Cefa Vinç
Cefa Vinç
Dr. Ersoy Kandemir
Köşe Yazarı
Dr. Ersoy Kandemir
 

Karamollaoğlu, Kılıçdaroğlu, Davutoğlu "GAZETECİ CİNAYETİNİN" arkasını görebilmeli

KARAMOLLAOĞLU, KILIÇDAROĞLU,DAVUTOĞLU GAZETECİ CİNAYETİNİN arkasını okuyabilmeli! İsmini başlığa sığmadığı için yazamadığım Akşener, İnce, Özdağ ve Ankara’da bulunan tüm muhalefet partileri lideri bu hafta Kocaeli’de yaşananları iyi okusunlar derim. Ben birçoklarının bu cinayetin arkasını okuyamadığına inanıyorum. Bu yazıyı okuduklarında eli kulağında olan SEÇİMLERDE Kocaeli'de nasıl bir başarısızlıkla karşı karşıya kalacaklarını belki görürler de önlem alırlar, belki de görmezler bilemem ama GÜNGÖR ARSLAN cinayeti ARKA PLANINI görürlerse Kocaeli’de bir daha bazı grupların bırakın seçim kazanmayı SOKAĞA bile çıkacak yüzü kalmayacağına inananlardanım. HALK, KAMUOYU, SOKAK, bu cinayetin arkasında birileri var derken nerede bu KOCAELİ MUHALEFETİ diye soruyor! Geçtiğimiz hafta ayın 17’sinde Kocaeli İl Emniyet Müdürü Veysel Tipioğlu bazı müdürlerin yerlerini değiştiriyor, bazı gazete manşetlerinde nedense emniyette yer değişikliği manşetleri yerine Asayiş Müdürü "Yusuf Aydın GÖREVDEN ALINDI” yazıları görüldü. Düşünün görev yerleri değiştirilen o kadar müdürden sadece  YUSUF AYDIN GÖREVDEN ALINDI başlığı atılıyor, sonra hakkında kuzeni ile ilgili yazılar ve FETÖ SORUŞTURMASI açıldı haberleri! Veysel Tipioğlu’ndan bir açıklama yok hala. Vali Seddar Yavuz da pek konuşmaz oldu bu konularda. Bir de bu hafta Faruk Bostan’ın Yusuf Aydın’a attığı bir telefon mesajı ve 5 milyon lira teklif edildiğine dair bir mesaj haberi çok dikkat çekti. Parayı teklif eden de Faruk Bostan ve Kaya’ya tedavi ol dedim diyen Yüksel DEMİRDAŞ’mış, vay anasına demeden geçemedim. Dikkatimi haberde çeken nokta ise Bostan'ın Yusuf Aydın’a gönderdiği bu mesaja cevap vermemesi kısmı oldu. Yani denmesin Ersoy hoca Yusuf Aydın’ı savunuyor musun savunmuyor musun? Doğruları yazıyorum, doğru neyse o, ne eksik ne fazla! Güngör Arslan cinayetine bakan Yusuf Aydın’la ilgili bir analiz haber ele aldım, yazdığım bu haberde Yusuf Aydın’la ilgili maksatlı bazı haberler yapıldığı iddiaları ve yıllardır yakın takibimde olan KOCAELİ BÜROKRASİSİ ile ilgili bilgi ve düşüncelerimi kamuoyuyla paylaştım. 19 Mayıs resmi tatil, Kocaeli’de KİTAP FUARI var, Güngör Arslan dosyasına bakan 2 yıldır Kocaeli Asayişten sorumlu müdür Yusuf Aydın görev yeri değiştirilmiş, sonrasında Şehit gazeteci Arslan cinayetini en fazla yazan, bu cinayetin aydınlatılması İçin en çok uğraşan, yaptığı haberlerle Kocaeli’de kamuoyunun dikkatini çeken gazetemize polis baskını yapıldı! 19 Mayıs bayram günü yıllardır arkadaşımın gazetesi olduğu için gönüllü destek verdiğim gazeteye polis baskını düzenleniyor Ankara’da olduğum sıralarda. Şu anda şantaj suçlaması yapan bazılarının ifadeleriyle gazetenin sahibi Faruk Bostan ve Abdullah Kaya mahkemenin tutuklama kararıyla Kandıra T tipi cezaevine geçtiğimiz Cuma günü gönderildi. Kamuoyunda uzun süre içeride kalacakları şeklinde görüş hakim, bende ise tam aksi.  Bostan ve Kaya daha mahkemeye ifade vermeye çıkmadan Koto Adayı İbrahim Bıyıklı basına açıklama yapıyor. Ta o günden beri kendisi hakkında basın aracılığıyla sorduğum sorulara, açıklamaya bir cevap verdiği görülmedi. Onun yerine Saadet, BBP, YRP Kocaeli İl Başkanları ile görüştü yüzünde tebessümleri eksik olmayan KOTO Adayı İbrahim Bıyıklı! AKP Kocaeli İl Başkanı Mehmet Ellibeş bile olayı iftira olarak yorumladı haberi çıktı, yalanlama ya da kendisinden konuyla ilgili detaylı bir basın açıklaması da duyulmadı. Kocaeli BASINININ sessizliği bana 2021’de yaşanan gazetecilerin şantaj gerekçesiyle tutuklandığı süreci hatırlattı.  Kocaelilerden de bu konuda aynı fikirde olan bir hayli var. Bugün akşam saatlerinde uyuyakaldım, uyandığımda Buket Afgan mesaj atmış. Dün bana ve arkadaşlarıma çeteci diyeceksin ama bugün mesajında iyi bir insan olduğumu söyleyeceksin. Birkez daha söylüyorum ben sizlerle ilgili daha tek kelime etmedim, Tahsin Keskin denen gazeteci, Yüksel Demirdaş ve sizlerin sözlerine de cevap vereceğim, az sabredin. Bu arada Faruk Bostan’dan bahsederken muhtemelen bilinçli olarak internet sitesi, internet gazetesi sahibi yazmış bazı basından arkadaşlara da arada sırada söyleyin sizlere BASILI GAZETEMİZİ DE getireyim demek isterim. İnanın arkadaşlarımın haklılığını ispat etmek bu memlekette çok zor DEĞİL, sadece zamana ihtiyacım var. Manisa Yunusemre Kaymakamı ve yazımla ilgilenen arkadaşına gereken cevabı, yasal itirazı da yapamadım yaşanan süreçlerden dolayı yalnız onlara da gereken cevabı hele şu süreci atlatalım fazla fazla vereceğimden zerre şüphe duymasınlar demek isterim. Bu arada dediğim her sözün arkasında olan biri olarak Kantay'ı yazdığım yazıdan ötürü hakkımda dava açmasını dilediğimi söylemek isterim. Yani KOCAELİ BASINININ üzerine gelinmesi bir tarafta dursun ,sözüm söz elimden gelenin en iyisini yapacağım arkadaşlarım için. MUHALEFET LİDERLERİNİN Kocaeli’deki parti temsilcilerine GÜNGÖR ARSLAN CİNAYETİNİN arka yüzüyle ilgili uyarması, yetkililerle görüşüp bu CİNAYETİN AYDINLANMASI için daha fazla çaba sarf etmesi konusunda destekleri ve konuyu enine, boyuna sorgulamaları gerektiğine inanmıyorum. Hiç üstüne gitmediklerini düşündüğüm  bu olayda Kocaeli kamuoyunu neler söylüyor kulak verseler yeter derim. BU SIRADAN BİR CİNAYET DEĞİL, çok yönlü bakılırsa çözülebilir. KOCAELİLER 19 Şubat 2022'deki  gazeteci cinayetini unutmuş DEĞİL! Bu cinayetle ilgili şu anda Kandıra Cezaevinde tutuklu bulunanlar var ancak KAMUOYUNDA bu olayın arkasında başkaları da olabilir düşüncelerini bizlerle paylaşanlar, konuşanların olduğu gözlemleniyor. Zaman zaman yorumlarda da okuyorum. Geçenlerde Güngör beyin eşi Suna hanımın köşe yazısında kentin ön planında duyulan isimlerden şüphe ettiğini yazmış VATANDAŞIN biri! Şehit gazeteciye geçtiğimiz yıllarda dünya kadar itham vardı AMA bir Allah’ın kulu kalkıp da İZMİT'İN GÖBEĞİNDE GÜPEGÜNDÜZ, bana göre ciddi bir yapılanma ve planlı olarak öldürüldüğü gün yüzü gibi ortada olan bu cinayet hakkında bu olay MUHALİFLERE GÖZDAĞI vermek için yapıldı diyebilen çıkmadı! Göz göre göre gelen bu cinayetle ilgili dikkatleri çeken bir diğer hususunda  KOCAELİ BASINININ ÇOĞUNLUĞUNDAKİ sessizlik! Herkesin hesabı var çünkü, benim tek hesabım GÜÇLÜ BİR BASIN, basın muhalefet etmezse ona basın demek zor. Bu kentte de basının en güçlü kalemlerinden bir tanesi Güngör Arslan'dı.  Değerli okuyucular, inanın içerden dışardan gazetecilik yapmamam için ne kadar uğraştıklarını anlatsam gözleriniz ayrılır. Ne ayak oyunları, ne çalımlar,ne taktikler!? BİLİYORSUNUZ  ben bir tıp hekimiyim, hayatta hepimiz kaderimizi yaşarız. Tıpkı hekimliğinden " seni işinden biz attırdık "diyen Coşkun Güler'in Real otoparkındaki sözünü daha unutmadığım gibi, herkes kaderini yaşamaya devam ediyor. Her yapılan haksızlıklarla mücadele ederken dün ağzını açmayan meslektaşlarımın, bugün yaptıkları grevleri, doktorlar yurtdışına giderken edilen sözleri de unutmadık. Lakin mücadele ederken şunu iyi görmeliyiz; bugün bulunulan konumlar geçmişte bizler için çalışan çalışkan insanların miraslarıdır. Bugün onlara sahip çıkmaz da, ciğeri beş para etmez bazı güç odaklarından çekinirsek  yaşadıklarımızdan çok daha zorlarını yarın yaşamaktan kaçamayız! Çocuklarımıza rezalet bir miras bırakmaktan öteye gidemeyiz. Benim yapımda dübarecilik yok, ben AÇIK oynarım, açık açık söylerim yapacağımı. Yapamam öyle PANDOMİM filan, neyse o, çata çat! Annem, canım annem o yüzden bana patavatsız der çocukluğumdan beri. En son söylemem gerekeni ilk söylüyormuşum,ihi. Ne yapayım ben de böyleyim. Cinayet belli noktada tıkandı mı? Yusuf Aydın gibi bir müdüre 2016’dan beri FETÖ soruşturması yapılmadı mı? Bugüne kadar bu soruşturma yapıldıysa şimdi neden FETÖ söylemleri yine bahsettiğim basın grubunda çıktı ve akabinde Yusuf Aydın’a FETÖ soruşturması başlatıldı? Yusuf Aydın ve ekibi cinayeti çözmeye mi yaklaşmıştı? Dosyada gizlilik kararı var? Tamam da ne zamana kadar? Kamuoyu dosya kapatılacak mı diye soruyor? Faruk Bostan beni susturup Av. Ersin Kurt’u kurtarmaya çalışacaklar diyor! Bu hafta Ersin Kurt’un Abdullah Kaya ile koca cezaevinde karşılaması, denk düşmesi gündeme düştü. Tabi hayat tesadüflerle dolu, bende Ersin Kurt’un yakın ekibinden olduğu söylenen kişilerle aynı kafede denk geldim, kahve içeyim derken! Hayat tesadüfler zinciri elbette. Aynı bugün savcı Reşat ile  YAHYAKAPTAN’da ya da dün  düşmanım olarak gördüğüm ilçe sağlık müdürüyle öğlen kahve içerken denk geldiğim gibi! Bahse konu bu basın grubunun reklam aldığı kişilerden biri benim arkadaşlarımı şikayet eden Hüdaverdi Cezmi Çiçek olması da tesadüf, yani bu tesadüfler zincirleri hakikaten bir enterasan oluyor değil mi? Kim bu Hüdaverdi Cezmi Çiçek? Kendisi zamanında Güngör Arslan’a FETÖ ile ilgili dünya ithamda bulunurken, kendisinin TÜRKÇE OLİMPİYATLARINA destek verdiği iddiaları doğru mu? Çiçek'in siyasetteki FETÖCÜLERDEN bahsettiği hiç duyuldu mu? FETÖ ile mücadele ediyor mudur benim kadar?  Mesela Hüdaverdi Cezmi Çiçek rahmetli gazeteci Arslan'a  FETÖNÜN ŞANTAJ İMAMI derken kendisine bir savcı, gazeteci ya da siyasetçi hayırdır sen bunları biliyorsun madem ŞU KOCAELİ SİYASETİNDE VAR MI FETÖCÜ, onlardan neden bahsetmiyorsun dedi mi ya da Hüdaverdi yalan söyleme la dendi mi, duyuldu mu? Ya da Hüdaverdi efendi benim 2015 yılında Kudüs' e gittiğimi, İsrail'de 10 gün kaldığımı biliyor mu? Peki Kocaeli'de benim kimlere mücadelemde neler dediğimi, neler yaptığımı biliyor mudur? Sizce dükkanında bu konuları hiç konuşmuş muyuzdur? Elbette konuştuk, kendisi beni tanır, düşüncelerimi bilir. Yanlışa verdiğim cevapları da, mücadelemi de az çok bilir. Ben darp edildiğini öğrendiğim İzmit Çocuğundan beri kendisinin dükkanına da gitmedim, konuşmadım da, zerre kadar da güvenmiyorum kendisine. Ya da şöyle sorayım kendisi Güngör Arslan’la da Faruk Bostan’la da arkadaşlık etti mi geçmişte? Birbirlerine gelip giderler miydi? Kendisine daha detaylı sorularım olacak Malatya ile ilgili. Kendisine ait KOÜ karşısında bulunan özel öğrenci yurdunun önünde  demir çubukla, ansızın  darp edildiğini söyleyen şahısla ilgili süreci de takip ediyorum. Geçen sefer mahkeme başkanı PANDEMİ gerekçesiyle duruşmayı izlememe müsade etmemiş de olsa o olayı da yakınen takip ediyorum. Yazacağım uygun bir ara, zaman bulabilirsem. PEKİ ANKARADA MUHALEFET PARTİLERİNİN PEK KIYMETLİ Genel Başkanları, sizler Kocaeli Temsilcilerinizden, yani parti il başkanı veya yardımcılarından KOCAELİ BASINININ, özellikle YERELDE MUHALEFET yapan basının üstündeki baskıları duymazsanız, bu baskılara çıkmayan tepkilere güvenenler sizce BASINA AYAR VERME , sesini KISMA HADSİZLİĞİNİ gösterirler mi? Kocaeli’deki kaç parti il başkanı bugüne kadar GAZETECİ CİNAYETİNİN arkasındaki karanlık yapıyı düşündü? Ya da gazeteci Yüksel gibi kaç kişi Bostan ve Kaya’nın paranoyası olduğuna inanıyor, kaç kişi Arslan cinayetinin arkasında bir yapı olduğuna inanıyor? Bu yazı daha çok uzayacak belli ki, şimdilik burada bırakıyorum. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’na sorularla başlayacağım bir sonraki yazıma. 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde Saadet Partisi’den Kartepe Belediye Başkanı adayı olan İbrahim Bıyıklı ile ilgili sorularımı bir de kendisine sormayı düşünüyorum. O bakımdan yani.
Ekleme Tarihi: 29 Mayıs 2022 - Pazar

Karamollaoğlu, Kılıçdaroğlu, Davutoğlu "GAZETECİ CİNAYETİNİN" arkasını görebilmeli

KARAMOLLAOĞLU, KILIÇDAROĞLU,DAVUTOĞLU GAZETECİ CİNAYETİNİN arkasını okuyabilmeli!

İsmini başlığa sığmadığı için yazamadığım Akşener, İnce, Özdağ ve Ankara’da bulunan tüm muhalefet partileri lideri bu hafta Kocaeli’de yaşananları iyi okusunlar derim. Ben birçoklarının bu cinayetin arkasını okuyamadığına inanıyorum.

Bu yazıyı okuduklarında eli kulağında olan SEÇİMLERDE Kocaeli'de nasıl bir başarısızlıkla karşı karşıya kalacaklarını belki görürler de önlem alırlar, belki de görmezler bilemem ama GÜNGÖR ARSLAN cinayeti ARKA PLANINI görürlerse Kocaeli’de bir daha bazı grupların bırakın seçim kazanmayı SOKAĞA bile çıkacak yüzü kalmayacağına inananlardanım.

HALK, KAMUOYU, SOKAK, bu cinayetin arkasında birileri var derken nerede bu KOCAELİ MUHALEFETİ diye soruyor!

Geçtiğimiz hafta ayın 17’sinde Kocaeli İl Emniyet Müdürü Veysel Tipioğlu bazı müdürlerin yerlerini değiştiriyor, bazı gazete manşetlerinde nedense emniyette yer değişikliği manşetleri yerine Asayiş Müdürü "Yusuf Aydın GÖREVDEN ALINDI” yazıları görüldü.

Düşünün görev yerleri değiştirilen o kadar müdürden sadece  YUSUF AYDIN GÖREVDEN ALINDI başlığı atılıyor, sonra hakkında kuzeni ile ilgili yazılar ve FETÖ SORUŞTURMASI açıldı haberleri!

Veysel Tipioğlu’ndan bir açıklama yok hala. Vali Seddar Yavuz da pek konuşmaz oldu bu konularda.

Bir de bu hafta Faruk Bostan’ın Yusuf Aydın’a attığı bir telefon mesajı ve 5 milyon lira teklif edildiğine dair bir mesaj haberi çok dikkat çekti. Parayı teklif eden de Faruk Bostan ve Kaya’ya tedavi ol dedim diyen Yüksel DEMİRDAŞ’mış, vay anasına demeden geçemedim.

Dikkatimi haberde çeken nokta ise Bostan'ın Yusuf Aydın’a gönderdiği bu mesaja cevap vermemesi kısmı oldu. Yani denmesin Ersoy hoca Yusuf Aydın’ı savunuyor musun savunmuyor musun? Doğruları yazıyorum, doğru neyse o, ne eksik ne fazla!

Güngör Arslan cinayetine bakan Yusuf Aydın’la ilgili bir analiz haber ele aldım, yazdığım bu haberde Yusuf Aydın’la ilgili maksatlı bazı haberler yapıldığı iddiaları ve yıllardır yakın takibimde olan KOCAELİ BÜROKRASİSİ ile ilgili bilgi ve düşüncelerimi kamuoyuyla paylaştım.

19 Mayıs resmi tatil, Kocaeli’de KİTAP FUARI var, Güngör Arslan dosyasına bakan 2 yıldır Kocaeli Asayişten sorumlu müdür Yusuf Aydın görev yeri değiştirilmiş, sonrasında Şehit gazeteci Arslan cinayetini en fazla yazan, bu cinayetin aydınlatılması İçin en çok uğraşan, yaptığı haberlerle Kocaeli’de kamuoyunun dikkatini çeken gazetemize polis baskını yapıldı!


19 Mayıs bayram günü yıllardır arkadaşımın gazetesi olduğu için gönüllü destek verdiğim gazeteye polis baskını düzenleniyor Ankara’da olduğum sıralarda. Şu anda şantaj suçlaması yapan bazılarının ifadeleriyle gazetenin sahibi Faruk Bostan ve Abdullah Kaya mahkemenin tutuklama kararıyla Kandıra T tipi cezaevine geçtiğimiz Cuma günü gönderildi. Kamuoyunda uzun süre içeride kalacakları şeklinde görüş hakim, bende ise tam aksi. 

Bostan ve Kaya daha mahkemeye ifade vermeye çıkmadan Koto Adayı İbrahim Bıyıklı basına açıklama yapıyor. Ta o günden beri kendisi hakkında basın aracılığıyla sorduğum sorulara, açıklamaya bir cevap verdiği görülmedi. Onun yerine Saadet, BBP, YRP Kocaeli İl Başkanları ile görüştü yüzünde tebessümleri eksik olmayan KOTO Adayı İbrahim Bıyıklı!

AKP Kocaeli İl Başkanı Mehmet Ellibeş bile olayı iftira olarak yorumladı haberi çıktı, yalanlama ya da kendisinden konuyla ilgili detaylı bir basın açıklaması da duyulmadı.

Kocaeli BASINININ sessizliği bana 2021’de yaşanan gazetecilerin şantaj gerekçesiyle tutuklandığı süreci hatırlattı.  Kocaelilerden de bu konuda aynı fikirde olan bir hayli var.

Bugün akşam saatlerinde uyuyakaldım, uyandığımda Buket Afgan mesaj atmış. Dün bana ve arkadaşlarıma çeteci diyeceksin ama bugün mesajında iyi bir insan olduğumu söyleyeceksin. Birkez daha söylüyorum ben sizlerle ilgili daha tek kelime etmedim, Tahsin Keskin denen gazeteci, Yüksel Demirdaş ve sizlerin sözlerine de cevap vereceğim, az sabredin. Bu arada Faruk Bostan’dan bahsederken muhtemelen bilinçli olarak internet sitesi, internet gazetesi sahibi yazmış bazı basından arkadaşlara da arada sırada söyleyin sizlere BASILI GAZETEMİZİ DE getireyim demek isterim.

İnanın arkadaşlarımın haklılığını ispat etmek bu memlekette çok zor DEĞİL, sadece zamana ihtiyacım var.

Manisa Yunusemre Kaymakamı ve yazımla ilgilenen arkadaşına gereken cevabı, yasal itirazı da yapamadım yaşanan süreçlerden dolayı yalnız onlara da gereken cevabı hele şu süreci atlatalım fazla fazla vereceğimden zerre şüphe duymasınlar demek isterim. Bu arada dediğim her sözün arkasında olan biri olarak Kantay'ı yazdığım yazıdan ötürü hakkımda dava açmasını dilediğimi söylemek isterim.

Yani KOCAELİ BASINININ üzerine gelinmesi bir tarafta dursun ,sözüm söz elimden gelenin en iyisini yapacağım arkadaşlarım için.

MUHALEFET LİDERLERİNİN Kocaeli’deki parti temsilcilerine GÜNGÖR ARSLAN CİNAYETİNİN arka yüzüyle ilgili uyarması, yetkililerle görüşüp bu CİNAYETİN AYDINLANMASI için daha fazla çaba sarf etmesi konusunda destekleri ve konuyu enine, boyuna sorgulamaları gerektiğine inanmıyorum. Hiç üstüne gitmediklerini düşündüğüm  bu olayda Kocaeli kamuoyunu neler söylüyor kulak verseler yeter derim. BU SIRADAN BİR CİNAYET DEĞİL, çok yönlü bakılırsa çözülebilir.

KOCAELİLER 19 Şubat 2022'deki  gazeteci cinayetini unutmuş DEĞİL! Bu cinayetle ilgili şu anda Kandıra Cezaevinde tutuklu bulunanlar var ancak KAMUOYUNDA bu olayın arkasında başkaları da olabilir düşüncelerini bizlerle paylaşanlar, konuşanların olduğu gözlemleniyor. Zaman zaman yorumlarda da okuyorum. Geçenlerde Güngör beyin eşi Suna hanımın köşe yazısında kentin ön planında duyulan isimlerden şüphe ettiğini yazmış VATANDAŞIN biri!

Şehit gazeteciye geçtiğimiz yıllarda dünya kadar itham vardı AMA bir Allah’ın kulu kalkıp da İZMİT'İN GÖBEĞİNDE GÜPEGÜNDÜZ, bana göre ciddi bir yapılanma ve planlı olarak öldürüldüğü gün yüzü gibi ortada olan bu cinayet hakkında bu olay MUHALİFLERE GÖZDAĞI vermek için yapıldı diyebilen çıkmadı!

Göz göre göre gelen bu cinayetle ilgili dikkatleri çeken bir diğer hususunda  KOCAELİ BASINININ ÇOĞUNLUĞUNDAKİ sessizlik!

Herkesin hesabı var çünkü, benim tek hesabım GÜÇLÜ BİR BASIN, basın muhalefet etmezse ona basın demek zor. Bu kentte de basının en güçlü kalemlerinden bir tanesi Güngör Arslan'dı. 

Değerli okuyucular, inanın içerden dışardan gazetecilik yapmamam için ne kadar uğraştıklarını anlatsam gözleriniz ayrılır. Ne ayak oyunları, ne çalımlar,ne taktikler!?

BİLİYORSUNUZ  ben bir tıp hekimiyim, hayatta hepimiz kaderimizi yaşarız. Tıpkı hekimliğinden " seni işinden biz attırdık "diyen Coşkun Güler'in Real otoparkındaki sözünü daha unutmadığım gibi, herkes kaderini yaşamaya devam ediyor.

Her yapılan haksızlıklarla mücadele ederken dün ağzını açmayan meslektaşlarımın, bugün yaptıkları grevleri, doktorlar yurtdışına giderken edilen sözleri de unutmadık.

Lakin mücadele ederken şunu iyi görmeliyiz; bugün bulunulan konumlar geçmişte bizler için çalışan çalışkan insanların miraslarıdır. Bugün onlara sahip çıkmaz da, ciğeri beş para etmez bazı güç odaklarından çekinirsek  yaşadıklarımızdan çok daha zorlarını yarın yaşamaktan kaçamayız! Çocuklarımıza rezalet bir miras bırakmaktan öteye gidemeyiz.

Benim yapımda dübarecilik yok, ben AÇIK oynarım, açık açık söylerim yapacağımı. Yapamam öyle PANDOMİM filan, neyse o, çata çat!

Annem, canım annem o yüzden bana patavatsız der çocukluğumdan beri. En son söylemem gerekeni ilk söylüyormuşum,ihi. Ne yapayım ben de böyleyim.

Cinayet belli noktada tıkandı mı? Yusuf Aydın gibi bir müdüre 2016’dan beri FETÖ soruşturması yapılmadı mı? Bugüne kadar bu soruşturma yapıldıysa şimdi neden FETÖ söylemleri yine bahsettiğim basın grubunda çıktı ve akabinde Yusuf Aydın’a FETÖ soruşturması başlatıldı?

Yusuf Aydın ve ekibi cinayeti çözmeye mi yaklaşmıştı? Dosyada gizlilik kararı var? Tamam da ne zamana kadar? Kamuoyu dosya kapatılacak mı diye soruyor?

Faruk Bostan beni susturup Av. Ersin Kurt’u kurtarmaya çalışacaklar diyor! Bu hafta Ersin Kurt’un Abdullah Kaya ile koca cezaevinde karşılaması, denk düşmesi gündeme düştü.

Tabi hayat tesadüflerle dolu, bende Ersin Kurt’un yakın ekibinden olduğu söylenen kişilerle aynı kafede denk geldim, kahve içeyim derken! Hayat tesadüfler zinciri elbette. Aynı bugün savcı Reşat ile  YAHYAKAPTAN’da ya da dün  düşmanım olarak gördüğüm ilçe sağlık müdürüyle öğlen kahve içerken denk geldiğim gibi!

Bahse konu bu basın grubunun reklam aldığı kişilerden biri benim arkadaşlarımı şikayet eden Hüdaverdi Cezmi Çiçek olması da tesadüf, yani bu tesadüfler zincirleri hakikaten bir enterasan oluyor değil mi?

Kim bu Hüdaverdi Cezmi Çiçek? Kendisi zamanında Güngör Arslan’a FETÖ ile ilgili dünya ithamda bulunurken, kendisinin TÜRKÇE OLİMPİYATLARINA destek verdiği iddiaları doğru mu? Çiçek'in siyasetteki FETÖCÜLERDEN bahsettiği hiç duyuldu mu? FETÖ ile mücadele ediyor mudur benim kadar? 

Mesela Hüdaverdi Cezmi Çiçek rahmetli gazeteci Arslan'a  FETÖNÜN ŞANTAJ İMAMI derken kendisine bir savcı, gazeteci ya da siyasetçi hayırdır sen bunları biliyorsun madem ŞU KOCAELİ SİYASETİNDE VAR MI FETÖCÜ, onlardan neden bahsetmiyorsun dedi mi ya da Hüdaverdi yalan söyleme la dendi mi, duyuldu mu?

Ya da Hüdaverdi efendi benim 2015 yılında Kudüs' e gittiğimi, İsrail'de 10 gün kaldığımı biliyor mu? Peki Kocaeli'de benim kimlere mücadelemde neler dediğimi, neler yaptığımı biliyor mudur? Sizce dükkanında bu konuları hiç konuşmuş muyuzdur?

Elbette konuştuk, kendisi beni tanır, düşüncelerimi bilir. Yanlışa verdiğim cevapları da, mücadelemi de az çok bilir. Ben darp edildiğini öğrendiğim İzmit Çocuğundan beri kendisinin dükkanına da gitmedim, konuşmadım da, zerre kadar da güvenmiyorum kendisine.

Ya da şöyle sorayım kendisi Güngör Arslan’la da Faruk Bostan’la da arkadaşlık etti mi geçmişte? Birbirlerine gelip giderler miydi? Kendisine daha detaylı sorularım olacak Malatya ile ilgili.

Kendisine ait KOÜ karşısında bulunan özel öğrenci yurdunun önünde  demir çubukla, ansızın  darp edildiğini söyleyen şahısla ilgili süreci de takip ediyorum. Geçen sefer mahkeme başkanı PANDEMİ gerekçesiyle duruşmayı izlememe müsade etmemiş de olsa o olayı da yakınen takip ediyorum. Yazacağım uygun bir ara, zaman bulabilirsem.

PEKİ ANKARADA MUHALEFET PARTİLERİNİN PEK KIYMETLİ Genel Başkanları, sizler Kocaeli Temsilcilerinizden, yani parti il başkanı veya yardımcılarından KOCAELİ BASINININ, özellikle YERELDE MUHALEFET yapan basının üstündeki baskıları duymazsanız, bu baskılara çıkmayan tepkilere güvenenler sizce BASINA AYAR VERME , sesini KISMA HADSİZLİĞİNİ gösterirler mi?

Kocaeli’deki kaç parti il başkanı bugüne kadar GAZETECİ CİNAYETİNİN arkasındaki karanlık yapıyı düşündü? Ya da gazeteci Yüksel gibi kaç kişi Bostan ve Kaya’nın paranoyası olduğuna inanıyor, kaç kişi Arslan cinayetinin arkasında bir yapı olduğuna inanıyor?

Bu yazı daha çok uzayacak belli ki, şimdilik burada bırakıyorum. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’na sorularla başlayacağım bir sonraki yazıma. 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde Saadet Partisi’den Kartepe Belediye Başkanı adayı olan İbrahim Bıyıklı ile ilgili sorularımı bir de kendisine sormayı düşünüyorum. O bakımdan yani.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kocaelihalkgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.