Aşı kadar sosyal mesafeye dikkat edilir mi?

Bir aşı tartışmasıdır gidiyor, bilen bilmeyen herkes tartışmakta!

Şimdi sorsam bu ülkede aşı ile ilgili bilim, disiplinler hangileri inanın tartışanların çoğu ya doktorlar der ya sağlıkçılar ya da eller havaya.

 

Kasım ayına doğru Covid-19’un gidişatına bakılırsa yine sıkıntılar başlayabilir, kısıtlamalar gelebilir.

Aşıyla ilgili tartışmalar devam ede dursun ben biraz ilçe Hıfzısıhha Kurulu kararlarının öneminden bahsetmek isterim.

Sağlık Bakanlığı ve bilim kurulunda alınan kararlar valiliklere resmî yazışmalarla bildiriliyor. Bu kararlar il Hıfzısıhha Kurulu’nda görüşülüp ilçelere gönderiliyor.

İyi güzel ama bu kararları bizler halk olarak medyadan, resmî kurumların internet sitelerinden okurken aynı zamanda sokaktaki yansımalarının ne düzeyde farkındayız, onu görüp değerlendirmiş oluruz.

Sizce bunu ne kadar değerlendiriyoruz dersiniz?

Geçtiğimiz günlerde İzmit’te konserler yapıldı, konser çıkışlarında otobüs duraklarının halini gördünüz mü?

 

Peki, Tahir başkana desem başkanım otobüslerin içinde kameralar mevcut, bir kurul kurup şu kameraların özellikle işe gidiş ve geliş saatlerine açıp bir baksak nasıl bir sonuç çıkar dersiniz.

 

Covid-19’ ta özelikle maske kullanımının üzerinde durulduğu kadar sosyal mesafenin üzerinde durulmaması çok ciddi sonuçlar doğuruyor.

 

Vatandaşa ilgilileri aşı olacaksın diyor, iyi güzel ama aşı olunca Covid-19 olmayacağının garantisi yok, yani aşı olduk diye kimse rahatlamasın çünkü aşılı insanlara bulaşmıyor değil tam aksine onlara da bulaşıyor.

Gelelim sosyal mesafenin önemine. Gözlemlemelerime dayanarak sağlıkçılara ve idarecilerle sürekli diyalog halinde olan bir tıp hekimi olarak tecrübelerime dayanarak diyebilirim ki Pandemi’ nin ilk yılı tam bir keşmekeşlik hâkimdi.

 

Her kafadan bir ses çıkmaktaydı. Şimdilerde durum daha iyi olmakla birlikte halen bir belirsizlik var kafalarda.

 

Sağlık Bakanlığı’nın Kocaeli’deki bazı yetkilileri yıllardır bana dünya sıkıntı yaratırken dediklerimi ilk yıllarda olmasa da sonrasında hep dikkate almışlardır. Mücadelemin milletim için olduğunu artık çok uzaklardaki bazı kişiler bile anlamakta.

 

Hal böyle olunca aşı ve sosyal mesafeden de ziyade bu konunun üzerinde hala yeterince durulmadığına inanıyorum. Bu konu dediğim “VİRÜS YÜKÜ” konusu, yani virüsün miktarı!

 

Bunun özellikle Pandemi’ nin başından beri çok değerlendirilmediğini ve halka yeterince anlatılmadığını düşünüyorum.

 

Sürecin başında maskenin, sosyal mesafenin, temasın pek önemsenmediği ya da şartların yetersiz olduğu ortadaydı. Konu hakkında toplum bilincinin şimdiye nazaran daha zayıf olduğu vakitlerde hatırlarsanız özellikle hastanelerde yoğun bakım çalışanı doktor, hemşire, laborant, temizlik görevlisi, acil servis çalışanları hayatlarını kaybettiler. Halkımızdan ağırlıklı olarak yaşı büyük olan ve kronik hastalığı bulunanlar, daha da genel bir tabirle bağışıklığı düşük olan insanlar hayatlarını kaybettiler.

 

Bu dönemdeki kayıpların virüs yükünü yoğun olan kişilerin oluşturma ihtimali çok yüksek.

 

Yani sokakta tek başına aylarca gezen biri olarak, hastane, pastane her yere girdim lakin insanlarla sosyal mesafeme dikkat ettim hep, kolonya ve maske kullandım, temastan kaçındım sadece Coşkun adlı kişi kısa süreli bir yakınıma geldi o kadar:)

Temizliğe de çok dikkat ettiği söylenemeyen, kronik hastalıkları da olan biri olarak Covid-19’a yakalanmadım, en çok sosyal mesafeye dikkat ettim, maske kullandım hem de babam gibi burnumun altında da değil, çok şükür bulaşmadı.

 

Şimdi diyelim tarlada çalışan Osman Doğan Efendi sosyal mesafeye dikkat ediyor kimseyle görüşmüyor ancak kırk yılın başında bir tarlasından şehre inmek istedi. Otobüste yanında oturan kızda da virüs vardı, 1 saat süren yolculukta bu virüs bulaştı!

 

Birde benim ev arkadaşım olduğunu düşünün, aynı Osman Doğan efendi ve ben oturduk 3 saat sosyal mesafeye uymadan maskesiz olarak konuştuk,  iki durum içinde farklı miktar ve sayıda virüs girişi vücuda olacaktır şayet birimizde virüs varsa!

 

Bir ilaç var, genellikle 8 tane ilaç mı içilir diye sitemlerle adını duyduğumuz bu ilaç hakkında da tevatür çok!

Ben bu ilacın bir tıp hekimi olarak kullanılmasından ve halkın doğru bilgilendirilmesinden yanayım.

Birde bu bahsettiğim ilaçla sıtma ve romatizmal hastalıkların tedavisinde kullanılan Plaquenil adlı ilaç çok karıştırıldı. Bu ilacın kardiyak yan etkisi var ancak halkımızın korktuğu sayılarda değil, düşünsenize yüzbinlerce insan bu Plaquenil’i kullanıyor dünyada, kalp krizinden ölenler bahsedildiği düzeyde olsa duymazmıydık hiç!

 

Yani yok ilaç alımında hükümete yakın birileri varmış da, yok cemaatçiler yok Gavs yok menzil yok 8 tane ilaç mı içilirmiş dünya söz var ortada ve hiçbirine itibar etmem!

 

Bu ilaçla ilgili bildiklerimi siz halkımla paylaşmayı doğru buluyorum.

 

Öncelikle bu ilacın 8 kere alınmasından mütevelli oluşan ön yargının yanlışlığından bahsetmek isterim. İlacın her bir tableti 200 miligram yani 8 tanesi 1600 miligram Yani şu 1600 miligram 1,6 grama tekabül etmektedir. Dozu yüksek diye düşünmeyi bugün sabah akşam içtiğiniz bazı antibiyotiklerin toplamı 2000 miligram yani 2 gram.

 

Bu ilacın her bir tableti 0,2 gram yani 200 miligram.

 

Bu ilaç bir antiviraldir. Yani virüsün genetik koduna müdahale edip virüsün hücre içinde çoğalmaması yani bahsettiğim virüs yükünü, sayısını kırmak için kullanılmaktadır. Bu ilacın etken maddesi Favipiravir!

 

Bu ilaç Japon’lar tarafından bulunmuş olup yan etkileri azdır ve Japonya başta birçok ülkede güvenle kullanılmaktadır.

İkinci olarak; aşı tartışmasına katılmadım hiç. Ben aşı olunmasını öneriyorum ancak aşı olunup rehavete kapılmasını önermiyorum, yani ben 3 doz aşı oldum 4 doz aşı oldum deyip tedbirleri kimse bırakmamalı, benden demesi sonunuz Dursun’dan beter olabilir ;)

 

Üçüncü olarak beslenmemize dikkat edelim. Dengeli beslenme, istirahat çok önemli. Kış aylarında Ayıntap yöremizin meşhur çorbalarından sizlere BEYRAN adlı çorbayı içmenizi öneriyorum, İzmit Yenişehir Demokrasi Bulvarında, Kandıra Sapağının hemen arkasında Yağız kebap var, birde Konak hastanesinin hemen köşesinde Kebapçı Mehmet var ikisinde de bulabilirsiniz, başka yerde daha duymadım koca İzmit’te, bu çorba gibi immün sistemi güçlendirecek yiyecekleri tüketmekte fayda görürüm.

 

O bağlamda geçtiğimiz günlerde bir arkadaşımın tavsiyesi ve gözlemlemelerine dayanarak kekik, kekik yağı, çörek otu yağı, elma, alıç gibi bazı sirkeleri tüketmenin de ilaçların yanında kullanılmasının bağışıklık sistemini güçlendireceğine inanıyorum. Aynı zamanda alternatif yöntemlerin bilimsel olarak incelenmesinin de faydalı olacağına düşünüyorum.

 

CoviD-19 bir süreç elbette geçecek! Lakin AKP iktidarının daha liyakate önem verdiğine inanıyorum son dönemde, bunda hem ekonomik tablonun, hem kendilerinin yaptırdığı anketlerin sonuçlarının etkili olduğuna inanıyorum.

 

Covid-19’ dan özelikle Halk Sağlığı Başkanlığı, ilçe Hıfzısıhha kurulları kadar sahada incelemelerinde bizzat kaymakamlar ve İlçe amirleri tarafından yapılıyor. Kalabalıkların oluştuğu otobüsler, tramvay durakları, okul elbisesi mağazalarının kuyruk oluşan önleri, okulların, bankaların, şehir merkezlerindeki dükkânların bulunduğu noktalarda gerekli önlemlerin her seferinde alınmadığını Real köşesinden tutun birçok alanda hala görmekteyim!

 

Sosyal mesafeye özelikle ulaşım konusunda belediye başkanları ve sağlık işlerinden sorumlu yardımcıları, İl valiliği, sağlık bakanlığı yetkilileri önemsemeli daha ciddi tedbirler almalıdır.

Özellikle Kocaelili siyasetçileri toplu fotoğraf çektirmeyerek, sosyal mesafeye ve maskeye uyarak davranmaları ve halkımıza örnek olmaları konusunda daha dikkatli davranmaya çağırıyorum.

Aşı mevzusuna gelince, ben bir tıp hekimi olarak bu konunun halkın kafasında soru işaretleri oluştururcasına tartışılmasını yanlış buluyorum.

Şimdi Mehmet Metiner ya da diğer gazetecilerin aşı tartışmaları yaptığı açık oturumları izlemem, bu adamların sağlık eğitimi ne!

Ya da bir mikrobiyoloji uzmanını mı dinlemek daha mantıklı yoksa viroloğu ya da virüs genomuyla ilgili çalışan bir genetikçiyi, biyoloğu mu?

Şenol Ergüney gibi Pandemi’ nin en kritik sürecinde tüm halka, sağlık bakanlığına ve tüm yetkililere kendi ağzıyla yanlış bilgi açıkladığını hatta bu itirafını Fahrettin Koca’dan bile işittiğimiz üroloji uzmanı biriyle mi düzelecekti bu süreç!

Saygı ve sevgilerimle

# YAZARIN DİĞER YAZILARI
# İLİŞKİLİ KONULAR

Yazar Dr. Ersoy Kandemir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.