esenyurt escort etiler escort eyüp escort florya escort fulya escort okmeydanı escort ortaköy escort pendik escort rus escort samandıra escort
Cefa Vinç
Cefa Vinç
Dr. Ersoy Kandemir
Köşe Yazarı
Dr. Ersoy Kandemir
 

Gazeteci Güngör Arslan cinayetiyle ilgili sorularımı Bekir Bozdağ, Binali Yıldırım, Tayyip Erdoğan ne kadar dikkate alırlar?

Gazeteci Güngör Arslan cinayetiyle ilgili ilk duruşma yarın, 6 Eylül 2022 Salı günü saat 09.30'da Kandıra Kapalı Cezaevi yerleşkesindeki mahkeme salonunda görülmeye başlanacak. Cinayet soruşturmasına bakan asayişten sorumlu il emniyet müdür yardımcısı Yusuf Aydın'dan, davaya bakan savcı Burak beye, başsavcı Habip Korkmaz'a kadar birçok isimle ilgili yaşanan gelişmeleri KOCAELİ KAMUOYU yakından takip etmeye devam ediyor. Arslan cinayeti ile ilgili 19 Şubat'tan beri olayı en çok takip eden basındaki kalemlerin sayısı bir elin parmağını geçmez. Bu cinayette KAMOYU siyasetçilerin, baronun, basının büyük kesiminin, meslek odalarının, kente karşı sorumluluğu olanların sessizliğini fark etti. Elbette KAMUOYU bu süreçte Arslan cinayeti ile ilgili birçok yazı okudu, birçok yorum gördü, ancak bu akşam yazacaklarım doğrultusunda şu ana kadar ortaya çıkanların belki yarınki duruşmada yaşananlarla birlikte  buz dağının görünen bir yüzü olduğu düşüncesini, aylardır KAMUOYUNUN bu şekilde neden düşündüğünü açıklayacaktır. Kim bilir? KOCAELİ HALK GAZETESİ halka doğru bilgi sunmak için birçok kez mücedele verirken başımıza gelenlerde herkesin gözleri önünde olmuştur. Birazdan okunacaklar sayesinde GÜNGÖR ARSLAN gibi bir İzmit Çocuğuna kurulan BÜYÜK TEZGAHIN daha net fark edileceğine inanırım. 19 Şubat'ta işlenen bu cinayet ORGANİZE, PLANLI bana göre SİYASİ BİR CİNAYETTİR. Bu cinayetin aydınlanması için kimlerin ne emekler sarfederken, kimlerin ne tarz akla mantığa sığmayacak hareketler yaptığı yarın ki duruşmadan sonra  daha da netleşecektir. 2 Eylül 2022 saat 16.00'da Arslan'ın avukatı Cahit Çiftçi'nin yaptığı açıklamaları daha tamamiyle yazmadım, yarın ki duruşmayı bekliyorum. Cuma günü SES Kocaeli Gazetesi'nde yapılan basın toplatısında sorduğum bazı hususlardan önceki yazımda bahsetmiştim. Neydi bu sorular? Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve KOTO Başkanı Necmi Bulut'tan cinayetten sonra ifadelerinin alınıp alınmadığını sordum.  Büyükakın'dan ifade alınmadığını, KOTO Başkanı Necmi Bulut'tan ifade alındığını, hatta dosyada tefrik(ayırma) işlemi yapıldığını söylemişti şehit gazeteci Arslan'ın avukatı. Cinayetle ilgili yerel basından çok ulusal basının çabası olduğunu gözlemledim. Hatta yerel basında cinayetin azmettiricisi olduğu söylenen avukata yakın olan, kimilerine göre Kurt'un sahibi olduğu söylenen bazı internet gazetelerinde çıkan haberlerin seyrini de söylemeye bile gerek duymam. 19 Mayıs'ta gazetemizin geçirdiği operasyonda Faruk Bostan ve Abdullah Kaya'nın 47 gün tutuklu kalmasına sebep olan şikayetlerin sahiplerinden bir tanesi gazeteci Tahsin Keskin'di, Kurt'la ve Büyükakın'la yakınlığı bulunan bir isim olması dikkat çekti elbette, yazdıklarında ne kadar objektif(!) olduğu da halen kamuoyu tarafından tartışılıyor. Şikayetçilerden diğer isim KOTO başkan adayıyım diyen İbrahim Bıyıklı'ydı. Gerek Tahsin Keskin gerek İsmet Çiğit yaptıkları canlı yayında epey bir bahsettiler Vedat Çalık'tan dereye girerken don isteyen kentimizin çocuğu İbrahim'den ve kestiği ıscak kol böreklerinden! Bir de Bostan ve Kaya'yı şikayet eden Hüdaverdi Cezmi Çiçek vardı, ne olduysa anlaşılamadı bizim kol böreği sever Çiğit ve Keskin efendi Hüdaverdi'den hayvan tüccarı aşağı hayvan tüccarı yukarı diye epey bir sinirli sinirli bahsediyorlardı. Bu Hüdaverdi Çiçek  benim haricimde herkesi sinirlendirmeyi başardı.  Güngör Arslan'la bir dönem iyi arkadaş olan Hüdaverdi Cezmi Çiçek, araları açılınca,  Arslan hayattayken davalarına katılmak için basın açıklamaları yapıyor, Arslan'a FETÖ'nün şantaj imamı demekten geri durmuyordu! Vallahi ben o dakikaya kadar şantaj imamı kelimesini ilk kez Hüdaverdi efendiden duyuyordum gazetelere yaptığı beyanatlardan. Hüdaverdi efendinin kendisinin TÜRKÇE OLİMPİYATLARINA destek verip vermediğini epey bir soran, yazan oldu ancak Cezmi yani Hüdaverdi efendi ne hikmetse bu soruya halen cevap vermedi! Bir de gazetemizde çalışan Buket Afkan vardı, o da şikayetçi değil de sanırım şahitmiymiş, neye şahitse artık yuvarlak ifadelerle! Bilin bakalım geçtiğimiz sene, 2021'de KOM operasyonu ile gözaltına alınınan Güngör Arslan, Ümit Rende, Can Çiğit, Faruk Bostan ve yanılmıyorsam İsmet Çiğit de dahil 2, 3 kişiden daha KOTO Başkanı Necmi Bulut ve bazı kişler şikayetçi olmuşlardı, hani Güngör beyi 7 ay gibi uzun bir süre cezaevine sokup da, dosyanın tamamlanmasının beklendiği 7 aylık süreyi kastederim. Peki o zaman da varmıydı Buket Afkan'ın ifadesi, varsa şikayetçi mi yoksa şahit olarak mı? O zaman Kocaeli Halk Gazetesinde bir çok söz söyleyerek ayrılan Afkan'ın ikinci kez gazeteye başlayana kadar ne yapmıştı bilinmez. Kocaeli Halk Gazetesine yeniden başladığında benim tepkimin ne olduğunu hatırlıyordur herhalde! İkinci kez operasyon geçiren gazetemizde şikayetçiler Keskin, Bıyıklı, Çiçek'in yanı sıra Afkan neler demişti, yoksa yine mi şahit olarak dinlenmişti? Bu olaydan kısa bir süre önce KOCAELİ HALK GAZETESİNDEN ayrılan Afkan şu anda KOZ KOCAELİ gazetesinde yazıyor, bana tuhaf gelmiyor ancak birçok tanıdığın bu durumu garipsediğini de duydum bizzat kendilerinden. Tuğrul Kırankaya vardı Güngör Arslan'la gazetecilik yapan, cinayetten sonra ayrıldı gazeteden. Sebebini bilemem, nedir,ne değildir. Hiç sesi soluğu çıkmadı uzun zamandır, duymadım!  Ersoy hoca bunları neden yazıyor biliyor musunuz? Bu cinayet bana göre tek ayağı olan, 21 yaşında basit bir tetikçinin eline silah verilerek yapılmadı. Son derece organize bir şekilde işlendiğine inandığım bu olayın çok yönlü olarak ne kadar araştırıldığı hakkında kuşkularım, ARSLAN'ın avukatının Cuma günü yaptığı basın açıklamasıyla netleşti. Avukat dosyada açıklar bulunduğunu söylüyordu. Kendisine sordum dosyaya bakan savcıyı ya da başka bir yetkiliyi HSK'ya, Adalet Bakanlığı'na şikayet edip etmediklerini sordum. Şikayet ettiklerini söyledi Cahit bey. Bazı olaylara bakarken çok yönlü bakmak lazım. Şahsi görüşüm ARSLAN ailesinin bu süreçte desteksiz kalması, yani TOPLUM DESTEĞİ ne kadar zayıf OLURSA ya da  gözükürse bazılarının ekmeğine yağ sürüleceğiydi. İZMİTLİLER bu desteği bence hala veriyorlar, CİNAYETE verilmesi gereken tepkiler, KAMUOYU VİCDANIN sesi hala belli kesimleri rahatsız etmeye devam ediyor! 19 Şubat 2022'deki bu cinayetten kısa bir süre sonra Ankara'ya gitmek durumunda kaldım, aileye başsağlığı bille dileyememiştim. ANKARA benim uzun yıllarımın geçtiği, yakın bir tarihte temelli olarak yerleşme planları yaptığım yer. Maalesef 20 Mayıs'ta arkadaşlarımın iftiralarla tutuklandığı, kendileri içerde yıpranırken biz arkadaşalarının da dışarda yıprandığı bu süreçte GÜNGÖR ARSLAN dosyasına sanırım davanın savcısından bile iyi hazırlanmış olacağım ki yarın ve sonrası birçok gün için KOCAELİ'de FARKLI BİR PENCERE açılacağına inanıyorum.  O kadar ki birçok siyasetçiden, bürokrata, barosundan basınına, belediye başkanlarından avukatlara sanırım İZMİT ÇOCUKLARINA zarar vermeyin sözüm daha iyi anlaşılacaktır. Gelelim YARINKİ DURUŞMADA sorulsun sorulmasın, inceleme ve araştırmacı gazeteci olarak bir meslektaşımızın katledildiği, Kocaeli, İzmit'in göbeğinde güpegündüz işlenen cinayetle ilgili ORTALIĞI YERİNDEN OYNATACAK  sorularımın hepsini değil sadece cinayetle ilgili çok önemli olanlarını yazıyorum. Konuyla ilgili yazılacak çok detaylı hadiselerin görülen her duruşmada ortaya çıkacağına, en sonunda BİLEKLERİNE KELEPÇE TAKILIP PARMAKLIKLARIN ARKASINDAKİ SOĞUK HAVAYI CİĞERLERİNE TENEFFÜS EDENLERİ KOCAELİ KAMUOYU GÖRDÜĞÜNDE çok şaşıracaklardır. Gelelim analiz ve sorularıma, bu cinayete bakış açım, kullanılan yöntemler, kişiler, zaman, soruştırma süreci, ifade süreçleri, TELEFON TRAFİKLERİ, mali yönleri, 1 tutukluyken, delil karartma ve yalan beyanlarla artan ve 14'e yükselen zanlı sayısı KOCAELİLERİ şaşırtmadı, çünkü VATANDAŞ BUZDAĞININ GÖRÜNEN  yüzünün farkındaydı. KAMUOYUNUN bakış açısı, siyasi konjektörün duruşu( bana göre dik duramayışı), baronun sessizliği, olaya adı karışan birden çok avukat, azmettirici şüphesiyle yargılanacak kişi haricinde avukatların tutum ve davranışları, bir gazetecinin azmettirici şüphesiyle tutuklu bulunan şahsın haberlerini başka bir gazeteden kaldırmak karşılığında teklif ettiği söylenen 5 MİLYON LİRA ANKARA'yı sarsardı eğer MUHALEFET LİDERİ DUYSA! Bu gazetecinin  5 milyon lirayı Faruk Bostan'a teklif ettiği iddialarının basında yer almasından sonra Özgün Kocaeli Gazetesi'nden yazar Yüksel Demirdaş dava açacağını beyan etmişti. Demirdaş'ın  dava açıp açmadığıyla ilgili herhangi bir açıklaması duyulmadığı gibi, konuyla ilgili basına çıkan Whatsup mesajlarıyla ilgilide cevap vermemesi dikkat çekmişti. Ne istiyordu peki 5 milyon TL karşılığında, Ersin Kurt haberlerinin Kocaeli Halk Gazetesi'nden kaldırılmasını ve konunun üzerine gidilmemesini. Geçen bu zatın gazetesinin önünden geçiyorum yürüyüş yolunda, bina girişinde duran kurumsal tabelalarının arkasındaki güzellik salonunun adının bulunduğu tabela dikkat çekiyordu.  Ne hikmetse bu güzellik salonununda DAVA DOSYASINDA adı geçiyor. Sahibi kim tahmin edin derim! KOCAELİler, Güngör bey benim arkadaşım değildi. Kendisiyle 2 kez görüştüm, milletin yararı içindi. İsmet Çiğit'le de bir ya da iki kez konuştum, ikisininde yaşına ve tecrübesine binayen beni az çok tanıdıklarına inandım. Hatta Ersin Kurt'la da tanışıklığım vardır. Hatta ve hatta bu yazıda yazdığım herkesi de tanırım, onlarda beni iyi tanırlar diye düşünüyorum.  19 Şubat'ta bu cinayetten sonra öğrendiğim her gelişmeyle daha da sinirlendim. Bu ilde bir İZMİT ÇOCUĞU göz göre öldürüldü. Siz Kocaeliler bu şehirde valisinden başsavcısına, savcısından belediye başkanına, sağlık müdüründen emniyet müdürüne, kaymakamlardan istihbarat başkanlarına kadar neler söylediğimi, yazdığımı görüyorsunuzdur. Sinirliyim çünkü bu kentte bu şehrin çıkarları için, insanların geleceği için, haksızlıkların son bulması için yazan, çaba sarf eden bir gazeteci var dedikçe, şerefsiz FETÖNÜN itleri de dahil bir kısım kendini bilmez Arslan hakkındaki öyle akla hayale gelmeyecek bir algı yönetimi yapıyorlardı ki, neredeydi cenazesine katılan vali SEDDAR YAVUZ, neden engellemedi bu algı yönetimlerini demeden geçmek istemem. Güngör Arslan ne yapmıştı? Kamu ihalelerine fesat karıştırıp milletin hakkını mı yemişti? Geçen gün Darıca'da tutuklanan haysiyet yoksunu gibi 6 yaşındaki kızı alı koyup resimlerini mi çekti, milletin deresine boyaları, kimyasal atıkları mı döktü, yıllarca meslaktaşlarına en iyi şartlarda çalışma ortamı mı sunmadı, gazetecilik mesleğini ayaklar altına alan, bu mesleği kontrol ederek basını kendine kılıç  gibi kullanıp zarf içinde emzik dağıtanlarla mı gezdi, kebapçıların 2. katında VIP salonlarda ihale yüzdelerini mi konuştu, gıda üretiminde eşşek etini kebap diye mi sattı, yoksa kasaplık sanatını mahvedenleri mi yazdı?  Herkesin kötü özellikleri olabilir ama  İZMİT ÇOCUĞUNU öldürüp ondan sonra geçmişinde yaşanan sıkıntıları yaşanmayanlarla kafana göre harmanlayıp CİNAYETİN ÜSTÜNÜ örtercesine davranırken bu ilde kimse ses etmiyor diye siyasi güç, cemaatsel güç, toplum algılarını yönetip her türlü yalan, film ve fırıldakla cinayeti saptırmaya çalışırsan BİR İZMİT ÇOCUĞU da çıkar bunları yapma gayreti içinde olanları Tayyip Erdoğan, Bekir Bozdağ, Seddar Yavuz ya da Ekrem İmamoğlu'nunda dikkatlerini çekecek şekilde yazar, hatta tüm TÜRKİYE'nin önünde hiç hayal edilemeyecek cümleler bile kurabilir. ARSLAN CİNAYETİ ile ilgili yarınki duruşma ve sonraki duruşmalarada katkısı olacağına inandığım konuları , bazılarının uzunca bir süre huzurunun kaçtığı soruları gündeme getiriyorum. Bu kentte bir daha İZMİT ÇOCUĞUNA zarar verilmesin cümlesini defalarca kullanmama rağmen aksi yönde hareket edilmesinin nelere mal olacağını emin olunuz bu soruları okuyunca ne demek istediğimi anlayanlar bundan sonrasında neler yaşanacağını tahmin dahi edemeyeceklerdir. İlk dikkat çekmek istediğim husus gazeteci Güngör Arslan'ın defalarca saldırya uğramasına rağmen SAVCILIKTAN KORUMA TALEBİ OLMASINA RAĞMEN NEDEN  bu talebinin REDDEDİLDİĞİ, yakın zamanda SES KOCAELİ Gazetesi'nin kurşunlanmasına rağmen böyle bir kararın ne kadar doğru olduğudur? Kocaeli Adliyesi'nde 15  Temmuz 2016 sonrasında FETÖ sebebiyle 70'e yakın hakim ve savcının ihraç edildiği bilinmesine rağmen Arslan'la ilgili yıllardır süren dava süreçlerinde bu davaların kaçında bu ihraç edilen savcı ve hakimlerin yer aldığıdır?  15 Temmuz 2016'dan sonra tutuklanan Güngör Arslan'ın 1 aya yakın süre tutuklu kalması, mal varlıklarına el konulması, gazetesinin kapatılması, birçok çalışanın işsiz kalması ile sonuçlanan bir olayda Suna Arslan'ın yazısına göre Güngör beyi şikayet eden İzmit Belediyesi eski Başkanı Dr. Nevzar Doğan'ın şikayetçi olduğunu açıklamasından sonra Nevzat Doğan'ın KAMUOYUNDA gençlik yıllarından beri sol görüşlü, muhalif kimliğiyle tanınan Arslan hakkında ne gerekçeyle FETÖ'den şikayetçi olduğu, bugüne kadar Nevzat Doğan ile resim çektirmiş bir çok fettullahçı dernek bağlantılı isimle ilgili herhangi bir şikayette bulunup bulunmadığı KOCAELİ BASININDA, kamuyoyunda ya da yetkiller tarafından kaç kere sorulmuştur? TAHİR BÜYÜKAKIN Genel Sekreter yardımcısı iken çok sıkı görüştüklerini yazan Güngör Arslan, kendisine karşı tutumunu değiştiren, Belediye Başkanlığı'ndan sonra görüşmeyen Büyükakın'ın cenazeye gelmesi kadar, cinayetten günler sonra azmmetiricilik şüphesiyle gözaltına alınan Ersin Kurt'a da verdiği söylenen bazı ihalelerle ilgili basında çıkan haberle KAMUOYUNUN dikkatini çekmişti. Diğer taraftan sürekli temas halinde olduğu söylenen gazeteci Tahsin Keskin'inde Avukat Ersin Kurt'la ticari ilişki kurması ve bunu kamuoyunda başka basın mensupalarının ortaya çıkarmasından sonra BÜYÜKŞEHİR'in reklam şirketine verdiği ihaleyi feshettiği duyulmuştu. PEKİ bu ilişkilerin göbeğinde olmasa dahi azmettirici şüphesiyle tutuklanan Ersin Kurt'la teması olan TAHİR BÜYÜKAKIN VE TAHSİN KESKİN neden İFADE VERMEDİLER? YOKSA KOLLANIYOLAR MI SORULARININ sorulduğunuda mı duymuyorlar?  BU BİLGİ ŞU ANA KADAR HİÇBİRYERDE DUYULMADI. Değerli KAMUOYU lütfen bu kısma biraz daha dikkat ediniz. CİNAYET günü 19 Şubat 2022'de Ramazan Özkan adlı tetikçi ofise gelmeden saatler önce genç yaşlarda bir kadının Muzaffer Fidan  sokakta bulunan SES KOCAELİ Gazetesine geldiği doğru mu? Kamera kayıtlarında o gün cinayetten önce gazeteye gelen herkes araştırıldı mı? Soruştırmada bahse konu kadının kim olduğu ya da telefon kayıtları incelendi mi? Avukat Ersin Kurt ya da tutuklu olarak  adı geçenlerden bu kadınla görüşen  var mıdır? Bu kadının ifadesi alındı mı? Ne amaçla geldiği belirlendi mi, konu cinayet soruşturmasında ele alınıp incelendi mi? Güngör Arslan'ın ailesi ve avukatının dosyaya ulaşamamaları da KAMUOYUNUN dikkatlerini çeken başka bir husustu. Peki dosyada GİZLİLİK kararı olduğu bilinmesine rağmen neden ailesi ve avukatı konuyla ilgili o dönemde dosyaya ulaşma konusunda sorunlar yaşarken bazı basın kaynakları dosyaya ulaştıkları izlenimi kamuoyuna yansıyordu? SİYASİ BASKI iddialarının sık sık kamuoyunda dillendirildiğide biliniyordu. Olay günü Sıla Kafe'ye ticari taksiyle geldiğini beyan eden Ersin Kurt'un PTS kayıtlarına göre KOTO Başkanı Necmi Bulut'a ait araçla bahsi geçen kafeye Arslan cinayetinden yaklaşık 40 dakika kadar sonra geldiklerini kayıtlarda ve dosyada  mevcut.  Avukat Cahit Çiftçi'nin basın açıklamasında en dikkat çekici husus dosyada HTS ve baz istasyonları kayıtlarının olmadığı yönündeki beyanatıydı.  Ersin Kurt'un cep telefonuna cinayetin işlendiği saatten yaklaşık 16-17 dakika sonra Whatsapp'ta görüşme kayıtları olması dikkati çeken başka bir noktaydı Arslan'ın avukatının yaptığı basın açıklamasında. Peki şu anda içerde tutuklu bulunan kişilerden kaçı Arslan cinayetinden sonra Avukat Ersin Kurt'u aramıştı? Eğer bu bir örgütse, planlı işlenmiş bir cinayet olup olmadığı araştırılıyorsa bu kişilerin hepsinin telefon görüşme kayıtlarının çıkarılmış olmasa dahi yarın verilecek bir kararla bu kayıtlar çıktığında aslında birçok şeyin çok hızlı aydınlanacağını düşünüyorum. Bakalım yarınki görülecek duruşmadan sonra aylardır yapılan araştırmalarda neler yapıldığını öğreneceğiz. HEMEN İKİNCİ dikkat çekmek istediğim hususa geçeyim! Bu olayda bir tane değil benim araştırmalarıma göre BİRDEN ÇOK AVUKAT ismi geçmekte. KOCAELİ Baro Başkanı Bahar Candemir kendisine gazetemizin haberde sorduğu Avukat Ersin Kurt'la ilgili sorular kadar, yargılanan ikinci bir avukat olan A.Y. hakkında da herhangi bir disiplin işlemi başlattı mı bilinmiyor? Güngör Arslan'ın son yazılarından birinde Avukat Ersin Kurt'un hem baroya kayıtlı avukat olduğu hem de aktif ticaretle nasıl uğraştığı sorularının cevabını aradığı dönemde de KOCAELİ BAROSUNDAN herhangi bir cevap duyulmamıştı. Baro Başkanı Avukat Bahar Candemir de bu süreçte dikkatimi çeken ayrı bir isim oldu, zamanla baroyla ilgili de sorularım olacak ancak şimdi değil! CİNAYETİN KİLİT NOKTALARINDAN birisinin Emniyet Müdür Yardımcısı Yusuf Aydın olduğuna bu süreçte yaşadıkları, yaşanalara da koca kentte bir tane EMNİYET AMİRİ, müdür, personelinin sesinin çıkmaması  sebebiyle inanıyorum. Emniyet Teşkilatı'nda yıllardır görülen bazı disiplin soruşturması çeşitlerini de yazacağım zamanı geldiğinde kimse merak etmesin. Yusuf Aydın sanki bu dosyanın üzerine gitmekten çok Ersin Kurt'un üzerine gidiyormuş havası yaratılmış, Kurt'a yakın, hatta bazılarına göre sahibi olduğu basında emniyet müdürü ile ilgili akla hayale gelmeyecek ithamlar ortaya atılıyordu. KOCAELİ Basınında sanırım benden başka YUSUF AYDIN'a haksızlık yapıldığını düşünen de yazan da olmamış ama ne hikmetse FETÖ'den açığa alındığını yazanlar yahu yıllardır Körfez İlçe Emniyet Müdürlüğü yaptığı dönemde nerdeyse ildeki en fazla FETÖ operasyonu yapan ilçenin müdürü, 2016'dan beri onlarca yapılan FETÖ soruşturmasında adı geçmeyen müdür ARSLAN CİNAYETİNDE acaba nerelere kadar ulaştı da kimler rahatsız oldu diye DÜŞÜNMEYEN ÇEVREMDE AZ  KİŞİ VARDI? Başarıları sebebiyle emniyet içinde saygınlığıyla tanınıyordu Yusuf Aydın.  İL EMNİYET MÜDÜR YARDIMCISI  Aydın'ı adeta yıpratma operasyonu çekiliyordu bana göre, tabi o kadar yazıma ne il emniyet müdürü Tipioğlu'ndan ne vali Seddar Yavuz'dan cevap yine duyulmuyordu! Ne olduysa,  BAŞİSKELE'ye geldiği söylenen ünü ülke sınırlarını aşmış kişinin yeni yapılan KOCAELİ İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜNE gelmesinden  sonra enteresan gelişmeler oluyordu, zamanı geldi belki ancak yazmayacağım, yazmayacağım ki İZMİT ÇOCUKLARININ üzerinde ne kimse baskı kurabileceğine inansın ne de haklarını yiyebileceklerine! Ancak yok yeriz biz denirse tereddütsüz ne yapacağımı da iyi bilirim. BENİM DÜŞÜNCEM DAVADA CİDDİ BİR SİYASİ BASKI OLDUĞU yönündeydi. KOCAELİ HALKI gazeteci cinayetinden CİDDİ MANADA rahatsızlık duymuştu. İşte KAMUOYU VİCDANI bence bu dosya üzerindeki baskıyı kıran en büyük etmendi. BU ADİCE İŞLENEN cinayete İzmitliler içten içe tepkiliydi KOCAELİNİN SESİ ÇIKMAYAN, pısırık kediler gibi oturmayı yıllardır marifetten sayan pasif muhalefeti gibi. PASİF MUHALEFETİ gören kaplanların ağızlarının suyu zebra görmüş akıyordu taaki zebranın tekmesini, yani halkın çocuğunun öldürülmesine verdiği tepkiyi görene kadardı. ASLINDA CİNAYETİN ARDINDA kamuoyunun, adalet camiasından diyanete, sağlıktan temizliğe, güvenlikten simitçilere kadar sokakta birçoklarının ağzında dolanan isimler aynıydı, herkes 21 yaşındaki tetik çekenin Ramazan Özkan olduğunu anladı ancak herkes işin arkasını sorgulamaya başladı daha 19 ŞUBAT günü! HALK sordukça çorap söküğü gibi geldi, HALK hala soruyor, yarınki duruşmada neler yaşanacak göreceğiz.  Peki Kocaeli'nin istihbarat başkanını buradan bazı gazetelerin ismini yazdığı gibi alen beyan yazamayacağım ancak, kendisi, il emniyet müdürü ve il valisine KOCAELİ HALKININ da duyacağı şekilde tetikçiyle ilgili bazı sorular sormak isterim. ŞİMDİ bu RAMAZAN ÖZKAN kimdir, epeydir bekledim, ne yazan ne soran var. Bu çocuğun annesini şu anda tutuklu bulunan kişilerden biri arayıp tehdit etti mi, EVET etti. Bu çocuk madde kullanıyor muydu? Derince bölgesinde pek de hayırlı işlerle tanınmayan bu kişilerle ilgili olay günü alınan Ramazan için alınan adli raporlarda kanda uyuşturucuya bakıldı mı? Niye bu soruyu soruyorum şimdilik açıklamayacağım. Ramazan Özkan 21 yaşında, bu çocuğun eline silahı hemen birgün de verip git vur mu dediler yoksa belli bir süre bir yerlerde eğitildi mi? Ramazan adlı tetikçinin telefon HTS, baz istasyonu kayıtları var mı dosyada, istendi mi göreceğiz! Maşallah arkadaşlarıda Değirmenderelerden Başiskelelere kadar İzmitlere kadar kameralara yakalanmayacak şekilde hareket edeceğine inanan pırıl pırıl zeka seviyesine sahipler denir de o açıdan sorayım dedim! PEKİ 19 Şubat'ta tetiği çeken Ramazan Özkan için bir avukattan bahsetsem YARINKİ DOSYADA bu konu var mıdır, incelenmiş midir dersiniz Leyla Atakan Caddesi'nin girişindeki  İzmit İlçe Asayiş Müdürlüğü binasına tetikçi Ramazan Özkan'ı savunmak için gelen AVUKAT saat kaçta geldi, kim yolladı bu avukatı, BANA GÖRE CİNAYETİ AYDINLATACAK en büyük NOKTALARDAN birisi tam da burası! Bahse konu avukat tetikçi RAMAZAN ÖZKAN'dan önce mi sonra mı buraya geldi sorusu ile burada bırakıyorum. Biz İzmit çocuklarının canına kıyacak, suikast yapacak, malına göz dikecek, her türlü iftira kumpasla karşımızda inandığı güçlerle her türlü saygısızlığı yapabileceğine inanan herkesi ALLAH'tan korkmaya davet ediyorum bir kez daha. Rahmetli dedem Fethiye caddesi esnafıydı, annem babam öğretmendi, hayatım boyunca çok insan tanıdım, inanmazsınız belki ancak Dursun'un beni araştırdığında çekineceği kadar isimlerle genç yaşlarımda tanıştım, isteseydim ÇOK PARAM da olurdu AMA HİÇ Mİ HİÇ istemedim. NEDENİNİ DE hemen söyleyeyim, PARANIN bana hiçbir zaman ÇOCUKLUĞUMDAKİ mutluluğu getirmediğini gördüm.  PARADAN kastım geçimimizi sağlayacak kadar helal paranın, alınteriyle kazanılan parayı değil HARAM PARAYI kastederim. Bu yazıdaki gözünü para hırsı bürümüş birçoklarını da söylemeye dahi lüzum şimdilik yok, ne de olsa epeyce bilinmekteler! Bu arada AVUKATLAR kısmına devam ederken, bu dosyada ilerleyen yazılarda MASAK gibi bazı kurumların ciddi bir araştırma neden yapmadığını da düşünmenin vakti geldi de geçiyor bile demeden geçemeyeceğim. Sonuçta azmettirici olarak yargılananlar da dahil bu dosyada tutuklu bulunanlardan nasıl, ne şekilde PARA kazandıkları kadar servetleri de yüz milyonlarla ifade ediliyorsa ARAŞTIRILMALIDIR! Son olarak İZMİT'İN GÖBEĞİNDE bir İZMİT ÇOCUĞUNU KATLEMENİN KOCAELİLER GÖZÜNDE artık ne anlama geldiğinin yarın itibariyle daha net olarak görüleceğine inandığımı belirtmek isterim. KOCAELİ SADECE BİR GAZETECEYİ değil aynı zamanda BİR BABAYI, BİR EŞİ kaybetti. ALLAH büyüktür, hiçbir kötülük yapanın yanına kalmaz!              
Ekleme Tarihi: 06 Eylül 2022 - Salı

Gazeteci Güngör Arslan cinayetiyle ilgili sorularımı Bekir Bozdağ, Binali Yıldırım, Tayyip Erdoğan ne kadar dikkate alırlar?

Gazeteci Güngör Arslan cinayetiyle ilgili ilk duruşma yarın, 6 Eylül 2022 Salı günü saat 09.30'da Kandıra Kapalı Cezaevi yerleşkesindeki mahkeme salonunda görülmeye başlanacak.

Cinayet soruşturmasına bakan asayişten sorumlu il emniyet müdür yardımcısı Yusuf Aydın'dan, davaya bakan savcı Burak beye, başsavcı Habip Korkmaz'a kadar birçok isimle ilgili yaşanan gelişmeleri KOCAELİ KAMUOYU yakından takip etmeye devam ediyor.

Arslan cinayeti ile ilgili 19 Şubat'tan beri olayı en çok takip eden basındaki kalemlerin sayısı bir elin parmağını geçmez. Bu cinayette KAMOYU siyasetçilerin, baronun, basının büyük kesiminin, meslek odalarının, kente karşı sorumluluğu olanların sessizliğini fark etti.

Elbette KAMUOYU bu süreçte Arslan cinayeti ile ilgili birçok yazı okudu, birçok yorum gördü, ancak bu akşam yazacaklarım doğrultusunda şu ana kadar ortaya çıkanların belki yarınki duruşmada yaşananlarla birlikte  buz dağının görünen bir yüzü olduğu düşüncesini, aylardır KAMUOYUNUN bu şekilde neden düşündüğünü açıklayacaktır. Kim bilir?

KOCAELİ HALK GAZETESİ halka doğru bilgi sunmak için birçok kez mücedele verirken başımıza gelenlerde herkesin gözleri önünde olmuştur. Birazdan okunacaklar sayesinde GÜNGÖR ARSLAN gibi bir İzmit Çocuğuna kurulan BÜYÜK TEZGAHIN daha net fark edileceğine inanırım.

19 Şubat'ta işlenen bu cinayet ORGANİZE, PLANLI bana göre SİYASİ BİR CİNAYETTİR. Bu cinayetin aydınlanması için kimlerin ne emekler sarfederken, kimlerin ne tarz akla mantığa sığmayacak hareketler yaptığı yarın ki duruşmadan sonra  daha da netleşecektir.

2 Eylül 2022 saat 16.00'da Arslan'ın avukatı Cahit Çiftçi'nin yaptığı açıklamaları daha tamamiyle yazmadım, yarın ki duruşmayı bekliyorum. Cuma günü SES Kocaeli Gazetesi'nde yapılan basın toplatısında sorduğum bazı hususlardan önceki yazımda bahsetmiştim. Neydi bu sorular?

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve KOTO Başkanı Necmi Bulut'tan cinayetten sonra ifadelerinin alınıp alınmadığını sordum. 

Büyükakın'dan ifade alınmadığını, KOTO Başkanı Necmi Bulut'tan ifade alındığını, hatta dosyada tefrik(ayırma) işlemi yapıldığını söylemişti şehit gazeteci Arslan'ın avukatı.

Cinayetle ilgili yerel basından çok ulusal basının çabası olduğunu gözlemledim. Hatta yerel basında cinayetin azmettiricisi olduğu söylenen avukata yakın olan, kimilerine göre Kurt'un sahibi olduğu söylenen bazı internet gazetelerinde çıkan haberlerin seyrini de söylemeye bile gerek duymam.

19 Mayıs'ta gazetemizin geçirdiği operasyonda Faruk Bostan ve Abdullah Kaya'nın 47 gün tutuklu kalmasına sebep olan şikayetlerin sahiplerinden bir tanesi gazeteci Tahsin Keskin'di, Kurt'la ve Büyükakın'la yakınlığı bulunan bir isim olması dikkat çekti elbette, yazdıklarında ne kadar objektif(!) olduğu da halen kamuoyu tarafından tartışılıyor.

Şikayetçilerden diğer isim KOTO başkan adayıyım diyen İbrahim Bıyıklı'ydı. Gerek Tahsin Keskin gerek İsmet Çiğit yaptıkları canlı yayında epey bir bahsettiler Vedat Çalık'tan dereye girerken don isteyen kentimizin çocuğu İbrahim'den ve kestiği ıscak kol böreklerinden!

Bir de Bostan ve Kaya'yı şikayet eden Hüdaverdi Cezmi Çiçek vardı, ne olduysa anlaşılamadı bizim kol böreği sever Çiğit ve Keskin efendi Hüdaverdi'den hayvan tüccarı aşağı hayvan tüccarı yukarı diye epey bir sinirli sinirli bahsediyorlardı.

Bu Hüdaverdi Çiçek  benim haricimde herkesi sinirlendirmeyi başardı.  Güngör Arslan'la bir dönem iyi arkadaş olan Hüdaverdi Cezmi Çiçek, araları açılınca,  Arslan hayattayken davalarına katılmak için basın açıklamaları yapıyor, Arslan'a FETÖ'nün şantaj imamı demekten geri durmuyordu!

Vallahi ben o dakikaya kadar şantaj imamı kelimesini ilk kez Hüdaverdi efendiden duyuyordum gazetelere yaptığı beyanatlardan. Hüdaverdi efendinin kendisinin TÜRKÇE OLİMPİYATLARINA destek verip vermediğini epey bir soran, yazan oldu ancak Cezmi yani Hüdaverdi efendi ne hikmetse bu soruya halen cevap vermedi!

Bir de gazetemizde çalışan Buket Afkan vardı, o da şikayetçi değil de sanırım şahitmiymiş, neye şahitse artık yuvarlak ifadelerle! Bilin bakalım geçtiğimiz sene, 2021'de KOM operasyonu ile gözaltına alınınan Güngör Arslan, Ümit Rende, Can Çiğit, Faruk Bostan ve yanılmıyorsam İsmet Çiğit de dahil 2, 3 kişiden daha KOTO Başkanı Necmi Bulut ve bazı kişler şikayetçi olmuşlardı, hani Güngör beyi 7 ay gibi uzun bir süre cezaevine sokup da, dosyanın tamamlanmasının beklendiği 7 aylık süreyi kastederim. Peki o zaman da varmıydı Buket Afkan'ın ifadesi, varsa şikayetçi mi yoksa şahit olarak mı?

O zaman Kocaeli Halk Gazetesinde bir çok söz söyleyerek ayrılan Afkan'ın ikinci kez gazeteye başlayana kadar ne yapmıştı bilinmez. Kocaeli Halk Gazetesine yeniden başladığında benim tepkimin ne olduğunu hatırlıyordur herhalde!

İkinci kez operasyon geçiren gazetemizde şikayetçiler Keskin, Bıyıklı, Çiçek'in yanı sıra Afkan neler demişti, yoksa yine mi şahit olarak dinlenmişti? Bu olaydan kısa bir süre önce KOCAELİ HALK GAZETESİNDEN ayrılan Afkan şu anda KOZ KOCAELİ gazetesinde yazıyor, bana tuhaf gelmiyor ancak birçok tanıdığın bu durumu garipsediğini de duydum bizzat kendilerinden.

Tuğrul Kırankaya vardı Güngör Arslan'la gazetecilik yapan, cinayetten sonra ayrıldı gazeteden. Sebebini bilemem, nedir,ne değildir. Hiç sesi soluğu çıkmadı uzun zamandır, duymadım! 

Ersoy hoca bunları neden yazıyor biliyor musunuz? Bu cinayet bana göre tek ayağı olan, 21 yaşında basit bir tetikçinin eline silah verilerek yapılmadı. Son derece organize bir şekilde işlendiğine inandığım bu olayın çok yönlü olarak ne kadar araştırıldığı hakkında kuşkularım, ARSLAN'ın avukatının Cuma günü yaptığı basın açıklamasıyla netleşti. Avukat dosyada açıklar bulunduğunu söylüyordu.

Kendisine sordum dosyaya bakan savcıyı ya da başka bir yetkiliyi HSK'ya, Adalet Bakanlığı'na şikayet edip etmediklerini sordum. Şikayet ettiklerini söyledi Cahit bey.

Bazı olaylara bakarken çok yönlü bakmak lazım. Şahsi görüşüm ARSLAN ailesinin bu süreçte desteksiz kalması, yani TOPLUM DESTEĞİ ne kadar zayıf OLURSA ya da  gözükürse bazılarının ekmeğine yağ sürüleceğiydi. İZMİTLİLER bu desteği bence hala veriyorlar, CİNAYETE verilmesi gereken tepkiler, KAMUOYU VİCDANIN sesi hala belli kesimleri rahatsız etmeye devam ediyor!

19 Şubat 2022'deki bu cinayetten kısa bir süre sonra Ankara'ya gitmek durumunda kaldım, aileye başsağlığı bille dileyememiştim. ANKARA benim uzun yıllarımın geçtiği, yakın bir tarihte temelli olarak yerleşme planları yaptığım yer.

Maalesef 20 Mayıs'ta arkadaşlarımın iftiralarla tutuklandığı, kendileri içerde yıpranırken biz arkadaşalarının da dışarda yıprandığı bu süreçte GÜNGÖR ARSLAN dosyasına sanırım davanın savcısından bile iyi hazırlanmış olacağım ki yarın ve sonrası birçok gün için KOCAELİ'de FARKLI BİR PENCERE açılacağına inanıyorum. 

O kadar ki birçok siyasetçiden, bürokrata, barosundan basınına, belediye başkanlarından avukatlara sanırım İZMİT ÇOCUKLARINA zarar vermeyin sözüm daha iyi anlaşılacaktır.

Gelelim YARINKİ DURUŞMADA sorulsun sorulmasın, inceleme ve araştırmacı gazeteci olarak bir meslektaşımızın katledildiği, Kocaeli, İzmit'in göbeğinde güpegündüz işlenen cinayetle ilgili ORTALIĞI YERİNDEN OYNATACAK  sorularımın hepsini değil sadece cinayetle ilgili çok önemli olanlarını yazıyorum.

Konuyla ilgili yazılacak çok detaylı hadiselerin görülen her duruşmada ortaya çıkacağına, en sonunda BİLEKLERİNE KELEPÇE TAKILIP PARMAKLIKLARIN ARKASINDAKİ SOĞUK HAVAYI CİĞERLERİNE TENEFFÜS EDENLERİ KOCAELİ KAMUOYU GÖRDÜĞÜNDE çok şaşıracaklardır.

Gelelim analiz ve sorularıma, bu cinayete bakış açım, kullanılan yöntemler, kişiler, zaman, soruştırma süreci, ifade süreçleri, TELEFON TRAFİKLERİ, mali yönleri, 1 tutukluyken, delil karartma ve yalan beyanlarla artan ve 14'e yükselen zanlı sayısı KOCAELİLERİ şaşırtmadı, çünkü VATANDAŞ BUZDAĞININ GÖRÜNEN  yüzünün farkındaydı.

KAMUOYUNUN bakış açısı, siyasi konjektörün duruşu( bana göre dik duramayışı), baronun sessizliği, olaya adı karışan birden çok avukat, azmettirici şüphesiyle yargılanacak kişi haricinde avukatların tutum ve davranışları, bir gazetecinin azmettirici şüphesiyle tutuklu bulunan şahsın haberlerini başka bir gazeteden kaldırmak karşılığında teklif ettiği söylenen 5 MİLYON LİRA ANKARA'yı sarsardı eğer MUHALEFET LİDERİ DUYSA!

Bu gazetecinin  5 milyon lirayı Faruk Bostan'a teklif ettiği iddialarının basında yer almasından sonra Özgün Kocaeli Gazetesi'nden yazar Yüksel Demirdaş dava açacağını beyan etmişti. Demirdaş'ın  dava açıp açmadığıyla ilgili herhangi bir açıklaması duyulmadığı gibi, konuyla ilgili basına çıkan Whatsup mesajlarıyla ilgilide cevap vermemesi dikkat çekmişti.

Ne istiyordu peki 5 milyon TL karşılığında, Ersin Kurt haberlerinin Kocaeli Halk Gazetesi'nden kaldırılmasını ve konunun üzerine gidilmemesini. Geçen bu zatın gazetesinin önünden geçiyorum yürüyüş yolunda, bina girişinde duran kurumsal tabelalarının arkasındaki güzellik salonunun adının bulunduğu tabela dikkat çekiyordu.  Ne hikmetse bu güzellik salonununda DAVA DOSYASINDA adı geçiyor. Sahibi kim tahmin edin derim!

KOCAELİler, Güngör bey benim arkadaşım değildi. Kendisiyle 2 kez görüştüm, milletin yararı içindi. İsmet Çiğit'le de bir ya da iki kez konuştum, ikisininde yaşına ve tecrübesine binayen beni az çok tanıdıklarına inandım. Hatta Ersin Kurt'la da tanışıklığım vardır. Hatta ve hatta bu yazıda yazdığım herkesi de tanırım, onlarda beni iyi tanırlar diye düşünüyorum. 

19 Şubat'ta bu cinayetten sonra öğrendiğim her gelişmeyle daha da sinirlendim. Bu ilde bir İZMİT ÇOCUĞU göz göre öldürüldü. Siz Kocaeliler bu şehirde valisinden başsavcısına, savcısından belediye başkanına, sağlık müdüründen emniyet müdürüne, kaymakamlardan istihbarat başkanlarına kadar neler söylediğimi, yazdığımı görüyorsunuzdur.

Sinirliyim çünkü bu kentte bu şehrin çıkarları için, insanların geleceği için, haksızlıkların son bulması için yazan, çaba sarf eden bir gazeteci var dedikçe, şerefsiz FETÖNÜN itleri de dahil bir kısım kendini bilmez Arslan hakkındaki öyle akla hayale gelmeyecek bir algı yönetimi yapıyorlardı ki, neredeydi cenazesine katılan vali SEDDAR YAVUZ, neden engellemedi bu algı yönetimlerini demeden geçmek istemem.

Güngör Arslan ne yapmıştı? Kamu ihalelerine fesat karıştırıp milletin hakkını mı yemişti? Geçen gün Darıca'da tutuklanan haysiyet yoksunu gibi 6 yaşındaki kızı alı koyup resimlerini mi çekti, milletin deresine boyaları, kimyasal atıkları mı döktü, yıllarca meslaktaşlarına en iyi şartlarda çalışma ortamı mı sunmadı, gazetecilik mesleğini ayaklar altına alan, bu mesleği kontrol ederek basını kendine kılıç  gibi kullanıp zarf içinde emzik dağıtanlarla mı gezdi, kebapçıların 2. katında VIP salonlarda ihale yüzdelerini mi konuştu, gıda üretiminde eşşek etini kebap diye mi sattı, yoksa kasaplık sanatını mahvedenleri mi yazdı? 

Herkesin kötü özellikleri olabilir ama  İZMİT ÇOCUĞUNU öldürüp ondan sonra geçmişinde yaşanan sıkıntıları yaşanmayanlarla kafana göre harmanlayıp CİNAYETİN ÜSTÜNÜ örtercesine davranırken bu ilde kimse ses etmiyor diye siyasi güç, cemaatsel güç, toplum algılarını yönetip her türlü yalan, film ve fırıldakla cinayeti saptırmaya çalışırsan BİR İZMİT ÇOCUĞU da çıkar bunları yapma gayreti içinde olanları Tayyip Erdoğan, Bekir Bozdağ, Seddar Yavuz ya da Ekrem İmamoğlu'nunda dikkatlerini çekecek şekilde yazar, hatta tüm TÜRKİYE'nin önünde hiç hayal edilemeyecek cümleler bile kurabilir.

ARSLAN CİNAYETİ ile ilgili yarınki duruşma ve sonraki duruşmalarada katkısı olacağına inandığım konuları , bazılarının uzunca bir süre huzurunun kaçtığı soruları gündeme getiriyorum. Bu kentte bir daha İZMİT ÇOCUĞUNA zarar verilmesin cümlesini defalarca kullanmama rağmen aksi yönde hareket edilmesinin nelere mal olacağını emin olunuz bu soruları okuyunca ne demek istediğimi anlayanlar bundan sonrasında neler yaşanacağını tahmin dahi edemeyeceklerdir.

İlk dikkat çekmek istediğim husus gazeteci Güngör Arslan'ın defalarca saldırya uğramasına rağmen SAVCILIKTAN KORUMA TALEBİ OLMASINA RAĞMEN NEDEN  bu talebinin REDDEDİLDİĞİ, yakın zamanda SES KOCAELİ Gazetesi'nin kurşunlanmasına rağmen böyle bir kararın ne kadar doğru olduğudur?

Kocaeli Adliyesi'nde 15  Temmuz 2016 sonrasında FETÖ sebebiyle 70'e yakın hakim ve savcının ihraç edildiği bilinmesine rağmen Arslan'la ilgili yıllardır süren dava süreçlerinde bu davaların kaçında bu ihraç edilen savcı ve hakimlerin yer aldığıdır? 

15 Temmuz 2016'dan sonra tutuklanan Güngör Arslan'ın 1 aya yakın süre tutuklu kalması, mal varlıklarına el konulması, gazetesinin kapatılması, birçok çalışanın işsiz kalması ile sonuçlanan bir olayda Suna Arslan'ın yazısına göre Güngör beyi şikayet eden İzmit Belediyesi eski Başkanı Dr. Nevzar Doğan'ın şikayetçi olduğunu açıklamasından sonra Nevzat Doğan'ın KAMUOYUNDA gençlik yıllarından beri sol görüşlü, muhalif kimliğiyle tanınan Arslan hakkında ne gerekçeyle FETÖ'den şikayetçi olduğu, bugüne kadar Nevzat Doğan ile resim çektirmiş bir çok fettullahçı dernek bağlantılı isimle ilgili herhangi bir şikayette bulunup bulunmadığı KOCAELİ BASININDA, kamuyoyunda ya da yetkiller tarafından kaç kere sorulmuştur?

TAHİR BÜYÜKAKIN Genel Sekreter yardımcısı iken çok sıkı görüştüklerini yazan Güngör Arslan, kendisine karşı tutumunu değiştiren, Belediye Başkanlığı'ndan sonra görüşmeyen Büyükakın'ın cenazeye gelmesi kadar, cinayetten günler sonra azmmetiricilik şüphesiyle gözaltına alınan Ersin Kurt'a da verdiği söylenen bazı ihalelerle ilgili basında çıkan haberle KAMUOYUNUN dikkatini çekmişti.

Diğer taraftan sürekli temas halinde olduğu söylenen gazeteci Tahsin Keskin'inde Avukat Ersin Kurt'la ticari ilişki kurması ve bunu kamuoyunda başka basın mensupalarının ortaya çıkarmasından sonra BÜYÜKŞEHİR'in reklam şirketine verdiği ihaleyi feshettiği duyulmuştu. PEKİ bu ilişkilerin göbeğinde olmasa dahi azmettirici şüphesiyle tutuklanan Ersin Kurt'la teması olan TAHİR BÜYÜKAKIN VE TAHSİN KESKİN neden İFADE VERMEDİLER? YOKSA KOLLANIYOLAR MI SORULARININ sorulduğunuda mı duymuyorlar? 

BU BİLGİ ŞU ANA KADAR HİÇBİRYERDE DUYULMADI. Değerli KAMUOYU lütfen bu kısma biraz daha dikkat ediniz. CİNAYET günü 19 Şubat 2022'de Ramazan Özkan adlı tetikçi ofise gelmeden saatler önce genç yaşlarda bir kadının Muzaffer Fidan  sokakta bulunan SES KOCAELİ Gazetesine geldiği doğru mu? Kamera kayıtlarında o gün cinayetten önce gazeteye gelen herkes araştırıldı mı? Soruştırmada bahse konu kadının kim olduğu ya da telefon kayıtları incelendi mi? Avukat Ersin Kurt ya da tutuklu olarak  adı geçenlerden bu kadınla görüşen  var mıdır? Bu kadının ifadesi alındı mı? Ne amaçla geldiği belirlendi mi, konu cinayet soruşturmasında ele alınıp incelendi mi?

Güngör Arslan'ın ailesi ve avukatının dosyaya ulaşamamaları da KAMUOYUNUN dikkatlerini çeken başka bir husustu. Peki dosyada GİZLİLİK kararı olduğu bilinmesine rağmen neden ailesi ve avukatı konuyla ilgili o dönemde dosyaya ulaşma konusunda sorunlar yaşarken bazı basın kaynakları dosyaya ulaştıkları izlenimi kamuoyuna yansıyordu? SİYASİ BASKI iddialarının sık sık kamuoyunda dillendirildiğide biliniyordu.

Olay günü Sıla Kafe'ye ticari taksiyle geldiğini beyan eden Ersin Kurt'un PTS kayıtlarına göre KOTO Başkanı Necmi Bulut'a ait araçla bahsi geçen kafeye Arslan cinayetinden yaklaşık 40 dakika kadar sonra geldiklerini kayıtlarda ve dosyada  mevcut.  Avukat Cahit Çiftçi'nin basın açıklamasında en dikkat çekici husus dosyada HTS ve baz istasyonları kayıtlarının olmadığı yönündeki beyanatıydı. 

Ersin Kurt'un cep telefonuna cinayetin işlendiği saatten yaklaşık 16-17 dakika sonra Whatsapp'ta görüşme kayıtları olması dikkati çeken başka bir noktaydı Arslan'ın avukatının yaptığı basın açıklamasında. Peki şu anda içerde tutuklu bulunan kişilerden kaçı Arslan cinayetinden sonra Avukat Ersin Kurt'u aramıştı? Eğer bu bir örgütse, planlı işlenmiş bir cinayet olup olmadığı araştırılıyorsa bu kişilerin hepsinin telefon görüşme kayıtlarının çıkarılmış olmasa dahi yarın verilecek bir kararla bu kayıtlar çıktığında aslında birçok şeyin çok hızlı aydınlanacağını düşünüyorum.

Bakalım yarınki görülecek duruşmadan sonra aylardır yapılan araştırmalarda neler yapıldığını öğreneceğiz.

HEMEN İKİNCİ dikkat çekmek istediğim hususa geçeyim!

Bu olayda bir tane değil benim araştırmalarıma göre BİRDEN ÇOK AVUKAT ismi geçmekte. KOCAELİ Baro Başkanı Bahar Candemir kendisine gazetemizin haberde sorduğu Avukat Ersin Kurt'la ilgili sorular kadar, yargılanan ikinci bir avukat olan A.Y. hakkında da herhangi bir disiplin işlemi başlattı mı bilinmiyor?

Güngör Arslan'ın son yazılarından birinde Avukat Ersin Kurt'un hem baroya kayıtlı avukat olduğu hem de aktif ticaretle nasıl uğraştığı sorularının cevabını aradığı dönemde de KOCAELİ BAROSUNDAN herhangi bir cevap duyulmamıştı. Baro Başkanı Avukat Bahar Candemir de bu süreçte dikkatimi çeken ayrı bir isim oldu, zamanla baroyla ilgili de sorularım olacak ancak şimdi değil!

CİNAYETİN KİLİT NOKTALARINDAN birisinin Emniyet Müdür Yardımcısı Yusuf Aydın olduğuna bu süreçte yaşadıkları, yaşanalara da koca kentte bir tane EMNİYET AMİRİ, müdür, personelinin sesinin çıkmaması  sebebiyle inanıyorum. Emniyet Teşkilatı'nda yıllardır görülen bazı disiplin soruşturması çeşitlerini de yazacağım zamanı geldiğinde kimse merak etmesin.

Yusuf Aydın sanki bu dosyanın üzerine gitmekten çok Ersin Kurt'un üzerine gidiyormuş havası yaratılmış, Kurt'a yakın, hatta bazılarına göre sahibi olduğu basında emniyet müdürü ile ilgili akla hayale gelmeyecek ithamlar ortaya atılıyordu.

KOCAELİ Basınında sanırım benden başka YUSUF AYDIN'a haksızlık yapıldığını düşünen de yazan da olmamış ama ne hikmetse FETÖ'den açığa alındığını yazanlar yahu yıllardır Körfez İlçe Emniyet Müdürlüğü yaptığı dönemde nerdeyse ildeki en fazla FETÖ operasyonu yapan ilçenin müdürü, 2016'dan beri onlarca yapılan FETÖ soruşturmasında adı geçmeyen müdür ARSLAN CİNAYETİNDE acaba nerelere kadar ulaştı da kimler rahatsız oldu diye DÜŞÜNMEYEN ÇEVREMDE AZ  KİŞİ VARDI?

Başarıları sebebiyle emniyet içinde saygınlığıyla tanınıyordu Yusuf Aydın.  İL EMNİYET MÜDÜR YARDIMCISI  Aydın'ı adeta yıpratma operasyonu çekiliyordu bana göre, tabi o kadar yazıma ne il emniyet müdürü Tipioğlu'ndan ne vali Seddar Yavuz'dan cevap yine duyulmuyordu!

Ne olduysa,  BAŞİSKELE'ye geldiği söylenen ünü ülke sınırlarını aşmış kişinin yeni yapılan KOCAELİ İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜNE gelmesinden  sonra enteresan gelişmeler oluyordu, zamanı geldi belki ancak yazmayacağım, yazmayacağım ki İZMİT ÇOCUKLARININ üzerinde ne kimse baskı kurabileceğine inansın ne de haklarını yiyebileceklerine! Ancak yok yeriz biz denirse tereddütsüz ne yapacağımı da iyi bilirim.

BENİM DÜŞÜNCEM DAVADA CİDDİ BİR SİYASİ BASKI OLDUĞU yönündeydi. KOCAELİ HALKI gazeteci cinayetinden CİDDİ MANADA rahatsızlık duymuştu. İşte KAMUOYU VİCDANI bence bu dosya üzerindeki baskıyı kıran en büyük etmendi. BU ADİCE İŞLENEN cinayete İzmitliler içten içe tepkiliydi KOCAELİNİN SESİ ÇIKMAYAN, pısırık kediler gibi oturmayı yıllardır marifetten sayan pasif muhalefeti gibi.

PASİF MUHALEFETİ gören kaplanların ağızlarının suyu zebra görmüş akıyordu taaki zebranın tekmesini, yani halkın çocuğunun öldürülmesine verdiği tepkiyi görene kadardı. ASLINDA CİNAYETİN ARDINDA kamuoyunun, adalet camiasından diyanete, sağlıktan temizliğe, güvenlikten simitçilere kadar sokakta birçoklarının ağzında dolanan isimler aynıydı, herkes 21 yaşındaki tetik çekenin Ramazan Özkan olduğunu anladı ancak herkes işin arkasını sorgulamaya başladı daha 19 ŞUBAT günü!

HALK sordukça çorap söküğü gibi geldi, HALK hala soruyor, yarınki duruşmada neler yaşanacak göreceğiz. 

Peki Kocaeli'nin istihbarat başkanını buradan bazı gazetelerin ismini yazdığı gibi alen beyan yazamayacağım ancak, kendisi, il emniyet müdürü ve il valisine KOCAELİ HALKININ da duyacağı şekilde tetikçiyle ilgili bazı sorular sormak isterim.

ŞİMDİ bu RAMAZAN ÖZKAN kimdir, epeydir bekledim, ne yazan ne soran var. Bu çocuğun annesini şu anda tutuklu bulunan kişilerden biri arayıp tehdit etti mi, EVET etti. Bu çocuk madde kullanıyor muydu? Derince bölgesinde pek de hayırlı işlerle tanınmayan bu kişilerle ilgili olay günü alınan Ramazan için alınan adli raporlarda kanda uyuşturucuya bakıldı mı? Niye bu soruyu soruyorum şimdilik açıklamayacağım.

Ramazan Özkan 21 yaşında, bu çocuğun eline silahı hemen birgün de verip git vur mu dediler yoksa belli bir süre bir yerlerde eğitildi mi? Ramazan adlı tetikçinin telefon HTS, baz istasyonu kayıtları var mı dosyada, istendi mi göreceğiz! Maşallah arkadaşlarıda Değirmenderelerden Başiskelelere kadar İzmitlere kadar kameralara yakalanmayacak şekilde hareket edeceğine inanan pırıl pırıl zeka seviyesine sahipler denir de o açıdan sorayım dedim!

PEKİ 19 Şubat'ta tetiği çeken Ramazan Özkan için bir avukattan bahsetsem YARINKİ DOSYADA bu konu var mıdır, incelenmiş midir dersiniz Leyla Atakan Caddesi'nin girişindeki  İzmit İlçe Asayiş Müdürlüğü binasına tetikçi Ramazan Özkan'ı savunmak için gelen AVUKAT saat kaçta geldi, kim yolladı bu avukatı, BANA GÖRE CİNAYETİ AYDINLATACAK en büyük NOKTALARDAN birisi tam da burası! Bahse konu avukat tetikçi RAMAZAN ÖZKAN'dan önce mi sonra mı buraya geldi sorusu ile burada bırakıyorum.

Biz İzmit çocuklarının canına kıyacak, suikast yapacak, malına göz dikecek, her türlü iftira kumpasla karşımızda inandığı güçlerle her türlü saygısızlığı yapabileceğine inanan herkesi ALLAH'tan korkmaya davet ediyorum bir kez daha. Rahmetli dedem Fethiye caddesi esnafıydı, annem babam öğretmendi, hayatım boyunca çok insan tanıdım, inanmazsınız belki ancak Dursun'un beni araştırdığında çekineceği kadar isimlerle genç yaşlarımda tanıştım, isteseydim ÇOK PARAM da olurdu AMA HİÇ Mİ HİÇ istemedim. NEDENİNİ DE hemen söyleyeyim, PARANIN bana hiçbir zaman ÇOCUKLUĞUMDAKİ mutluluğu getirmediğini gördüm. 

PARADAN kastım geçimimizi sağlayacak kadar helal paranın, alınteriyle kazanılan parayı değil HARAM PARAYI kastederim. Bu yazıdaki gözünü para hırsı bürümüş birçoklarını da söylemeye dahi lüzum şimdilik yok, ne de olsa epeyce bilinmekteler!

Bu arada AVUKATLAR kısmına devam ederken, bu dosyada ilerleyen yazılarda MASAK gibi bazı kurumların ciddi bir araştırma neden yapmadığını da düşünmenin vakti geldi de geçiyor bile demeden geçemeyeceğim. Sonuçta azmettirici olarak yargılananlar da dahil bu dosyada tutuklu bulunanlardan nasıl, ne şekilde PARA kazandıkları kadar servetleri de yüz milyonlarla ifade ediliyorsa ARAŞTIRILMALIDIR!

Son olarak İZMİT'İN GÖBEĞİNDE bir İZMİT ÇOCUĞUNU KATLEMENİN KOCAELİLER GÖZÜNDE artık ne anlama geldiğinin yarın itibariyle daha net olarak görüleceğine inandığımı belirtmek isterim.

KOCAELİ SADECE BİR GAZETECEYİ değil aynı zamanda BİR BABAYI, BİR EŞİ kaybetti. ALLAH büyüktür, hiçbir kötülük yapanın yanına kalmaz!

 

 

 

 

 

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kocaelihalkgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Süleyman
(06.09.2022 12:25 - #235)
Şimdi sorum şu. Cezmi çiçek Gölcük'te kimlerle menfaat İlişkileri içerisindedir. Bir tüccarın gazeteciyle hasım olabilecek derecede neden düşmanlığı olur. Sonuçta esnafsın. Ne olabilir acaba düşmanlık konusu. Hatta neden nispet yaparcasına hayvan pisliğini gölcüğün üzerine döker. Denize akan pislikleri kme nispet olsun diye yapmıştır. Bırakın gazeteci düşmanlığını, cinayet şüphesinde neden adı geçer.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kocaelihalkgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
Yandex.Metrica