1 Nisan’da memlekete iyi ki geldim, 10 ay daha hapis cezası!

Kocaeli’de uzun zamandır haksızlıklarla kendimce bir mücadele veriyorum. 1 Nisan’da Kocaeli’ye geldim. Tacettin abimizin  babası vefat etti, dün cenazesine katıldım, Allah gani gani rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.

Epeydir Kocaeli Adliyesi’yle ilgili detaylıca bir araştırma yapıyorum. Bu araştırmaya beni iten bazı sebepler oldu. Nasıl olmasın ki? 

Bir adliye düşünün ki içinde görev yapan onlarca hakim savcı FETÖ’den ihraç edilsin. Bunlar ihraç edilmeden önce nasıl görev anlayışları var diye hep düşünürdüm!

Bir adliye düşününüz ki başsavcısı yıllarca önce Muhsin Yazıcıoğlu davasına bakan savcı olsun. MHP eski milletvekillerinden Ökkeş Şendiller’e dava açsın. Onca yıl Yazıcıoğlu dosyasıyla ilgili ağzından tek söz çıkmasın! Sonra ne mi oldu?

Nedim Şener’in gazetede yazdığı bir mahrem imamın ifadelerini paylaştıktan sonrasında Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı hayatında konuşmadığı kadar Yazıcıoğlu’nun ölümüyle bilgiyi basın açıklamasında paylaşmıştı. Bir aralarda bir milletvekilinin kendisini bir Fetö zanlısı için aradığını ama milletvekilinin kim olduğunu söylemek istememişti nedense!

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olduğum dönemde Muhsin Yazıcıoğlu’nun kaza sonucu değil cinayet sonucu öldürüldüğüne inandığımı söylediğim basın açıklamanın üstünden 2 hafta sonra  emniyet istihbaratta görev yapan bazı yetkililer FETÖ kapsamında Muhsin Yazıcıoğlu cinayetiyle ilgili tutuklanmıştılar.

Kocaeli Adliyesi ile ilgili ciddi iddia ve şüphelerim adliyeye ilk gittiğim Mürsel Durmaz’ın şikayetinden  beri var. Sebepleri, detayları en ince ayrıntısına kadar yazmaya karar verdim. Bu kararı vermemdeki en büyük etken sanki ben durduk yere bir şeyler yaptım, kimse bana birşey yapmamış da ben kendilerine bazı söz ve davranışta bulunuyorum gibi bir hava estirilmesi.

Yani benim tüm davalarda sanık olduğum gerçeği inanın zoruma gitmiyor. Belki ben adalet sisteminin işleyişini bir avukat, hakim, savcı kadar bilmiyor olabilirim lakin adaletin ya da kimsenin yanında yalan da söylemem, yaptığımı inkar etmem, lakin birilerinin devlete ve millete zarar verdiğini anlattığım davaların hiçbirinde bir kez ek bir soruşturma açıp bunların ortaya çıkarıldığını da görmemek devletini seven herkese koyar diye düşünüyorum.

AKP’nin Kocaeli’de adliye yetkililerine ne denli yakın görüntü verdikleri malum. Kocaeli Adliye yetkililerinden  Muhittin Paça ve Habip Korkmaz başta olmak üzere tüm savcı ve hakimlere bir çift sözüm olacak. 20 yaşlarında öğrenciyken savunduğum ideolojiye Bekir adlı  zatın TBMM kürsüsünde ettiği söze gereken tepkiyi o zamanda vermiş biri olarak, bugün ADD Kocaeli Başkan Yardımcısı olarak da bir Türk evladı olarak da dün Türkçe olimpiyatlarını beğenen, Fettullah Gülen’e hocam çeken bir kişinin elbette adalet bakanı olarak görev yapmasından memnun değilim ve AKP’yi eleştiriyorum, en sert dille eleştirmeye de devam edeceğim.

Kocaeli’de ihaleyle aldıkları ambulanslarla halkın hayatını riske attıkları dört ay konusunda ağzını açmayan ama babamın hastalanmasında etkisi olan Vali Münir Karaloğlu’nun bacanağı dönemin il sağlık müdürü Mürsel Durmaz’ın açtığı davada, tarafıma yapmadığı haksızlığı bırakmayan Şenol Ergüney gibi Fettullahçı derneklere destek vermiş, Bank Asya’daki hesabını 15 Temmuz hain darbe girişiminden bir ay sonra kapatmış, il müdürlüğü yaptığı dönemde bile Fettullahçı KOSADER ve LALEDER üyelerini idareci olarak çalıştırmakta sorun görmemiş, vali yardımcısı Dursun Balaban 7 yıl boyunca Kocaeli’de EDS’yi kuracak adımları atmakta gecikmiş, il bonzayi  ve Metamfetamin’den kırılmış, Kandıra yolunun adı ÖLÜM yoluna çıkmış, Santral yokuşundan Dilovası rampasına dünya kaza olmuş, onlarca vatandaş hayatını kaybetmiş, yüzlercesi ciddi yaralanmalar geçirmiş , Vali Hüseyin Aksoy’a dünya şikayet dilekçesi yazıp durumları bildirmeme rağmen etkin bir valilik yerine AKP bürokrasisine yakın bir vali gibi davranmış, hakkımda babamın tehdit olayında adı geçen müdireye ağzını açmamış, attığı iftiraya gıkı çıkmadığı gibi eşiyle birlikte bu müdireye başarı plaketi sunmaktan geri durmamış ve daha nice olayda ben Türkiye Cumhuriyeti Devleti için çalışan bir memurken babamın rahatsızlandığı gerçeğiyle bir karar vermiş ve bir yol seçmiştim.

Memuriyete dönmek için uğraştığım şu günlerde anlıyorum ki Kocaeli AKP Milletvekilleri’nden Fikri Işık, İlyas Şeker, Emine Zeybek, Radiye Sezer Katırcıoğlu başta hiçbir ildeki yönetici yaptıklarımı anlamamış. Ben bu kadar bu ildeki FETÖ yapısıyla mücadele ederken tüm Kocaeli halkı bunu görürken kendilerinin ne yaptığını da görüyoruz. FETÖ’yle ilgili benim onca saydığım isim nedense hep bu Fikri ve İlyas efendilerinin desteklerini alan Hasan Aydınlık, Şenol Ergüney ve birlikte yöneticilik yapan isimler. Hele Şevki Yılmaz’dan ve anjio olmuş İbrahim Karaosmanoğlu’ndan ya da Nevzat Doğan, Mehmet Ellibeş gibi isimlerden hiç bahsetmek istemiyorum bu yazımda. Mübarek Ramazan’da ağzımı da bozmak istemiyorum.

Kocaeli’de birçok insana faydası olmuş bir tıp hekimi olarak iki gram haklılığıma inanan varsa bu iktidar partisi AKP’ye Kocaeli’de oy vermesin. İzmit Çocukları haklılıklarını belki ispata edemiyor adalet saraylarında lakin kamu vicdanını yaralayan adalet saraylarına da iktidar partisini de Kocaeli’de zerre güvenim kalmamıştır. 

Sayın Kocaeli’deki görevini devlete zarar vermeden yapan savcılar ve adalet yetkililerinden de bir istirhamım olacak. 15 Temmuz’dan öncede söylemiştim. Adalet müessesine bir şekilde penetre olmuş cemaatlere inanan mevkidaşlarınıza lütfen şu sözlerimi iletiniz, dün AKP Fettullahçı hakim ve savcılara yol verirken de bunların devlete ve millete zarar vereceğini savunmuş biri olarak eğer mevkidaşlarınız Menzilci, Süleymancı, İskenderpaşacı olacaklarsa  istifa etsinler ve gidip o cemaatler adına çalışsınlar sivilde, ben bu grupların devletin adalet sistemi içinde verebilecekleri bir fayda olduğuna inanmıyorum! 

Daha  Allah’ı anlayamamış, Atatürk İlke ve İnkilapları sayesinde okuyabildikleri gerçeğini görememiş, Hz. Ömer’in adalet anlayışından zerre nasiplenememiş, badem bıyıklarla, cemaatçi zihniyetlerle ne bu memlekette ne başka bir diyarda bir ilerleme olmayacağını, dünya tarihinde bile bir örneği olmadığını, din simsarı siyasetçilere eğdikleri boyunlarından Türk Halkının duyduğu rahatsızlığı kendilerine lütfen iletiniz.

Yakında cezaevine seve seve gireceğimi özellikle Hüseyin Aksoy adlı Aydın Valisi ve emekli vali yardımcısı Dursun Balaban’a hatırlatırken kendilerinin bu şehirde neden bir tane olumlu faaliyetle anılmadıklarını da kendileri başta tüm mevkidaşlarına hatırlatmak isterim. Derviş efendi gibilerin anlayamadığı gerçek  Türk’lerin cezadan, zulümden korkmadıkları, aksine mazluma zarar vermekten çekindiklerini hatırlatırken geçtiğimiz günlerde ilimizde yıllarca lastik işçilerinin hakkını savunmuş İzmit Çocuğu, İhsaniye’li emektar sendikacı Yusuf Bayraktar gibi bir değerle ettiğimiz sohbetten de ne kadar mutlu olduğumu ifade etmek isterim.

ALLAH büyüktür. Değerli Kocaeliler asla umutsuzluğa kapılmayın, asla haklı mücadelenizden vazgeçmeyin. Saygı ve sevgilerimle.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI
# İLİŞKİLİ KONULAR

Yazar Dr. Ersoy Kandemir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Halkçıbıyık - Ersoy bey bizler hak davasına kellerimizi ortaya koymuşken üç beş cemaat çapulcularına icazet etmeyiz. Yaz Ersoy başkan yazda illegal oluşumlar titresin

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 03 Nisan 23:43
01

Yusuf Bayraktar - Ersoy bey Hak Hakikat ve Adalet mücadelesinde karşımızdaki güç ne olursa olsun bu şerefli ve onurlu mücadelenin bedeli bize neye malolursa olsun,doğruluktan dürüstlükten taviz vermemeliyiz.

Rahmetli Muhsin başkanın söylediği gib. "

BU ÜLKEDE DÜRÜST OLMAK BAŞA BELADIR AMA O BELA BAŞIMIZIN TACIDIR."

Dürüstlüğümüzden taviz vermeden Vatanımız,Devletimiz,Milletimiz ,Bayrağımız ve Dinimiz adına bık badan usanmadan hiç bir karşılık beklemeden nefezimizin sonuna kadar mücadele etmeliyiz.

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 02 Nisan 21:01


Kocaeli Markaları

Kocaeli Halk Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (541) 450 76 90
Reklam bilgi