BAŞÖĞRETMENİN İZİNDE OLANLAR VE OLMAYANLAR

24 Kasım Öğretmenler Gününü öncelikle Başöğretmenim Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm öğretmenlerimize kutlu olsun.

Günümüzde kutsal olan öğretmenlik mesleğine verilen değer konusunda gelinen noktanın birçoğumuzun içini acıttığına inanırım.

Atatürk’ün Kastamonu vali için 1927 yılında ettiği sözler yaklaşık bir asır geçmesine rağmen güncelliğini korumaktadır.

1927 senesinde Cumhuriyet Balosu biraz geciken vali hazretlerini salonda bulunan bir öğretmenin geç farkedip ayağa kalkmasıyla başlayan bu olayda, dönemin Kastamonu Valisi konuyu önce Milli Eğitim Müdürlüğü’ne şikayet ediyor. İl müdürünün bir kasıt, art niyet olmadığını bildirmesine rağmen mevzu sonrasında Milli Eğitim Bakanlığına kadar çıkması üzerine bu konu görüşülüyor.

Atatürk’ün bu esnada Milli Eğitim Bakanlığında bulunurken durum karşısında Bakan’a nedir bu vaziyet açıklarmısınız demesi üzerine bakan açıklamaya başlıyor. Vali beyin öğretmenin ayağa kalkmaması üzerine konuyu şikayet ettiğini bakanlığın valinin alınganlık gösterdiği kanaatine varması üzerine ATATÜRK’ün sözü “Valiyi hemen görevden alın. Yapılacak bu kadar işimiz varken genç bir öğretmenle uğraşan Valiyle bir yere gelinmez.” oluyor!

Aradan yıllar geçiyor sene 1980, ihtilal oluyor, Aydın’da Kemal Şenol adında bir vali ortaya çıkıyor. Haksızlığa uğradığını mahkeme kararıyla kanıtlamış kültür müdürünün yaşadıklarını ve Kemal Şenol adlı valiyle arasında geçen diyaloğu kendi sözlerinden aktarıyorum.

“Sen Danıştay kararları alıp karşıma geliyorsun. Seni Nahit Menteşe ve İsmet Sezgin istemiyor. Ben hiç istemiyorum ne ikide bir Danıştay kararı alıp geliyorsun” dedi. Arkasından hakarete varan sözler söyleyince dayanamadım. “Sayın vali burası ne Nahit Menteşe’nin ne İsmet Sezgin’in nede sizin özel vilayetiniz değil. Burası T.C. Aydın vilayeti. Ben de yasal olarak buranın Kültür Müdürüyüm bu söylediklerinizi kararnamemin altına yazın göreve başlamadan gideyim dedim.
Değerli okurlar Kemal Şenol Didim’de bulunan yazlığına giderken Akköy’ den geçtiği sırada ağacın gölgesinde oturan yaşlı bir vatandaşın yanına vararak; “Koskoca devletin valisi geçerken neden ayağa kalkmadın” diye hakarete varan sözler söylediğine Akköy halkı şahittir.

Aradan seneler geçiyor Aydın’a 2020 yılında Kocaeli’den bir vali gidiyor. Adı Hüseyin Aksoy. Bugünlerde adını hatırlayan bile az çıkıyor.

Eşi öğretmen olan vali Hüseyin efendinin öğretmene bakış açısı bana göre çok kötüydü.

Kendi eşinin Kocaeli’de hangi okula atandığını ne öğretmeni olduğunu hiç duymadım, vali kızı olduğu daha çok söylenirdi!

Hülya Aksoy Kocaeli’de KSEPT adlı bir projede birçok bayana ekibiyle ulaşıp faydalı olmaya çalıştı. Bu projenin başı kendisiydi. Sağlık konusunda eğitimi var mıydı, projenin masrafları ve personeli Sağlık Bakanlığı tarafından karşılandı, ne kadar bir ödenek ayrıldı faydası ne oldu inanın bu konularda pek bir bilgi duymadım. Sadece bu konularla ilgili rakamları duyardık dönemin valisinden yanılmıyorsam en son 600.000 bayana ulaşıldı deniyordu.

Ben ne Hülya Aksoy’un bu projesine ne valinin görev anlayışını beğenmeyen bir İzmit Çocuğu olarak bu projenin daha önceki gittiği şehirlerde devam edip etmediğini ettiyse ne düzeyde başarı gösterdiğini düşünemiyorum!

Buraya kadar anlattığım öğretmen Hülya Aksoy’un durumu.

Birde Serap Yılhan adında Gebze’li bir öğretmenin yaşadıkları var gözümün önünde. Dönemin valisinin öğretmen eşi Hülya Aksoy KSEPT projesinin başını çekerken, merhume öğretmenimiz Serap Yılhan neler yaşadı bugün bunu kaç Kocaeli’li, Aydın’lı biliyor dersiniz?

Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne bağlı olarak İzmit Orduevi civarındaki bir ÇOCUK EVİ’nde çalışan Serap Yılhan devletin çocuklar için yolladığı paranın çocuklara kullanılmadığı gerekçesiyle ilgili birim amirlerinden şikayetçi olmuş, hakkında şikayet edilen müdürlerden ikisi hızla emekli olmuş, bu olaylar üzerine Serap Yılhan’a mobbing yapılmaya başlanması ve Serap hanımın uğradığı baskıyı ilgili makamlara bildirmesine rağmen kimseden ses soluk çıkmamıştı!

Dönemin Kocaeli Aile ve Sosyal Politikalar il müdürü Bekir Yümlü’nün AKP Milletvekili Fikri Işık’la imam hatip lisesinden arkadaş olduğu iddialarından mı yoksa Vali Hüseyin Aksoy devlet adamlığı konusundaki duruşundan mı bilinmez,ancak Serap Yılhan’a artarak devam eden basılar sonucu bir akşam evinde doğalgaz borusuna asarak canına kıymıştı Serap öğretmen. Peki Kocaeli Valiliğinin o dönemdeki açıklaması neydi sevgili okuyucular biliyor musunuz?

"Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Çocuk Koordinasyon Merkezi Müdürlüğünde Çocuk gelişimci olarak görev yapan merhum Serap Yılhanile ilgili basında yer alan haberlerle ilgili aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Merhum Serap Yılhan hakkında 18.12.2018 tarihinde CİMER üzerinden Gebze Cumhuriyet Başsavcılğına ayrıca 16.11.2018 tarihinde yine CİMER üzerinden Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yapılan şikayetsonucunda, Savcılık tarafından 05.02.2019 tarihinde başlatılan Adli Soruşturma ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı denetçileri tarafından başlatılanidari soruşturma neticesinde, merhum Serap Yılhan tedbiren 26.03.2019 tarihinde açığa alınmış olup yargı ve soruşturma süreci devam etmektedir. Çocuk Koordinasyon Merkezi Müdürü’nün Emekliye ayrılmasının soruşturma ile bir alakası bulunmamakta olup, kendi isteği üzerine emekliye ayrılmıştır. Yapılan Adli ve İdari soruşturmaların devam ettiği süreçte bu üzücü Müessir olay meydana gelmiştir. Merhum Serap Yılhan’a Allahtan rahmet, Ailesi ve yakınlarına başsağlığı ve sabırlar dileriz"

Ne kadar şüpheci diyebilirsiniz belki, lakin Serap hanımın hayatını kaybetmesinden aylar sonra görev yaptığı İzmit’teki okul binasında çıkan yangında sadece bir iki odanın yanması, il müdürü Bekir Yümlü’nün Afyon’a tayin olması, akrabası olduğu iddia edilen Çocuk Evi’ndeki bazı görevlilerin hızla emekliye sevkedilmesi iddalarının basında genişçe yer aldığını biliyoruz.

Bugün binlerce öğretmenin atama beklerken, çocukları kucaklarında ağlayan gözlerle atama kurasının çekildiğini Türkiye izlerken , üç kuruşluk ciğeri beş para etmez cemaatlerin yıllardır cemaat havuzundan, torpille, alengir film fırıldakla öğretmen yaptıklarının binlercesinin VATAN HAİNİ TERÖRİST suçlamasıyla cezaevlerine Fetöcü olma suçlamasıyla gönderildiğinide görüyoruz.

BAŞÖĞRETMENİMİZ ATATÜRK’ün izinden ayrılmamamızın ne kadar önemli olduğunu , Türkiye Cumhuriyeti Devletinin takiyyecilerin, tarikatçıların, cemaatçilerin ellerini kollarını sallayarak hareket edebilecekleri olmadığını birkez daha söylemek ister, 81 ilin valisinin bu hususlarda Türk Milleti’nin hassasiyetine daha fazla özen göstermelerini diliyorum.

Canım annem ve babam öğretmendir. Öğretmen çocuğuyum ben, kendimi bildim bileli İzmit Sanat Okulu ve Türk Pirelli İlköğretim okulunda geçti çocukluğum.

Yakın zamanda hayatını kaybeden ilkokul öğretmenim Müzeyyen Demirtaş’ı son birkez göremediğime ne kadar üzgün olduğumu anlatamam. Sedat Azman ve Ahmet Karahan İzmit Endüstri Meslek Lisesi’nde uzun yıllar öğretmenlik yapmış amcalarıma yakın zamanda vefat eden amcalarımız, hayatta olmayan tüm öğretmenlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanları cennet olsun.

Hikmet ve Arif eniştelerim, Orhan eniştemizin kızı Duygu, Hüseyin dayım, Doğan amcam ve Sevim teyzem, Adil abi ve Gülsüm abla, Ahmet enişte Naime abla, Selma abla başta tüm akrabalarımın öğretmenler gününü birkez daha kutluyorum.

Mahallemizin kızı Aysun, hemşerim fizik öğretmeni Özer abi ve eşi, Alime öğretmen, Ahmet bey Yahyakaptan muhtarımızın, voleybolcu Yusuf amca, Şemdinli’deki pala bıyıklı Sinoplu öğretmenimizin, İhsan, Alipaşa, Tuncer, Yusuf, Orhan beylerin, Ulugazi’deki müdür muavini Kemal beyin, merhum müdür Sevinç bey, şimdilerde Zonguldak’taki Züleyha hoca, Gülümser Ayhan, merhume Aynur Mısırlı öğretmenimiz, dedemin arkadaşı olan merhum Mahmut Güneş,adını hatırlayamadığım Ulugazi’deki uzun boylu fen bilimleri bize soğan zarı hücre mikroskobisi deneyini 1990’larda yaptıran öğretmenimiz, yılların eğitimcisi Hayati Aydın’ın, Metin Kozluca, Sebahattin Uçan, Fahri Erturan, Yaşar Tünay, merhum Resul Usta, merhum teknisyen Serdar abi, Şaban abi, Metin abi, Halit hoca, Erdoğan hoca, Levent Bahadır, İbrahim Ayçiçek, Sevtap, Oya, Ayfer ablalarımın, Haydar Urfalı,Hakan Elmas, Adanalı Feyyaz abi, Cahit Yeşilbaş, Cengiz Somaloğlu, merhum Cengiz Aydın, merhum din öğretmenimiz Şükrü hoca, torunu Emre’yle yeni tanıştığım rahmetli matematikçi Nihat bey, matematik öğretmeni baba Tahsin, Rauf bey, balli ve Bülent abinin babaları Ali amca, Serap Korkmaz, Sevim Erdoğan, merhum beden öğretmeni İsmet amca, merhum İsmail Akbaş, Abdurrahman Öğütçü, Şahabettin bey, Seyfettin Öztürk, Alaaddin Turgut, Birol Hırçın, Kamuran hoca, Nihat Amca, Coşkun amca, Süheyla ve Ayşe teyzelerim, merhum Nesrin abla ve isimini sayamadığım birçok İzmit Sanat Okulu öğretmeni ve tanıdığım öğretmenlerimize bugüne kadar bizleri eğiten bu orduya Kocaeli’nin çok şeyler borçlu olduğuna inanıyorum.


Herkes sabah kalkıp kahvaltısını yaptıktan sonra işe gidiyorum derken öğretmen OKULA gidiyorum diyendir.

Bugün eğitim sisteminin en iyi örnekleri genelde Avrupa ülkelerinden Finlandiya ve Norveç olarak gösterilirken, Uzakdoğu’daki eğitim sisteminide incelemek gerekliliğine inanıyorum. Özellikle Çin ve Hindistan bazı bölgeleri ve Japonya’daki eğitim siteminin gözden kaçmaması incelenmesi gerektiğini düşünürüm. Görev arkadaşlardan Dr. Fatih Aksoy’un bal peteği eğitim sistemi ile ilgili hazırladığı yazıyı okudum, YouTube’dan görsellerini izledim. Özellikle bu doktor kardeşimizin fikirlerine kıymet veren biri olarak Hindistan eğitim sistemi üzerinde durduğu noktaları birgün yazacağım.

24 Kasım Öğretmenler gününü canı gönülden kutluyor, öğretmenlerimizin yaptığı bu kutsal mesleğin değerinin çok daha iyi anlaşılması için BAŞÖĞRETMENİMİZ ATATÜRK’ün İZİNDEN milim şaşmadan hareket edilmesini diliyor, Köy Enstitütüleri kurucuları sayın Tonguç ve Yücel’i, o harekete katkı veren millet için yapan tüm öğretmenlerimizi sevgi ve saygıyla her daim yad ederim.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Dr. Ersoy Kandemir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Hakkaniyet - Başta başöğretmen Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere tüm öğretmenlerimizin günü kutlu olsun.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 24 Kasım 17:50
02

Sema Dilek - Öğretmenlerimiz.Sanat okulu Kimya bölümü hocalarımızdan İhsan Kandemir.ve bana /bize İngilizceyi öğreten.ve sevdiren 42 Evlerdeki Türk Pirelli ilkokulunun sınıf öğretmenlerinden. Üst kattaki Ortaokula sözleşmeli İngilizce öğretmeni olan Sabahat Ersoy(Kandemire)a sonsuz teşekkür ve saygılarımla Yıl 1972/1975

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 24 Kasım 16:18
01

Özer - Bu kadar güzel anltılılrdı öğretmenin önemi tebrikler

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 24 Kasım 16:12


Kocaeli Markaları

Kocaeli Halk Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (541) 450 76 90
Reklam bilgi