SESİMİ DUYAN VAR MI?

17 Ağustos 1999.

Sabaha karşı saat 03.02.

45 saniye.

Ankara’dan İzmir’e kadar hissedilen yakın tarihin belki de en uzun 45 saniyesi.

Asrın felaketi olarak adlandırılan o gece…

Depremin büyüklüğü 7.4 olarak ölçüldü.

Peki ya depremin yaşattığı kayıpların büyüklüğü?

Hangi sayıyla anlatılır, hangi tanıma sığar?

Kimi evini barkını işini kaybetti.

Kimi eşini, çocuklarını, annesini, babasını, ailesini…

 O gece.

Diğer gecelerden daha sıcaktı, yıldızlar sanki elle tutulabilecek kadar yakın ve her zaman olduğundan daha parlak.

Yıldızların ihtişamına karşılık, deniz ise bir o kadar sessiz bir o kadar sakin.

Tedirgin edici bir sessizlik ardından kimine göre bir ıslık sesi duyuldu kimine göre rüzgârın uğultusu.

İşte o duyulan sessizliğin sesi, yaklaşan felaketin habercisiydi.

16 milyon insanın hayatına etki edecek, asrın felaketinin sesi!

 

 İhmal ve sorumsuzlukların bedeli ağır oldu.

66 bin 441 ev,10 bin 901 işyeri yıkıldı.

285 bin 211 ev,42 bin 902 işyeri hasar gördü.

43 bin 953 kişi yaralandı,200 bin kişi evsiz kaldı.

17 bin 480 kişi ise hayatını kaybetti (Resmi olmayan kaynaklara göre ise bu rakam 50 bini buluyordu.)

 

Bir yanda yıkılan binanın altında çocuğuna siper olurken hayatını kaybedenler, kendi elleriyle sevdiklerini enkaz altından çıkaranlar, çığlıklar, gözyaşları…

Diğer yanda bir umuda sarılıp, enkaz altında kalan ailesine ulaşmaya çalışanlar.

Ve 17 Ağustos gecesinden kalan, hafızalardan silinmeyen o cümle;

‘’Sesimi duyan var mı?‘’

 Her afet sonrası olduğu gibi deprem sonrası da bazı yorumlar yapıldı.

İçki içtiler, zina yaptılar, yüksek sesle müzik dinlediler Allah cezalandırdı denildi.

Alkollü insanların denizde domuza döndüğü iddia edildi.

Malum bir kesim tarafından, depremi elleriyle bastıran ve camide toplanıp kefen hazırlayan dedeler masalı bile anlatıldı.

 Ama kimse deniz kumuyla yapılan binaların sadece beş saniyede karton gibi yıkıldığından, kumul zemine atılan temellerden, deprem şartnamesine aykırı yapılardan, bilinçsizce yaptırılan kiriş tadilatlarından ve bunların denetimini yapmayan belediyelerden, parayı insan canından değerli gören üstencilerden, can kayıplarının en büyük nedeninin binaların yıkılması ya da ağır hasar almasının sonuçları olduğundan bahsetmedi.

  Ülkenin en ünlü müteahhitti mevcut yapıların yüzde 70’lik kısmının deniz kumuyla yapıldığını iman gücüyle ayakta durduğunu söylerken, kimse çıkıp 22 sene geçti bunun için ne gibi bir önlem alındı diye sormadı.

Jeolojik doğa olaylarının yüzlerce, binlerce kayba neden olacak şekilde büyük bir afete dönüşmesinin asıl nedeni yanlış yapılandırma, yerleşim politikaları ve uygulamaları olabilir mi diye de sormadı.

Sorulmaz.

Çünkü sorgulamak zordur, cesaret ister.

Kolay olansa, kayıpların arkasından yıldönümlerinde başsağlığı ve anma mesajı paylaşmaktır.

 ***

Deprem ve sel felaketlerinde sesini duyuramayarak hayatını kaybetmiş tüm vatandaşlarımıza saygı ve rahmetle...

google-site-verification=wvlOWJ0FZ6KBTY6ol3kW7Io3OE3nOTYnpMILUB7sM84

# YAZARIN DİĞER YAZILARI
# İLİŞKİLİ KONULAR

Yazar Yıldız Özçelik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Tyanali. - Depremin 4 cü günü oradaydım görevli olarak vahim bir tablo vardı Allah bir daha böyle bir felaket vermesin Türk milletine.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 08 Eylül 22:42
02

Serhat Kahraman - Hesap sorması gerekenler halkın vekili olarak mecliste oturanlar

Nerde muhalefet

Varsa yoksa birbirlerine sataşsınlar

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 18 Ağustos 01:29
01

Muzaffer - Allah bir daha öyle bir felaket yaşatmasın insallah

Yanıtla . 6Beğen . 1Beğenme 17 Ağustos 12:27