Faruk Bostan’ın dosyasını neden ayırdınız?

Değerli okurlar,
Dün Güngör Arslan ve Ümit Rende’nin tutuklu yargılandığı Şantaj ve Nitelikli Yağma davasının ilk duruşması için Kocaeli 12. Asliye Ceza Mahkemesi önündeydik. Gerekçesi ne olursa olsun, bir gazeteci 6 ayı aşkın bir süre tutuklu kalmıştı ve ilk kez hâkim karşısına çıkıyordu. Aynı zamanda Kocaeli Halk Gazetesi İmtiyaz Sahibi Faruk Bostan da bu davada yargılanıyordu.

Duruşmadan önce bir de ne görelim. Savcılık Faruk Bostan hakkındaki dosyayla ilgili ayırma kararı vermiş. Bu karardan sonra ortaya çıkan iki anlam var.

Faruk Bostan ile ilgili ayırma kararının en büyük anlamı, soruşturma kapsamında göz altına alındıktan sonra serbest bırakılan ve hakkında birçok olumsuz haber yapılan Faruk Bostan hakkında somut bir delil bulunmadığıdır.

Yani bugüne kadar Faruk Bostan hakkındaki şaibelerin ve yapılan haberlerin karalama amaçlı ve mesnetsiz suçlamalar olduğu savcılığın ayırma kararıyla ortaya çıkmış bulunmaktadır.
Savcılık Faruk Bostan hakkında dava açılmasına yeterli delil olmadığını kararıyla ortaya koymuş bulunmaktadır.

Yani siz Faruk Bostan'ı şantaj ve nitelikli yağma gibi çok ağır bir suçtan gözaltına alacaksınız. Gazetelerde yalan yanlış haberlerle itibarsızlaştırmaya çalışacaksınız ve sonuç olarak bunların büyük bir balon olduğu ortaya çıkacak!

Kararın ikinci anlamı ise şudur: Savcılık, Faruk Bostan hakkında delil olmadığını kararıyla ortaya koymakla birlikte, soruşturmaya devam edeceğini belirtmektedir.
Bu durum oldukça dikkat çekicidir. Faruk Bostan’ın soruşturma aşamasındaki ifadeleri ve diğer deliller dikkate alındığında soruşturmaya konu bir suç bulunmadığı açıkken, soruşturmayı devam ettirmenin anlamı nedir?
Kocaeli Halk Gazetesi’ne ve imtiyaz sahibi Faruk Bostan’a göz dağı mı verilmek isteniyor?
Amaçlanan nedir?
Faruk Bostan kime selam verdiyse, kiminle haber yaptıysa, kiminle ticari faaliyette bulunduysa Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’ne çağrılıp ifadesi alınıyor.
Bu kişiler ifade verdikten sonra çıkıp Faruk Bostan’ı arıyorlar bilgi vermek için. Durumun vahametini varın siz düşünün…
Böyle bir soruşturma görülmemiştir herhalde. Pardon, Fetöcülerin adliyede egemen olduğu dönemden sonra görülmemiştir diyelim.
Savcılık ve polis resmen Faruk Bostan’ın üzerinde Demokles’in kılıcı gibi bir ucu açık soruşturma tehdidini açık tutuyor.
Dün duruşmada da gündeme geldi. Faruk Bostan’ın ismi üzerinden bir şaibe yaratma girişimleri, sanıkların ifadeleriyle çöktü. İşin merkezinde gösterilen Faruk Bostan tutuklanmadı. Faruk Bostan hakkında delil bulunamadı. Faruk Bostan hakkında dosyadan ayırma kararı verildi. İşin özeti bu.
Hukuk dışında bu soruşturmanın ne anlama geldiğini kendi yaşadığım daha açık bir örnekle anlatayım.
Yıl 2010. Ulusal Kanal’da Özel Haber Muhabiri olarak çalışıyorum. Ergenekon ve Türk Ordusu’nu hedef alan kumpasların en ağır dönemi. Ulusal Kanal kadrosu baştan tutuklu. Biz dışarıdakiler ise Fetöcü polis ve hakim-savcılara karşı aslanlar gibi mücadele veriyoruz. Kumpası yapan kişileri yayınlıyoruz, kumpas belgelerini haberleştiriyoruz, televizyon ekranından Fetöcülere kükrüyoruz. Fetö’nün polisleriyle birbirimize parmak sallıyoruz karşılıklı, “Hesap vereceksiniz” diyoruz. Böyle bir ortam.
İş dönüp dolaşıp Fetö’nün bir terör örgütü olduğu anlaşılınca, hakkımızda 5 yıl boyunca bir soruşturma yürütüldüğü ortaya çıkıyor. Yani Fetöcüler 2010 yılından 2015 yılına kadar açık bir soruşturma dosyası tutmuş. Ne bir delil toplanmış ne bir soruşturma yapılmış. Sadece ben ve 100’ den fazla arkadaşım Ergenekon Terör Örgütü üyesi olmakla suçlanmış, hakkında yasadışı telefon dinlemesi yapılmış, o kadar. Kumpas tartışmalarından sonra gelen savcı, dosyayı görür görmez takipsizlik kararı verdi. Biz de devletimizden 13 ay iki telefonun yasa dışı dinlenmesi karşılığında 800 TL gibi gülünç bir tazminat kazandık.
6 yıl önce ortaya çıkmış bu soruşturma, Faruk Bostan hakkındaki ayırma kararı ve devam eden soruşturmaya ne kadar benziyor değil mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI
# İLİŞKİLİ KONULAR

Yazar Emrah Taştan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Ersoy Kandemir - Kom müdürü Allah senin belanı versin ama önce Dursun’un belasını versin! Ben Gölcük Narkotik Büro açılış gününüde orada yaptığınız ahlak fukaralığınıda asla unutmayan biri olarak Kocaeli Halkına beni neden gözaltına almaya çalıştığınızı açıklayın bile demiyorum , Hüseyin Aksoy gibi bir valinin başsavcının önünde böyle hukuksuzca bir işlemi tesis edenlere tek sözüm iki gram yüzünüz kızarsın olacak, elinizden geleni ardınıza koymayın, Allah büyüktür. Alayınızında gözüm üstünde!

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 18 Eylül 09:52