Meğer Akli Melekelerimi bakın neden merak ediyorlarmış?

Dolar 18’e çıktı, 13’e düştü meselesi değil mevzu. Yıllardır Kocaeli Adliye’sinde hakkımda devam eden davalardan en ilginci son dönemde akli melekelerimle ilgili ortaya çıkan tablodur. Şu satırları yazan bana Kocaeli’deki bir adli tıp uzmanın cezai ehliyeti vardır diğerinin ise kararının farklı olması, özellikle bazı savcıların benden hazırlık kaleminde ifade almaması, ve dün avukatlarımla yakında yolumu ayıracağımı söylediğim konuşmadır herhalde.

Senelerdir Cumhurbaşkanlığı sistemini savunduğunu söyleyen, Kocaeli’de doğru düzgün FETÖYLE mücadele etmediğine inandığım Kocaeli Akp teşkilatlarına, muhalefet yapıyorum diyen birçoklarına, siyaset yaptığına inananlara zerre kadar güvenim yoktur, neden olmadığını okudukça anlayacaklardır!

Bir İzmit çocuğuna, ailesi yıllarca bu ile katkıda bulunmuş ve hala da bulunan, kendisi yıllardır bu il için çeşitli mücadelelere girmiş birine yapılanları halkımız okudukça Kocaeli’deki siyasilere, özellikle siyaset yapıyorum diye bazı bürokratları kafa kola aldığını zanneden, devletimizi ve milletimizi küçük düşürmekten ileri gitmeyen bu tip hareketlerin sahiplerini ben tek tek ifşa ederken bir daha ne benim ne başkasının ailelerini üzemeyeceklerini çok daha iyi anlayacaklardır ve ben asla bu tip hataları affetmem!

Sene 2020 , Haziran ayının 10’u! Kocaeli İl Sağlık Müdürünün sözleşme süresi bitiyor, yeniden sözleşme imzalarsa üç yıl daha sağlık müdürlüğü yapacak. Müdürlük cadı kazanı gibi kaynıyor, ne kulisler ne yorumlar yapılıyor, ne entrikalar anlatsam Dallas çiftliğini geçmiş dersiniz!

Neyse Şenol’a muhalifler olanlar var, korkularından ses edemiyorlar, o ses edemedikleri Şenol’da beni görünce kimyası bozuluyor, ne hikmetse ben her müdürlüğe gittiğimde polis de geliyordu, hey gidi günler!

Ne de olsa Akp yönetimi Şenol’un tam arkasında, Ellibeş’i, Talus’u, İnan’ı, Işık’ı, Şeker’i ve daha birçok isim. Dünün fettullahçısı Kosadercileri Laledercileri yanında, İskenderpaşa cemaati Şenollarının yanında, sesini çıkaran koca şehirde bir iki gazeteci, bir iki doktor başka da pek kimse yok.

Yani Şenol gibi biri müdür olmak üzere, muhalifi çok, istemeyeni ses etmese bile çok!

O aralar Hüseyin Aksoy adlı valinin de gideceği haberi mi vardı, ben mi tahmin ediyordum artık yalan olmasın!

Tarafıma yıllarca yapmadığı yanlış kalmayan son dönemde düzeldi gibi gözüken( bunu da şu son emekli olmadan önceki günlerini rahat geçirmek işin yaptığından zerre şüphem yok), sanki başka kimse kalmamış gibi Ohal Valiliği yapmış Bank Asya Kayapınar şubesini açanlardan vali yardımcısı Dursun Balaban adlı kişi ve Şenol Ergüney adlı kişileri bir daha bir arada nerede görecektim diye de düşünüyorum bu Şenol karakterinde biri nasıl bir kez daha müdürlük yapar, ilin anası ağlayacak diye de düşünüyorum!

Tabi bu eylemi basının duymaması kadar normal birşey yok, çünkü amacım basının duyması değil, Kocaeli MİT başkanlığı, koordineli olarak İstanbul ve Ankara’daki yetkililerin duymasını istedim. Amaç kripto fetöcü olduğuna inandığım, hakkında fettullahçılıkla ilgili o kadar veri bulunan, görev ahlakını, insani yönünü bizzat gördüğüm Şenol gibi birinin bırakın müdürlük makamını devletin içinde yer alması fikrini dahi bünyemin kabul etmemesiydi.

Neyse sabah yazıcıdan Şenol’un suratının renkli çıktısını aldım, 112 yeleğini askıya geçirip, asma çektiğinin önüne bu Şenol’un yüzünü yapıştırdım. Boynuna da benim bir zincirim vardı onu astım, yanılmıyorsam alnına da kripto Fetöcü diye yazdım diye hatrımda kalmış.

Küçük bir çanta içine bozuk para, kitap, birkaç parça elektronik eşya koydum (çalışmayan).

Ortaokul yıllarında çocukça hevesle aldığım kuru sıkı iki tabanca bol sayıda fişeği ve şarjörünü de aldım, bir de yeleğin arkasına “ Hüseyin güle :) :) :)” şeklinde yazımı yazıp doğru Kocaeli Valiliği D Kapsının karşısında bulunan yurdun önüne gittim.

Kaldırımın yanındaki askıya Şenol’lu yeleği astım, daha bir iki dakika geçmedi baktım valilik içinde görevli resmi üniformalı polis memuru arkadaş bana doğru geliyor!

Yapacak bir şey yok elimde kuru sıkı tabanca , yaptığım eylemin engellenecekse iki dakikada, yıkılacaksam niye eylem yapıyorum o zaman! Dedim “kimse yaklaşmasın.!”

Bir taraftan da avazımın çıktığı kadar “Şenol, Coşkuuuun çıkın la dışarıya haysiyet düşmanı fettullahçılar “ diye bağırıyorum, sanırım valiliğin camlarına çıkan tüm personel o günü hatırlıyorlardır.

Neyse polis arkadaşların sayısı üçken dört beş, hepsi resmi giyimli valiliğin içinde görev yapan ve beni de çok iyi tanıyan kişiler. Ersoy hoca silahı bırak diyorlar, tabi ben o aralar zerre kadar güvenmiyorum bazılarına, eylemi bölecek hamle yapsalar basacağım tetiğe (sırf gürültü olsun, daha çok dikkat çeksin gayem, başka bir amacı yok,kimseye zarar vermek değil yani)

Baktım valiliğin resmi üniformalı polisleri beni zorluyorlar, dediler Ersoy hoca destek isteyeceğiz filan, bastım kalayı, la ben fettullahçılar devletin içinde yeşermesin diye canımı dişime takmışım kaç senedir, devletime , milletime verdikleri zararın haddi hesabı yok polisin derdi silahı bırakıp teslim olmam.

Allah biliyor o amire de, polise de zerre kadar güvenmeyen biri olarak tetiğe basmama ramak kalmıştı ki bu ekipten çok saygı duyduğum bir polis memuru çıkagelmesin mi, vazgeçtim tetiğe basmaktan onu görünce yalan yok, neyse ben bir taraftan Şenol’a haysiyet düşmanı fettullahçıları niye kolluyorsun kimsiniz la siz , sen nasıl valisin Hüseyin, bir vali haksızlıklara göz yumar mı diye bağırıyorken baktım on civarında sivil polis daha geliyor. Dedim ortalık karışacak, eylem bölünecek diye üzülüyorum başka bir şeyden değil, yanlış anlaşılmasın.

İkinci kuru sıkı minik siyah tabancam omuz askılı silah çantasında durmakta!

Silahı çektim dediysem kimseye doğrultmuyorum, zaten oradaki polis memurlarının çoğu da benim asla böyle bir şey yapmayacağımı iyi bilirler, la o da ne bir baktım sivillerin içinde Ömer adlı amir, Dursun efendinin pek sevdiği, hemşerim diye şikayetçi olmadığım ancak bugün bile günahım kadar haz etmediğim biri!

Ömer efendiyi görünce yıllar önce valilik içinde beni gözaltına almaya çalışan polisler gözümün önüne geldi, o emri Dursun’un verdiğini, Şenolla plan yapıp iftira attıklarına inanıyorum hala , Dursun inkar etse bile.

Zamanında valilik kompleksi içinde beni gözaltına alacağım deyip sonra avukatıma biz öyle bir şey demedik diyen polislerin amiri Ömer olunca benim cinlerim tepeme çıktı tabi ki!

Eylemi fettullah sever Şenol müdür nasıl olur diye yaparken Ömer adlı emniyet amirine senin ne işin var la burda dememle Dursun’a bir kamyon dolusu ettiğim sözü ve o anki sinirimi az buçuk hala hatırlıyorum! Geçtiğimiz günlerde Dursun efendiye gittiğimde benim için açtığı telefonda da aynı kişiyle konuştu benim sinirlendiğimi anlayamadı belki ancak benim hayatta bazı kurallarım var, yanlışı bir kere yaparsın ve ben yanlışı yapana bir daha güvenen biri olmadım, o telefonu da ben rica etmedim gerek yok dememe rağmen kendi açmıştı.

Neyse yaptığım eylemin amacına ulaştığını inanınca dedim tamam buyurun alın silahları, biri dedi hocam çantada bomba filan yok tarzında bir şey , dedim yok kardeşim benim gibi mülayim birinin bombayla ne işi olur?

Neyse valiliğin dışında olan bir olayda onca sivil asayiş ekibi ve polisinin geldiği olayda, yani valilik dışında olan bir olayda bir eylemciyi sivil ekipler teslim alıp karakola, asayiş büroya götürmemiş nedense önce valiliğin içinde valilik polisleri çantalarda olanları tek tek inceleyip yazmışlar sonrasında Saraybahçe polis karakoluna gittik.( tabi hastaneden giriş çıkış muayeneleri de var yazmıyorum onları).

Neyse bir gece Saraybahçe Polis Karakolu nezaretinde yattık, sabah oldu bir gelişme yok, öğleden sonra oldu soruyorum cevap yok, neyse avukatımı aradım.

Öğleden sonra savcılığa götüreceğiz dendi, baktım polis kardeşler biraz çekingen hayırdır dedim, hocam mevcutlu götüreceğiz, yani kelepçeleyeceğiz diyorlar ama bir rahatsızlıkları var anlayamadığım bende sordum hayırdır arkadaşlar ilk defa mı birini kelepçeleyerek götürüyorsunuz, devlet ne diyorsa yapın, hayatımda ilk defa bileğime kelepçe takılacak ben rahatsız değilim siz benden daha rahatsınız dedim, rahat olun benden yana ben bir sıkıntı çıkartmam! Bu arada karakolda ifade vermeyeceğimi, sadece ifademi savcılıkta vereceğimi beyan ettim!

Neyse gittik Adliyeye, kelepçeleri hazırlık savcılığına girince açtılar, polis savcının yanına girdi, iki dakika geçti geçmedi çıktı, dedi hocam şuanda serbestisiniz, bende dedim nasıl yani, savcı benim ifademi almayacak mı, cevap yok! Bu savcıyı daha önceki davalarındaki hazırlık savcısı olması sebebiyle tanımıştım, açılan son davaların bazılarında da yine benden ifade almayan bu savcının tutumu yine bu olayda da aynı olmuştu.

Değerli dostlarım bu olay anlatmaya devam ederken son bir haftadır hem sıhhi rahatsızlığım devam ediyor hem de tarafıma yıllardır yapılanları artık daha net açık bir dille anlatırken bir İzmit Çocuğu olarak bu ilde yaptıklarımı bugüne kadar anlatmadığım detaylarla anlatayım ki bir daha kimse benim sevdiklerime zarar veremeyeceklerini öğreteyim istedim.

Bu eylemin ardından AKP cenahının pek sevdiği, cemaatlerin desteğini esirgemediği söylenen Ürolog Dr. Şenol Ergüney’in il sağlık müdürlüğünden Cumhurbaşkanı talimatıyla alındığı haberlerini zannımca fazla duyan olmadı.

Evet tarafımdan bir kez ifade alınmayan kripto Fetöcü olduğuna inandığım kişiyi duyurmaya çalıştığım eylemle ilgili , avukatlarımın defalarca mahkemeye itiraz etmesine rağmen ısrarla adli tıp kurumuna gönderilmek istenmem aslında bana birçok şeyi daha net anlatıyor!

Şu hasta halimle bir haftadır ağrıdan muzdarip iken, babamın sağlık sorunlarıyla uğraşıyorum. Kocaeli Adliyesinde bugüne kadar hakkımda çıkan kararları Ankara’da ciddi birkaç firmaya inceletip çıkan sonuca göre HSYK’ya başvuracağımı avukatlarımla da paylaştım.

Düşünsenize kripto Fetöcü olduğuna inandığınız biri hakkında eylem yapıyorsunuz Kocaeli Valiliğinin karşısında, terör savcılığı tek soru sormuyor, eylem valiliğin içinde önünde bile değil, tek kişilik bir eylem, inanılmaz sayıda polis geliyor. Eylemde bahsettiğiniz şahsın 3 ay sonra Cumhurbaşkanlığı talimatıyla görevden alındığı yazılıp çiziliyor, hatta kendisi sosyal medya hesabından bunu duyururken yaptığı açıklamada bile birçok eleştiri konusu oluyor içeriği bakımından.

İstanbul Adli Tıp Kurumundan 2019 yılında alınmış rapor var, Kocaeli Adli tabibinin raporu var cezai ehliyetimin tam olduğuyla ilgili, ne hikmetse bir taraftan hakkımda devam eden başka cezalar var, eylemin yapıldığı tarihten bu yana bir seneden fazla zaman geçmiş. Dosyadaki savcı değişmiş ve ne hikmetse yıllardır benim akli melekelerimle ilgili bir çok davada bu tutuma yakın durumlar devam ederken kimse sözlerimi, yazdıklarımı sanki takip etmiyor.

Sanki ben bugün Kocaeli Atatürkçü düşünce derneğinin Başkan yardımcısı değilim, sanki Saraybahçe polis karakolunda Coşkun Güler’in ifadesindeki tuhaflığı fark eden ben değilim, sanki uyuşturucu ile ilgili konuşmamı derneğimize ziyarete gelen Deva il Yönetimi dinleyip teşekkür etmiyor, sanki Dursun Balaban’ı makamında ziyaret ederken Adnan Turan sorduğum soruları duymadı, sankileri uzatmak mümkün ;

Sanki İbrahim Karaosmanoğlu’ndan, Mehmet Ellibeş’e, Fikri Işık’tan Seddar Yavuz’a, Ahmet Derviş Set’ten Nevzat Doğan’a, Veysel Tipioğlu’ndan Selçuk Özdemir’e, Hüseyin Aksoy’dan Muhittin Paça’ya yazı yazan ben değilim, haksızlık yapan herkesi yerel medyadan eleştiren ben değilim bir başkası.

İsmi Adalet ve Kalkınma partisi olan Kocaeli’deki parti yöneticileri şimdi size İzmit Çocuğu olarak soruyorum, sizce 15 yaşlarındayken tescilli ruh hastası Fettullah Gülen’e vatan haini diyen, Zekeriya Öz’e sizler alkışlarken ben vatan haini diye söverken, bu ilde sizlere dünya soru yöneltirken sizde bazıları gibi benim akli melekemden şüphe ediyorsanız sizlere tek soru soracağım sizce ben mi Fetö konusunda daha fazla mücadele ediyorumdur yoksa siz mi?

Dün fettullahçı hakim ve savcıların adliyede hukuku katlediyorken sesi çıkmayanlar, sizce bugün İskenderpaşacılara menzilcilere ağızlar açılıyor mu, gerçekten ülkemizde adaletin geliştiğine kalkındığına inanıyor musunuz?

Yoksa bugün Kocaeli’de AKP’li Fikri Işık’tan İbrahim Karaosmanoğlu’na, Osman Pepe’den İlyas Şeker’e, Hüseyin Ayaz’dan İsmail Baran’a, Nevzat Doğan’dan Mahmut Civelek’e Kocaeli’nin konuştuğu bu insanların nasıl bu kadar zenginleştiği konusunu mu duymuyorsunuz ?

Yani demem o ki sadece siz partinin adalet ve kalkınma kavramlarından yaralanırken toplumun her kesiminin aynı ölçüde yararlandığına inanmıyorsunuzdur herhalde, eğer inanıyorsanız bugün olmasa bile yarın bir gün sizleri de İstanbul Adli Tıp Kurumuna gözlem altına aldırma kararı çıkarsa şaşırmazsınız umarım.

Kocaeli’den bağımsız milletvekili adayı, büyükşehir belediye başkan adayı olmuş birine karşı Kocaeli Adliyesi, Valiliği, bazı kaymakamlıklarda gösterilen tavırları halkımızla paylaşırken isterim ki az buçuk kalmamış Allah korkunuzu herkes görsün.

İsterim ki adalet anlayışına nasıl zarar verdiğinizi düşündüğümü herkes bilsin.

İsterim ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bağımsızlığını ve bütünlüğünü savunurken, bir Atatürkçü’nün asla edilmediğini, vazgeçmediğini herkes bilsin.

İsterim ki beni bir kez dinlemeyen savcı, anlaşamadığım avukatlarımın, yazdığım haberlerin T.B.M.M’de Kocaeli Milletvekilleri tarafından Bakan’a soru önergesi olarak verilirken, Şenol Ergüney’in müdürlüğü döneminde bir aile hekiminin CHP’li Belediye Başkanı’na yaptığı teşekkür yüzünden gördüğü baskılara, İsmail Koncuk adlı milletvekilinin Meclis Kürsüsünden Şenol Ergüney’in nasıl bir akıl taşıdığını sorduğunu tüm Türkiye duymuşken yarın bir gün zannımca başkalarının adı da çokça duyulacaktır!

Özetle ben İstanbul Adli Tıp Kurumuna gitmekten imtina etmiyorum, geçen sefer gittiğimde İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkan Yardımcısının doktor bey dosyanızı inceledim, üzüldüm , burada olmanızı anlayamadım, neden avukat tutmuyorsunuz demişti? Babamın arkadaşı olan bir amcamız sağ olsun avukatlığımızı yaptı bugüne kadar, ben ise bugüne kadar avukat ihtiyacı duymadım adli tıp kurumunda söylediğim gibi.

Neden duymadım onu da ekleyeyim son olarak, çok şükür Allah akıl fikir vermiş , ailemiz, devletimiz, milletimiz sahip çıkmış, her şart altında kendimi savunabilirken avukata ihtiyaç duymadım. Aynen bugünden de sonra olacağı gibi….

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Dr. Ersoy Kandemir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Neden? - Neden merak ediyorlarmış, onu yazmamışsın…

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Aralık 07:23


Kocaeli Markaları

Kocaeli Halk Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (541) 450 76 90
Reklam bilgi