Cefa Vinç
Cefa Vinç
Dr. Ersoy Kandemir
Köşe Yazarı
Dr. Ersoy Kandemir
 

Başiskele sahilden soruyorum:REİSİN adamlarına sahip çıktığı kadar adamları REİSLERİNE sahip çıkıyor mu?

Bugün özel bir konuyu ele alacaktım, DEAŞ, ancak öncesinde dün gelişen bazı yaşananları siz değerli okuyucularla paylaşmak isterim. Ümit Özdağ’ın görevden aldığını beyan ettiği Zafer Partisi İl Başkanı Vedat Çalık'ın görevinden alınış şeklinin zamanla o partide ne aksaklıklar yaratabileceği, bugünkü Marmaris yangını, diğer yangınlar, gazeteci Güngör Arslan cinayetinin arka planı, ilimzdeki EDS'ler, Aslan amcam, ekonomik sıkıntılar, az önce üzülerek öğrendiğim İzmit'te genç bir kadının intiharı, yine bugün öğlen saatlerinde 82 yaşında intihar eden Derince’deki amca ve daha birçok konu var yazacağım. BU ARA ZAMANA KARŞI YARIŞTIĞIMI VURGULAMAK İSTERİM. Dün öğlen saatlerinde Sağlık Müdürlüğünden yetkili bir memur telefonda hakkımdaki olumlu yönde alınan bir Bakanlık kararı olan evrakı  tebliğ etmeleri gerektiğini söyledi.  Müdürlüğe gittim ve bahse konu evrakı aldım. İnanın bu kadar olumlu habere bir saniye bile sevinemedim. Neden, nasıl sevinilebilirdi ki bu habere? Yıllardır yaşanan sıkıntıları mı ortadan kaldırdı bu evrak! Şahsımın çektiği sıkıntıları da demiyorum, 70 yaşın üstünde bir anne ve babanın, bu memlekete devlete binlerce insan yetiştirmiş insanların, yıllardır sürdürdüğüm haklı mücadelemde başta ailem olmak üzere beni sevenlerin yaşadıklarını ne kadar anlarlar bu durumlara sebebiyet verenler? Bugünkü bürokrasinin bence en dikkat etmesi, hassasiyet göstermesi gereken nokta tamda burasıdır! Neyse öğleden sonra bu gelişmeler yaşandı. Sonraaında saat yedi gibi Başiskele sahile indim. Çimlerin üzerine oturdum ve düşünmeye başladım duraksız esen rüzgara karşı! Aklımdan neler neler geçiyor! Tak, bir telefon, biraz canım sıkılan bir konuşma geçti. Canım o kadar sıkkın ki uzun zamandır, karşı taraf Allah’tan anlayışlıydı. İnanın dün benim için çok ilginç bir gün oldu. Neyse oturdum bir kafeye, geleni geçeni seyrediyorum, bir yandan düşünüyorum. Kaç yabancı uyruklu insan geçti önümden, sayamadım vallahi Başiskele sahilde otururken.  Garsonla konuşurken yanımızdan öyle biri geçiyordu ki, son anda farketti beni. Tabi şirazesi hafif kaydı, yanındaki ve arkalarından gelen arkadaşıyla düz yürürlerken birden sağa çekti ayakları onu. Nereden, ne vakit, ne şekilde çıkacağım belli olmaz derler! Hatta bu konuda eski bir 112 çalışanı abimiz “ EYVAH ERSOY geliyor!” diye adımı çıkarmışlığıda vardır. Erzincan'da olan bu abime selam eder, babasının rahatsızlanmasından dolayı tekrar geçmiş olsun demek isterim. Yazımın  buradan sonrası dün şişman bedenimi görünce dengesinin sarsıldığını hissettiğim kişiye  itafen olacaktır. Bak düne kadar karşına yüz kere istediğim yerde çıkıp sana hesap sorabilirdim ama yapmadım. Çünkü senin bu saygıyı bile hakettiğine uzun zamandır inanmam.  Şimdi gelelim  Bakanlıktan aldığım olumlu haberle aynı gün denk geldiğimiz dakikalara. Tesadüf mü değil mi sen karar ver artık! Tek başıma oturduğum yerde beni gördüğünde neler hissettiğini, aklından neler geçirdiğini vücut biyokimyandan, yürüyüşünün sonunda bindiğin dolmuşun ve arkasından gelen kara arabadan ve bu sürenin kaç dakika sürdüğünden, bu kadar şeyi yazmamdan sende anlamışsındır sanırım artık bazı gerçekleri ve İzmit Çocuğu bendenizin ne kadar bilgiye sahip olduğunu herhalde! Yanlış anlama sakın, bunları beni daha iyi anlaman ya da hissetmen için değil, tüm Türkiye'nin önünde hakkında neler düşündüğümü anlatmak için de yazmam. Eeee ne demeye yazıyorsun dersen onu sana zamanı geldiğinde yüzüne söyleyeceğimi bilesin diye yazarım.  Nasıl biri olduğumu okuduğun dosyalardan , duyduklarından ziyade bir seferde canlı olarak görmeni istedim belki. Nasıl sinirli bir duruşum var değil mi? Birazcık iriymişim de, aslında benim ince espirilerim de vardır, yalan yok. Biraz komiklik yapmayı da severim, ama sana ve senin gibilere değil. Zekiymişim ben, öyle diyen de çok. Kalmadı derim, ona da inanan pek yok! Aslında normal bir halk çocuğuyum ben, senin gibiler yüzünden içimden HULK çıktı valla. Bela okumayacağım ama biliniz ki artık size eskisi kadar sinirlenmiyorum. Bu da bana göre hayra alamet bir durum değil. O sebeple beni uzun zamandır sinirlendirmemeniz konusunda da hakkınızı yemeyeceğim! Yalnız HULK çıktı bir kere, onu da unutmayalım, zaten unutmayacağınıza eminim de bir sefer daha hatırlatmakta yarar görüyorum:)! Yıl 2022, seninle mücadele etmeye devam edeceğim, son nefesime kadar. Bu kente geldiğimde yıl 2014’tü. Hakkında bir karar aldım ve o gün bugündür uygularım. Senin gibi birini  o gün nasıl tanıyorlardı bugün nasıl tanıyorlar bir düşün! Köprünün altından eski sular akmıyor artık, eski haksızlar yapılmıyor, ancak devamı olursa da aynı köprünün altından nasıl bir LAĞIM akacaktır, kokusu bırak Ankara’yı, Şangay’dan bile duyulacaktır. Öööö:)! Oturduğum yerde önümden geçerken beni gördüğünde neler hissettiği iyice düşünmeni istiyorum. Ayağa kalkmadım, yanına gelebilirdim, elimi kaldırıp sana özel bir selam verebilirdim anlayacağın dilden, bugüne kadar sana çok farklı davranabilirdim, yapmadım. Dedim ya bende ahde vefa her zamanda vardı senden farklı olarak, yani sende ahde vefa olmadığını bir ben değil çok düşünen var. Kimler olduğunu yazsam göz bebeklerin FAL TAŞI gibi açılır ama ben senin gözlerinin daha fazla açılmasını istemeyen biriyim. Düşün bir, bu kadar güce tapıyorsun, para için yapmadığın film fırıldak kalmadı ama yeğenin yaşında biri çıkıyor sana sadece oturduğu yerden neler hissettiriyor değil mi? Unutma, biz İzmit Çocukları asla senin gibilere itimat etmedik, senin gibi birine saygı duymadık. Hangi sahtekarlığı yaparsan yap, ne kadar taktik varsa uygula ama asla unutmamanı isterim bu kentin öz evlatlarının artık seni daha iyi tanıdığını. Ruhunu, vasfını, ne için nefes aldığını iyi biliyorlar!  Hayatta bazı şeyler tesadüf değildir. Bugüne kadar onca zaman karşına çıkmayan biri dün karşına çıktı ve sana belki de bir mesaj veriyordu, kim bilir! Gerçi senin kafan yanlış çalıştığı için bu sözlerimi yanlış yorumlayabilir. Şahsınla ilgili mücadelem şahsi duygularım, nefsim için değil, devletim ve milletimin menfaatine olduğuna inandığım içindir. Bunu bile anlayamadığına inanıyorum hala. Şahsen sende dahil bu ilde bazı düşmanlarıma zarar gelmemesini isteyen biri olarak belki de sana bir mesaj vermek istedim. Dün de daha önceden de karşına aynı yerde defalarca çıkabilir gel la buraya diyebilirdim, hakettiğin birçok sözü herkesin içinde işitebilirdin ama işitmedin! Çünkü mevzu menfi, nefsi değil bre çam şeytanı. Bunu hakaret olsun diye yazmıyorum, sen Malatyalılara denk gelmemişsin, tutsam elinden seni hemşerilerimin yanına götürsem, şöyle iki dakika baksalar sana ihtiyarlarımız diyeceği söz tam olarak ÇAM ŞEYTANI olurdu diye düşündüğüm için böyle yazdım. Sana vermek istediğim çeşitli mesajlar olabilir, belki de bu aralar kendine dikkat et demek istedim ve sana direkt mesajımı vermek için o saatte oradaydım, artık Allah biliyor gerçeği. Evet sana karşı güzel duygular beslemem, ama unutma ben düşmanıma bile namertlik yapmam.  Sana bir mesajım var, topluluklarda fazla gezme. Niye bana iyilik yapıyorsun diye ilkel bir mantıkla da düşünebilirsin ancak sana karşı ben hep dürüsttüm ve kaçak güreşen sendin. Yalan yok sana bir zarar gelmesinden rahatsız olacak biri de değilim ancak sana bir şey  olmasını da istemem. Biliyorsun kovit artıyor, malumun maskede takmıyorsun. Dediklerimi yabana atma, bir sonraki sefer çekinme yanıma gel, çay içmeden bırakmam seni, yemek ısmarlamam yalnız bilgin olsun. Nasıl şeker ile aran, unutma senin sağlığın da benim için önemli! Gelelim BAŞİSKELE SAHİL’in  arka sokaklarına.  Dün akşam saat 23 gibi otobüse binmek için kalktım yürümeye başladım. O ışıl ışıl görünen sokaklardan sonra arka caddeye geçtim, sokak lambaları bazı yerlerde var olmasına rağmen arka sokaklar genel manada karanlıkta kalmış.  Yürüyerek benzinliğin yanındaki üst geçitin tırmanış ayağına yaklaştım. Nasıl izbe bir yol anlatamam. Rezillik diz boyu, karanlık, birine birşey yapsalar sabaha ancak duyulur tarzda kapkaranlık bir alan! Tam merdivenin başına geldim genç bir bayan ve erkek oturmuşlar ancak ben çok uygun bir hal içinde görmedim. Köprüye çıkarken taban döşemelerini çocuk parklarına döşenen yumuşak malzemeyle döşemişler döşemesine de çık babam çık, zaten şişmanım, la dedim bu köprü ne biçim köprü bitmek bilmedi! Kendim bu kadar zorlanırken acaba yaşlısı, engelli vatandaşlarımız nasıl çıkıyor bu köprüyü diye düşünmeden edemedim değerli okuyucular. Karşı şeride geçtim, indim ve otobüs durağı hemen  yanı başında bu değişik yer zemini döşemeli köprünün! Bekle babam bekle otobüs gelmez, durak inanılmaz  KARANLIK, bir tane belediye otobüsü geçti, tam gaz, fren bile yapmadı! Muhtemelen fark etmedi durakta benim gibi küçük cüsseli, şirin çocuğu. Durağın konumuda çok garip geldi bana, bir derenin üzerinde. Eskiden benim liseden bir arkadaşımın peyzaj dükkanı vardı orada sanki. Hatta ilimizin hatrı sayılır ailelerinden birine mülkü ait olan yapı malzemeleri satan bir dükkan da var aynı yerde.  Beş dakika sonra saat 23.45 civarında Değirmendere otobüsü durdu, biri indi, ben bindim, kartı bastım 10 küsur lira ücret kesince şöföre sordum, İzmit’e ücret bu mu? Plakaları mevcut yazmıyorum. Burada anlatmaya çalıştığım 10 lira mevzusu değil, bu şöför arkadaşın yaptığı tutumu beğenmedim. İlimizde yaşlısı, engellisi, çocuğu, genci hergün onbinlerce kez bu ulaşım ağını kullanıyor, bu tip tutumlarla karşılaşmaması adına, duyarlılık olsun diye yazdım. Yoksa çocukluğu Değirmendere’de geçen biri olarak amacım Değirmendere kooperatiflerini kötülemek filan DEĞİL! Sadece Büyükşehir olarak ulaşımda DENETİMLERİNİ sıklaştırmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha vurgulamaktır. Şöför demesin mi abi ben yolcu almıyorum ki, sen neden bindin? Dedim ki kardeşim gecenin kör saati, durunca otobüse binmeyip ne yapacağım, İzmit’e gitmeye çalışıyoruz, gitmediğini nereden bileceğim, eee ücret ne olacak, basmasaydın abi dedi, tabi genç şöför arkadaş ne bilsin gecenin kör saati bu Ersoy denen adamın ildeki birçoklarının uykusunu kaçıran kişi olduğunu. Neyse tamam diyerek indim otobüsten!  Tamam dedim demesine ama bu ilde P plakadan önce Kocaeli genelinde ulaşımı yazarken Tahir efendiden Serhan efendiye, kooperatif başkanlarından birçok trafik birimine çok huzurlar kaçacaktır, ben diyeyim de sonra demediydi denmesin.  Yani akşam Kocaeli gibi bir büyük şehirde ulaşımda yaşanan sorunları, yetkililerin halk gözünden daha fazla bakmasının ilimiz adına daha faydası olacağına inandığım için bu konuya değiniyorum. Saat oldu 23.58 civarı, Gölcük arabası durdu, bu sefer arka kapıdan bindim, şişman olunca o dar koridorda en öne gitmekte zor oldu. Herkese çarpa çarpa şöförün yanına gittim, selam verdim, bastım kartı, tak 8 küsur lira daha eksildi ve kartımda 5 lira 30 kuruş kaldı.   Şükür vardım İzmit’e, Outlet durağında indim. Yine karşımda bir karanlık alan daha! Sanayi mahallesinin hemen yanıbaşında. Gırla köpek havluyor, tabi bende kurt ruhu olduğundan bazen de bozayıya, pandaya filanda benzettiğimden bazı huylarımı, yürüye yürüye, afkurmalarını kese kese vardım atadan beri oturduğum 42 Evlere. Hikmet abi kapatmış bakkalı yani duman çıkaran günlük emziğimi alamadım. Değerli okuyucular benim için dua etmenizi rica edeceğim, şu zıkkımı yani sigarayı bırakmayı çok istiyorum, yoksa o beni bırakacak! Vardım eve en sonunda. Günün muhasebesini yapmadan uyumam, bu aralar uyuyamıyorum da fazlaca MIRRA  içmekten!! Bir arkadaşım var, gönlünü hiçbir zaman kırmak istemediğim ama uzun zamandır öyle davranmak durumunda kaldığım. Kendisine karşı her zaman samimi şekilde neyin neden olduğunu izah eden biri olarak durumu, düşüncelerimi söyledim.  Bazen bazı oyunları kurarken tahmin edilemeyen adımları atmak gerekir. Bir kez daha buradan kendisini istemedende  kırdığım için özür diler, gönlünü almak isterim.  Birbirimize dış görünüşten, tavırlara kadar pek benzerliğimiz yok. Benzerliğimiz olan noktalarsa  saygı, anaç tavırlar ve yetiştirilme tarzımızdır.   Kendisinin  arkadaşım olmasından her zaman gurur duyduğumu, bu satırları okurkende kendisini yüzünün güleceğini umuyorum Pınar adlı arkadaşımın. Bu arada Pınar deyince, bir de hemşerim, çok saygı duyduğum, mert ve dürüst bir Pınar hanım var, o aklıma geldi. O değerli arkadaşıma da yeni görevinde başarılar diliyorum.  İyi insanların gözlerinin içi gülmeli hep diye düşünürüm. İyilerin asla kaybetmediğini kimse unutmasın ve  ALLAH büyüktür diyerek bugünkü yazımı tamamlıyorum. Saygı ve sevgilerimle.
Ekleme Tarihi: 30 Temmuz 2022 - Cumartesi

Başiskele sahilden soruyorum:REİSİN adamlarına sahip çıktığı kadar adamları REİSLERİNE sahip çıkıyor mu?

Bugün özel bir konuyu ele alacaktım, DEAŞ, ancak öncesinde dün gelişen bazı yaşananları siz değerli okuyucularla paylaşmak isterim.

Ümit Özdağ’ın görevden aldığını beyan ettiği Zafer Partisi İl Başkanı Vedat Çalık'ın görevinden alınış şeklinin zamanla o partide ne aksaklıklar yaratabileceği, bugünkü Marmaris yangını, diğer yangınlar, gazeteci Güngör Arslan cinayetinin arka planı, ilimzdeki EDS'ler, Aslan amcam, ekonomik sıkıntılar, az önce üzülerek öğrendiğim İzmit'te genç bir kadının intiharı, yine bugün öğlen saatlerinde 82 yaşında intihar eden Derince’deki amca ve daha birçok konu var yazacağım. BU ARA ZAMANA KARŞI YARIŞTIĞIMI VURGULAMAK İSTERİM.

Dün öğlen saatlerinde Sağlık Müdürlüğünden yetkili bir memur telefonda hakkımdaki olumlu yönde alınan bir Bakanlık kararı olan evrakı  tebliğ etmeleri gerektiğini söyledi. 

Müdürlüğe gittim ve bahse konu evrakı aldım. İnanın bu kadar olumlu habere bir saniye bile sevinemedim. Neden, nasıl sevinilebilirdi ki bu habere? Yıllardır yaşanan sıkıntıları mı ortadan kaldırdı bu evrak!

Şahsımın çektiği sıkıntıları da demiyorum, 70 yaşın üstünde bir anne ve babanın, bu memlekete devlete binlerce insan yetiştirmiş insanların, yıllardır sürdürdüğüm haklı mücadelemde başta ailem olmak üzere beni sevenlerin yaşadıklarını ne kadar anlarlar bu durumlara sebebiyet verenler? Bugünkü bürokrasinin bence en dikkat etmesi, hassasiyet göstermesi gereken nokta tamda burasıdır!

Neyse öğleden sonra bu gelişmeler yaşandı. Sonraaında saat yedi gibi Başiskele sahile indim. Çimlerin üzerine oturdum ve düşünmeye başladım duraksız esen rüzgara karşı!

Aklımdan neler neler geçiyor! Tak, bir telefon, biraz canım sıkılan bir konuşma geçti. Canım o kadar sıkkın ki uzun zamandır, karşı taraf Allah’tan anlayışlıydı. İnanın dün benim için çok ilginç bir gün oldu.

Neyse oturdum bir kafeye, geleni geçeni seyrediyorum, bir yandan düşünüyorum.

Kaç yabancı uyruklu insan geçti önümden, sayamadım vallahi Başiskele sahilde otururken. 

Garsonla konuşurken yanımızdan öyle biri geçiyordu ki, son anda farketti beni. Tabi şirazesi hafif kaydı, yanındaki ve arkalarından gelen arkadaşıyla düz yürürlerken birden sağa çekti ayakları onu.

Nereden, ne vakit, ne şekilde çıkacağım belli olmaz derler! Hatta bu konuda eski bir 112 çalışanı abimiz “ EYVAH ERSOY geliyor!” diye adımı çıkarmışlığıda vardır. Erzincan'da olan bu abime selam eder, babasının rahatsızlanmasından dolayı tekrar geçmiş olsun demek isterim.

Yazımın  buradan sonrası dün şişman bedenimi görünce dengesinin sarsıldığını hissettiğim kişiye  itafen olacaktır.

Bak düne kadar karşına yüz kere istediğim yerde çıkıp sana hesap sorabilirdim ama yapmadım. Çünkü senin bu saygıyı bile hakettiğine uzun zamandır inanmam. 

Şimdi gelelim  Bakanlıktan aldığım olumlu haberle aynı gün denk geldiğimiz dakikalara. Tesadüf mü değil mi sen karar ver artık!

Tek başıma oturduğum yerde beni gördüğünde neler hissettiğini, aklından neler geçirdiğini vücut biyokimyandan, yürüyüşünün sonunda bindiğin dolmuşun ve arkasından gelen kara arabadan ve bu sürenin kaç dakika sürdüğünden, bu kadar şeyi yazmamdan sende anlamışsındır sanırım artık bazı gerçekleri ve İzmit Çocuğu bendenizin ne kadar bilgiye sahip olduğunu herhalde!

Yanlış anlama sakın, bunları beni daha iyi anlaman ya da hissetmen için değil, tüm Türkiye'nin önünde hakkında neler düşündüğümü anlatmak için de yazmam.

Eeee ne demeye yazıyorsun dersen onu sana zamanı geldiğinde yüzüne söyleyeceğimi bilesin diye yazarım. 

Nasıl biri olduğumu okuduğun dosyalardan , duyduklarından ziyade bir seferde canlı olarak görmeni istedim belki. Nasıl sinirli bir duruşum var değil mi?

Birazcık iriymişim de, aslında benim ince espirilerim de vardır, yalan yok. Biraz komiklik yapmayı da severim, ama sana ve senin gibilere değil. Zekiymişim ben, öyle diyen de çok. Kalmadı derim, ona da inanan pek yok!

Aslında normal bir halk çocuğuyum ben, senin gibiler yüzünden içimden HULK çıktı valla. Bela okumayacağım ama biliniz ki artık size eskisi kadar sinirlenmiyorum. Bu da bana göre hayra alamet bir durum değil. O sebeple beni uzun zamandır sinirlendirmemeniz konusunda da hakkınızı yemeyeceğim! Yalnız HULK çıktı bir kere, onu da unutmayalım, zaten unutmayacağınıza eminim de bir sefer daha hatırlatmakta yarar görüyorum:)!

Yıl 2022, seninle mücadele etmeye devam edeceğim, son nefesime kadar. Bu kente geldiğimde yıl 2014’tü. Hakkında bir karar aldım ve o gün bugündür uygularım.

Senin gibi birini  o gün nasıl tanıyorlardı bugün nasıl tanıyorlar bir düşün!

Köprünün altından eski sular akmıyor artık, eski haksızlar yapılmıyor, ancak devamı olursa da aynı köprünün altından nasıl bir LAĞIM akacaktır, kokusu bırak Ankara’yı, Şangay’dan bile duyulacaktır. Öööö:)!

Oturduğum yerde önümden geçerken beni gördüğünde neler hissettiği iyice düşünmeni istiyorum.

Ayağa kalkmadım, yanına gelebilirdim, elimi kaldırıp sana özel bir selam verebilirdim anlayacağın dilden, bugüne kadar sana çok farklı davranabilirdim, yapmadım.

Dedim ya bende ahde vefa her zamanda vardı senden farklı olarak, yani sende ahde vefa olmadığını bir ben değil çok düşünen var.

Kimler olduğunu yazsam göz bebeklerin FAL TAŞI gibi açılır ama ben senin gözlerinin daha fazla açılmasını istemeyen biriyim.

Düşün bir, bu kadar güce tapıyorsun, para için yapmadığın film fırıldak kalmadı ama yeğenin yaşında biri çıkıyor sana sadece oturduğu yerden neler hissettiriyor değil mi?

Unutma, biz İzmit Çocukları asla senin gibilere itimat etmedik, senin gibi birine saygı duymadık. Hangi sahtekarlığı yaparsan yap, ne kadar taktik varsa uygula ama asla unutmamanı isterim bu kentin öz evlatlarının artık seni daha iyi tanıdığını. Ruhunu, vasfını, ne için nefes aldığını iyi biliyorlar! 

Hayatta bazı şeyler tesadüf değildir. Bugüne kadar onca zaman karşına çıkmayan biri dün karşına çıktı ve sana belki de bir mesaj veriyordu, kim bilir!

Gerçi senin kafan yanlış çalıştığı için bu sözlerimi yanlış yorumlayabilir. Şahsınla ilgili mücadelem şahsi duygularım, nefsim için değil, devletim ve milletimin menfaatine olduğuna inandığım içindir. Bunu bile anlayamadığına inanıyorum hala.

Şahsen sende dahil bu ilde bazı düşmanlarıma zarar gelmemesini isteyen biri olarak belki de sana bir mesaj vermek istedim. Dün de daha önceden de karşına aynı yerde defalarca çıkabilir gel la buraya diyebilirdim, hakettiğin birçok sözü herkesin içinde işitebilirdin ama işitmedin!

Çünkü mevzu menfi, nefsi değil bre çam şeytanı. Bunu hakaret olsun diye yazmıyorum, sen Malatyalılara denk gelmemişsin, tutsam elinden seni hemşerilerimin yanına götürsem, şöyle iki dakika baksalar sana ihtiyarlarımız diyeceği söz tam olarak ÇAM ŞEYTANI olurdu diye düşündüğüm için böyle yazdım.

Sana vermek istediğim çeşitli mesajlar olabilir, belki de bu aralar kendine dikkat et demek istedim ve sana direkt mesajımı vermek için o saatte oradaydım, artık Allah biliyor gerçeği.

Evet sana karşı güzel duygular beslemem, ama unutma ben düşmanıma bile namertlik yapmam. 

Sana bir mesajım var, topluluklarda fazla gezme. Niye bana iyilik yapıyorsun diye ilkel bir mantıkla da düşünebilirsin ancak sana karşı ben hep dürüsttüm ve kaçak güreşen sendin.

Yalan yok sana bir zarar gelmesinden rahatsız olacak biri de değilim ancak sana bir şey  olmasını da istemem. Biliyorsun kovit artıyor, malumun maskede takmıyorsun.

Dediklerimi yabana atma, bir sonraki sefer çekinme yanıma gel, çay içmeden bırakmam seni, yemek ısmarlamam yalnız bilgin olsun. Nasıl şeker ile aran, unutma senin sağlığın da benim için önemli!

Gelelim BAŞİSKELE SAHİL’in  arka sokaklarına. 

Dün akşam saat 23 gibi otobüse binmek için kalktım yürümeye başladım. O ışıl ışıl görünen sokaklardan sonra arka caddeye geçtim, sokak lambaları bazı yerlerde var olmasına rağmen arka sokaklar genel manada karanlıkta kalmış. 

Yürüyerek benzinliğin yanındaki üst geçitin tırmanış ayağına yaklaştım. Nasıl izbe bir yol anlatamam. Rezillik diz boyu, karanlık, birine birşey yapsalar sabaha ancak duyulur tarzda kapkaranlık bir alan!

Tam merdivenin başına geldim genç bir bayan ve erkek oturmuşlar ancak ben çok uygun bir hal içinde görmedim.

Köprüye çıkarken taban döşemelerini çocuk parklarına döşenen yumuşak malzemeyle döşemişler döşemesine de çık babam çık, zaten şişmanım, la dedim bu köprü ne biçim köprü bitmek bilmedi! Kendim bu kadar zorlanırken acaba yaşlısı, engelli vatandaşlarımız nasıl çıkıyor bu köprüyü diye düşünmeden edemedim değerli okuyucular.

Karşı şeride geçtim, indim ve otobüs durağı hemen  yanı başında bu değişik yer zemini döşemeli köprünün!

Bekle babam bekle otobüs gelmez, durak inanılmaz  KARANLIK, bir tane belediye otobüsü geçti, tam gaz, fren bile yapmadı! Muhtemelen fark etmedi durakta benim gibi küçük cüsseli, şirin çocuğu.

Durağın konumuda çok garip geldi bana, bir derenin üzerinde. Eskiden benim liseden bir arkadaşımın peyzaj dükkanı vardı orada sanki. Hatta ilimizin hatrı sayılır ailelerinden birine mülkü ait olan yapı malzemeleri satan bir dükkan da var aynı yerde. 

Beş dakika sonra saat 23.45 civarında Değirmendere otobüsü durdu, biri indi, ben bindim, kartı bastım 10 küsur lira ücret kesince şöföre sordum, İzmit’e ücret bu mu?

Plakaları mevcut yazmıyorum. Burada anlatmaya çalıştığım 10 lira mevzusu değil, bu şöför arkadaşın yaptığı tutumu beğenmedim. İlimizde yaşlısı, engellisi, çocuğu, genci hergün onbinlerce kez bu ulaşım ağını kullanıyor, bu tip tutumlarla karşılaşmaması adına, duyarlılık olsun diye yazdım.

Yoksa çocukluğu Değirmendere’de geçen biri olarak amacım Değirmendere kooperatiflerini kötülemek filan DEĞİL! Sadece Büyükşehir olarak ulaşımda DENETİMLERİNİ sıklaştırmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha vurgulamaktır.

Şöför demesin mi abi ben yolcu almıyorum ki, sen neden bindin? Dedim ki kardeşim gecenin kör saati, durunca otobüse binmeyip ne yapacağım, İzmit’e gitmeye çalışıyoruz, gitmediğini nereden bileceğim, eee ücret ne olacak, basmasaydın abi dedi, tabi genç şöför arkadaş ne bilsin gecenin kör saati bu Ersoy denen adamın ildeki birçoklarının uykusunu kaçıran kişi olduğunu. Neyse tamam diyerek indim otobüsten! 

Tamam dedim demesine ama bu ilde P plakadan önce Kocaeli genelinde ulaşımı yazarken Tahir efendiden Serhan efendiye, kooperatif başkanlarından birçok trafik birimine çok huzurlar kaçacaktır, ben diyeyim de sonra demediydi denmesin. 

Yani akşam Kocaeli gibi bir büyük şehirde ulaşımda yaşanan sorunları, yetkililerin halk gözünden daha fazla bakmasının ilimiz adına daha faydası olacağına inandığım için bu konuya değiniyorum.

Saat oldu 23.58 civarı, Gölcük arabası durdu, bu sefer arka kapıdan bindim, şişman olunca o dar koridorda en öne gitmekte zor oldu. Herkese çarpa çarpa şöförün yanına gittim, selam verdim, bastım kartı, tak 8 küsur lira daha eksildi ve kartımda 5 lira 30 kuruş kaldı.

 
Şükür vardım İzmit’e, Outlet durağında indim. Yine karşımda bir karanlık alan daha!

Sanayi mahallesinin hemen yanıbaşında. Gırla köpek havluyor, tabi bende kurt ruhu olduğundan bazen de bozayıya, pandaya filanda benzettiğimden bazı huylarımı, yürüye yürüye, afkurmalarını kese kese vardım atadan beri oturduğum 42 Evlere.

Hikmet abi kapatmış bakkalı yani duman çıkaran günlük emziğimi alamadım. Değerli okuyucular benim için dua etmenizi rica edeceğim, şu zıkkımı yani sigarayı bırakmayı çok istiyorum, yoksa o beni bırakacak!

Vardım eve en sonunda.

Günün muhasebesini yapmadan uyumam, bu aralar uyuyamıyorum da fazlaca MIRRA  içmekten!!

Bir arkadaşım var, gönlünü hiçbir zaman kırmak istemediğim ama uzun zamandır öyle davranmak durumunda kaldığım. Kendisine karşı her zaman samimi şekilde neyin neden olduğunu izah eden biri olarak durumu, düşüncelerimi söyledim. 

Bazen bazı oyunları kurarken tahmin edilemeyen adımları atmak gerekir. Bir kez daha buradan kendisini istemedende  kırdığım için özür diler, gönlünü almak isterim. 

Birbirimize dış görünüşten, tavırlara kadar pek benzerliğimiz yok. Benzerliğimiz olan noktalarsa  saygı, anaç tavırlar ve yetiştirilme tarzımızdır.  

Kendisinin  arkadaşım olmasından her zaman gurur duyduğumu, bu satırları okurkende kendisini yüzünün güleceğini umuyorum Pınar adlı arkadaşımın. Bu arada Pınar deyince, bir de hemşerim, çok saygı duyduğum, mert ve dürüst bir Pınar hanım var, o aklıma geldi. O değerli arkadaşıma da yeni görevinde başarılar diliyorum. 

İyi insanların gözlerinin içi gülmeli hep diye düşünürüm. İyilerin asla kaybetmediğini kimse unutmasın ve  ALLAH büyüktür diyerek bugünkü yazımı tamamlıyorum.

Saygı ve sevgilerimle.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (2)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kocaelihalkgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Hamza
(30.07.2022 13:03 - #161)
Abicim sizi tanımıyorum, yazınızı ilk defa okudum. Yüreği pek birisine benziyorsunuz. Yazınızdaki sigara konusuna değinmek istiyorum. Sigara için hastaneden destek alın, kaleminiz daha uzun süre yazsın.
Ersoy Kandemir Hamza bende seni tanımıyorum ama sağol güzel önerin için, ilk defa yazımı okuduğuna sevindim, kalemim bundan daha da uzun yazarsa yandı keten helvası. Süre olarak uzun yazmaktan bahisle ifade etmek istediyseniz nasip tabi, Allah’ın verdiği can ne kadar yaşar ne yazar Allah bilir.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kocaelihalkgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
42 evlerli
(31.07.2022 05:18 - #164)
Bırakırsınız sigarayı Ersoy bey .Tıbbi destekle bırakan çok arkadaşım var. Hatta ailecek gidiniz. Size ihtiyacımız var
Ersoy Kandemir Ülkece bıraksak daha da süper olur aslında.
Sigara Sigara sağlığa zararlıdır bant ve ilaç üstelik devlet karşılıyor
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kocaelihalkgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.