24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramına Dair Bir Not

Bugünün anlamına ve hikâyesine dair bilgileri gazeteci arkadaşlarımız detaylıca yazıyorlar. O yüzden ben hemen konuya gireyim.

Ülkemizde bugün için gazetecilerin kutlayacağı bir bayram yoktur. Basın hem kendi içinde yozlaşmış, kimlik ve kişilik kaybetmiş, hem de siyasi iktidar gerçekleri yazmaya çalışan basını tarihinde görülmemiş derecede baskı altına almıştır. Artık gazetelere reklam verenlere bile müdahale edilir olmuş, AKP'li kimi yerel yöneticiler basını KAPILARINDA KÖPEK GİBİ BEKLETMEKLE övünür olmuştur.

Basının için de bulunduğu iki kötü durumun birincisi basındaki yozlaşmadır. Bunu şöyle anlatayım. Ben Kocaeli Halk Gazetesini kurarak aktif olarak basın camiasına katılmış olmakla beraber bu şehirde 25 senedir iş makinaları kiralamacılığı yapan bir iş adamıyım. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın iddialı bir şekilde İzmit Kuruçeşme tramvay hattı projesini başlattığında taşeron firma benden de vinç kiraladı. Böylece tramvay projesinin doğrudan doğruya içinde olan bir insan olarak müteahhidin projeyi yarım bırakıp kaçtığı ilk anda Kocaeli Halk Gazetesi'nde BÜYÜKAKIN'IN TRAMVAY PROJESİ DE YARIM KALDI, MÜTEAHHİT KAÇTI haberini yaptım. İlimizin tamamına yakını Tahir Büyükakın'a yandaş olmuş basını ise hemen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın servisinden kendilerine servis edilen haberi hepsi aynı başlıkla haber yaptılar. ''TRAMVAY PROJESİNDE HUMMALI ÇALIŞMA. '' Bu başlığı ve haberi görünce doğruca tramvay inşaatı alanına gittim. Önceki çektiğim videoya ilave olarak bir video daha çektim. İnşaat alanında silindir ve greyder toprak düzeltme çalışması yaparken Büyükşehir Belediyesi ekipleri ise 4 metrelik bir istinat duvarı yapıyordu. Anlaşılan o ki haberimizden sonra Başkan Tahir Büyükakın zor durumda kalmış ve zevahiri kurtarmak için çaba sarf etmeye başlamıştı. Bunu da tramvay inşaatı alanında baştan sona video çekerek HUMMALI ÇALIŞMA NERDE? KAMUOYUNI NİYE YANILTIYORSUNUZ diyerek haber yaptım. 1 aydır tramvay inşaatı yarım kaldı bekliyor ama her gün oradan geçip Kuruçeşme'de basın sitesindeki evine giden basın mensubu arkadaşlarımız inşaatta "İn cin top oynuyor, inler 7-5 galip" durumunu görmüyorlar da bizi de yalanlamak için hummalı çalışma haberi yapıyorlar.

Ardından bir örnek de şöyle ortaya çıktı. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın'ın iddialı projelerinden olan Tıbbi ve Aromatik Bitkiler projesi de patlamıştı. Ancak kamuoyuna proje gayet başarılı imajı veriliyordu. Kocaeli Halk Gazetesi olarak Tıbbi ve Aromatik Bitkiler projesini mercek altına alınca karşımıza dehşet bir tablo çıktı. Kamuoyunun türkücü olarak tanıdığı eski Belediye Başkanı öğretmen emeklisi Abdullah Köktürk'ün başında olduğu projede 2 milyon Tıbbi ve Aromatik Bitki fidesinin kuruduğu ancak kamuoyundan bu gerçeğin saklandığı ortaya çıktı. Yaptığımız haber sonrası Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın da proje sorumlusu Abdullah Köktürk de bir açıklama yapamazken üç dört saat sonra yandaş basında İzmit Belediye Başkanı Av. Fatma Kaplan Hürriyet'in tıbbi ve Aromatik Bitkiler projesinin lavantalarının kuruduğu haberleri yapıldı. Ancak Büyükşehir'in projesinin patlamış hali görmezden gelindi. Halbuki Tıbbi ve Aromatik Bitkiler projesinde Tahir Büyükakın büyük bütçeler harcamıştı.

Maşukiye'de Tahir Büyükakın'ın ve İSU Genel Müdürü Ali Sağlık'ın 18 gün önce yağmur suyundan dolayı kapanan Manavgat Caddesi girişini incelemesini manşetten veren basınımız 18 gündür bölgede çalışma olmamasını ve 8 bin Maşukiye'liyi etkileyen Kartepe’ ye çıkış yolunun kapalı olmasını bölgeden gelen ihbar ve şikayetlere rağmen gündeme dahi almadı.

Yıllarca Mehmet Ali Paşa'ya Cami yapılacak diye haber girdiler. Eski Cami yıkılacak yenisi yapılacak diye manşet attılar. Okuyanlar da her şey süt liman zannetti. Ancak mevcut Caminin mülkiyetine sahip Kocaeli İlme Hizmet Vakfı yönetimi kamuoyu karşısına çıkarak yeni Cami projesinin bir kumpas olduğunu iddia etti. Süreçte bu iddiaları belgeledi. Tahir Büyükakın yönetimi Kocaeli İlme Hizmet Vakfı'na ve yönetimine karşı düşmanlık politikaları yürüttü. Caminin şadırvanının suyunu kesti. Ancak basında yer almadı. Yandaş Demokrat Kocaeli Gazetesi Vakıf yönetimine iftira atan manşetler atarken Vakfa ait Camide 15-20 yıl boyunca Cuma paralarını müftülük personeli ve yeni yapılan Belediye Caminin dernek yönetiminde bulunan kimilerinin suiistimal ettiğini Kocaeli Halk Gazetesi olarak ortaya çıkardık. Ama bu büyük olay basında yer almadı. Dahası Tahir Büyükakın'ın yaptırdığı Camiye 1,5 yıldır çivi çakılmıyor. Cami inşaatı da aynen tramvay inşaatı gibi durdu haber yapılmadı. Belediye Caminin derneği mahkemece kapatıldı haber yapılmadı. Kamuoyu bu haberleri Kocaeli Halk Gazetesi'nden okuyabildi.

AKP'li eski meclis üyesi ve Tahir Büyükakın'ın kankisi Ali Yılmaz'ın olmayan Cami inşaatı için yardım topladığı ortaya çıktı. Ali Yılmaz topladığı bu yardımları ne yaptığını açıklayamadı. Bu konu da yandaş basında haber olmadı.

Üstte örneğini verdiğim konulardan 50 tane daha yazabilirim yazı uzamasın diye bu kadarla yetiniyorum. Sadece basının içine düştüğü yozlaşmaya delil bu haberleri örnek verdim. Basın değil de Tahir Büyükakın'ın aklama, paklama, yıkama, yağlama bülteni olmuş mübarekler...

Diğer kötü durum ise yandaş olmayıp bir de kamudaki sıkıntıları gündeme getirince yaşananlar. Buna örnek de hem kendim hem de Güngör Aslan'dır.

Peş peşe Kartepe'de tecavüz ihbarları geldi. İlk ihbarın belgesini paylaştık. Polis harekete geçti ve haberimizde iddia edilen tecavüz vakasının şüphelilerini toplayıp gözaltına aldı. Kartepe Belediyesi tecavüz olayına adı karışan bir çalışanını açığa aldı. Ardından AKP Kartepe İlçe yönetiminden ve belediye meclis üyelerinden bazılarının da adının karıştığı bir tecavüz ve cinsel istismar ihbarı geldi. Bunu da haber yaptık. Olması gereken haberdeki ihbarın gerçeğini araştırmak idi. Zira zaten bu konu savcılığa intikal etmiş ve mağdur kıza AKP'li isimlerin bazıları sorguda sorulmuş ve haberimiz bu sorgudan 5 gün sonra yapılmıştı.  Ancak polis evimi, işyerimi bastı. 26 gün gözaltında kaldık. Tecavüz ve suiistimal ile suçlananlar değil haberi yapan biz suçlu olduk. Kaldı ki yandaş basın bizden önce konuyu imalı olarak gündeme de getirmişti. Onlara soruşturma da açılmamıştı. Ve garip ki gazeteci arkadaşlar beni istihza etmek, haberimi de boşa çıkarmak için yazılar yazdılar. Tecavüz ve cinsel istismar olayını da kendilerini tekzip edercesine yokmuş diye yazdılar. Ancak olayın soruşturma aşamasında olduğu, iddiaların haberimizden önce yargıya intikal ettiği ortaya çıkınca rezil oldular.

Bu olaydan sonra evimi tekrar polis bastı. Güngör Aslan ile beni ve gazeteci bazı arkadaşları gözaltına aldı. Konu onlarca iş adamından bayram tebriki istediğimiz ve bu iş adamlarından sonradan muhalif olduğumuz Kocaeli Ticaret Odası Başkanı Necmi Bulut'un "bana şantaj yaptılar, 250 lira istediler vermeyince hakkımda aleyhte haber yaptılar" iddiası idi. Emniyette ifademde konuyu anlattım. Necmi'nin o dönem yakın arkadaşı ve Odanın da meclis üyesi olduğumu, Necmi'nin basın ile irtibatını benim kurduğumu ve Güngör Aslan'ın gazetesine reklam istediğim gibi diğer basına da aynı tarihte reklam ver dediğimi, kendisinin de beni dinlediğini, diğer basının da yer yer Necmi'nin aleyhine haber yaptığını anlattım. Güngör Aslan'ın gözaltına alındığı soruşturma içi boş bir soruşturma idi. Ancak 5 aydır savcı iddianameyi yazmadığı için hapiste tutuluyor. Öyle ki suçlama doğru olsa ve Güngör Aslan ceza alsa bile yatarı olmayan bir suçtan dolayı 5 aydır hapiste.

Yakın zaman önce birlikte halk gazetesinde mücadele verdiğimiz Buket Afgan bir anda beni şantaj ile suçladı. Yaptığım haberleri şantaj amacıyla yapıyormuşum. Sosyal medyadan art arda asılsız ve kalleşçe iddialarda bulundu. Şaşırdım. İddialarını sıralarken gazetede haberleri ve benim köşe yazılarımı Abdullah Kaya'nın yazdığını iddia etti. O zaman anladım ki Güngör Aslan'ın bir türlü yazılmayan iddianamesine beni de Abdullah Kaya'yı da katıp ikimizi de gözaltına aldırmak ve yıllardır yaptığımız muhalefetin intikamını almak istiyorlar. Son dönem Adliye bu tür kumpas planlara prim vermediği için Buket Afgan'ın üzerinden kurulan kumpas patladı.

Bugün Basın Bayramı. Basına kumpas var, ambargo var, basın organlarına yozlaştırma var, düşmanlık var, hukuksuzluk var... Bayramsa Bayramınız Mübarek olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI
# İLİŞKİLİ KONULAR

Yazar Faruk Bostan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Servet Kazan - Şimdi gazeteciler kaça ayrılır

1 gerçekleri yazan

2 gerçekleri sapıtan

3 gerçekleri görmemezlikten gelen

4 gerçeklerden kendine menfaat devsiren (ücret mukabilinde yanliyan)

Vs vs vs lakin bunların içinde en zor günler geçiren doğru ve dürüst olanlardır diğerleri bana birşey olmaz desede er yada geç gerçek ortaya çıkar belki kendilerinde ar,namus olmasada diğerleri tarafından görülür bilinir kutlu davanızda mesleğinizde arkanızdayız Faruk Bostan ve Abdullah Kaya ve Bülent abi selam olsun doğru, dürüst,gerçek ve hakkin yanında olan tüm meslektaşlarınıza gerçekleri saptıran ve saklayanlar T.C. Adaletli ve dürüst hakim ve savcılarımız ile YARGILANACAKLAR

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Temmuz 10:21