulaklarına varan bir ilde sorum şudur ,yıllardır bu memlekette kaç tane parti TAM BAĞIMSIZLIK cümlesi etti hatırlayanınız var mı? Dün rahmetli Erbakan’ın ayağına elektronik kelepçe takıldığı olay neydi,dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ne yaptı,ya da şöyle sorayım o dönemde ömrümün son yıllarını yaşan Erbakan acaba siyasi baskı altına mı alınmıştı? Bizler orta okuldaydık adamcağızı dinci,Atatürk düşmanı gibi algılatan medyaya sorarım dün Erbakan’a o yakıştırmaları yapanlar bugün o gün eleştirdiği eleştiri oklarının binde birini günümüz cemaatlerine destekleyenlere çeviriyor mu,halk görüyor ve bence rahatsız,o yüzden değil mi dün Alikıran başkesen gibi davranan siyaset ahlakında biz yaptık oldu bitti diyenler bugünlerde dut yemiş bülbül havasından bir önceki durakta!

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 19 Temmuz 01:07