128 MİLYAR DOLAR NEREDE?

“Hesap, nesep, şeref, şatafat, oyun, düğün, konak, saray sizin için efendiler,

Bu gök, deniz bu yıldız, ay bütün sizin,

Hazır hazır, kolay kolay bu milletin malı deniz, yemezseniz domuzsunuz”

Tevfik Fikret'in Osmanlı Padişahına yazdığı şiir.

Emekliler yaşamın en az 30 yılını çalışarak geçiren ve sonunda dinlenmeyi hak etmiş olan insanlardan oluşur. Çalıştıkları süre içerisinde kendi maaşlarından kesilen paralar ve devlet katkısıyla emekli olmaya hak kazanırlar. Çünkü artık posası çıkmış duruma gelmişlerdir. Hukuk devletinden artık çalışamaz duruma gelen emeklilerin varlıklarını rahat sürdürebilmeleri için daha çok desteğe ihtiyaçları vardır. Ama ne yazık ki bizim gibi ülkelerde emekli olduğunuz zaman almış olduğunuz maaşın en azın %40'ı kesilmektedir. Bazı durumlarda bu kesinti %50'nin üzerindedir.

Özellikle bu ülkeyi yöneten tek adam yönetimi sık sık Avrupa Birliği'nin bizi kıskandığını ileri sürmektedir. Hatta bir söyleminde ABD'nin Türkiye'nin gelişmişlik düzeyinde gerisinde olduğunu ileri sürmüştür. Ve sık sık Ey ABD, Ey İsrail diyerek kafa tuttuğuna da tanık olmuşuzdur. Şimdi biz bu tek adamın söyleminden yola çıkarak Avrupa ve Amerika ile kendi emeklilerimizin durumunu bir karşılaştıralım. Asgari ücretin neredeyse ortalama ücret haline geldiği bizim gibi ülkelerde asgari ücret üzerinden emekli olmuşsanız vay halinize. 30 yıllık çalışma sonucunda elinize 1500 TL gibi komik bir para geçmektedir. Çalışan nüfusun %50'ye yakınının asgari ücret ile çalıştığını düşünürseniz buna uygun olarak emeklilerin maaşının büyük çoğunluğunun 1500 TL olduğunu kabul edersiniz. Tek adam yönetimi tarafından sık sık söylenen Avrupa bizi kıskanıyor sözü bir propaganda aracı olarak bizim ne kadar gelişmiş olduğumuzu, gelişmişlik düzeyimizi de Avrupa'nın nasıl kıskandığını öğrenmiş oluyoruz.

Bir ülkenin gelişmişlik düzeyinin ölçüsü çalışanlarına ve emeklilerine verdiği değer ile ölçülür. Eğer insan gibi geçinebiliyorlarsa, çocuklarını okutabiliyorlarsa, sosyal yaşamlarını yeterince yürütebiliyorlarsa iyi bir düzeyde oldukları var sayılır. Peki 12 milyondan fazla emeklinin olduğu ülkemizde emeklilerin genel ihtiyaçlarının artmasına karşın ücretlerinin bu kadar düşük olmasının sorumlusu kimdir? Emekli insanların açlıkla sınandığı bir ülke gerçekten gelişmiş bir ülke midir? Halktan toplanan vergilerle 5'li çete denen vurguncu müteahhitler beslenirken, vergileri affedilirken, kira alınmazken; 30 yılını devleti için harcamış insanların komik ücretlerle yaşama çabası vermesi bir gelişmişlik düzeyi midir? Bir örnek sunalım; Kılıçdaroğlu'nun baskısı ile emekliye 2 defada verilen 1000'er TL’lik emekli ikramiyelerine tek adam 100 TL zam yaptı. Bu zammı ay olarak hesaplarsak 16 TL gün olarak hesapladığımızda 52 kuruş yapıyor. Bunun anlamı şudur. Bu kadar komik bir zammı emeklilere reva görmek buna karşın 128 milyar doların kimlere verildiğini açıklamamak, bu konuda peş peşe yalanlar uydurmak, ne kadar doğruysa 52 kuruşluk zamla emeklilerin yaşam düzeylerinin de düzeleceği o kadar doğrudur. Ayrıca bilinmelidir ki 52 kuruşluk zam tek adam tarafından müjde olarak duyurulmuştur.

Şimdi lafı uzatmadan bizi kıskanan Avrupa ülkeleri ile bir kıyas yapalım ve onlar ne kadar maaş alıyor bir bakalım. Türkiye'de en yüksek emekli maaşı kaç lira? 572 Euro. İtalya 1772 Euro, Avusturya 1796 Euro, İspanya 1843 Euro, Lüksemburg 1858 Euro. Peki tek adamın sık sık dile getirdiği Yunanistan gibi ülkelerde emekli maaşı kaç Euro? Yunanistan'da 2000 Euro. Avrupa'nın diğer ülkelerinde de yine bu seviyede sürüyor 1750 ile 2000 Euro arasında. Peki bir de en az emekli maaşları üzerinden hesap yapalım. Türkiye'de en az emekli maaşı 1500 TL. Yani 183 Dolar. Almanya'da 980 Euro, Amerika'da 1700 Dolar. Yani bizi kıskanan ülkelerde emekli maaşları neredeyse bizim emekli maaşlarımızın 10 kat üstünde. Türkiye'de 30 yıl emek verip asgari ücretle çalışıyorsanız elinize geçen para 1500 TL olacaktır. Peki bize bu maaşı reva gören vekillerin emekli maaşları ne kadar? Türkiye'de 2 yıl milletvekili olup emekli olan bir kişi 8040 TL almaktadır. Almanya'da 8 yıllık bir vekil emekli olunca 3782 Euro almaktadır. Ve yine 37 Avrupa ülkesi arasında Türkiye emeklilere sunduğu yaşam biçimi açısından sondan 3. sıraya oturmuştur. Tek adamın vatan millet sakarya edebiyatının ardından emeklilere sunduğu yaşam budur işte. Türk- İş tarafından yapılan bir araştırmaya göre, ki bu araştırma her ay yapılıyor ve açlık, yoksulluk sınırları ölçülüyor. 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 2651,87 TL iken yoksulluk sınırı 8638,02 TL dir. Yıllardır devletine hizmet sunmuş emekliler eğer asgari ücretten emekli olmuşsak 1500 TL almaktayız. Görüldüğü gibi açlık sınırının çok çok altında bir yaşam sürdürmekteyiz. Diğer yandan birinci dereceden emekli olan insanlar 3782 TL almaktadır. Bu ölçüye göre bile en yüksek maaş alan emekli yoksulluk sınırının çok altında yaşamaktadır. Evlerine bir kilo et alamazken kendi karınlarını doyurmak için akşam pazara gidip sebze 

toplamak zorunda kalan insanlar yaşamlarını böyle sürdürürken AKP'nin emeklilerinin %61'i en az 3 maaş almaktadır. Şimdi gıda ile ilgili bir kıyaslama yapalım bizi kıskanan Avrupa ülkeleri ile. Türkiye'de 6 ayda bile bir kilo et alamayan emekli varken Avrupanın çoğu yerinde bir kilo et 4 Euro, Amerika'da ise 5 Dolardır. Türkiye'de ise bu rakam 80-90 TL arasındadır. Tek adam yönetimi Avrupa bizi kıskanıyor diye dursun gerçeklik budur.

Sizleri rakamlarla boğmak istemem, şahsın devletindeki tablodan bir parça sunmak istedim. Tek adam yönetimi bu toplumsal gerçekler tartışılmasın diye yapay gündemler oluşturmaktadır. 128 Milyar Dolar nerede sorusuna tek adam ve yaverleri tarafından 5 ayrı cevap verilmiştir. Kimisi maliye bakanı bilir derken kimisi böyle bir para yok diyerek kafa karışıklıklarını topluma yayarak sorudan kaçmaya çalışmaktalar. Asgari ücretliler dahi emeklilerin durumu bu iken onların hak savunucusu sendikalar neden bir araya gelip toplu bir tepki gösteremiyorlar asıl sorun budur. Bu sorunu aşmanın yolu sendikaları din, dil, ırk ayrımına göre değil sınıf ayrımına göre örgütlemek şarttır. Ya sınıf ve kitle sendikacılığı ya sarı sendikacılık. Emekçilerin önündeki seçim budur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI
# İLİŞKİLİ KONULAR

Yazar Bedriye Yıldızeli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Halk Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (541) 450 76 90
Reklam bilgi