Cesaret..

Uzun bir aradan sonra, yeni bir dönemin başlangıcından sonra hepinize merhaba..
Yoğun bir çalışma döneminde olmam sebebi ile yazamamanın verdiği üzüntü ve yeni dönemde yeni yazılarımla olacağımın sevinciyle hepinize merhaba..

Yazmaya fırsat bulamamış olsam da gündemi takip ediyorum elbette. Ve ne yazık ki olan bitenler hiç de mutluluk verici değil. Kocaeli’nde doğup büyüyen biri olarak, ekmeğini bu kentte kazanan biri olarak çok üzüldüğümü söylemeden geçemeyeceğim. Keşke her geçen gün durum daha da iyi olsaydı ve mutlu olsaydım ama gitmiyor, gitmiyor…

Bu sebeple sizlere cesaretten bahsetmek istiyorum biraz. Cesaretten ve bu kentin cesaret yoksunlarından, yalnızca kendini düşünenlerinden bahsetmek istiyorum…

Nedir bu cesaret?

Yiğitlik, kararlılık, ataklık ve dayanıklılık özelliklerini de içeren, korku, acı, risk, belirsizlik veya tehdit ile başa çıkabilme yeteneği. Güç gerektiren veya tehlikeli bir işe girişirken kişinin kendinde bulduğu güven. Bu özellikler kişide olmadığında cesaret yoksunu oluyor..

Soruyorum size; bu kentte cesur diye gösterebileceğiniz kimler var?
İş sahibi, siyasetçisi, yöneticisi… Kim var?

Siz soruma cevap ararken bende size yaşadıklarımızla ilgili bazı düşüncelerimi yazmak istiyorum.

Koronavirüs..

Şehir içi toplu taşımada; Kent Kartlarda HES uygulamasının devam etmediği çıktı ortaya. HES kodu tanımlanmamış, Koronavirüs taşıma riski olan insanların rahatlıkla şehir içi toplu taşıma kullanabildiği söylendi. Hiçbir yerde açıklama görmedim. Sağlığımızı düşünmüyor mu yetkililer?

Ayrıca Koronavirüs bize tarım konusunda kendi kendimize yetmemiz gerektiğini gösterdi. Tarım ve hayvancılıkta içi boş çıkan birkaç göz boyama projesinin dışında bir gelişme olmadı. Hep söyledim, bıkmadan yine söyleyeceğim: “Tarım ve Hayvancılık Seferberliği” başlatmalıyız. Tarım ve hayvancılıkta (Arıcılık dahil) üretimi ve üreticiyi desteklemeli; yetiştirme, işleme, depolama, lojistik süreçlerinde ve ekolojik pazarlar kurarak satışta yanlarında olmalıyız.

Tarım ve Hayvancılık Seferberliği içerisinde:
Topraklarımızı iklim, su ve toprak verimi bakımından tarım bölgelerine ayırmak,
Âtıl durumdaki tarım arazilerinin değerlendirilmesini sağlamak,
Anadolu’da yıllarca ekilen soyu muhafaza edilmiş GDO’suz yerli cins, tekrar üretilebilir tohumların kullanılmasını, tohum takası yapılmasını sağlamak,
Tohumların ithal ve hibrit olmaması için gerekli yasa değişikliklerini yapmak,
Çocuklarımızı, çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşan üreticilerimizi ve vatandaşlarımızı eğitmek,
Maliyete dayalı destek sistemi oluşturmak,
Üretim esnasında ve sonrasında yaşanılan sorunların giderilmesine yönelik çalışmalar yapmak,
Satış kanallarıyla ilgili sürecin iyileştirilmesini sağlamak,
Hayvancılık ile uğraşan halkımıza yer ve hayvan desteği vermek,
Mazot, gübre, tohum ve fide desteği sağlamak,
Hayvancılık ile uğraşanların sağlıklı ve organik yeme ulaşmasını sağlamak,
Karma yemde bulunan soya, mısır, ayçiçeği, kepek, küspe gibi ürünlerin hayvancılık ile uğraşan halkımıza temin edilmesini sağlamak,
Tarlalarda ve hayvancılıkta çalışacak personel temini için destek vermek,
Ürünlerin devlet organları tarafından alınarak, işlenerek/işleterek ekolojik pazarlarda vatandaşa satışını sağlamak gibi daha birçok şey yapılabilir.

Müsilaj..

Müsilaj birden bire olmadı ki..
El birliği ile ve zamanla yapıldı. Denizlerin hiç kirlenmeyeceğini düşünerek atık tesisi kurmayan işletme sahipleri, atık tesisi olduğu halde atıklarını denize döken işletme sahipleri, o işletmeyi denetlemeyen kamu kurumu, denetlese de rüşvet alıp mühürlemeyen yerel yöneticiler, çevreciliğin aktivistler tarafından yapılması gerektiğini düşünen küresel ısınmaya inanmayan siyasetçiler, bu işin piri olan bilim insanlarının söylemlerini haber yapmayan basın kuruluşları elbirliğiyle öldürdü.. Ve her sorunda olduğu gibi geçici olarak durumu çözdük. Ardından Marmara Denizi Bütünleşik Stratejik Planının üç ay içerisinde hazırlanarak çalışmaların bu plan çerçevesinde yürütüleceği, Marmara Denizi’nin tamamının koruma alanı olarak belirleme çalışmalarının başlatılacağı ve 2021 yılı sonuna kadar tamamlanacağı açıklandı. Açıklamanın detayında belirtilen tim çalışmalar gerçekten yapılabilecek mi? Yıllardır hava kirliliği konusunda emisyon ölçümlerinde yaşadığımız sorunlarda olduğu gibi (Dilovası en yoğun ilçemiz biliyorsunuz) atıklar konusunda da bir şey yapmayan taraflar bu sefer ne olacakta gereğini yapacaklar, hem de çevre cezaları bu kadar çok olmasına rağmen.

Ulaşım..

Yaya olarak Körfez 95 Evlerde ve İzmit’te yürümek neredeyse imkansız. Araçla zaten zor. Üstüne bir de İzmit’teki bir başlayıp bir duran tramvay yolu yapımı. Kandıra sapağında yine yol düzenlemesinde değişiklik yapılmış. Belediye kaldırımları yeniler, İSU alt yapı çalışması yapar. Ne hikmetse pandemi zamanında insanlar evlerindeyken yapılmaz bu çalışmalar. Bir vatandaş olarak bunu hiç anlamıyorum. Siyasetçi gözüyle bakınca anlaşılıyor tabii ki; insanlar belediyeyi çalışıyor görmeli. Siz de haklısınız belki ama vatandaş olarak biz de haklıyız. Yolda yaya olarak yürüyemiyoruz, arabamızla gitmek istediğimizde türlü türlü yollardan dönüp dolaşıyoruz, yollar bozuk arabamız zarar görüyor, hava kirliliği de cabası, sinirlenmemizden sebep günümüzde kötü geçiyor sayenizde..

Kocaeli genelinde de trafik sorunumuz olduğu yadsınamaz bir gerçek artık. Bu konuda bir planınız var mı? Çünkü insanlar evlerinden işlerine giderken trafik çilesi çekmekten bıktı...

İklim Krizi..

Yangınlar, seller oldu; ülkece içimiz yandı. Kamuoyunda birçok sebebi olduğu söylense de temel sebepler arasında yanlış yapılanma, iklim krizi olduğu göz ardı edilemez bir gerçek. Kocaeli’nde iklim krizi ve yanlış yapılanma için ne yapıldı? Bir planınız var mı?

Açıklama yapan birkaç tanesi dışında hangi kamu ya da özel sektör kuruluşumuzdan karbon azaltım hedefi, emisyon azaltım taahhüdü geldi. Hangi belediyemizden güneş yada rüzgar enerjisini kullanmak için yatırım yaptığı, plastik ayak izini düşürme hedefi olduğu açıklamasını duyduk. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının “Binalar ile Yerleşmeler İçin Yeşil Sertifika Uygulama Tebliği” ne göre binaların yapılmasının sağlandığı ve denetimler yapıldığı açıklaması yapıldı da benim mi gözümden kaçtı.

Deprem..

99 depremini yaşadık hep birlikte. Hala yıkılmayan hasarlı binalarımız var. Hala toplanma alanlarımızda eksiklerimiz var, yetersizler. Kocaeli’mizin olası depremlere hazır olması ve halkımızın sağlıklı, güvenli bir şekilde depremi atlatmasını sağlayacak bir Deprem Master Planı'mız ve depremde kentsel alanda insan hayatı için gerekli çeşitli malzemelerin ulaştırılması konusunda ana işlev gören ulaşımın aksamaması, altyapı ve üstyapı düzeninin iyi çalışması için ulaşımla ilgili Ulaşım Afet Yönetim Planı’mız halen yok.

Su Kıtlığı…

“Su Kıtlığı” geliyor diyoruz. Barajlar dolu deniyor. Yağmur yağdı bu kış, yazın su yetti. Bir daha ki kışa yağmazsa ne yapacağız. Hangi belediyemiz deniz suyundan içme suyu üreten tesis kurdum açıklaması geldi. Ya da işe yarar başka bir proje açıklaması yapıldı. Konu önemli olduğundan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile “Su Yönetimi Koordinasyon Kurulu” oluşturuldu; bu kapsamda hangi çalışmalar yapıldı. Bir vatandaş olarak bilmek istiyorum. Hep söyledim, yine söyleyeceğim yerel yönetimler isteseler çok şey yapabilirler:

Yerel yönetimlerimizde; görevi yer altı ve yer üstü seviyeleri, toprak nemi, yağmış ve yağacak yağmur, buharlaşma miktarları, bitki örtüsünün durumu ve indekslerle su ve kuraklığı tek elden izlemek olan “Belediye Meteoroloji Birimi” kurulabilir,
Su bütçesi hazırlanabilir,
Kuraklık Mücadele Planı hazırlanabilir,
Yağmur suyu hasadı seferberliği başlatılabilir,
Yağmur suyu depolanarak yer altı barajları yapılabilir.
Yağmur suları tarımda sulama suyu olarak kullanılabilir.
Arz değil; suya olan talep yönetilerek kent planlaması yapılabilir,
Kent ve çevresinde kullanılabilecek su kaynaklarının küresel iklimden nasıl etkileneceği belirlenerek kentin ideal nüfus ve sanayi kapasitesi hesaplanabilir.
İçme suyu ve kullanma suyunun ayrı olması sağlanabilir,
Gri su uygulamasının her yere yayılması sağlanabilir,
Sanayide su kullanımının yeniden kullanımlı dönüşümlü olmasının zorunlu olması sağlanabilir.
“Su Ayakizi” takibi yapılıp, ödül ve ceza sistemi konabilir,

Soruma bir cevap bulabildiniz mi?

Elbette cesur sayabileceği birileri vardır herkesin kendine göre, ama benim aklıma yukarıda yazdıklarımdan sebep cesurlardan çok cesaret yoksunları geliyor.. Cesaret yoksunu yöneticiler, siyasetçiler, işletmeciler geliyor..

Soruyorum size şu yukarıda yazdıklarımın Kocaeli’miz için yapılması zor mu? İmkansız mı? Neden kimse Kocaeli’mizi, bizi, çocuklarımızın geleceğini düşünmüyor? Neden herkes işine geldiği gibi üç maymunu oynuyor? Erdemli siyasetçiler, yöneticiler bulmak bu kar mı zor? Neden herkes işine geldiği ölçüde, işine geldiği yerde taraf bu memlekette?

Çünkü; “erdem”, siyasette istenen bir seçenek değil artık.
Çünkü; bu ülkede hiçbir taraf diğerine “biz sizde bulunmayan erdemlere sahibiz, sizin rakiplerinize reva gördüğünüz türden çakallıklara asla tenezzül etmedik, etmeyiz” diyemiyor.

Cesurlar, hayat sanatının en büyük ressamları. Tarih galerisinde korkaklık tablolarına kimse denk gelmez. İyiler ile kötüler arasındaki savaşın nasıl sonlanacağını bilemeyiz. Haklılar ve haksızlar arasında yapılmış olanın da. Lakin cesurlar ile korkaklar ne vakit cenge tutuşsa biliriz ki cesurlar kazanır.

Her Eylül yeni bir başlangıç.
Yeni başlangıçlar yapmak yürek ister.
Gelin yürekli erdemli olun, Kocaeli için yeni bir başlangıç yapma cesareti gösterin..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar F. Zehra Korucuoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.