Tahir Büyükakın değil vizyonsuz ve liyakatsiz bürokratlar yönetiyor

Saadet Partili Mustafa Gürsoy, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ni siyasetçilerin değil; vizyonsuz ve yetersiz bürokratların yönettiğini açıkladı. Başkan Tahir Büyükakın’ı eleştiren Gürsoy, Ak Parti’nin kentin planlama, ulaşım ve trafik sorununu 17 yıldır çözemediğine dikkat çekti

Emrah Taştan
Emrah Taştan Tüm Haberleri
+3
Haber albümü için resme tıklayın

Saadet Partisi Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi Grup Başkan Vekili Mustafa Gürsoy, Kocaeli Halk Gazetesi’nin yerel yönetime ilişkin sorularını yanıtladı. Başkan Tahir Büyükakın’a sert eleştirilerde bulunan Gürsoy, biat kültürünün belediyede hâkim kılındığını anlattı. Gürsoy, Türkiye’nin en büyük bütçelerinden birine sahip olan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin, beceriksiz, vizyonsuz ve liyakatsiz bürokratların eline teslim edildiğini kaydetti.

  • KOCAELİ HALK GAZETESİ- Kocaeli Büyükşehir Belediyesi nasıl bir anlayışla yönetiliyor? Tahir Bey’in ve kurumun yönetim anlayışını nasıl değerlendiriyorsunuz? 

MUSTAFA GÜRSOY - Büyükşehir Belediye Meclisi, kentin yerel parlamentosu. Geleneksel bir anlayış, biat kültürü yönetime yerleşmiş. Değişik fikirlerin çıkmadığı, tek merkezden yönetilen bir yapı var. İrdelediğimde iki neden görüyorum. Birincisi halkın teveccühünün ciddi bir özgüven patlamasına neden olması. İkincisi uzun süredir oluşturdukları bürokrasinin ürettiği anlayışa göre siyasetçilerin şekillenmesi. Büyükşehir’i Tahir Bey değil, liyakatsiz bürokratlar yönetiyor.

AHBAP ÇAVUŞ İLİŞKİSİ VAR

  • Teknokrat yönetimde bürokrat profili ön plana çıkar. Büyükşehir’in bürokratları alanında uzman kişiler mi?

Ne yazık ki sorun burada. Bürokrat profili, ahbap çavuş ilişkileriyle oluşmuş. Yetenekleri, ufukları, vizyonları dar. Kente baktığımda yetersiz olduklarını görüyorum. Kentin ana sorunları hala devam ediyor ve bunlara çözüm üreten bir proje görmüyorum. Bunu mecliste de söyledim. 35 yıl önce bu kentin üç ana sorunu vardı, hala o sorunlar devam ediyor. Temel sorunlar; planlama yani kentsel dönüşüm, ulaşım ve çevre. Belki şekil değiştirdi ama bu
sorunları hala ana unsurlarıyla yaşıyoruz. 20 yıldır tecrübe kazanmış ekip olmasına rağmen, kentin ana sorunlarından birini bile çözememişler. Çok ciddi
göç alan Kocaeli, durmadan büyüyor ve problemleri artıyor. Büyüdükçe de günübirlik çözümlerle o problemleri yaşamaya devam ediyoruz. Kent problemleriyle büyüyor. Çözüm de üretiyorlar mutlaka ama hepsi günü kurtarma amaçlı projeler. Makro projeler yok. Kentin geleceğini görüp ona göre projeler
hazırlayacak bir anlayış yok. MİA projesine bakıyoruz, Tahir Bey en azından yarısını geçirdi. O geçirdiğimiz bölümde bile 15-16 tadilat yaptık. Diğer
yarısını yapamadık daha. Kentte 10-15 yılda bir tane ana proje yapılmış, onu da daha tamamlayamadık.

BİLDİKLERİNİ OKUYORLAR

  • Kocaeli’de çevre açısından durum nedir?

Bu kentin en büyük talihsizliği; iskele ve limanların  İstanbul’dan kaldırılıp Kocaeli’ye getirilmesi. Bu Kocaeli’nin kaderini değiştiren bir iştir. Yöneticiler buna
direnmeliydi. Ama direnmediler ve şu anda kentimizde ciddi anlamda iskele sayısı, buna bağlı olarak da ciddi bir gemi artığı ve sintine sorunu yaşanıyor. İkinci
önemli kirlilik kaynağı, denetimlerinin azalması sonucunda fabrikaların yarattığı hava ve deniz kirliliği. Üçüncü önemli mesele, patlayıcı ve yanıcı maddelerin
ayrı bir alanda depolanması. Bununla ilgili bir önerge de verdim. Sağlık, güvenlik ve çevre açısından ciddi bir tehlike arz ediyorlar. Sorunları söylüyoruz ama
kulaklarını tıkayıp bildiklerini yapıyorlar. Hiçbir şekilde anlattıkları gibi katılımcı, şeffaf falan değiller.

  • Taş ocakları önemli bir çevre sorunu. Çevre etkilerinin engellenmesi için ne yapılmalı?

Taş ocakları ihtiyaçtan doğuyor ama sıkıntı şu: Avrupa da bunu yapıyor ama sorunları çözüyorlar. Bizimkiler kolaycılığa kaçıyor. Çevre insan için en önemli şey olmasına rağmen, maliyet öncelikli düşünüldüğü için bu sıkıntıları yaşıyoruz. Müteahhit malzeme temin edecek, daha ucuza temin edeyim diyor. En yakın bölgeden çözmeye çalışıyor. Siyaseti devreye koyup zorluyor şartları. Onlar da siyasi kaygıyla söz veriyor ve sonuç buraya geliyor. Kenti yönetenler bu kaygıyı yaşamasa taş ocaklarıyla ilgili çok daha sağlıklı kararlar verebilecekler.

Tahir Büyükakın, Amerika gezisi sırasında Pensilvanya’da sigara içerken görüntülenmişti.

MAĞDURİYETİ GÖRDÜK RANTI DA GÖRECEĞİZ

  • Planlama eleştiriniz kapsamında Cedit ve Veliahmet-Hacı Hızır Mahallelerindeki kentsel dönüşüm tartışmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kentsel dönüşümü bu hükümet gündeme getirdi ama yasal altyapısı oturmadı. Sorun buradan kaynaklanıyor. Bu konuda 10 yıldır başarılı olamadılar. Bölge anlamında vatandaşların mağduriyeti söz konusu. Geçmişte yerel belediye yaparken, Tahir Bey aldı, bakanlık aldı falan. Orada yaşayan insanların geleceklerini tayin ederken, mağduriyetlerini de çözecek altyapıyı oluşturmanız gerekiyor. Planlamadan ve hukuki altyapıdan kaynaklı sorun var. Evler, metrekareler, kat sayıları farklı ve bunların hepsi farklı sözleşmeyi gerektiren konular. Elbette ki kentsel dönüşümde sorunlar gündeme gelir. Ama çözüm noktasında sıkıntısı olmayan, doğru ve adaletli bir yönetim anlayışıyla yapılırsa çok daha hızlı çözüm üretilebilir. Burada devreye çok daha fazla şey giriyor ve işi tıkıyor. Önceki Kent Konut Genel Müdürü ellerinde 200 civarında fazla konut olduğunu söylüyordu. Cedit’te ilk uzlaşanları oraya alıp süreci daha zahmetsiz yürütebilirlerdi. Bu konularda bize açıklama yapmıyorlar zaten, kapalı kutu gibi çalışıyorlar. Şeffaflıkla alakası yok. Son mecliste de söyledim. Meclis üyelerini alın, brifing verin, bölgeyi gezdirin, anlatın. Vatandaş sorunca meclis üyeleri cevap verebilsin. Böyle bir alışkanlık yok. Kendi bürokratları ve ekipleriyle yapıyorlar. Mağduriyetleri görüyoruz, rant bölümünü de ileride göreceğiz. Şimdiye kadar tüm imar çalışmalarında bir rant çıktı sonunda, birilerinin menfaatleri çıktı.

ŞUYULANDIRMA GASP YAPILIYOR

  • İmar denildiğinde vatandaştan yapılan yüzde 45 arazi kesintisi isyan ettiriyor. Donatı alanlarından Derince örneğinde olduğu gibi rant da çıkıyor. Mesleğiniz olduğu için değerlendirmenizi merak ediyorum. 

Belediyelerde en büyük sıkıntı bu. Şuyulandırma harita mühendisi olarak benim konum. İyi ki sordunuz. Bu iktidarın millete kazığıdır. Yüzde 45 parklar,
okullar, kamu alanları hepsi içinde olmak kaydıyla ‘belediyeler yüzde 45’e kadar kesebilir’ diye bir madde var. Bu madde keyfiyet sonucunda ‘yüzde 45 kesilir’ diye bir alışkanlığa dönüştü. Yüzde 45 kes demiyor. Yüzde 45’e kadar kesebilirsin diyor. Ama bu keyfiyetçi anlayışta, yüzde 45’i kesip biz bununla bir daha uğraşmayalım mantığıyla gelenek haline getirilmiş. Vatandaştan yüzde 45 kesiyorsun da Ford Otosan’dan neden yüzde 3 kestin o zaman? Adamın yüzde 40 imarlı yeri var dört kat beş kat, öbürünün yüzde 15 imarlı yeri var iki kat sen ondan da yüzde 45 kesiyorsun öbüründen de yüzde 45 kesiyorsun. Biri bir dönüm araziye bir ev yapıyor, öbürü dört beş ev yapıyor. Bu da adaletsizlik. Kullanım alanı yüzde 15 olan bir yerde yüzde 45 kesinti yaparsanız, adamı perişan ediyorsunuz. Bu yüzde 45 şunun için yapılmış. Orada yaşayan insan sayısının ihtiyaç duyacağı kamu alanları. Bir dönüme ortalama 15 daire yapıyorsun. 5 kişiden 75 kişi yapar. Her kişiye vermen gereken sosyal donatı 7 metre 500 metre civarı bir donatı alanı oluşturmak zorundasın. İki dairelik alanda yaşayan kişi on. Vermen gereken alan 70 metrekare. Niye o zaman adamdan bir dönümde 450 metrekare yer kesiyorsun? Gerçekten bu işin felsefesine aykırı, tamamen geleneksel, bürokratların keyfi uygulamalarıyla oluşmuş bir yapı. Siyasetçiler de buna uydular, bir seferde çözelim bununla uğraşmayalım mantığıyla oluşmuş bir şey. 

  • Mülkiyet hakkının ihlali olarak yorumlanabilir mi?

Gayet tabi. Mülkiyet hakkının gaspı, gaspı! Halıyı kaldırdığınızda altından birçok pislik de çıkıyor yani. Temel felsefe şu: doğru ve adaletli bakmak lazım.
Herkese eşit davranmak lazım. Kişiye özel değil, genel davranmak lazım.

MECLİS KİŞİSEL SORUNLARLA MEŞGUL

  • Büyükşehir Meclis gündemini kişiye özel değişiklikler işgal ediyor denilebilir mi?

Katılıyorum. Belediye meclisi gündeminin yüzde 70’i, 80’i özel problemlerin çözümüyle ilgili. Genel çözümlerden daha ziyade, özel çözümlere yoğunlaşmış bir sistem var. Planlar çok iyi analiz edip, bölgenin ihtiyaçlarını görüp, insanların beklentilerini öngörüp yapılmıyor. Tamamen kendi bürokratlarının çalışma ve öngörüsüyle plan hazırlıyorlar. Uygulamaya geldiği zaman vatandaşlar bu eksikliği ve aksaklığı görüyor. Belediye de mecburen düzeltmek zorunda kalıyor. Oysa bu iş daha ciddi, sağlıklı ve katılımcı bir şekilde ele alınsa, kişisel düzeltmeler çok daha aza inecek ve meclisi de yormayacak. Meclisin en büyük konularından biri o. Meclisin enerjisi işlerini doğru yapmamanın faturasını ödeyerek harcanıyor. 

  • Büyükşehir’in muazzam bir bütçesi var. Nasıl kullanılıyor sizce?

Eski yönetimlerle Tahir Bey arasında fark var. Aynı şeyi Başiskele’de Yasin Bey için de söyleyebilirim. Daha tasarruflu bu arkadaşlarımız eskiye göre. Bu
ayrımı koyalım. Ama yeterli bir ekip yok. Vizyon ve proje koyacak ekip yok. Gerçekten Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesi, Türkiye’nin en yüksek bütçelerinden biri. Geçen mecliste bir konuşma yaptım. Ak Parti’nin yönettiği Gaziantep’i, Malatya’yı söyleyeceğim size. 20-30 yıl öncesine bakın, bir de şimdiye bakın. Bu kentlerde nasıl dönüşüm yapılmış, Kocaeli’de neredeyiz? Gerçekten Gaziantep’in bütçesi belki de bizim bütçemizin yarısıdır ama ona rağmen ciddi bir vizyon çizilip dönüşüm yapılmış. Çok büyük bir bütçemiz var ama ciddi bir proje görmüyoruz. Kente çok ciddi katma değer yaratacak, kentin vizyonunu geliştirecek projeler çıkmıyor. Bu da liyakatsiz ve yetersiz bir kadronun sonucudur.

PROJELERDE BÜYÜK SIKINTI OLACAK

  • Kocaeli’de hükümet ve belediyenin projeleri, bir türlü bitmiyor. İlimizdeki projeler neden hep gecikiyor?

Bundan sonra daha da büyük sıkıntı olacak. Ülke daha büyük sıkıntı içine girdi. Yönetenlerin becerileri zaten azdı, artık daha da azalacak. Ciddi bir kaynak
sorunu var. Bu anlayışın en büyük zafiyetlerinden birisiydi. Çok büyük bütçelere rağmen, doğru dürüst kaynak yaratma projesi olmamış. Satmış yemiş. Gelir artıracak bir proje yok. Para yetmediği zaman da emlak vergisini ve harçları artıralım, yer satalım. Yuvacık suyu önemli bir kaynak projesiydi. Onu da sattılar. Hizmet var ama milletin parası geldiği kadar. Aldığımız paranın bir kısmını kenara koyup yatırımlar için kullanabiliriz. Ancak böyle bir meseleleri yok.

  • Peki nasıl gelir elde edilebilir?

Başiskele Belediyesi’nin aylık 150 bin TL elektrik gideri var. Güneş enerjisi kurup bu giderden kurtulalım dedik. Yuvacık Su bizde dursaydı, ciddi gelir getirirdi ama yapamadılar. Taş ocakları yöntemi kullanılabilir. Çevreye duyarlı, kanuna uygun, yerleşime uzak bir noktada yapılabilir. Belediyemiz de taş ocağının nasıl işletileceği konusunda örnek olur. Saadet Partisi olarak, makro projeler ve kaynak projelerimiz var. Yönetim anlayışımız gelirlerin artırılmasına da yönelik olacak.

KAYNAK YARATACAK PROJELER OLMALI

  • Örnek projeleriniz var mı?

Organik tarımı geliştirip bunun pazarını oluşturma önerimiz var. Başiskele için marina projemiz var. MKE alanında Su Park kurulmasıyla ilgili projemiz
var. Avlakdere’de orman alanında avam projemiz var hatta önergesini Başiskele Belediyesi ve Büyükşehir Belediyesi’ne verdim. Hiç oralı olmadılar. Su Park’-
tan Orman bölgesine teleferik oluşturalım dedik. Kocaeli’ye yeni bir vizyon kazandıracak bir projeydi. Ormanya gerçekten güzel bir proje. Bunun daha
kapsamlısını Başiskele için öneriyoruz. Tahir Bey ile de görüşeceğiz Saadet Partisi Grubu olarak. Kullar Deresi’nin ıslahı ve kayık seyahat alanı haline getirilmesiyle ilgili projemiz var. Yeniköy-Bahçecik Vadisi’nde Turizm Turizm Projesi’yle ilgili de termalin Yalova’da olduğu gibi orman ve bölgeye yayılması
önerisinde bulunduk. Yasin Bey de sağ olsun destekledi ama Büyükşehir Belediyesi bürokratları her zaman olduğu gibi yarıda kestiler. Jeotermal kaynak
57 derece ve bölgede 10 otele yetecek kaynak var. Niyetimiz burayı orman ile birleştirip bir turizm koridoru oluşturmak. Çevreci bir anlayışla Yuvacık
Barajı’ndaki yükü hafifletecek bir alternatif oluşturalım. Bölgedeki otelleri belediye ya da yerel işletmeciler çalıştırsın istiyoruz. Ama büyükşehir
bürokratları bunu yarıda kesti.

Mustafa Gürsoy’a göre en büyük sorun belediyede liyakat sahibi olmayan bürokratların görevde olması.

Gürsoy, Ak Parti yönetimine ve belediye bürokratlarına sert eleştiriler yöneltti.

20 Kas 2021 - 01:47 -

Muhabir Emrah Taştan


TÜM RÖPORTAJLAR GÖSTER

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Halk Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Halk Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Halk Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Halk Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Başiskeleli - Tebrikler Mustafa bey gerçekten çok güzel konulara değindiniz özellikle imar konusunda noktasından virgülüne kadar katılıyorum size belediyelerin yeni rant kapısı milletin arazisine çökmek

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 20 Kasım 09:00


Kocaeli Markaları

Kocaeli Halk Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (541) 450 76 90
Reklam bilgi